T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/291 Esas
KARAR NO : 2025/734
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 28.03.2023 tarihinde ... ili ... ilçesinde meydana gelen trafik kazasında sürücüsü davalı ... olan mülkiyeti davalı ...’ya ait, davalı şirket tarafından sigortalı olan ... plakalı araç sağ ön kısmı ile, maliki ... Olan müvekkilin kullandığı ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacı ...’in feci şekilde yaralandığı ve iş göremez duruma geldiği; trafik kazasında davacının herhangi bir müterafik kusuru söz konusu olmadığı; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dosya ile dava devam ettiği; neticeten fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile; HMK 107. Madde gereğince “alacağın miktarının tarafımızca tam ve kesin olarak bilinmemesi” nedeniyle şimdilik, geçici iş göremezlik (sakatlık) olarak 100,00 TL, daimi iş göremezlik (sakatlık) için 100,00 TL’nin Sakatlık Tazminatının davalı sigorta şirketinden teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihlerinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacının tedavi sürecindeki yapılan tedavi giderleri için şimdilik 10,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (Kısmi alacak) 500.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş.’den Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 17.03.2024 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu somut olay; ...'un ... ilçesinde meydana geldiği; davalının ikametgahı da ...’da olup, huzurda görülmekte olan dava yetkili ... Mahkemelerinde açılması gerektiği; kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası ve kasko poliçesi yapılmış olup kaza anında da geçerli olduğundan meydana gelen zararın ilgilisi davalı olmadığından husumet yokluğundan davanın usulden reddine kararı verilmesi gerektiği; davalının ters istikametten yola girdiğine dair iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmadığı; dava konusu trafik kazasının oluşmasında tarafların kusur durumlarının net olarak belirlenmesi gerektiği; davacıda meydana gelen gerçek maluliyet tespit edilmeli, bu süreçte davacının çalışıp çalışmadığı, iş göremezlik geliri bağlanıp bağlanmadığı, maaş alıp almadığı araştırılmalı; ayrıca davacı hastanın 28.03.2023 tarihli (kaza günü) raporunda da taburculuğa uygun olduğu ve hastane tarafından takip seçeneği sunulmasına rağmen hastanın kendi isteğiyle eve gitmek istediği; kaza günü kendi isteğiyle eve gitmek isteyen hastanın (davacının) dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde feci şekilde yaralandığını kabul etmedikleri; motosikletin kurallara uygun kullanılıp kullanılmadığının ve ... plakalı motosikleti kullanan davacının hızının mutlaka tespit edilmesi gerektiği; sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödenen herhangi bir bedel olup olmadığı araştırılmalı;aksi durumda davacıya fazla ödemenin yapılması ve davacı lehine sebepsiz zenginleşme muhtemel olacağı; manevi tazminat ile zararın karşılanmasını amaç edinmemeli; davalının kullandığı araç kendisine ait olmayıp eşinin akrabası olan ...'ya ait olup aracı kısa süreliğine kullandığı; araç sahibinin dava konusu olay ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı, davalının üzerine kayıtlı herhangi bir araç, taşınmaz kayıtlı olmayıp düzenli bir geliri de bulunmadığından davacı tarafından talep edilen bedeller davalıyı oldukça zor duruma sokacak ve davacı taraf zenginleşirken müvekkilin fakirleşmesine sebep olacağından öncelikle belirtilen gerekçeler ile yetkisizlik kararı verilmesi, aksi halde usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, ZMS Poliçesi üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 1.200.000 TL olarak sınırlandırıldığı; ... poliçesinde ise bu limit 500.000 TL olup bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup davalı şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar ve sigortalı kusuru üzerinden belirleneceği; meydana gelen kaza sonrası emniyet ve savcılık ifade tutanakları incelenerek kazaya karışan taraflar arasında herhangi bir uzlaşma bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği; davacıda meydana gelen gerçek maluliyet tespit edilmeli ve davacı tarafından sunulan rapor tesis edilecek hükme esas alınmaması gerektiği; sigorta şirketi, poliçe dahilinde başvuranın geçiçi iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmayıp davacı tarafça talep edilen bu giderler SGK’nın sorumluluğunda olduğu; şirketin bakıcı gideri ödemekle yükümlü kılınması halinde ise yerleşik yüksek yargı içtihatları doğrultusunda tespit edilen bakıcı giderinden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği; dava konusu trafik kazasında hatır taşıması durumu olup olmadığı, yine davacının koruyucu kıyafet giyip giymediği, kask takıp takmadığı hususları araştırılarak müterafik kusur değerendirmesi yapılması gerektiği neticeten haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... adına dava dilekçesi ve tensip tutanağı ekli duruşa gün ve saatini bildirir usule uygun tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının kullanımında olan ... plakalı motosiklet ile 28.03.2023 tarihinde ... ili ... ilçesinde sürücüsü davalı ...; maliki davalı ...; davalı şirket tarafından sigortalı olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle davalılardan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile yapılan tedavi giderleri ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 16/10/2024 tarihli duruşma tutanağı ile ... Trafik Kürsüsünde görevli üçlü bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile davaya konu olayda ceza yargılamasında alınan kusur bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının ve davalı ...’ın kusur oranlarının tespitinin istenilmesine ve davacının yerleşim yeri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevki ile kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında sürekli sakatlık tazminatı; geçici iş göremezlik tazminatının ayrı ayrı hesaplanmasının istenilmesine, heyete ortopedi, fizik tedavi uzmanı hekimin de eklenmesine karar verilmiştir.
... Trafik Kürsüsünde görevli..., Dr.Yük.Müh. ... ve Dr.Öğr.Üyesi Yük.Müh. ...'dan alınan 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı,... plaka numaralı davalı otomobili sürücüsü davalı, kavşakta sola dönmek için, sola dönüş işareti vermesi, aracın hızını azaltması, yolun eksen çizgisine yaklaşması, yolu kontrol etmesi, karşıdan gelmekte olan ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış bulunan, davacı idaresindeki motosikletin geçmesini beklemesi, sola dönüşü güvenli bir şekilde gerçekleştirebileceğine kanaat getirince ancak dönüş manevrasına başlaması gerekirken, bu hususlara riayet etmemiş, kavşakta kontrolsuz bir şekilde sola dönmek istemiş, bu suretle, trafiği tehlikeye düşürmüş, davacı yönetimindeki motosikletin yolunu kesmiş, ilk geçiş hakkını ihlal etmiştir. Heyetimizce, davalı sürücü ...'ın, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, kavşakta sola dönüş kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f maddesindeki "Araç sürücüleri, trafik kazalarında, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma halinde asli kusurlu sayılırlar." hükmü de uyarınca, olayda, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili bulunduğu mütalaa olunduğu, davalı otomobili, ani olarak, davacı motosikletinin şeridine girdiğinden, davacı sürücü, kazayı önlemek için gerekli zaman ve mesafeye sahip olamamış ve kazaya karışmak durumunda kaldığı, heyetçe olayın, motosikletin fren emniyet mesafesi içinde cereyan ettiği, davacı sürücü ...'in, çarpışmayı önleme imkanı bulunmadığı gibi, kazada etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin mevcut olmadığı kanaatine varıldığı, 28/03/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda belirtilen görüşün ve 21/03/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen kanaatin, heyetin görüşü ile örtüştüğü ve dava konusu tazminat davası için de uygun bulunduğu tespit edilmiştir.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 24/01/2025 tarihli raporda özetle, şahsın mevcut yaralanması ile 28/03/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu, 28/03/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen yaralanmasının tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 (yüzde yüz) malul sayılması gerektiği, 28/03/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sürekli toplam engellilik oranının %65 (yüzde beş) olduğu, tazminat hesaplanması için aktüerya hesabı yapılan bir merkeze gönderilmesinin uygun olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememiz 21/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın aktüerya bilirkişi ile birlikte doktor bilirkişiden oluşan 2 kişilik bilirkişiye tevdi ile davacının talep edebileceği tedavi gideri, daimi ve geçici iş gücü kaybı zararı konusunda güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Doktor bilirkişi ...ve aktüerya bilirkişi ..'dan alınan 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ...sevk ve idaresindeki ... adına tescilli ... plakalı 2016 Model ... Marka Hususi Aracın davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası Zorunlu Karayolu Taşıma Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile 26.10.2022-26.10.2023 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Kişi Başına Ölüm Sakatlık limitinin 1.000.000,00.-TL olduğu, ... sevk ve idaresindeki ... adına tescilli ...plakalı 2016 Model ...Marka Hususi Aracın davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... poliçe numarası Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi ile 26.10.2022-26.10.2023 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Bedeni ve Maddi Zarar limitinin 500.000,00.-TL olduğu, Ferdi Kaza/beher Koltuk Ölüm ve Sürekli sakatlık (5 Koltuk/Kişi Başı) 5.000,00.-TL olduğu, Davacı ...'in 28.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak oluşan arızanın ... Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlen 24.01.2025 tarih ve 89 sayılı Adli Kurul raporuna göre; Şahsın mevcut yaralanması ile 28.03.2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğu, 28.03.2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen yaralanmasının tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 (yüzde yüz) malul sayılması gerektiği,28.03.2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sürekli toplam engellilik oranının %45 (yüzde beş) olduğu mütalaasına istinaden, 465 maluliyet oranı ve kusurunun bulunmadığı, davalının 46100 kusurlu olduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, 12.02.2004 doğumlu ...'nin 28.03.2023 tarihinde trafik kazasında yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 34.338,15 TL sağlık kurumlarına, 10.000,00 TL ameliyatı ve yarası nedeniyle pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzeme, koruyucu kask, dizlik, emboli çorabı, koltuk değneği, walker gibi gibi yardımcı ortopedik malzemeler için malzemeler, koruyucu kask gibi yardımcı ortopedik malzemeler için, 6.000,00 TL sağlık kurumlarına taksi ile ulaşım ve bu süreçteki beslenme gibi temel ihtiyaçları için olmak üzere toplam 50.338,15. TL belgeli-belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ... lehine maddi tazminat hesaplandığı, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 59.437,81.-TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 717.476,02.-TL olduğu, Davacının tedavi gideri maddi zararının 50.338,15.-TL olduğu, Davacı tarafından ... Poliçe Numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limiti dahilinde söz konusu kazadan zarar gören ... adına teminat limitleri dahilinde ödeme yapması ihtarı gerekli ekleri ile birlikte 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ... poliçe numaralı genişletilmiş kasko poliçesine 01.03.2024 tarihinde mail yolu ile “ZMMS sigorta bedelini aşan maddi tazminat ve kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeni ile müvekkilin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına manevi tazminatın hesaplanarak ödenmesi hususunda başvuru yapıldığı, 19.03.2024 tarihinde arabulucuk başvurusu yapıldığı, Arabuluculuk Büro dosya Numarasının...ve Arabuluculuk dosya numarasının ... olduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 19.03.2024 olduğu, 26.03.2024 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede Sayın Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalının temerrüde düşeceği, kazaya karışan kusurlu aracın kullanım amacının hususi araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, Müterafik kusur, hatır taşıması ve hakkaniyet indirimi yapılması hususunda hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Manevi tazminat taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili 10/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle, geçici iş göremezlik tazminatı 59.437,81 TL, Sürekli İş Göremezlik tazminatı 717.476,02 TL tazminat olmak üzere toplam 776.913,83 TL maddi tazminat alacağımızın davalı sigorta şirketinden teminat limitleri dahilinde sigorta şirketine 01.03.2024 başvuru tarihinin 15 gün sonrası olan 17.03.2024 tarihi ile, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, tedavi Gideri için toplam 50.338,15 TL’ nin alacağımızın davalı sigorta şirketinden teminat limitleri dahilinde sigorta şirketine 01.03.2024 başvuru tarihinin 15 gün sonrası olan 17.03.2024 tarihi ile, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, )500.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş.’den Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat limitleri dahilinde sigorta şirketine 01.03.2024 başvuru tarihinin 15 gün sonrası olan 17.03.2024 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede 28.03.2023 tarihinde davacının kullanımında olan ... plakalı motorsiklet ile davalı ...'e ait davalı ...'in kullanımında olan ...plakalı aracın çarpışması sonucu davacının vücudunda meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, haksız fiil nedeni ile bedensel zararların ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."
Motorlu bir aracı, kendi menfaat ve hesabına işleten, tehlike ve masraflarını üstlenen, araç ile aracın işletilmesi için gerekli personel üzerinde fiilen ve doğrudan doğruya emir ve tasarruf yetkisine (gücüne) sahip olan kimseye işleten denir (Tekinay, Selahattin Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop, Atilla:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 713).
Bir aracı kendi menfaatine, masraflarına katlanmak suretiyle işletmekten amaç, geçici, bir defaya mahsus özel bir kullanma menfaati değil, aracın tahsis amacına yönelik, sürekli, çok daha genel bir nitelikte bir kullanma menfaatidir. Keza, fiili hâkimiyetten de anlaşılması gereken, araçtan bir anlık, geçici bir yararlanma gücü olmayıp, aksine aracın hangi şartlarla ve özellikle hangi kişinin egemenliği altında hareket edebileceğine karar verme gücüdür. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına, orada tutulmasına veya trafikten çekilmesine, donatılmasına, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluşturur. Bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade eder.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, Ahmet: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi sorumluluğu, aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlediğinden, işleten kusurlu olsa bile, kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumlu olur. Bunun nedeni, böyle bir hâlde işletenin şahsında birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi veya başka bir deyişle, çeşitli sorumluluk normlarının çatışmasıdır. Sorumluluk normlarının çatışması veya aynı kişide birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi hâlinde, tehlike sorumluluğu ilkesi uygulanır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (Ünan, Samim: “Ergün Atilla Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180).
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır.
Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir.
Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen suigeneris bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012 s. 764).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde yer alan; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK; zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumluluğu motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelen zararlar ile sınırlı tutulmuştur.
Yukarıda izah olunan mevzuat gereği dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davaya konu kaza nedeniyle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan kusur raporunda davacının kaza nedeniyle kusursuz olduğu; davalı Sibel'in asli kusurlu olduğu; sanık olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ... Trafik Kürsüsü'nde yer alan 3 kişilik kusur bilirkişiden alınan rapor kapsamında da davacının kusursuz; davalı Sibel'in KTK m.84/f uyarınca asli ve %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Ceza dava dosyasında yer alan rapor ile mahkememizce alınan raporun kusur dağılımında aynı şekilde tespitte bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının meydana gelen kazada kask ve koruyucu ekipman bulunmadığına dair dosyada delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Davacının iş bu kaza nedeniyle alınan rapor, tetkik ve muayeneler değerlendirilmek suretiyle düzenlenen KTÜ ATK raporunda özetle, davacının kaza nedeniyle yaralanmasının 6 aya kadar uzayabileceği bu süre zarfında %100 kusurlu sayılması gerektiği; sürekli engellilik oranının %5 olduğu tespit edilmiştir. 18.07.2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik tazminatının 59.437,81 TL; sürekli iş göremezlik tazminatının 717.476,02 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacının davalı sigorta şirketine 01.03.2024 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin 14.03.2024 tarihinde temerrüde düştüğü; araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
KTK'nın 98. maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibaret olup SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği; trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği (Yargıtay 4. HD ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. HD ...Esas - ... Karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumlu olacağı anlaşılmakla davacının bedel artırım dilekçesi dikkate alındığında davacının geçici iş göremezlik tazminatının 59.437,81 TL davalı ... ve davalı ... yönünden 28.03.2023 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 14.03.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 717.476,02 TL davalı ... ve davalı ...yönünden 28.03.2023 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 14.03.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda izah olunan tedavi gideri yönünden davacının belgeli tedavi giderinin 34.338,15 TL yönünden SGK sorumluluğunda olması nedeniyle davalılardan talep edemeyeceği anlaşılmıştır. ... Ltd. Şti'ye yazılan müzekkere cevabında davacının fizik tedavi amaçlı bireysel olarak havuz kullanımı spor üyeliği bulunduğu ancak tedavisi için tedavi amaçlı olarak havuza kayıt yaptırması ile ilgili tıbbi rapor ve havuz üyeliği için 64.390,00 TL ödediğine dair fatura olmadığı; tedavi amaçlı havuz üyeliği gerekli olduğuna dair tıbbi rapor da olmadığından davalılardan talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Rapor kapsamında davacının pansuman, bakım için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik malzeme giderleri,
ameliyatı ve yarası nedeniyle pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzeme, koruyucu kask, dizlik, emboli çorabı, koltuk değneği, walker gibi gibi yardımcı ortopedik malzemeler için dönemsel rayiç bedellerle 10.000,00 TL gideri olacağı; sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçte temel sosyal giderleri, dosya içeriğindeki verilere göre, kazada yaralanmasından dolayı ikametinden tedavisi süresince sağlık kurumlarına taksi ulaşım ve bu süreçteki beslenme gibi temel ihtiyaçları için dönemsel rayiç bedellerle 6.000,00 TL belgesiz gideri olacağı tespit edilmekle davacının tedavi giderleri yönünden toplam 16.000,00 TL tedavi gideri talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davalı ...'e ait 61 JA 886 plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat limitleri dahilinde poliçenin 8 nolu sayfasında ihtiyari mali sorumluluk kapsamında yer alan "manevi tazminat" klozunda bedeni zarar limitleri ile teminat kapsamına dahil edildiği anlaşılmıştır. TTBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacının uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davacının iş bu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması; kaza nedeniyle 6 aya kadar geçiçi ve %5 sürekli engelli kaldığı anlaşılmakla hükmedilen maddi tazminat miktarı da dikkate alındığında 300.000,00 TL manevi tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.’den Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 14.03.2024 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatının 59.437,81 TL davalı ... ve davalı ... yönünden 28.03.2023 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 14.03.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 717.476,02 TL davalı ... ve davalı ... yönünden 28.03.2023 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 14.03.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının tedavi giderleri yönünden 16.000,00 TL'nin için davalı ... ve davalı ... yönünden 28.03.2023 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 14.03.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-300.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ...a Sigorta A.Ş.’den Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 14.03.2024 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Maddi Tazminat Yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 54.163,94 TL karar harcının peşin harç ve 2.830,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 51.333,20 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 122.937,07 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Manevi Tazminat Yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 20.493,00 TL karar harcının, 1.707,75 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 18.785,25 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 22.914,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 18.868,32 TL yargılama giderinin ve 1.708,47 TL peşin harç ve 2.830,00 TL ıslah harcı ile 427,60 TL başvurma harcı toplamı 23.834,39 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.129,07 TL'nin davalılardan, 670,93 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır