T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/361 Esas
KARAR NO : 2025/459
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalılar arasında yapılan iş neticesinde 31.01.2019 tarihli, 97.980,63TL tutarlı taraflar arasında yapılan sözleşmeden doğan fatura ve cari hesap alacağını davalıların ödememesi üzerine davaya konu icra takibi başlatıldığı; takibe haksız olarak itiraz edildiği neticeten davanın kabulüne ve ... 20.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazların iptaline, davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve noter masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/ Davalılara dava dilekçesi ve ekleri ile tensip tutanağının usule uygun olarak tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının takip dosyası kapsamında davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 27.11.2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir Banu Kiper'den alınan 18.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği ticari defterlerde yapılan incelemeye göre; Davacının 2019 yılına ait yasal defterlerinin ; “Ocak ayı Açılış Beratı “ 30.04.2019 olması gereken yasal süresinden sonra GİB sistemine yüklendiği görülmüş olup, sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkemenizin takdirinde olduğunu, davacının 2020 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre; ticari defterlerin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu görüldüğünü, 2018 yılı yasal defterleri davacı şirketin muhasebe yetkilisinden fiziki olarak iletilmesi talep edilmiş olup, sadece tasdik bilgileri iletildiğini, kapanış tasdiki görülmediğini, sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkeme takdirinde olduğunu, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün 02.03.2020 tarih ... E.Nolu Takip dosyası incelendiğinde “Davacı ... Şirketi. “tarafından Davalı ... Şirketi ve ... aleyhine haciz talebiyle yürütülen takipte, borcun sebebinin 31.01.2018 tarihli ...nolu , 11.12.2018 tarihli ...nolu , 31.01.2019 tarihli ... nolu faturalar tahtında doğan cari ekstresinde bakiye alacak tutarı 97.980,63 TL + İşlemiş Faiz 9.398,09 = Dava değeri: 107.378,72 TL olarak belirtildiği görüldüğünü, taraflar arasında 16.05.2024 tarihinde ...dosya numaralı ve ... başvuru numaralı dava şartı arabuluculuk hizmetine ilişkin görüme son tutanağı imzalandığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı şirketin sunduğu cari hesap ektresine göre 31.01.2019 tarihinde “davalı ... ve ...şti.” nin 97.980,63 TL borçlu olduğu görülmüştür. İlgili tutar davacının ticari defterinde yapılan inceleme sonucu Borç alacak ilişkisinin oluştuğu teyit edildiği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar aleyhine başlatılan takip kapsamında davalıların ayrı ayrı icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İcra takibine konu alacağın 97.980,63 TL asıl alacak; 9.398,09 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 107.378,72 TL olduğu; takip dayanağının 31.01.2019 tarihli 97.980,63 TL tutarlı taraflar arasındaki sözleşmeden doğan alacağın tahsili talebi olduğu; fatura ve cari hesap takip talebi ekinde yer aldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü Sorumluluğundaki Devlet ve İl Yollarında bulunan muhtelif yaya üst geçitleri ve merdivenlerin boyanması işine ait sözleşme imzalandığı; davacının yüklenici davalının iş sahibi olduğu birim fiyat üzerinden iş kabul edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK m.222/1 gereği taraflara m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini, 06/01/2025 incelemenin yapılacağı tarihte mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edildiği; takip dayanağında yer alan faturalar yönünden taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması hususunda taraflara usule uygun tebligat yapıldığı ve davalı tarafların ticari defter ibrazında bulunmadığı anlaşılmakla davacı taraf ticari defter üzerinde yapılan incelemede 2018 yılına ait kapanış tasdik belgesinin sunulmadığı anlaşılmıştır. Süresi içerisinde 2018 yılı kapanış tasdiki sunulmadığından yeniden sunulması talebi ayrıca değerlendirilmemiştir. 2018 yılı ticari defteri davacı lehine delil teşkil etmeyecektir. Bu nedenle 2018 yılına ait faturalar kapsamında davacı lehine delil teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. 2019 yılı ticari defterinin usule uygun tutulduğu anlaşılmakla bilirkişi rapor dikkate alındığında 2019 yılı 31.01.2019 tarihli fatura ve cari hesap ekstresi de dikkate alındığında 97.980,63 TL davalının borçlu olduğu anlaşılmakla iş bu miktar üzerinden davacının davalılar aleyhine takip başlatmakta haklı olduğu anlaşılmakla iş bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar takip kapsamında işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalıların takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla iş bu kısım yönünden takip talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Alacak likit olduğundan 97.980,63 TL’nin %20 olan 19.596,12 TL'nin icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
2-Davalıların ... 20. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibin 97.980,63 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin iş bu alacak miktarı üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
3-97.980,63 TL’nin %20 olan 19.596,12 TL'nin icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.693,06 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.296,88 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.396,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 6.615,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 6.036,03 TL yargılama gideri, 1.296,88 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı toplamı 7.760,51 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.467,41 TL'nin davalıdan, 332,59 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır