T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/21 Esas
KARAR NO : 2025/591
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin cari hesaba düzenlenen faturalara ve aralarındaki ticari ilişkiye istinaden dava dışı ... Şti. Lehine ...bank...şubesine ait ... seri numaralı 05/03/2023 tarihli 150.162,10TL meblağlı çekin keşide edildiğini, çekin kargo aracılığıyla ... Ltd. Şti'ye gönderildiğini, şirketin ise kargo paketinin boş olduğunu ve çek zayi davası açacağını bildirdiğini, ... 3. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası ile çek zayi davası açıldığını, müvekkilinin bu süreçte ...Ltd. Şti.'ye çekin kaybolmasından kaynaklı ödeme yaptığını borcunun tamamını ödediğini, söz konusu şirket ile müvekkilinin ticari ilişkinin halen devam ettiğini, bahse konu çekin kayıp olmayıp çalınarak müvekkilinin adına ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu öğrendiğini, müvekkili şirketin hırsızlık sonrası ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, çekte alacaklı görünen diğer şirketlerle bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin şikayette bulunduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda bırakıldığını, müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili yönünden iptaline, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, ... Bank ... Şubesine ait keşidecisi ... A.Ş olan ... Seri numaralı 05/03/2023 tarihli 150.162,10-TL bedelli çek yönünden davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü takip talebi ile ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Dava konusu; ...bank ... Şubesine ait ... nolu 05.03.2023 keşide tarihli 150.162,10 TL bedelli çekin, davacı ... Tic. A.Ş. tarafından dava dışı ... Şti. lehine keşide edilmiş olduğu, çekin arkasındaki ciro silsilesinde; dava dışı ... Şti., ... Ltd. Şti. ... Ltd. Şti. .... A.Ş. cirosu ile davalı ... A.Ş. ne verilmiş olduğu ve bu firma tarafından 05.03.2023 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olduğu, çek hakkında; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. 07.02.2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamış olduğu görülmektedir.
Dava konusu çek hakkında ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile dava dışı ...Şti. tarafından çek iptali davası açılmış olduğu ...K. sayılı 10.10.2023 tarihli karar ile; dava konusu çek hakkında menfi tespit davası açıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olduğu görülmektedir.
Celp edilen ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı ... A.Ş tarafından davacı aleyhine keşidecisi davacı olan 150.162,10 TL bedelli, 05.03.2023 keşide tarihli ... seri numaralı çeke dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak çekte sırası ile ... Şti., ...Ltd. Şti. ... Ltd. Şti. ...Tic. A.Ş. cirosu ile davalı ...Tic. A.Ş. Olduğu, çekin ibraz edildiği banka şubesi tarafından karşılığının olmadığına dair şerh yazıldığı anlaşılmıştır.
Davacının dayandığı ve dava konusu çekin sahteliği iddiası sebebiyle başlatılan savcılık soruşturma dosyası celp edilmiş, yapılan incelemede dava dışı ... Şti yetkilisi ...'ın kolluğa verdiği ifadede dava konusu çekin tarafınca düzenlememiş olduğunu, ilgili kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını, suça konu çeki şüpheli kişi ya da kişilerin kendi firmalarının ismini kullanarak bilgi ve rızaları dışında eylemde kullandığını, firma adreslerine kargo ile herhangi bir şekilde çek teslim alınmadığını, çekin arkasında yer alan diğer keşideci firmaları da tanımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 11/02/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile Dosyanın mali müşavir ...'na tevdi ile taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, dava konusu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının dava konusu çek yönünden borçlu olup olmadığının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava konusu; ..., ... Şubesine ait ... nolu 05.03.2023 keşide tarihli 150.162,10 TL bedelli çekin, davacı ...Tic. A.Ş. tarafından dava dışı ... Şti. lehine keşide edilmiş olduğu, çekin arkasındaki ciro silsilesinde; dava dışı ...Şti., ... Ltd. Şti. ... Ltd. Şti. ...Tic. A.Ş. cirosu ile davalı ...Tic. A.Ş. ne verilmiş olduğu ve bu firma tarafından 05.03.2023 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olduğu, çek hakkında; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. 07.02.2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamış olduğu, Dava konusu çek hakkında ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi... sayılı dosyası ile dava dışı ...Ltd. Şti. tarafından çek iptali davası açılmış olduğu ve davası açıklığ ğı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olduğu, Dava konusu icra takibinde; Davalı ... A.Ş. tarafından 21.06.2023 tarihinde ... 23. İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasında; davacı şirket ile dava dışı şirketler hakkında,170.184,06 TL Toplam Alacak üzerinden Kambiyo Senetlerine Özgü takip yapılmış olduğu, Takip dayanağı olarak “05.03.2023 günlü ... no.lu 150.162,10 TL Çek” gösterildiği, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında; Davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, dava dışı şirket tarafından davacı şirket adına tanzim edilen 24.10.2022 tarihli 69.720,89 TL tutarlı ve 14.11.2022 tarihli 80.441,19 TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu, dava dışı şirketin 14.11.2022 tarihi itibarıyla davacıdan 150.162,08 TL alacaklı durumda olduğu, Dava dışı şirketin fatura alacağına istinaden, davacı şirket tarafından keşide edilen dava konusu 05.03.2023 tarihli 150.162,10 TL tutarlı çeke ilişkin davacının ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, çekin kargoda kaybolmuş olması sebebiyle muhasebe kayıtlarına alınmadığının davacı şirket tarafından beyan edildiği, Dava konusu çekin arkasındaki ciro silsilesinde yer alan; dava dışı .. Şti., ... Şti./ ... Ltd. Şti., ... A.Ş. ve davalı ...Tic. A.Ş. ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, Dava konusu icra takibine konu edilen 05.03.2023 tarihli ... no.lu 150.162,10 TL tutarlı çek yönünden davacı şirketin, takip alacaklısı davalı şirkete borçlu durumda olmadığı" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Menfi tespit davası, gerek maddi hukuk gerek usul hukuku bakımından genel hükümlere tabi bir davadır. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken ve icra mahkemesine bildirmediği itiraz ve defilerini de menfi tespit davasında ileri sürebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.
Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; 6102 sayılı TTK m. 659/II, 592, 6098 sayılı TBK m. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir (Yargıtay HGK, ... Esas, ...Karar sayılı ilamı).
6102 sayılı TTK'nın 788. maddesi uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Çekin emre yazılı veya belirli bir kişi lehine düzenlenmesi halinde, ilk cironun lehtara ait olması gerekir. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller yetkili hamil olurlar. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Lehtarın cirosundan önce başka cironun bulunması ve daha sonra lehtarın cirosunun yer alması durumunda, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayılır.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, celp edilen, takip dosyası ve soruşturma dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekte ilk cironun lehtar tarafından yapılmamış olmaması sebebi ile sonraki cirantaların yetkili hamil sıfatını kazanamadığı, ciro silsilesinin kopuk olması sebebi ile davacı şirketin borçlu olmadığı, ayrıca davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda da, davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının dava dışı cirantalar ile münasebetlerinin olmadığı buna göre, davalı şirketin çekin yetkili hamili olmadığı, davalının davaya konu çekin yetkili hamili olmaması nedeniyle davaya konu çek nedeniyle davacıdan alacaklı olmasının da söz konusu olamayacağı, başka bir deyimle davacı şirketin davalı şirkete çekten dolayı borçlu olmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, celp edilen dava ve soruşturma dosyaları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile davacının, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu ... Bank... Şubesine ait ... seri numaralı, 05/03/2023 tarihli, 150.162,10-TL tutarındaki çek yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.257,57-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.906,32-TL harçtan mahsubu ile noksan 7.351,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-)Davacı tarafından yatırılan 7.150,00-TL yargılama gideri ile 2.906,32-TL peşin harç 427,60-TL başvurma harcı toplamı 3.816,08-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır