T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/26
KARAR NO: 2024/554
DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2024
KARAR TARİHİ: 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalı şirket arasında 10/04/2023 tarihinde yapılan inşaat sözleşmesi kapsamında davalının ... ili, ... İlçesi, ... Mahallelsi, ... Paftada, 552 Ada, 1 Parsel numarasında kayıtlı arsası üzerinde yapılacak bir takım inşaat işleri müvekkil şirketi tarafından üstlenildiğini, sözleşmenin 12.2 maddesi kapsamında müvekkili şirketince davalıya verilen 18.750.000,00-TL tutarlı avans teminat mektubu karşılığında müvekkili şirkete bu tutarın 12.250.000,00-TL kısmının ...Yapı için, 6.500.000,00-TL altyapı müteahhitlik işleri için olmak üzere avans olarak ödendiğini, sözleşmenin 12.1 maddesinin son paragrafı içeriğinde ve 12.2 madde 4. Paragrafında ödenen avans tutarının aylık hak edişlerde %50 oranında kesinti yapılarak mahsup edileceği şeklindeki düzenleme kapsamında müvekkili şirkete ödenen avans tutarının hak edişlerde yapılan avans kesintileri ve müvekkili şirketçe davalı adına 3. Şahıs ...Ltd. Şti'ne yapılan ödemenin altyapı avans hesabına mahsubu neticesinde davalı şirketin sözleşme başlangıcında müvekkili şirkete davaya konu avans teminat mektubu karşılığında ödediği avans tutarının tamamını fazlasıyla davalı şirkete iade edildiğini ve bu şekilde avans teminat mektubunu davalı uhdesinde bedelsiz olarak kaldığını, 12.250.000,00-TL tutarındaki prefabrik yapı için ödenen avans tutarının tamamını hak edişlerden kesildiğini, davalı şirketin muhasebe birimi ile yapılan 20/11/2023 tarihli yazışma kapsamında davalı şirket adına 3. Şahıs...Ltd. Şti'ne yapılan ve davalı şirkete dekont edilip Altyapı avans carisine işlenen 2.882.797,98-TL tutarındaki ödemenin de kalan avans bakiyesine mahsubu neticesinde müvekkili şirketin avans hesabından davalı şirketten 662.989,47-TL alacaklı konuma geçtiğini, halihazırda cari hesapta müvekkilinin şirketin tamamladığı işlere dair davalı şirketi tarafından ödenmeyen 22.171.729,72-TL resmi alacağı mevcut olduğundan altyapı avans carisinden artan 662.989,47-TL alacağı da eklendiğinde müvekkili şirketin davalı şirketten 22.834.719,19-TL alacaklı durumda olduğunu, bu alacağın tahsili için de ayrıca dava ikame edileceğini, avans teminat mektubunun davalı şirketin uhdesinde bedelsiz olarak kaldığının açık olduğunu, bu hususun müvekkili şirketin resmi ticari defter kayıtları ile de sabit olduğunu, sözleşmeye göre müvekkili şirkete iade edilmesi gereken avans teminat mektubunun ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi için taraflarınca müracaat yapıldığını ve müracaatları üzerine ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen ihtara cvap ve karşı ihtar mahiyetinde davalıya gönderdikleri ihtarname ile teminat mektubunun iadesi talep edilmiş ise de avans teminat mektubunun iade edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle; ...bank ...Şubesi'nin 11/04/2023 Tarih, ... Nolu ... Referans numaralı 18.750.000,00-TL tutarlı teminat mektubu kapsamında müvekkili şirketin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile teminat mektubunun iptaline karar verilmesine, masraf ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 10/04/2023 tarihli sözleşme kapsamında müvekkiline ait 21.631,07 m2 arsanın üzerine fabrika binası, ofis binası, su deposu giriş yapısı ve alanı dahil arazi üzerindeki her türlü bina ve diğer cüzlerin ana müteahhitlik tarafından inşa edilmesi işini üstlendiğini, davacı tarafından her ne kadar sözleşme kapsamında yapılması gereken işlemlerin iş bitirme planında da belirtildiği üzere 2023 yılı Kasım ayı sonunda bitirilerek teslim edileceğinin taahhüt edilmişse de söz konusu fabrika binasının her türlü bina ve diğer cüzlerin inşa edilmesi işinin taahhüt edilen iş programının gerisinde kaldığı ve halihazırda durumda tamamlandığının tespit edilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile 2023 yılı Kasım ayı sonunda sözleşme kapsamındaki işin anahtar teslim olarak teslim edileceğini, davacı tarafından basiretli bir tacir olarak taahhüt ve garanti edildiğini, davacının sözleşme kapsamındaki tüm işlerin teslim tarihinde tamamlanmadığını, davacının sözleşmede belirtilen hususlara aykırı olarak bir kısım işleri belirlenen kalite ve nitelikte yapmadığı ve hatta bir kısım işleri de sözleşme ve projeye aykırı ve ayıplı olarak yaparak kalite garantisine uymadığının müvekkili şirketi tarafından tespit edildiğini, bu hususta ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı değişik iş dosyasından delil tespitinin talep edildiğini, davacı yanın avans teminat mektubunun bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının halihazırda gerek uzman raporunda gerekse de delil tespiti dosyasında yer alan bilirkişi raporunda yapılan eksik ve ayıplı imalatların olduğunun sabit olması, sözleşmenin süresinde gerektiği gibi ifa edilmemiş olduğu, halihazırda müvekkili şirketin avansa alacağının bulunması sebepleri ile avans teminat mektubunun iadesinin talep edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu avans teminat mektubunun geçerlilik tarihinin sona erdiğini, bu sebeple işbu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ...'in dosyaya sunmuş olduğu 17/07/2024 tarihli dilekçesi ile; Mahkemede açılan "...bank ...Şubesine ait 11/04/2023 tanzim tarihli 18.750.000,00 - TL tutarlı Avans Teminat Mektubuna ilişkin menfi tespit davası" ile ilgili olarak dava konusu teminat mektubunun 31.01.2024 tarihine kadar süreli olması gözetilerek davalı vekili ile yapılan sulh protokolü ile sulh olunduğunu, ilgili sulh protokolü ekte Mahkemeye ibraz edilmiş olunan yapılan protokol kapsamında tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak vekalet ücreti ve dava masrafı talebinde bulunmayacakları kararlaştırılmış olmakla davalı taraftan bu kapsamda herhangi bir vekalet ücreti ve masraf taleplerinin mevcut olmadığını, sulh protokolü gereğince davalı vekilince de Mahkemeye aynı minvalde; sulh olunduğuna ve masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarına ve tedbir dosyasına ibraz edilen teminat mektubunun da iadesine muvafakat ettiklerine dair karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talebini içeren beyan dilekçesi sunulacağını, dava konusu bakımından davalı şirket ile sulh olunduğundan taraflar lehine herhangi bir masraf ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin HMK 315. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili... tarafından dosyaya sunulan 18/07/2024 tarihli dilekçesi ile; davacı yan tarafından açılan ve Mahkememizde 2024/26 E. sayılı dosyası ile yürütülen "...bank ...Şubesine ait 11/04/2023 tanzim tarihli 18.750.000,00 - TL tutarlı Avans Teminat Mektubuna ilişkin menfi tespit davası" ile ilgili olarak dava konusu teminat mektubunun 31.01.2024 tarihine kadar süreli olması ve dava tarihinden sonra geçerliliğini yitirdiği gözetilerek davacı yan ile sulh olunduğunu, yapılan bu sulhe ilişkin sulh protokolü davacı yan tarafından 17/07/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulduğunu, ilgili protokol kapsamında bu davaya ilişkin olarak tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak vekalet ücreti ve/veya yargılama gideri talebinde bulunmayacakları kararlaştırılmış olmakla davacı taraftan bu kapsamda herhangi bir vekalet ücreti ve/veya yargılama gideri talebimiz bulunmadığını, taraflar arasında tanzim edilen 10/04/2023 tarihli "Ana Müteahhitlik Sözleşmesi" kapsamında her iki tarafın da birbirlerinden talep edebilecekleri her türlü alacak, tazmin ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, huzurdaki dava konusu bakımından davacı şirket ile sulh olunduğundan taraflar lehine herhangi bir yargılama gideri ve/veya vekalet ücretine hükmedilmeksizin HMK 315. Maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen avans teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin olup taraflar yargılama sırasında sulh olduklarını beyan etmişlerdir.
HMK'nun 315. Maddesinde; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 315. maddesine göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verecek; taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur. Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir. Dolayısıyla sulhun bizzat kendisinin ayrıca bir mahkeme hükmü verilmesine gerek olmaksızın doğrudan doğruya davayı sona erdirmesi doğaldır. Bu bakımdan mahkemenin vereceği “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı” davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını tespit ve tevsikten öte bir anlam taşımayacaktır (Tanrıver, s. 97). "
İşbu dosyada,taraf vekilleri sulh sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş olup dava konusuz kaldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 315. Maddesi uyarınca dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Peşin yatırılan 320.203,13 TL harçtan tahsil edilmesi gereken 427,60 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 319.775,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Talep olmadığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Tarafların yokluğunda,dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/07/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP