T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/253 Esas
KARAR NO : 2025/33
DAVA : İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/03/2022
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 03/03/2021 tarihli Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca davalının müvekkilinin sakatlık maaşına hak kazanması için danışmanlık hizmeti vereceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 2004 yılında kendisine kamyon çarpması sonrası %30,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, davalının müvekkiline randevu aldığı hastanelere giderek gerekli muayenelerini olduğunu, yapılan tetkik sonuçlarının normal/negatif çıktığını, sonrasında müvekkiline başka bir hastaneden randevu alarak yönlendirdiğini, müvekkilinin bu randevusu sonuçlarının da normal/negatif çıktığını, bu aşamadan sonra müvekkiline taahhüt edilen hizmetten bir sonuç alınamayacağının ortaya çıktığını, sözleşme gereği davalı tarafça hiçbir hizmet verilmemiş olduğu halde bu daya konu karşılıksız bonoyu dayanak yapmak suretiyle müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, davalı tarafın talebinin haksız olduğu; sözleşme gereği ücreti hak etmediği; davalı tarafın sözleşmeyle birlikte hukuka aykırı olarak takibe konu bononun imzalanmasını da şart koştuğu; davalının gerçeğe aykırı olarak "emeklilik- sakatlık maaşına hak kazandığında senet karşılığının talep edeceği, aksi durumda iade edileceği" taahhüt edilerek müvekkilin iradesinin sakatlandığı ve iradesinin fesada uğratılarak bono imzalanması sağlandığı; sözleşmenin 7. Maddesinde de "... müşterinin vergi indirimi alamaması durumunda müşteri dosyasını, varsa senedi ve müşteriden almış olduğu tüm ücreti iade edecektir" hükmünün yer aldığı; bonoda " bedeli nakden ahzolunmuştur" ifadesi bulunduğu; taraflar arasında nakit alışverişi söz konusu olmadığı bonodaki bu kaydın gerçeği yansıtmadığı ve kıymetli evrak niteliğinde olmadığı; sözleşmenin 2. Maddesinde müvekkilin kimseye vekalet vermediği, davalının bu yönde talebinin olmadığı; davalı tarafın müvekkilince yetkilendirilmediği; söz konusu sözleşmenin yürürlüğe girmediği ölü doğmuş bir sözleşme olduğu; sözleşmenin parçası olan bono o sözleşmeye teminat olarak verildiğinden söz konusu risk-şart gerçekleştiğinde takibe konu edilebileceği, senet üzerinde her ne kadar teminat ifadesi bulunmuyor ise de bono tanzim tarihinin 03.03.2021 sözleşme tarihi olması; sözleşmenin son kısmında ödeme planında 20.000,00 TL bono bedeli yazılması, ... adına sözleşmeyi imzalayan kişinin bonodaki lehtar takipteki alacaklı ... olması somut olayda bononun sözleşmenin eki niteliğinde olduğu davalı tarafın sözleşme kapsamında taahhüt ettiği sonucu gerçekleştiremediğinden yasal alacağa hak kazanamadığı; söz konusu talep ahlaka ve adaba aykırılık gerekçesiyle geçersiz olduğu neticeten müvekkilinin 15/02/2022 vade, 03/03/2021 düzenleme tarihli 20.000TL bedelli senet sebebiyle borçlu bulunmadığının tespiti ile senedin iptaline, %20'den az olmamak üzere davalı alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının izinsiz e devlet girişi yapıldığına dair iddiaların yersiz olduğunu, müvekkili şirketin davacının 03/03/2021 tarihinde vermiş olduğu vekaletname ile emeklilik başvuru sürecinde gerekli tüm işlemleri yapmaya yetkili kılındığını, davacının her ne kadar vekaletname verilmediğini iddia etse de bu iddiaların asılsız olduğunu, söz konusu vekaletnameyi dilekçe ekinden ibraz ettiklerini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yeri getirdiğinive işlemlerin devam etebilmesi için davacının yükümlülüklerini yerine getirmesini beklediğini, müvekkilinin sözleşme gereği hastaneden davacı için 21/10/2021, 08/11/2021, 25/11/2021 ve 28/02/2022 tarihlerinde tam 4 kez sağlık kurulu randevusu aldığını ancak davacının hiçbir randevuya gitmediğini, müvekkili şirket çalışanlarının davacıya ulaşamadıklarını, eşini defalarca arayarak süreç ile ilgili bilgi verdiklerini, davacının randevularına gitmeyerek kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi "sakatlık geliri alabilmek için gerekli işlemlerde destek sunulması" talebinin gerçeği yansıtmadığı; davacının müvekkilinin herhangi bir ücrete hak kazanmadığı yönündeki iddialarının yersiz olduğunu, sözleşme ve verilen hizmet karşılığında müvekkilinin 20.000 TL'ye hak kazandığını, bu ödemenin de davacı tarafından bono ile ödeme taahhüdü altına alındığını neticeten davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Davanın ... Tüketici Mahkemesi'ne hitaben açıldığı; ... 11. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada "davanın dayanağı olan hizmet sözleşmesinin temelinin gelir elde etmeye yönelik olması" nedeniyle... Karar nolu ilamında görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği; dosyanın ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edildiği ve mahkemenin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında "bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus takipten kaynaklı menfi tespit davası" olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği; dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin iş bu esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava, istirdat davasıdır.
Uyuşmazlığın, 15/02/2022 vadeli 03/03/2021 düzenleme tarihli 20.000,00 TL bedelli senet sebebiyle davacının borçlu olup olmadığı, davalı tarafça danışmanlık hizmetinin verilip verilmediği, verildi ise ne kadarlık ücrete hak kazanıldığı hususlarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında 03/03/2021 tarihinde ...Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin konusu m.1'de "şirket müşteriye vergi indirimi yazısı alınması ile ilgili danışmanlık hizmeti" vereceği; sağlık kurulu raporu alınması ile ilgili gerekli bilgilendirme yapılması, doktor randevusu alınması, sağlık kuruluna hazırlık, sağlık kuruluna refakat edilmesi dahil olmak üzere vergi indirimine hak kazanana kadar ilgili süreçte müşteriye danışmanlık hizmeti verileceği; müşterinin de sözleşmede kararlaştırılan danışmanlık bedelini sözleşmede kararlaştırıldığı gibi ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 2. Maddesinde davacının ... Danışmanlık Hizmetlerinin göstereceği kişiye vekalet vereceği; vekalet ile yetki vermiş kabul edileceği kararlaştırıldığı; sözleşmenin 7.maddesinde "...Danışmanlık Hizmetlerinin müşterinin vergi indirimi alamaması durumunda müşteri dosyasını, varsa senedi ve müşteriden almış olduğu tüm ücreti sözleşmenin feshini takip eden bir ay içinde iade edecektir. Taraflar bu konuda mutabıktır" hükmünün yer aldığı; sözleşmenin 8. Maddesinde müşteri kaynaklı vergi indirimi alınamaması (müşterinin sözleşme ile birlikte eksik ve-veya sahte belge vermesi, müşterinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi, müşterinin randevu alınmasına rağmen mazeretsiz olarak doktora gitmemesi, gitmiş olduğu randevular hakkında bilgi vermemesi veya yanlış ve eksik bilgi vermesi, randevu alınmasına rağmen sağlık kuruluna gelmemesi, devam etmekte olan sağlık kurulu işlemlerine davet edilmesine rağmen gelmemesi, gerekli testleri, tahlilleri yaptırmayarak süreci işlemez hale getirmesi, işlemleri başladıktan sonra herhangi bir aşamada Müşteri'nin iletişim kanallarını kapatarak ... ile irtibatını kesmesi veya işlemlerini durdurması) durumunda Müşteri ödemiş olduğu ücretin iade edilmesini talep edemeyeceği; bu durumların herhangi biri sebebiyle vergi indiriminin alınamaması halinde ... sözleşme bedelinin tamamının derhal ödenmesini talep edebilir. Müşteri bu durumda hiçbir şekilde hak iddia edemez. Bu durumu peşinen kabul eder." ibaresinin yer aldığı; sözleşmenin 9. Maddesinde müşteriden kaynaklı gecikme sözkonusu olduğunda ... sözleşme bedelinin tamamının derhal ödenmesini talep edebileceği; sözleşmenin 10. Maddesinde müşteri, sözleşmeyi imzaladıktan sonraki 20 gün içinde hiçbir sebep öne sürmeden veya yasal bir gerekçe göstermeden ...'nden almakta olduğu hizmete son vermesi veya emeklilik işlemlerini yarım bırakması durumunda 5.000,00 TL cayma bedeli ödeyeceğini kabul ve taahhüt edeceği; ödeme planının 20.000,00 TL vergi indirimi yazısı alındıktan sonraki 20 gün içinde tek seferde nakit olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 16. Maddesinde "İş bu sözleşme 16 madde olarak ekindeki ödeme planı ve bir adet senet ile birlikte iki nüsha halinde düzenlendiği" kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde yer alan vekaletname incelendiğinde ... 10. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davacının "Sosyal Güvenlik Kurumu ve bağlı birimlerine emeklilik ile ilgili müracaatları yapmaya, hizmetlerimi tespit etmeye,gerekli düzeltmeleri yapmaya ,malulen emeklilik işlemleri ile ilgili müracaatları yapmaya, engelli emeklilik ile ilgili işlemler için vergi dairelerinde ve hastanelere müracaat etmeye, işlemlerimi takip etmeye, merkez sağlık kurulunda beni temsile,tüm eğitim ve araştırma hastanelerinde, devlet hastanelerinde ve bilumum tıp fakültelerinin sağlık kuruşlarında beni temsil etmeye, hakem hastanelerinde beni temsil etmeye, Yurtdışı borçlanması yapmaya, askerlik borçlanması ile ilgili işlemleri için müracaatlar yapmaya, hastanelerden alınan Sağlık Kurulu raporlarına itiraz etmeye ve bununla ilgili tüm işlemler için beni temsile, elden evrak alıp vermeye, teslim ve tesellümüne ve yine beni temsilen tedavi gördüğüm hastanelere müracaat ederek tedavim ile ilgili bilgiler ve belgeler almaya , teslim evrağımı imzalamaya, hastane kayıtlarımı incelemeye kayıtlardaki yanlışlıkları düzeltilmesi için müracaatlarda bulunmaya münferiden yetkili olmak üzere" davalı ve davadışı kişileri vekil tayin ettiği anlaşılmıştır.
Davaya konu edilen 03/03/2021 düzenleme, 15/02/2022 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve bedeli nakden ahzolunduğu belirlenen bononun ... 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu takip başlatıldığı; davacıya ödeme emrinin 19/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği; davacının icra müdürlüğüne borca itiraz talebinde bulunduğu ve icra müdürlüğünün 28/03/2022 tarihli karar tensip tutanağında itirazın mahkeme nezdinde yapılması gerektiğinden itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama devam ederken davacı vekilinin 01/05/2024 tarihli beyan dilekçesinde davacı tarafından icra müdürlüğü dosyasına davacının maaşına haciz konulması nedeniyle dosya borcunun tamamen ödenmesi nedeniyle davaya istirdat davası olarak devam olunmasına, yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davacıya istirdatını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sözleşme ilişkisi kapsamında davalının müvekkilinin sakatlık maaşına hak kazanması için danışmanlık hizmeti vereceğinin kararlaştırıldığını iddia etmiş ise de taraflar arasında 03/03/2021 tarihinde ... Sözleşmenin konusu m.1'de "şirket müşteriye vergi indirimi yazısı alınması ile ilgili danışmanlık hizmeti" vermek olduğu anlaşılmıştır. Davalı yalnızca davacıya vergi indirimi yazısı alınması ile ilgili danışmanlık hizmetini ... 10. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi kapsamında sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca sağladığı anlaşılmıştır. Davacı vekili her ne kadar davalı tarafça hiçbir hizmet verilmemiş olduğunu iddia etmiş ise de görevsizlik kararı öncesi ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dosyaya kazandırılan hastane evrakları incelendiğinde davacının hastane tetkiklerinin yapıldığı ve sonuçlarının raporlandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacıya davalının sözleşme gereği hiçbir hizmet vermediğini iddia etmiş ise de davalıya verilen vekaletname kapsamında davacının hastaneye sevk işlemlerinin sağlandığı ve rapor tetkik sonuçlarının alındığı anlaşılmıştır.
Görevsiz mahkemede alınan tanık beyanında davacının eşinin beyanında özetle,davacının geçirdiği trafik kazasından sonra emekli olabileceğini öğrenince davalının, eşinin emekli olması halinde alacağı para karşılığında yardımcı olduğu, eşinin maluliyetinin olmadığı hastane raporlarında tespit edildiği; davalının iletişim kestiği sonrasında davaya konu paranın tahsili için aradığını, davacının tüm randevularına gittiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafın sözleşmeyle birlikte hukuka aykırı olarak takibe konu bononun imzalanmasını da şart koştuğunu iddia etmiş ise de sözleşme ödeme planının vergi indirimi aldıktan sonraki 20 gün içinde 20.000,00 TL tek seferde nakit olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 16. Maddesinde yer alan "bir adet senet" ifadesi yer aldığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde de takibe konu edilen bononun borca karşılık nakden davacı tarafından düzenlendiğini beyan etmesi nedeniyle davaya konu senedin iş bu sözleşmede kapsamında yer alan senet olduğu anlaşılmıştır. Davalının hukuka aykırı olarak bononun imzalanmasını da şart koştuğu iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar takibe konu bonoda davacının iradesinin fesada uğratıldığını davacının emeklilik- sakatlık maaşına hak kazandığında senet karşılığının talep edeceği, aksi durumda iade edileceği taahhüt edilerek müvekkilin iradesinin sakatlandığı ve iradesinin fesada uğratılarak bono imzalanması sağlandığını iddia etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme kapsamı yalnızca davacının vergi indirimi almasından kaynaklı olması ve davacının davalı tarafın sözleşme kapsamı dışında "emeklilik- sakatlık maaşına hak kazandığında senet karşılığının talep edeceği" hususunu ispatlayamaması nedeniyle davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Görevsiz mahkemede dinlenen tanık beyanında davacının iradesinin fesada uğratıldığı hususunda ifadesi olmadığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 8. Maddesi dikkate alındığında davacının davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğine, davacının vekaletname ve sözleşme kapsamında tüm yükümlülüğünü yerine getirdiği hususunu davacının takibe konu bononun vade tarihi olan 15/02/2022 dikkate alındığında ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Davaya konu bonoda nakden ifadesi yer aldığı; davacı vekili ise sözleşmenin eki olması nedeniyle aslında teminat olarak verildiğini iddia etmiş ise de bono, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (eTTK m.557, TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi, bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir vaadde bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25).
Kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnai olup bono metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehdarla sınırlı olmak üzere yazılı delile ihtiyaç göstermektedir. (İstanbul BAM 14. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı)
Davaya konu bonoda ihdas nedeni nakden kaydı ile alındığı, sözleşmede yer alan bir senet ibaresinde dahi iş bu senedin teminaten verildiği hususunun belirlenmediği; davacı taraf senette nakden yazılmasına rağmen senedin teminat amaçlı verildiği ididasını kanıtlayan bir yazılı delil veya belge sunmadığı; bono metninde, takip konusu bononun teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmede de açıkça dava ve takip konusu olan bono tarif edilerek bu bononunu teminat amacıyla verildiği belirtilmediği anlaşılmakla davacının davaya konu bono nedeniyle borçlu olması nedeniyle hakkında yürütülen ... 28. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasında yaptığı ödeme nedeniyle istirdatını talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 464,76 TL harç ve 80,70 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 69,94 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 27.215,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/01/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır