T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/283 Esas
KARAR NO : 2026/439
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ki ticari ilişkiden kaynaklı olarak cari hesap bulunduğu, bu cari hesaba ilişkin olarak da müvekkili şirket tarafından fatura düzenlendiğini ve sevk irsaliyesi ile birlikte davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, mezkur faturalara dayanak olarak ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesin'in ...E. Ve ... karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı yan da ihtiyati haciz bedelini icraya depo etmek sureti ile ilamsız icra takibine ettiğini ve ihtiyati haczi kaldırmış olduğunu, icraya dayanak 14/11/2022 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı 24.608,76 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 18.11.2022 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı, 76.224,51 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 24/11/2022 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı 51.317,76 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 05/12/2022 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı, 82.232,44 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 15/12/2022 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı, 77.457,41 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 02/01/2023 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı, 78.284,80 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 17/01/2023 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı, 66.560,00 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesinde, 28/02/2023 fatura tarihli, ... Numaralı, ... irsaliye numaralı 127.170,56 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyelerinde açıkça ve yüzde 10 gecikme zammı uygulanacağının belirtildiğini, buna göre de gecikme zammının uygulanmış olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete faturalara ilişkin ödeme yapılmamış ve müvekkili tarafından yukarıda esas numarası belirtilen icra dosyası ile icra takibinin başlatılmış olduğunu, başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durmuş olduğunu, taraflarınca .... Arabuluculuk Bürosuna Başvurularak :... Büro Dosya Numaralı ... Arabuluculuk Numaralı arabuluculuk sürecinin başlatılmış olduğu ancak sürecin anlaşamama ile son bulmuş olduğunu, dava konusu alacak likit alacağa ilişkin olduğundan ve davalı tarafından kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğinden alacağın % 20'sinden az olmaması kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, izah ettikleri nedenlerle ve mahkememizin resen gözeteceği sebeplerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; haklı davalarının kabulü ile davalı tarafından ... 19. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesine, alacağın %20'sinden az olmaması kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı fakat süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacınını davası. itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 19. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak teşkil eden faturadan dolayı davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle bir mali müşavir bilirkişisinden alınan 29.11.2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından dava konusu yıllara ilişkin tutulması zorunlu olan ticari defterler kağıt ortamında tutulduğu, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterler kanuni süreleri içerisinde açılış tasdiklerinin Noter marifetiyle yapıldığı, 2022 ve 2023 yevmiye defterlerine ilişkin kapanış tasdikleri kanuni sureleri içerisinde yaptırıldığı, davalının incelemeye katılmayarak ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, dosya kapsamından anlaşılmakla, incelemenin tek taraflı davacının incelemeye sunmuş olduğu defterler üzerinden yapıldığı, davacının 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; davalının davacıdan almış olduğu mal bedeli KDV dahil 583.856.24 TL borçlu defter kayıtlarından tespit edildiği, davacının mezkur yıllara ilişkin ticari defterlerinin incelenmesinden davalının davacıya iade fatura kesmediği, davalı davacının kestiği faturalara TTK.md.21/2 uyarınca süresinde itiraz etmediği tespit edildiği, davalı ve davacı taraflar bağlı bulundukları vergi dairelerinden gelen ve dosya münderecatında mevcut BS-BA formlarının tetkiki ile tarafların sattığı ve aldığı mallara ilişkin KDV hariç mal bedellerinin uyumluluğu ile mutabık oldukları tespit edildiği, dava dosyasında dava konusu alacağın her iki tarafında defter kayıtlarının bir birini tamamlaması esas olması prensibiyle, muhasebe bilgi üreten bir sistem olduğu, üretilen bilgilerin güvenilir olması temel koşul olduğunu, bu konu bilgilerin belgelendirilmesi muhasebe bilgilerinin bir taraftan ,ona gereksinim duyan birey ve gruplara yararlı olabilmesi, diğer taraftan muhasebe kayıtlarının geçerliliğinin kanıtlanabilmesi ve mali tablo ile raporların objektif olarak hazırlanabilmesi belgelere dayandırılmalarına bağlı olduğu, davalı taraf TTK ve Vergi Usul Kanunu'nun 256 maddesine göre ise mükellef muhafaza yükümlülüğü altında defter ve belgeleri yetkili makamın ve memurların talebi üzerine, mahkememize belirlenen sürede sunmayarak ibrazdan kaçınmış olmakla incelemeye tabi tutulmadığı, davacının ticari defter ve belgelerinin tetkiki ve tespiti neticesinde; dava takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 583.856.24 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda uygulanması tartışmalı olan TTK'nın “Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları” başlıklı 1530. maddesi aşağıdaki düzenlemeyi içermektedir.
MADDE 1530-(1)Aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ve şartlar batıldır. Ancak, sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken edimler için kanunun veya yetkili makamların koymuş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır; sınırı aşan edimler hata ile yerine getirilmiş olmasa bile, geri alınır. Bu sınırlarda, Türk Borçlar Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uygulanmaz.
(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda. d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.
(5) Sözleşmede öngörülen ödeme süresi, faturanın veya eş değer ödeme talebinin veya mal veya hizmetin alındığı veya mal veya hizmetin gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir. Şu kadar ki, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça anlaşmak suretiyle taraflar daha uzun bir süre öngörebilirler. Ancak alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olduğu veya borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hâllerde, ödeme süresi, altmış günü aşamaz.
(6) Gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini, alacaklının geç ödeme dolayısıyla uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümleri geçerizdir. Geçersizlik durumunda yedinci fıkra uygulanır.
(7) Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.
(8) Mal veya hizmet bedelinin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü durumlarda, bu maddenin ödeme sürelerini düzenleyen hükümleri birinci taksit bakımından uygulanır. Her bir taksit tutarının ödenmeyen kısmı yedinci fıkrada öngörülen oranda gecikme faizine tabidir. Alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme veya tarımsal veya hayvansal üretici olup borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.”
Maddenin gerekçesindeki düzenleme ise, aşağıdaki şekildedir:
"Bu Maddenin ikinci ilâ ile yedinci fıkraları Avrupa Parlamentosu ile Konseyin ... tarihli ve ... sayılı, geç ödemelerle mücadele yönergesini değiştiren ve 2011 yılında AB Gazetesinde yayımlanacak olan yönergesinin esasları çerçevesinde kaleme alınmıştır. Yönergenin kamu kurumlarının ödemeleriyle AB çerçevesinde şeffaflık sağlayan mekanizmaları hakkındaki hükümleri ve konumuzla doğrudan ilgili bulunmayan düzenlemeleri değişik metne yansıtılmamıştır.
Hüküm üreticileri, ...’leri ve fatura ya da eşdeğer ödeme talepleri karşılığı hizmet veren ticari işletmeler ile kişileri, şartları dayatma konumları güçlü ticari işletmeler, özellikle market, süper market, hiper market gibi alışveriş merkezleri karşısında korumaktadır. Pazarlık güçleri ile konumları aynı olmayan kişi ve işletmeler arasında sözleşme özgürlüğü ilkesinin geçerli olmayacağı modern hukukun kabul ettiği bir diğer ilkedir. Tüketicinin, sigortalının, işçinin, küçük paysahibi ile yatırımcının ve rekabetin korunması alanlarında ikinci ilke geçerlidir. Üretici firmalar ile KOBİ’ler de söz konusu ilkenin kapsamındadır. Çoğunlukla finansal açıdan pek de güçlü olmayan üretici, KOBİ ve benzeri işletmelerin teslim ettikleri malların ve hizmetlerin bedellerini zamanında alarak ekonomik yapılarını güçlendirmelerine yardımcı olmak, pazar ekonomisine hakim yeni bir yaklaşımdır. AT yönergesi ve değişikliği bu yaklaşımın somut örneğidir.
Yönergenin giriş kısmında da belirtildiği gibi birçok büyük ve güçlü ticari işletme geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullanmaktadır. Ancak bu araç marketlere, süper marketlere, hiper marketlere ve benzeri güçlü ticari işletmelere mal ve hizmet verenleri çok güç durumda bırakmakta, finansal durumlarını sarsmakta, hatta iflasa da sürüklemektedir. Hüküm bu kötü uygulamanın önüne geçmek için öngörülmüştür." şeklinde düzenlenmiştir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
Yapılan yargılama toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre verilen kesin süreye ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmesine rağmen davalının ticari defterlerini dosyaya sunulmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 583.856,24 TL alacaklı görüldüğü tarafların BA/BS formları arasında mutabakat bulunduğu takibe dayanak faturalara ilişkin davalı tarafından düzenlenmiş yargı faturasının dosyaya sunulmadığı her ne kadar davacı tarafça irsaliyeli faturada vade farkı olduğu belirtilerek TTK 1530 Maddesi uyarınca vade farkı uygulanması talep edilmiş ise de yukarıda ki örnek Bölge Adliye Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere somut olayda TTK 1530 Maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı taraflar arasında vade farkı alacağına ilişkin sözleşme akdedildiğinin ve vade farkı uygulamasının taraflar arasında teamül haline geldiğinin davacı tarafça ileri sürülmediği, takip tarihinden önce davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya da bir delil sunulmadığı, davaya konu takip talebinde alacak kalemi olarak gösterilen 5452,80 TL bedelli ihtiyati haciz tutarına ilişkin dosyaya bir belge ve delil sunulmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE
Davalının ... 19. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 583.856,24 TL asıl alacak yönünden iptaline,
Kabul edilen Asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmek suretiyle takibin kaldığı yerden devamına,
Kabul edilen asıl alacak yönünden itiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 116.771,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 39.883,22-TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 14.982,37-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 24.900,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 93.417,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 104.499,37-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 7.045,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.315,76-TL yargılama gideri ile 14.982,37- TL peşin harç ve 427,60- TL başvuru harcı toplamı 18.725,73-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.468,44-TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.651,56-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/05/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy