T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/174 Esas
KARAR NO : 2025/687
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının ... 5. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığı; davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu; ancak davalı-borçlu, cari hesap ekstresine göre takibe konu borcunu ödemediği; davacı şirketin, sağlık sektöründe hizmet görmekte olup davalı lehine sağlık hizmeti gördüğü; sağlık cihazları sağlandığı ve ürünler karşılığında fatura düzenlendiği itirazın iptaline ve takibin devamına; asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine;her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle, takibin hangi faturaya ilişkin başlatıldığının takipte gösterilmediği; davacının 26/06/2023 tarihli fiyat farkı faturası olarak 103.344,84 TL kesildiği ancak taraflar arasında anlaşma olmadığı neticeten davacının davasının reddine, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi; yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının ... 5. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememiz 17/07/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 28.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının 20.07.2023 takip tarihi itibariyle (249.840,99TL kaydi alacağı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise Davalının 20.07.2023 takip tarihi itibariyle 64.618,16TL davacıya kayden borçlu göründüğü, davacının düzenlediği 23.06.2023 tarihli ... nolu 103.344,84TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, söz konusu fatura davalı aleyhine borç doğurması yönünden fatura içeriği fiyat farkı açıklamaya muhtaç olduğu, davacının defterlerinde farklı olarak, davalının defterlerinde aşağıdaki tabloda listelenen toplamı 95.000,00TL olan 6 adet EFT kaydı ile 44.331,20TL dönem başı açılış kaydının da davalının defterlerinde yer aldığı, Söz konusu EFT dekontlarının dosyaya sunulu olduğu, davalı ödemelerinin davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ticari defterlerine göre Davacının 20.07.2023 takip tarihi itibariyle 249.840,99TL, davalıdan alacaklı görünmekle birlikte, toplamı 95.000,00TL olan davalının EFT yoluyla yaptığı ödemelerin davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, Ayrıca takibe konu alacağın dayanağı olan faturalardan 23.06.2023 tarihli ... - nolu 103.344,84TL tutarlı fiyat farkı faturasının davalı aleyhine borç doğurması yönünden fatura içeriği fiyat farkı açıklamaya muhtaç olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının ticari defterlerine itibar edilerek takipte talep edilebilecek tutarın 64.618,16TL olabileceği kanaatine ulaşıldığı, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez Bankası verilerinden, 20.07.2023 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 16,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir.
Mahkememiz 26/02/2025 tarihli duruşma ara kararı gereği düzenlenen 07.07.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, davacı şirket tarafından dava konusu 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerin tespitinin yapıldığı, yalnızca 2023 yılına ait defterlerine ilişkin inceleme yapıldığı anlaşılmakla, işbu hususun açıklanması, 2022 yılına ait faturalar incelenmek suretiyle taraf itirazları da dikkate alınarak ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.07.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle, "1. Kök rapor tanzim edilirken davacının ve davalının defterleri birlikte incelenip karşılaştırılarak kayıtlara dayanak belgelerle birlikte incelenerek kanaat oluşturulmuştur.2. Davacının takip ve dava konusu asıl alacak iddiası 182.963,00TL'dir.3. Söz konusu alacak iddiasının dayanağı da 2023 yılında düzenlenmiş olan faturalardır. Davacının ticari defterlerinde 2022 yılından devir kaydı yoktur. Davacının defterlerindeki 44. Sayfada yer alan 31.12.2023 tarihli 188 madde numaralı kayıtta 120.01.069 kodlu hesapta 2023 yılı dönem sonu kaydi alacağı 274.464,99TL ve 320.01.068 numaralı kaydi borcu da 24.624,00TL'dir. Davacının defterlerindeki kaydi alacağın dayanağı aşağıda listelenen (biri vade farkı faturası olan ) 2 adet faturadır. Dolayısı ile davacının defterlerinde 2022 yılından gelen bir devir kaydı olmadığından ve davacının kaydi alacağının dayanağı da 2023 yılı kayıtları olduğundan 6098 sayılı TBK'nın 102. Maddesi de nazar alınarak 2022 yılı muavin defter dökümleri kök rapor içine alınmamıştır. 