T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/302
KARAR NO: 2024/640
DAVA: Konkordato Tasdiki
DAVA TARİHİ: 09/05/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... A.Ş., ... Ltd. Şti. ve ...Tic. A.Ş. grup şirketler olarak Türkiye ekonomisinin can damarı ve gıda güvenliği bakımından stratejik önemi bulunan tarım, kimya ve ilaç sektörlerinde faaliyet sürdürdüğünü, müvekkili şirketlerin bu çeyrek asırlık sürede sektörüne önemli katkılarda bulunmuş, bu sektörlerin ve özellikle tarım sektörünün kullanmakta olduğu bir çok ithal girdinin yerlileşmesinde, çok kıymetli kaynakların ülke içerisinde kalmasına, ülkemizin cari açığının kontrolüne önemli katkı yaptığını, bu yıllar içerisinde ülkemizin ihtiyaç duyduğu ve bir milli beka meselesi teşkil eden tarımsal üretimin kesintisiz sürmesi amacıyla 1.800 bayiye ulaşan dağıtım ağıyla hem bayilere hem de yarım milyona yakın çiftçiye sadece ürün ve teknoloji desteği sağlamakla kalmayan, aynı zamanda uzun vadeli kredi olanakları sağlayarak tarımsal üretimin ve çiftçinin finansman ihtiyaçlarına uygun çözümler sunan üretim, istihdam ve ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği bakımından konkordato yoluna başvurmak noktasına gelmiş durumda olduğunu, müvekkili şirketlerin 1,5 milyar Türk Lirasına ulaşmış gelirleri, tarım sektörünün ilaç ve gübre dahil her alanına yayılmış üretim faaliyetleri, beşeri ilaç, maden yatırımları, finans dahil değişik sektörlerde ülke ekonomisine katkıda bulunan bağlı şirketleri ile mevcut koşullarda ticari faaliyetlerini sürdürmekte, ödenmemiş piyasa borcu, hukuki takibe düşmüş hiçbir yükümlülüğü bulunmamakta, yerine getirilmemiş yine hiçbir finansal taahhüdü bulunmamaktayken, ticari ilişkilerin sorunsuz sürdüğü ...Şirketi, herhangi bir gecikmiş kredi ödemesi, yazılmış çek, senet protestosu vs. hiçbir eksiklik bulunmamasına ayrıca başkaca herhangi bir finans kuruşunun kredi ilişkisinin hitamını gerektirecek bir unsura dair resmi veya gayriresmî bildirim olmamasına rağmen hesap kat'ı yoluna gitmiş, rutin işleyen kredilerin tamamını geri çağırdığını, müvekkili şirketlerin söz konusu işlemin meblağı ve kararın zamanlaması itibariyle piyasada mevcut diğer yükümlülüklerini normal koşullarda ve paydaşların alışık oldukları biçimde, zamanında yerine getirme imkanı kalmadığını müşahade etmiş, ... T.A.Ş. ile yapılan toplantılar neticesinde hesap kat'ı kararından geri dönülmeyeceğinin anlaşıldığını, gelinen noktada müvekkili şirketlerin ve müvekkili şirketlerin ortakları ve bu şirketlerin borçları için kefil olan müvekkili gerçek kişilerin konkordatoya başvurmak dışında bir çaresi kalmadığını belirterek geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlunun, kanunda öngörülen çoğunluktaki alacaklılar ile yapacağı ve ancak mahkemenin tasdiki ile borçlu ve alacaklılar bakımından (konkordatoya tabi ve ancak borçlu ile anlaşmaya varmayan alacaklılar dahil) bağlayıcı hale gelen bir cebri icra anlaşmadır. Konkordato kurumu, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve ekonomik durumu bozulan veya bozulma ihtimali olan dürüst borçluları, iflastan korumak (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınları, 2013 s.1443-1444) ve ödeme güçlüğü çeken borçlulara borçlarını yeniden yapılandırarak, işletmelerini iyileştirmelerine olanak sağlamak için ihdas edilmiştir. Konkordato kurumu ile borçluya, alacaklıların çoğunluğu ile anlaşarak borçlarını ödeme ve böylelikle iflastan kurtulma imkanı sağlanmak istenmiştir. Borçlu yapılacak olan anlaşma doğrultusunda borçlarını ödediğinde tüm borçlarından kurtulmuş olur. İsviçre doktrininde, konkordato sürecinde verilen konkordato kesin mühleti borçlunun mali durumunu iyileştirmesinin bir aracı olarak görülmektedir. İsviçre’deki kanun değişikliklerinin bir çoğunda açıkça iyileştirme kavramına yer verilmiştir. Konkordatoda alacaklıların menfaati olmakla birlikte esasen borçlunun menfaati daha ön plandadır. Adi konkordatoda, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda olduğu gibi malvarlığının tasfiyesi değil borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanır.(Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Yasa Çerçevesinde KONKORDATO, İstanbul: Vedat Kitapçılık 2018, s.3 ve6)
28/02/2018 tarihinde kabul edilerek, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, "İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 13. ve devamı maddelerinde, 2004 sayılı İİK'nun "Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması" üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, iflasın ertelenmesi kaldırılarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Yasanın 288/1. fıkrasında, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağına yer verilmiş, İİK'nun 294. maddesinde, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları, 297. maddesinde ise kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarına ilişkin düzenleme yer almıştır. Kanun koyucu, 7101 Sayılı Kanun'da, uygulama alanını genişleterek konkordatoyu, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulabilmek için başvurabileceği bir hukuki çare olarak betimlemiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. 15/03/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunun 65. maddesi ile, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 179/a, 179/b, 179/c, 298/a ve 329/a maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı yasanın 62. maddesinde, 6102 sayılı TTK'nun iflasın ertelenmesi üst başlığını taşıyan 377. maddesi, başlık kısmı ile birlikte değiştirilmiş, değişiklikle, maddenin üst başlığı, konkordato olarak yer almış ve maddede, yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklının, 376. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapacağı İflas talebi ile birlikte veya bu kapsamda yapılan iflas yargılaması sırasında 2004 sayılı Kanun'un 285. ve devamı maddeleri gereğince konkordato da talep edebileceği belirtilmiştir. 52. maddede ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 63. maddesinde de, mali durumun düzeltilmesi mümkün görülmesi halinde yönetim kurulu veya alacaklılardan birinin konkordatoda talep edebileceğine dair düzenlemeye gidilmiştir. 7101 sayılı yasanın 46. maddesi ile, 2004 sayılı İİK'na 14 nolu geçici madde eklenmiş ve geçici maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunacağına yer verilmiştir.
İİK'nun 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İİK'nun 289/3. fıkrasında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde bir yıllık kesin mühlet verileceği belirtilmiştir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Adi konkordato, geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatoya tabi (nisaba esas) alacaklı ve alacaklıların tespiti, alacaklılar toplantısının yapılması ve tasdik raporunun mahkemeye ibrazı ile başlayan tasdik aşamalarından oluşmaktadır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
İİK 286.maddede belirtilen belgelerin eksiksiz sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlular hakkında 10.05.2024 tarihi saat 16:00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kurulana dair yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 13.05.2024 tarihi itibarıyla davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288.maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyetinin 17.07.2024 tarihli görüşü doğrultusunda davacı hakkındalar verilen geçici mühletin 10.08.2024 tarihinden itibaren iki ay süreyle uzatılmasına karar verilmiş, geçici mühletin uzatılmasına ilişkin kararın İİK 288. maddesine göre düzenlenen usulde ilan edilmiş ve ilgili yerlere bildirilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyetinin 26/06/2024 havale tarihli ara raporunu sunduğu, çoğunluk görüşünde özetle; konkordato talep edenlerin faaliyetlerinin gözlemlenmesi denetim ve çalışmaların devam ettiği, şirketlerin büyüklükleri ve rayiç değer tespitine ilişkin raporların tamamlanması hususları dikkate alındığında borçlu gerçek kişilerin ve şirketlerin finansal durumlarının bir müddet daha izlenmesi gerektiği yönünde görüş belirtildiği, geçici konkordato komiseri bağımsız denetçi - yeminli mali müşavir .... tarafından sunulan ayrık görüşte ise davacı her üç şirketin 2024 ocak ve şubat ayları defter beratlarının verildiğine dair belgelerin ibraz edilmediği, 29/02/2024 tarihli bilanço ile karşılaştırılma yapılamadığı, konkordato projesinde yer alan kaydi 29/02/2024 tarihli bilanço verileri ile gerçek bilanço arasında çelişki bulunduğu 29/02/2024 tarihi itibari ile defter kayıtlarında değişiklik yapıldığı anlamına geldiği, mali tablolar yönünden fiziki veriler ve farklılıklar açısından şirketin gerekçelerini bildirmesi gerektiği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Konkordato geçici komiser heyetinin 17/07/2024 havale tarihli ara raporunu sunduğu, çoğunluk görüşünde özetle; '' .. nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere; Borçlu ... Yönünden; 1. Güncel kaydi değer mali tablolarına göre şirketin 31.05.2024 tarihi itibariyle özvarlığının 337.651.427,29 TL olduğu ve borca batık olmadığı, 2. Aktifine kayıtlı bulunan ...Mevkinde 3 adet Betonarme Özel Amaçlı Depo’yu 03.04.2024 tarih ve ... sayılı fatura ... Şti. ile (KDV hariç) 13.000.000,00 TL’ye satıldığı ve paranın tahsil edildiği, 3. 2024 yılı içerisinde toplam 106.960.682,00 TL tutarında alınan müşteri çeklerinin, herhangi bir mal ve hizmet temini karşılığı olmadan Borçlu tarafından, ilişkili maden şirketlerine aktarıldığı ve yine ilişkili maden şirketlerine finansman temini olarak kuruluşlarından günümüze aktarılan 40.925.567,78 TL ile birlikte toplam 147.800.749,78 TL’lik alacak tutarının hangi ödeme planı çerçevesinde tahsil edileceği, 4. Borçlu Gerçek kişi Ortakların...A.Ş.’de sahip oldukları iştirak hisselerini sattığı, ... A.Ş. tarfından ...’nın 31.05.2024 itibariyle 10.464.189,90 TL’lik alacak tutarının hangi ödeme planı çerçevesinde tahsil edileceği, 5. Ortaklara Borçlar Hesabındaki -36.945.370,32 TL’lik azalışın, Ortaklara olan borçların, müşteri çeklerinin ciro edilmesi ve nakit ödeme yoluyla geri ödenmesinden kaynaklandığı, 6. Banka hesaplarında bloke tutulan paralar ile bankalardaki teminat çekleri ve senetlerinin, hazır değerler hesabındaki vinow bakiyelerinin ne kadarının kredi/ faiz kapamalarında kullanıldığının iş bu rapor tarihi itibariyle tespit edilememesi, 7. Borçludan alınan yazılı beyana göre, yaklaşık 100 milyon civarı çek karşılığı alınan sipariş avanslarının bulunduğu, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen eksiklikler sebebiyle fabrikanın faaliyetinin geçici olarak durudurulması nedeniyle üretimin aksadığı ve teslimlerin yapılamadığı, ... Yönünden; 1. Güncel kaydi değer mali tablolarına göre şirketin 31.05.2024 tarihi itibariyle özvarlığının 22.904.547,37 TL olduğu ve borca batık olmadığı, 2. Borçlu Gerçek kişi Ortakların ... A.Ş.’de sahip oldukları iştirak hisselerini sattığı, ... A.Ş. tarafından ....’ın 31.05.2024 itibariyle 5.851.348,41 TL TL’lik alacak tutarının hangi ödeme planı çerçevesinde tahsil edileceği, 3. Ortaklara Borçlar Hesabındaki -10.000.000 TL’lik azalışın, Ortaklara olan borçların, müşteri çeklerinin ciro edilmesi ve nakit ödeme yoluyla geri ödenmesinden kaynaklandığı, 4. Banka hesaplarında bloke tutulan paralar ile bankalardaki teminat çekleri ve senetlerinin, hazır değerler hesabındaki vinow bakiyelerinin ne kadarının kredi/ faiz kapamalarında kullanıldığının iş bu rapor tarihi itibariyle tespit edilememesi, 5. Borçludan alınan beyana göre yaklaşık 1.6 milyon civarı çek karşılığı alınan sipariş avansları bulunduğu, teslimlerin yapılamadığı,...Yönünden; 1. Güncel kaydi değer mali tablolarına göre şirketin 31.05.2024 tarihi itibariyle özvarlığının 9.870.937,50 TL olduğu ve borca batık olmadığı, 2. Borçlu Gerçek kişi Ortakların ...A.Ş.’de sahip oldukları iştirak hisselerini sattığı, ...A.Ş. tarafından ...’nin 31.05.2024 itibariyle 5.157.679,60 TL TL’lik alacak tutarının hangi ödeme planı çerçevesinde tahsil edileceği, 3. Ortaklara Borçlar Hesabındaki -1.000.000 TL’lik azalışın, Ortaklara olan borçların, müşteri çeklerinin ciro edilmesi ve nakit ödeme yoluyla geri ödenmesinden kaynaklandığı, 4. Banka hesaplarında bloke tutulan paralar ile bankalardaki teminat çekleri ve senetlerinin, hazır değerler hesabındaki vinow bakiyelerinin ne kadarının kredi/ faiz kapamalarında kullanıldığının iş bu rapor tarihi itibariyle tespit edilememesi, Konkordato geçici komiser heyeti olarak 10.05.2024 tarihinden bugüne kadar konkordato talep edenlerin faaliyetlerinin gözlemlenmesi dosyada mevcut bilgi, belgeler ile borçlu şirket yetkilisi beyanları, borçlu şirket merkezinde defter, kayıt ve belgeler üzerinde inceleme, denetim ve çalışmalarımızın devam ettiği, Şirketlerin büyüklükleri ve rayiç değer tespitine ilişkin Bilirkişi Raporlarının da tamamlanması hususları hep birlikte dikkate alındığında; gerek borçlu şirketlerin gerekse de borçlu gerçek kişilerin finansal durumunun bir müddet daha izlenmesinin ve bu sebeplerle geçici mühletin uzatılmasının uygun olacağı'' yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. geçici konkordato komiseri bağımsız denetçi - yeminli mali müşavir ... tarafından sunulan ayrık görüşte ise ''şirketin bütçede kar hesaplamış olmasına rağmen, gerçekleşen kaydi zararı nedeniyle, bu açığı karşılayacak gerçekçi finansman kaynakları öngörecek şekilde ön projenin revize edilmemesi durumunda, konkordato sürecinin devamlı olamayacağı, konkordato geçici komiser heyeti olarak 10.05.2024 tarihinden bugüne kadar konkordato talep edenlerin faaliyetlerinin gözlemlenmesi dosyada mevcut bilgi, belgeler ile borçlu şirket yetkilisi beyanları, borçlu şirket merkezinde defter, kayıt ve belgeler üzerinde inceleme, denetim ve çalışmalarının devam ettiği, şirketlerin büyüklükleri ve rayiç değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarının da tamamlanması hususları hep birlikte dikkate alındığında; gerek borçlu şirketlerin gerekse de borçlu gerçek kişilerin finansal durumunun bir müddet daha izlenmesinin ve bu sebeplerle geçici mühletin uzatılmasının uygun olacağı'' yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/06/2024 tarihli ara kararının 1 nolu bendi uyarınca konkordato geçici komiser heyetinin 26/07/2024 havale tarihli raporunu sunduğu, raporda; ''İİK m.286 ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkındaki Yönetmelik kapsamında, Sayın Mahkemenizce 21/05/2024 tarihli ön rapor ile 26/06/2024 tarihli ara rapor arasında tespit edilen çelişkilerle ilgili olarak; 1. Defter Beratları ile ilgili olarak; - Borçlu Şirketler Yönünden: Ön proje ekinde teknik olarak yer alması mümkün olmayan Ocak-Şubat 2024 defter beratlarının, 21.05.2024 tarihli ön rapor yazım aşamasında eksiklik olarak görülmediği, 26.06.2024 tarihli Geçici mühlet 1. Ara Raporumuzda bu durumun tespit edilerek Sayın Mahkemenize raporlandığı, 17.07.2024 tarihli Geçici mühlet 2. Ara Raporumuzda da bu eksikliğin giderildiği ve yine Sayın Mahkemenize raporlandığı, dolayısı ile ön rapor ve 1. Ara rapor arasındaki çelişkinin ortadan kalktığı, - Borçlu Gerçek Kişiler Yönünden: Borçlu gerçek kişilerin (...-...- ...) tacir olmamaları sebebiyle, defter tutma yükümlülükleri bulunmadığından beratlarla ilgili giderilmesi gereken bir eksiklik bulunmadığı, 2. Mizan Farklılıkları ile ilgili olarak; Konkordato talep eden şirketlerin, Konkordato ön projesinde yer alan kaydi 29.02.2024 tarihli Bilançosu ile, daha sonra paylaşılan 29.02.2024 tarihli karşılaştırmalı bilançonun mali verileri arasında ciddi farklılıklara ait olarak, Sayın Mahkemenizin 28.06.2024 tarihli 2 nolu Ara Kararına ait olarak Davacılar vekilinin yapacağı beyandan sonra, Konkordato Komiser Heyeti olarak gerekli inceleme ve çalışmalar yapıldıktan sonra, Sayın Mahkemenize Görüş beyanında bulunulacağı,. Borçlu gerçek kişilerin (...-...-...) tacir olmamaları sebebiyle, defter tutma yükümlülükleri bulunmadığından, mali veriler ile ilgili açıklanması gereken bir farklılık bulunmadığı, 3. Borçlu ..., ... ve ...’nun sunduğu Ön Projedeki hisse satışı konusundaki eksikliğin, Borçlu Vekilinin 10.06.2024 tarihinde Sayın Mahkemenize sunduğu beyan dilekçesiyle açıklığa kavuşturulmuş olduğu, bu durumun 26/06/2024 tarihli Geçici Mühlet 1. ara raporumuzun “6.BORÇLU GERÇEK KİŞİLER YÖNÜNDEN” başlıklı bölümünde raporlandığı, dolayısıyla Ön Raporda tespit edilen iş bu eksikliğin, Borçlu tarafından tamamlandığı ve çelişkinin ortadan kalktığı, 4. Sayın Mahkemenin “28.06.2024 tarihli Ara Karar yazısında yer alan ve 13.05.2024 tarihli geçici komiser göreve başlama tutanağı ile heyetimize tevdi edilen görevlerin, 17.07.2024 tarihli Geçici Mühlet 2. Ara Raporumuzun 7 numaralı bölümünde 31.05.2024 tarihli son Mali Tablolar kullanılarak hazırlandığı'' yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Konkordato geçici komiser heyetinin 19/08/2024 havale tarihli ara raporunu sunduğu, raporda; ''.. nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere; Borçlu ... Yönünden 1. Güncel kaydi değer mali tablolarına göre şirketin özvarlığının; 30.06.2024 tarihi itibariyle 266.334.303,09 TL olduğu ve borca batık olmadığı, 2. 2024 yılı içerisinde toplam 106.960.682,00 TL tutarında alınan müşteri çeklerinin, herhangi bir mal ve hizmet temini karşılığı olmadan Borçlu tarafından, ilişkili maden şirketlerine aktarıldığı ve yine ilişkili maden şirketlerine finansman temini olarak kuruluşlarından günümüze aktarılan 40.925.567,78 TL ile birlikte toplam 147.800.749,78 TL’lik alacak tutarının hangi ödeme planı çerçevesinde tahsil edileceği, 3. Banka hesaplarında bloke tutulan paralar ile bankalardaki teminat çekleri ve senetlerinin, hazır değerler hesabındaki vinow bakiyelerinin ne kadarının kredi/ faiz kapamalarında kullanıldığının Bankaların önemli bir kısmının mutabakatlara cevap vermemesi sebebiyle iş bu rapor tarihi itibariyle tespit edilemediği, Ancak Bankaların vadesi gelen teminat çeklerini tahsil ederek kredi ve fazi kapamalarında kullandığı, 4. Borçludan alınan yazılı beyana göre, yaklaşık 100 milyon civarı çek karşılığı alınan sipariş avanslarının bulunduğu, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen eksiklikler sebebiyle fabrikanın faaliyetinin geçici olarak durudurulması nedeniyle üretimin aksadığı ve teslimlerin yapılamadığı, 5. ... Bölgesinde bulunan fabrika binasının iş bu rapor tarihi itibariyle faaliyete başlamamış olduğu, ...Yönünden 1. Güncel kaydi değer mali tablolarına göre şirketin özvarlığının; 30.06.2024 tarihi itibariyle 20.006.242,29 TL olduğu ve borca batık olmadığı, 2. Banka hesaplarında bloke tutulan paralar ile bankalardaki teminat çekleri ve senetlerinin, hazır değerler hesabındaki vinow bakiyelerinin ne kadarının kredi/ faiz kapamalarında kullanıldığının Bankaların önemli bir kısmının mutabakatlara cevap vermemesi sebebiyle iş bu rapor tarihi itibariyle tespit edilemediği, Ancak Bankaların vadesi gelen teminat çeklerini tahsil ederek kredi ve fazi kapamalarında kullandığı, 3. Borçludan alınan beyana göre yaklaşık 2.835.203,79 milyon civarı çek karşılığı alınan sipariş avansları bulunduğu, teslimlerin yapılamadığı, 4. ...üretiminin, ... tarafından fason yapıldığı dikkate alındığında, fabrika binasının açılmamış olmasının ...’ın konkordato projesi için de sorun olmaya devam ettiği, ...Yönünden 1. Aktifinde kayıtlı bir kısım makine teçhizat ve demirbaşları, 06.03.2024 tarihinde ... nolu fatura ile, ...AŞ. ne Kdv hariç 4.320.000,00 TL + KDV bedelle satıldığı ( muhasebe kaydının ise 30.06.2024 tarihinde yapıldığı ) satış bedelinin tahsil edildiği, 2. Kaydi değer mali tablolarına göre şirketin özvarlığının; 30.06.2024 tarihi itibariyle 7.249.675,75 TL olduğu ve borca batık olmadığı, 3. Banka hesaplarında bloke tutulan paralar ile bankalardaki teminat çekleri ve senetlerinin, bakiyelerinin ne kadarının kredi/ faiz kapamalarında kullanıldığının iş bu rapor tarihi itibariyle tespit edilemediği, Borçlu ..., ... ve ... Yönünden 1. Söz konusu gerçek kişilerin sunduğu Ön Projenin ve Konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı hususun değerlendirmesi ancak kaynak olarak gösterilen bahis konusu Maden Şirketlerinin, “şirket değerlemesi” yapıldıktan sonra ortaya konulabileceği için; gerçek kişiler için de projelerin değerlendirmesi sonraki raporlarımızda yapılacağı, Genel Olarak Konkordato geçici komiser heyeti olarak 10.05.2024 tarihinden bugüne kadar konkordato talep edenlerin faaliyetlerinin gözlemlenmesi dosyada mevcut bilgi, belgeler ile borçlu şirket yetkilisi beyanları, borçlu şirket merkezinde defter, kayıt ve belgeler üzerinde inceleme, denetim ve çalışmalarımızın devam ettiği, Fabrikanın kapalı olması sebebiyle esas faaliyet konusundan gelir elde edilememesi nedeniyle konkordato kaynaklarında oluşan sıkıntı sebebiyle revize proje verilmesine gerek duyulduğu, bu bağlamda Fabrikanın çalışır durumda olması halinde elde edilen karın da ne kadar olduğunun tespit edilemediği ve projenin ancak Fabrikanın çalışır durumda olması halinde kaynaklar bakımından gerçekçi olup olmadığının değerlendirilebileceği, bundan dolayı Fabrikanın ivedilikle çalışmaya başlaması gerektiği, ancak Fabrikanın çalışabilmesi için yapılacak olan ve resmi makamlarca öngörülen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra yine resmi makamlarca onaylanmasına bağlı olmasından dolayı, bütün bu sebepler göz önünde tutularak mevcut projenin özellikle kaynak bakımından revize edilmesi ihtiyacı hasıl olduğu; ayrıca maden şirketlerine her türlü finansman için aktarılan 147.800.749,78 TL’lik meblağın konkordato sürecine başvurmuş şirketlere iadesi bakımından somut ve en önemlisi zaman takvimini içeren bir planın hazırlanmasının önemli olduğu (ki ortaklar zaten maden hisselerini satacaklarını geçici komiser heyetine beyan etmişlerdir); Şirketlerin büyüklükleri ve rayiç değer tespitine ilişkin raporların da tamamlanması hususları hep birlikte dikkate alındığında; gerek borçlu şirketlerin gerekse de borçlu gerçek kişilerin finansal durumunun bir müddet daha izlenmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı'' yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Konkordato geçici komiser heyetinin 19/09/2024 havale tarihli nihai raporunu sunduğu, raporda; ''Konkordato talep eden şirkete ait 31.07.2024 mali tablolarının heyetimizce incelenmesi neticesinde takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Genel olarak, Bir konkordato projesinin değerlendirilmesinde ayrıca konkordatonun ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmaması dikkate alınması gerekmektedir (Yargıtay 6. HD., E. ... K. ... T. 26.10.2023; Yargıtay 6. HD., E. ... K. ...T. 10.4.2023; Yargıtay 6. HD., E. ...K. ... T. 20.9.2023). Bu husus özellikle faizsiz veya faizi düşük şekilde öngören projelere ön plana çıkmaktadır. Yargıtay 6. HD., E. ...K. ... T. 20.9.2023 kararında bu konu şöyle ifade etmektedir: “… Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır…”. Yargıtay HGK., E. ... K. ... T. 28.2.2024 kararında şu tespitleri yapmıştır: “… Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır. …”. Görüldüğü üzere anılan Yargıtay kararlarında özellikle projenin orantılı olması özelliği irdelenmekte ve alacaklıların menfaati bu şekilde korunmaya çalışılmaktadır ve genel olarak bu yöndeki projelerin orantısız olması gerekçesi ile uygun olmadığı yönünde kararlar verilmiştir (örneğin Yargıtay 6. HD., E. ... K. ... T. 10.4.2023 kararındaki tespit şu şekildedir: “… Tasdik edilen proje ile davacı şirketin ek faiz vermeksizin anapara borçlarını faizsiz konkordato tasdik tarihinden 3 ay sonra başlamak üzere 48 aylık vade içerisinde ödemesine karar verilmiştir. Mahkemece tasdikine karar verilen proje, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, şirket borçları, aktifinin değerine göre düşük seviyede kalmış ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Bu durumda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. …”. Ayrıca Yargıtay HGK. E.... K ... kararında aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir: “… Bölge Adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra davacı şirket projesini revize ederek bu kez konkordatoya tabi borçlarının tamamını faizsiz olarak tasdik tarihinden itibaren 3 ay ödemesiz süreden sonra 20 eşit taksitte 5 yılda ödemeyi teklif etmiştir. Faizsiz ödeme teklifi tenzilat konkordatosu kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Tasdik kararından itibaren ilave olarak 3 ay ödemesiz dönem kararlaştırılmış olması geçici ve kesin mühletlerden yararlanan şirketin tedbir kararlarından mevzuatta olmayan yeni bir süreden yararlandırma anlamına gelir. Bu hususun kabulü konkordatonun ruhuna uygun olmadığı gibi borca batık olmayan ödeme gücü olan şirketin faizsiz ödeme yani tenzilat konkordatosu talebini kabul etmek İİK’nın 305/1-b maddesinde ifade edilen teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil eder. …”. Somut projelerde ödeme konkordatoya tabi alacaklıların % 100’ünün, konkordato tasdik tarihinden başlayarak %15 faiz ile 6 ay veya bir yıl ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde üçer aylık taksitler halinde ödenmesi esasına dayanmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda anılan Yargıtay kararları kapsamında, somut projelerin orantılı olmaması ve konkordato ruhuna uygun olmadığı – özellikle şirketin borca batık olmaması dikkate alındığında - söz konusudur. Diğer yandan konkordato tasdik sonrası ödemenin, iflas halindeki ödemeye nazaran nasıl değerlendirildiği de önem arz etmektedir. Anılan kriter bakımından somut projede konkordato ile teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu sonucuna varılması mümkündür. Ayrıca içerik bakımından alacaklılar ve borçlunun serbest iradelerini kullanarak anlaşmaları süreç bakımından ve projenin kabulü bakımından önem arz etmektedir. Zaten Mahkeme tarafından tarafların haklarını korumak adına İİK m. 305 uyarınca belirtilen şartların incelenmesi öngörülmüştür. Bu bağlamda aslen somut projenin kabul edilmesinin önemli şartlarından biri de alacaklıların olumlu oy kullanmasına bağlı olmakla birlikte, projenin değerlendirilmesi bakımından anılan Yargıtay kararları ve Hukuk Genel Kurul kararları önem arz etmekte ve dikkate alınması gerekmektedir. Gerçi Yargıtay Genel Kurul kararları ilk derece mahkemelerini bağlamakta, yani onlar için uyulması zorunlu hukuk kuralı halini almaktadır. Bu bağlılık, yalnızca inceleme konusu olan dava için geçerlidir. Ancak bu tür kararlar başka davalar için de yol gösterici niteliktedir. Somut dosyadaki projelerde öngörülen ödeme planının olası tasdik kararından hemen sonra başlamaması, ödemenin (rapor tarihi itibarı ile) altı ay veya bir yıl sonra başlaması sebebiyle ve şirketin borca batık olmamasına rağmen, (ülkede enflasyonun yüksek olmasına rağmen) projelerde faizin düşük gösterilmiş ve dört seneye taksitlendirilen bir ödeme planı olması, Yargıtay kararları ışığı altında -Takdirin Sayın Mahkemede olmakla birlikte- olumsuz değerlendirilebilinmektedir. ... Yönünden: 1) Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 91 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, 2) Şirket’in 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 333.010.588,41 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, 3) Şirket’in 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 555.134.563,31 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 225.146.233,34 TL olduğu, 4) Maden Şirketlerine gönderilen 144.343.551,94 TL’lik nakit ve çek karşılığı alacaklar için net bir ödeme planı sunulmadığı, revize projede tahsilatın ortakların maden şirketlerindeki hisse satış gelirlerine bağlandığı, 5) Borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 1.230.716.188,17 TL olduğu, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin sayın Mahkemenizce kabul görmesi halinde konkordatonun tasdik tarihinden başlayarak, 1 yıl ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde 3 er aylık taksitler yerine getirileceği, her yıl için %15 oranında olmak üzere toplam 4 yıl için 184.625.901,92 TL teklif edildiği, 6) Konkordatonun başarısının ... fabrikanın üretime başlamasına, 2030 yılı sonuna kadar kesintisiz faaliyetine devam etmesine ve Ortakların maden şirketlerindeki hisse satış gelirlerine doğrudan bağlı olduğu; ancak her iki konkordato kaynağının da gerçekleşip gerçekleşemeyeceği kısmının – yukarıda açıklandığı üzere - net ve belirli olmaması, revize projedeki verilerin somutlaştırılmamış olması ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olmasına rağmen revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle gerçekleşip gerçekleşemeyeceğinin izlenemediği, dolayısıyla başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamayacağı, ...Yönünden: 1) Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 6 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, 2) Şirket’in 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 25.922.117,36 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, 3) Şirket’in 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 150.377.896,44 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri, enflasyon düzeltmesi zararı ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 18.339.411,68 TL olduğu, 4) Borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 196.602.213,89 TL olduğu, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin sayın Mahkemenizce kabul görmesi halinde konkordatonun tasdik tarihinden başlayarak, 6 ay ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde 3 er aylık taksitler yerine getirileceği, her yıl için %15 oranında olmak üzere toplam 4 yıl için 36.438.728,22 TL teklif edildiği, 5) Konkordatonun başarısının fason imalat yaptırılan ... fabrikanın üretime başlamasına, 2030 yılı sonuna kadar kesintisiz faaliyetine devam etmesine bağlı olduğu, ancak fabrika açılışının ne zaman olacağı konusundaki belirsizlik ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olmasına rağmen revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle gerçekleşip gerçekleşemeyeceğinin izlenemediği, dolayısıyla başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamayacağı, Kaya Beşeri Yönünden: 1) Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 3 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, 2) Şirket’in 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 26.197.566,75 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, 3) Şirket’in 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 19.513.678,34 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri, enflasyon düzeltmesi zararı ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 9.323.685,88 TL olduğu, 4) Borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 26.996.099,47 TL olduğu, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin sayın Mahkemenizce kabul görmesi halinde konkordatonun tasdik tarihinden başlayarak, 6 ay ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde 3 er aylık taksitler yerine getirileceği, her yıl için %15 oranında olmak üzere toplam 4 yıl için 7.653.508,51 TL teklif edildiği, 5) Konkordatonun başarısının, esas faaliyet konusundan elde edilmesi öngörülen 23.243.702,09 TL’lik kaynağın, mevcut ruhsatlarla birlikte yeni ilaç ruhsatı ile elde edilip edilemeyeceğine ilişkin revize projedeki verilerin somutlaştırılmamış olması ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olmasına rağmen revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle gerçekleşip gerçekleşemeyeceğinin izlenemediği, dolayısıyla başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamayacağı, Borçlu ..., ... ve...Yönünden: 1. Gerçek kişiler için sunulan revize projelerde konkordato ödeme planı sunulmamış olduğu, 2. Yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere; madencilik şirketlerindeki hisselerin satışı - yapılan ön satış sözleşmesi irdelendiğinde – net olmadığı, alıcının cayma hakkının olduğu ve alıcı kararını ön satış sözleşmesinin yapılmasından sonra bir yıl içinde verebileceğini, bunun somut dosyada Nisan 2025 tarihine denk geldiği görülmektedir. Ayrıca ön sözleşmede satış bedeli olarak 5.000.000 USD ( Beş Milyon Amerikan Doları) dan aşağı olmayacağı kararlaştırılmış olmakla beraber, bu miktarın net bir satış bedeli olmadığı da anlaşılmaktadır, zira taraflar satış bedeli üzerinde halen müzakere edebileceklerdir. Anılan iki husus dikkate alındığında, ön sözleşmenin yeterince net olmadığı, ön sözleşmenin bağlı olduğu şartların gerçekleşme ihtimalinin olduğu gibi gerçekleşmeme ihtimalinin de olduğu, asıl sözleşmenin kurulmasının bu şartlar çerçevesinde kesin (nihai) olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ön satış sözleşmesinin net bir kaynak teşkil ettiğini değerlendirmenin zor gözüktüğü, 3. Ayrıca, revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle gerçekleşip gerçekleşemeyeceğinin izlenemediği, dolayısıyla başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamayacağı,'' yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.
...Yönünden; Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 91 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Şirket’in 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 333.010.588,41 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, Şirket’in 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 555.134.563,31 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında dönem ticari zararının (-) 225.146.233,34 TL olduğu, Maden Şirketlerine gönderilen 144.343.551,94 TL’lik nakit ve çek karşılığı alacaklar için net bir ödeme planı sunulmadığı, revize projede tahsilatın ortakların maden şirketlerindeki hisse satış gelirlerine bağlandığı, Borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 1.230.716.188,17 TL olduğu, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin konkordatonun tasdik tarihinden başlayarak, 1 yıl ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde 3 er aylık taksitler yerine getirileceği, her yıl için %15 oranında olmak üzere toplam 4 yıl için 184.625.901,92 TL teklif edildiği, Konkordatonun başarısının ... fabrikanın üretime başlamasına, 2030 yılı sonuna kadar kesintisiz faaliyetine devam etmesine ve Ortakların maden şirketlerindeki hisse satış gelirlerine doğrudan bağlı olduğu, ancak her iki konkordato kaynağının da gerçekleşip gerçekleşemeyeceği kısmının net ve belirli olmaması, revize projedeki verilerin somutlaştırılmamış olması ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olmasına rağmen revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle konkordatonun başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamayacağı, ...Yönünden; Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 6 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Şirket’in 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 25.922.117,36 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, Şirket’in 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 150.377.896,44 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri, enflasyon düzeltmesi zararı ve finansman giderleri sonrasında dönem ticari zararının (-) 18.339.411,68 TL olduğu, Borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 196.602.213,89 TL olduğu, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin konkordatonun tasdik tarihinden başlayarak, 6 ay ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde 3 er aylık taksitler yerine getirileceği, her yıl için %15 oranında olmak üzere toplam 4 yıl için 36.438.728,22 TL teklif edildiği, Konkordatonun başarısının fason imalat yaptırılan ... fabrikanın üretime başlamasına, 2030 yılı sonuna kadar kesintisiz faaliyetine devam etmesine bağlı olduğu, ancak fabrika açılışının ne zaman olacağı konusundaki belirsizlik ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olmasına rağmen revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle konkordatonun başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamadığı, ... Yönünden; Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 3 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Şirket’in 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 26.197.566,75 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, Şirket’in 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 19.513.678,34 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri, enflasyon düzeltmesi zararı ve finansman giderleri sonrasında dönem ticari zararının (-) 9.323.685,88 TL olduğu, Borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 26.996.099,47 TL olduğu, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin konkordatonun tasdik tarihinden başlayarak, 6 ay ödemesiz süre sonundan başlamak üzere sonraki 4 yıl içinde 3 er aylık taksitler yerine getirileceği, her yıl için %15 oranında olmak üzere toplam 4 yıl için 7.653.508,51 TL teklif edildiği, Konkordatonun başarısının, esas faaliyet konusundan elde edilmesi öngörülen 23.243.702,09 TL’lik kaynağın, mevcut ruhsatlarla birlikte yeni ilaç ruhsatı ile elde edilip edilemeyeceğine ilişkin revize projedeki verilerin somutlaştırılmamış olması ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olmasına rağmen revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamadığı, Borçlu..., ... ve ...Yönünden; Gerçek kişiler için sunulan revize projelerde konkordato ödeme planı sunulmamış olduğu, madencilik şirketlerindeki hisselerin satışı, yapılan ön satış sözleşmesi irdelendiğinde net olmadığı, alıcının cayma hakkının olduğu ve alıcı kararını ön satış sözleşmesinin yapılmasından sonra bir yıl içinde verebileceğini, bunun somut dosyada Nisan 2025 tarihine denk geldiğinin görüldüğü, Ayrıca ön sözleşmede satış bedeli olarak 5.000.000 USD ( Beş Milyon Amerikan Doları) dan aşağı olmayacağı kararlaştırılmış olmakla beraber, bu miktarın net bir satış bedeli olmadığı, zira tarafların satış bedeli üzerinde halen müzakere edebilecekleri, anılan iki husus dikkate alındığında, ön sözleşmenin yeterince net olmadığı, ön sözleşmenin bağlı olduğu şartların gerçekleşme ihtimalinin olduğu gibi gerçekleşmeme ihtimalinin de olduğu, asıl sözleşmenin kurulmasının bu şartlar çerçevesinde kesin (nihai) olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ön satış sözleşmesinin net bir kaynak teşkil ettiğini değerlendirmenin zor gözüktüğü, ayrıca, revize projenin geçici mühlet içinde son günlerde sunulması nedeniyle gerçekleşip gerçekleşemeyeceğinin belirsiz olması, dolayısıyla konkordatonun başarıya ulaşabileceği yönünde kanaate varılamadığı anlaşılmıştır.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. İİK'nun 290/1-a bendinde konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmanın konkordato komiserinin görevlerinden olduğu düzenlenmiş ise de, proje konkordato talep edene aittir ve gerekli görüldüğü taktirde revize proje sunulması de davacının görevidir. Buna rağmen gerek verilen ilk 3 aylık geçici mühlet süresi ve 2 aylık ek süre içerisinde davacı tarafından konkordatonun başarıya ulaşacağına dair inandırıcı kanıtlar sunulmaya yönelik adımlar atılmamıştır. Geçici mühletten geçen yaklaşık 4 aylık süreçte 21/05/2024 tarihinden itibaren fabrikanın da kapalı olduğu dikkate alındığında, şirketin yaptığı satışların, satılan malın maliyeti sonrasında yaklaşık %15 brüt karlılık yaratabildiği, yaratılan nakit fazlasının faaliyet giderlerinin karşılamaya yettiği, ancak finansman giderlerini karşılayamadığı görülmektedir. Şirketin 2025-2030 yılları için ön gördüğü satışları gerçekleştirebilmesinin ...'nın ... ki fabrikasının açılışına bağlı olduğu, geçici mühlet süresinden sonra nihai raporun hazırlanmasından hemen önce 12/09/2024 tarihinde davacı tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Koruma Ürünleri Daire Başkanlığı'na eksiklikleri önemli ölçüde giderdiklerini, 20/09/2024 tarihine kadar da kalanını bitirmeyi planladıklarını ve bu tarihten itibaren üretim izni kontrolü için başvuruda bulunduklarını beyan etmiş ise de, bu süreye kadar şirketin devamlılığı için hayati öneme sahip bu başvurunun yapılmaması ya da geç yapılması mahkememizce verilen geçici mühlet süresi ve ek süre içerisinde geçici mühletin verildiği andaki verilerden önemli ölçüde farklı bir tablo ile de karşılaşılmaması, davacı vekili'nin fabrikanın açılma ihtimali sonucu ön görülen satışların gerçekleştirileceği, fabrikanın açılmama ya da ön görülen tarihten geç açılması ihtimaline karşılık, revize projede başka firmalara fason üretim yaptırılacağı ve şirketin borca batık olmadığı kriterini değerlendirerek 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini istemişse de, konkordatonun başarısının ... fabrikanın üretime başlamasına, 2030 yılı sonuna kadar kesintisiz faaliyetine devam etmesine ve Ortakların maden şirketlerindeki hisse satış gelirlerine doğrudan bağlı olduğu, ancak her iki konkordato kaynağının da gerçekleşip gerçekleşemeyeceği kısmının net ve belirli olmadığı, fabrikanın açılma ya da öngörülen tarihten geç açılması ihtimaline karşılık, revize projede başka firmalara fason üretim yaptırılabileceğinin belirtilmesine rağmen hangi firmalara fason üretim yaptırılacağı, üretim miktarı, üretim maliyeti, satış fiyatı gibi somut bilgilere yer verilmediği, esas faaliyet konusundan elde dilecek kaynak için fabrikanın açılışının zorunluluk olarak gözüktüğü, revize projedeki verilerin somutlaştırılmamış olması ve projedeki kaynakların gerçekleşmesinin belirsiz olması karşısında bu şekilde konkordato projesinin uygulanabilirliği tartışmalı olduğu, davacının projesinin başarıya ulaşmasını genel olarak üretim yaparak hedeflediği satışların gerçekleşmesi temeline dayandırılması gerçekçi ve sağlam, alacaklıların menfaatini de koruyan bir durum olmadığı kanaatine varılmıştır. Kesin mühletin verilmesi şartlarının değerlendirilmesinin somut proje üzerinden yapılması gerektiğinden yukarıda sözü edilen konulardaki davacı yanın yazılı ve sözlü beyanlarına itibar edilememiştir. Konkordato ön projesinde belirtilen hedeflere ve geçici mühlet içerisindeki şirket faaliyetlerine bakıldığında, ulaşılan veya ulaşılabilirliği net olan herhangi bir hedefin olmadığı görülmektedir. Geçici mühlet içerisinde kaynak üretmeye yönelik somut bir çalışma olmadığı, şirket tarafından kaynak yaratmak ve gelir elde etmek amacıyla satışlarına önem verilmiş ise de mahkemece verilmiş olan tüm geçici mühlet ve uzatma süresi içinde önemli bir faaliyet geliri elde edilemediği, satışlarından beklenen faydanın elde edilemediği, davacı şirketin borca batık olmamasına rağmen, olağan faaliyetlerinden elde edeceği karın borçlarını ödemede yetersiz olduğu, olağan ticari faaliyetlerinden ön projede belirtilen karı elde edemeyeceği anlaşılmaktadır. Komiserler kurulunun raporunda davacının konkordato projesindeki hedeflerini gerçekleştiremediği, gerçekleştirme şansının da bulunmaması, kısa vadede çözüm üretilmesine katkı sağlayacak sermaye artışı veya kredi temini ile ilgili her hangi bir girişimin olmaması buna dair revize projenin düzenlenmemiş bulunması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda mevcut durum itibariyle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı kanaatine varılmıştır.
Konkordato talep eden davacı gerçek kişiler yönünden ise, "...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ..., ... ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketlerin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişilerin kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, borçlular ..., ... ve ... konkordato teklifi, ortağı oldukları davacı şirketlerin banka ve finans kurumlarına olan kredi borçlarına kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir.
Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148)
Somut uyuşmazlıkta, borçlular ..., ... ve...dosyaya sunulu ön projelerine göre, müteselsil kefaletten kaynaklanan borçların tamamının ortağı oldukları asıl borçlu olan davacı şirketler tarafından ödeneceğinin öngörüldüğü, şirket borçlarından kaynaklı bir ödeme planı veya iyileştirme planı sunmasını gerekli kılacak yeterli bir gelirlerinin bulunmadığı, davacı gerçek kişilerin madencilik şirketlerindeki hisselerinin satışına ilişkin yapılan ön satış sözleşmesi incelendiğinde, ön sözleşmenin net olmadığı, alıcının cayma hakkının olduğu ve alıcı kararını ön satış sözleşmesinin yapılmasından sonra bir yıl içinde verebileceği, bunun somut dosyada Nisan 2025 tarihine denk geldiği, ayrıca ön sözleşmede satış bedeli olarak 5.000.000 USD ( Beş Milyon Amerikan Doları) dan aşağı olmayacağı kararlaştırılmış olmakla beraber, bu miktarın net bir satış bedeli olmadığı, zira tarafların satış bedeli üzerinde halen müzakere edebilecekleri, komiser heyeti tarafından sunulan raporlardan anlaşılmaktadır. Ne var ki, her üç borçlu gerçek kişi yönünden konkordato ön projesi sunulmuş olsa da, ödeme planları ve ödeme tekliflerinin borçlu şirketlerin projesiyle aynı olduğu, buna göre borçlu gerçek kişilerin, şirketlerden bağımsız projesi bulunmadığı gibi projelerinin başarısının da, borçlu şirketlerin projesinin başarısına bağlı kılınarak tamamen borçlu şirketlerin ön projesi üzerine temellendirildiği, ayrıca sunulan projelerin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği dikkate alındığında bağımsız ve kendine özgü tedbir içermeyen konkordato projesi başarıya ulaşamayacağından mahkememizce, iflasa tabi olmayan borçlu gerçek kişilerin kesin mühlet verilmesi talepleri yerinde görülmemiştir.
Borçlu şirketlerin kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır. Dosya kapsamı, sunulan mali tablolar ve geçici komiserler kurulunun tüm raporları birlikte somut olarak değerlendirildiğinde konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı anlaşılmıştır. İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de davacı şirketler hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre davacıların borca batık olmadığı, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında belirtildiği üzere borca batık olmadığı anlaşılan şirket hakkında ayrıca borca batıklık araştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine uygun olmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2023 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı emsal ilamının da bu doğrultuda olduğu, davacının iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı şirketin konkordato davasının reddine ve geçici mühlet kararı ile birlikte davacı hakkında verilmiş olan tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Borçluların kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ANONİM ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ANONİM ŞİRKETİ, ... T.C. Kimlik Nolu ..., ... T.C. Kimlik Nolu ... ve ... T.C. Kimlik Nolu ... hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,
... ANONİM ŞİRKETİ, ... ŞİRKETİ, ... ANONİM ŞİRKETİ, ..., ... ile ...'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2-Peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-Borçlular ... Şirketi, ... Anonim Şirketi, ..., ... ile ... tarafından yatırılan konkordato gider avansından komiser heyeti ücretlerinin ödenmesinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde borçluya iadesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacılar vekilleri, davacılar ..., ... ile ... ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293. maddesi uyarınca borçlular yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 26/09/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
KARŞI OY : Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Diğer taraftan iyileşme kavramı, borçlunun alacaklılara tam ve zamanında ödeme yapabilecek şekilde ödeme gücünü kazanması şeklinde anlaşılabilir ise de, İİK'nın 291. madde çerçevesinde özellikle açıklanmamış ve konu kazai içtihatlara bırakılmıştır.
Somut olayda;Konkordato geçici komiser heyeti raporunda, teklifin başarıya ulaştırılabilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Tarım ilacı, gübre ve beşeri ilaç üretimi konusunda faaliyet gösteren ... A.Ş'nin ...retim tesislerindeki faaliyetin 21.05.2024 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından geçici olarak durdurulması sonrasında davacı şirketin faaaliyetine sınırlı olarak devam ettiği,... A.Ş'nin yüksek miktarda kısa vadeli borçlarının olduğu ve bu borçlarını ödemekte zorluk çektiği, ...’daki üretim tesisinin faaliyete geçmesinin teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşması için zorunlu olduğu aksi halde projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, kendi üretim tesisi bulunmayan ve ... ile ilişkili şirketlerden olan ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş.'nin konkordato projesinin başarıya ulaşması için de ...'ya ait ...’daki üretim tesisinin tam kapasite çalışmaya başlamasının zorunlu olduğu , davacı ... tarafından, üretim tesisisinin tam kapasiteyle faaliyete geçebilmesi amacıyla ilgili kurumlara geçici mühlet tarihinden sonra başvuruda bulunulduğu ancak başvuru ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, davacı borçlu şirketlerin konkordato projelerinin başarıya ulaşmayacağına kanaat getirilebilmesi için başvuru sonucunun makul bir süre daha beklenilmesi gerektiği,ancak başvuruya olumsuz cevap verilmesi halinde borçlu şirketlerin konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağından söz edilebileceği anlaşılmakla İİK 289/3 Maddesi kapsamında borçlu şirketler yönünden bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu sebeple değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
BAŞKAN