5.- Dava dosyası içerisinde taraflar arasında vade farkı sözleşmesi olduğuna dair bir veri yoktur. Ayrıca taraf ticari defterlerinde vade/fiyat farkı uygulaması olduğuna dair kaydi bir veri tespit edilememiştir. Taraflar arasında vade farkı yönünden teamül oluştuğuna dosyaya sunulu bir belge yoktur. 6. Bu nedenle kök raporda davacının defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 23.06.2023 tarihli ... nolu 103.344,84TL tutarlı fiyat farkı faturasının davalı aleyhine borç doğurmadığı kanaatine ulaşılmıştır.7.- Davacı tarafından kök rapora itiraz dilekçesi ekinde bir kısım whatsapp yazışmaları sunulmuş ise sunulan (yazışmaların sıhhati ayrıca değerlendirilmek üzere) yazışmalar ile 23.06.2023 tarihli ... nolu 103.344,84TL tutarlı fiyat farkı faturası arasında anlamlı bir bağlantı kurulamamıştır. 8.- Davalı vekili kök raporda tespit olunan davacının defterlerinde kayıtlı olmayan ödeme belgelerinin tamamını sunmuştur. Davacı taraf da kök rapora itiraz dilekçesi ekindeki hesap dökümü ile bu ödemelerin, 26.01.2023 tarihinden ödenen 15.000,00TL hariç, hepsini ikrar etmiştir. 9. Yine davacının kök rapora itiraz dilekçesi ekindeki hesap dökümünde dönem 2023 dönem başında 13.122,01TL alacaklı olduğunu beyan etmiş olmakla davacının 2023 dönem başı kayıtlarını doğrulamıştır. Çünkü davalı kendi kayıtlarında dönem başında 44.331,20TL davacıdan alacaklı görünmekte iken Davacının düzenlediği 23.12.2022 tarihli ... nolu 57.453,21TL tutarlı faturanın 01.06.2023 tarihinde kayda almış olmakla davacının 2023 dönem başında aslında davacıya 57.453,21TL - 44.331,20TL =13.122,01TL borçludur.10- Davacının kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu hesap dökümü ile sunulan yasal ticari defter kayıtları birbirinden farklıdır. Muhtemel ki davacı şirket dışından vergi muhasebesi kayıtları ile şirket içinde tutulan kayıtlar birbirinden farklıdır.11. - Bu böyle olmakla birlikte sonuca bir tesiri yoktur.12. Çünkü davacının kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu hesap dökümünde 182.963,00TL alacak söz konusudur. Söz konusu hesap dökümünde davalı defterlerinde kayıtlı olan 26.01.2023 tarihinden ödenen 15.000,00TL ödeme yoktur. Bu ödeme nazara alındığında davacı alacağı kaydi olarak 182.963,00TL - 15.000,00TL -167.963,00TL düşmektedir.14. Yine davacının defterlerinde olduğu halde davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 23.06.2023 tarihli ... nolu 103.344,84TL tutarlı fiyat farkı faturası da düşüldüğünde 167.963,00TL - 103.344,84TL =64.618,16TL bakiye davacı alacağına ulaşılmaktadır. Bu tutar da kök raporda tespit olunan tutar ile aynı alacak tutarıdır. 23.06.2023 tarihli ... nolu 103.344,84TL tutarlı fiyat farkı faturasından sarfı nazar edilmesinin sebebi tek başına davalının defterlerinde kayıtlı olması değildir. Söz konusu faturaya ve/veya faturanın davalı aleyhine borç doğurduğuna ilişkin tereddüte mahal vermeyecek mahiyette somut ve denetlenebilir bir veri sunulmamıştır." yer aldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı tarafından davalı aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı; takip kapsamında 182.963,00 TL asıl alacak ve 6.452,00 TL gecikmiş gün faizi olmak üzere toplam 189.415,00 TL üzerinden ödeme emrinin tebliğ edildiği; takibe dayanak belgelerin ... nolu 103.344,84 TL; ... nolu 171.120,15 TL; ... nolu 158.500,00 TL; ... nolu 57.453,21 TL olduğu anlaşılmıştır. İş bu faturaların üzerinden tam miktarlarının değil, 182.963,00TL fatura asıl alacak miktarlarının talep edildiği anlaşılmıştır. Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede taraf ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan kök ve ek rapor dikkate alındığında davacının 2022 yılı ticari defterlerinde devri işlemi yapılmaması nedeniyle raporda bahsedilmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalından takibe konu faturalar kapsamında 249.840,99 TL alacaklı olduğu; davalının ise 64.618,16 TL davacıya kayden borçlu olduğu anlaşılmıştır. Takibe konu edilen faturalardan ... nolu 103.344,84 TL bedelli fatura içeriğinde yer alan kalemlerin "vade farkına" dayandığı anlaşılmıştır.Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekir. Vade farkı alacağını ihtiva eden bir fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmesi ve süresinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması yukarıda belirtilen şartların gerçekleştirilmemesi halinde tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2003 tarih, ... Esas,... karar sayılı kararına göre, vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bu sözleşme ya da teamül haline gelmiş fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin kanıtlanması gerekmektedir. Taraflar arasında vade farkı ile ilgili yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Taraflar arasında bu konuda teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunmadığı anlaşılmakla davacının iş bu vade farkından kaynaklı fatura bedelini davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmayan ancak davalının defterlerinde kayıtlı olan eft ödeme dekontları dosyada mübrez 95.000,00 TL ödeme de dikkate alındığında davacı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan hesap dökümü ile bu ödemelerin, 26.01.2023 tarihinden ödenen 15.000,00TL hariç kalanını ikrar ettiği; 2023 dönem başında davalıdan 13.122,01TL alacaklı olduğunu beyan etmiş olmakla davacının 2023 dönem başı kayıtlarını doğruladığı ek rapor ile de tespit edilmiştir. Hesap dökümünde davalı defterlerinde kayıtlı olan 26.01.2023 tarihinden ödenen 15.000,00TL ödeme olmadığı ancak bu ödeme dikkate alındığında davacı alacağı kaydi olarak 182.963,00TL - 15.000,00TL -167.963,00TL düştüğü anlaşılmakla vade farkı faturası olan ... nolu 103.344,84TL düşüldüğünde 167.963,00TL - 103.344,84TL =64.618,16TL bakiye davacı alacağı oluştuğundan davacının iş bu takip kapsamında takibe dayanak faturalar yönünden yukarıda açıklanan gerekçe kapsamında davalıdan 64.618,16 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu takip faturalardan kaynaklı olması nedeniyle davacı vekili tarafından sunulan whatsapp yazışmaları takip kapsamında talep edilen alacak kalemleri yönünden yapılan kısmi ödemelere ilişkin ticari defterlerde yer alan hususları ispata elverişli olmadığından dikkate alınmayarak yukarıda izah edilen nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının 64.618,16 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmadığından işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerine göre de davacıya 64.618,16 TL borçlu olduğu anlaşılmakla bu kısım yönünden alacak likit olduğundan 64.618,16 TL%20 olan 12.923,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
... 5. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının 64.618,16 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alacak likit olduğundan 64.618,16 TL%20 olan 12.923,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.414,07 TL karar harcının, peşin yatırılan 2.287,66 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 2.126,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 3.670,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.296,15 TL yargılama giderinin ve 2.287,66 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 4.011,41 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2023 yılı tarifesine göre toplam 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 1.130,16 TL'nin davalıdan, 2.069,84 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır