T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/438 Esas
KARAR NO : 2026/594
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Sürücü ...'n idaresindeki ... plakalı araç ile 06/04/2022 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca çarparak hasar görmesine sebep olduğunu, taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracının arka kısımlarına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza sebebiyle davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkili aracında oluşan hasarın müvekkilinin kasko şirketi olan ... Sigorta A.Ş nezdinde yer alan poliçe ile tamir edildiğini, müvekkilinin aracının meydana gelen kaza neticesinde ciddi manada değer kaybına uğradığını, hasar önceki orjinal olan parçaların eşdeğer parçalar ile değiştirildiğinden hasar farkının oluştuğunu, müvekkilinin tamir sürecinde kazanç kaybına uğradığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamaya varılamadığını, müvekkilinin aracını 30 gün süre ile kullanamadığını, günlük 3.000,00-TL olmak üzere en az 90.000,00-TL kazanç kaybı ödenmesinin gerektiğini, Tüm bu nedenlerle, 50 TL değer kaybı, 50 TL hasar farkı, 50-TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, dava yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Huzurdaki dosyanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi için öncelikle bu davayı açan bakımından bir hukuki yarar bulunmasının gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, Yukarıda açıklanan sebepler ve resen gözetilecek nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davalı sürücü Hacı Peker sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı adına kayıtlı ... Plakalı aracın çarpışması sonucu 06/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia olunan hasar nedeni ile davacının, davalılardan dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı, hasar farkı ve onarım sürecindeki kazanç kaybı sebebine dayalı tazminat istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup, haksız fiile ilişkin zamanaşımı hususu, Türk Borçlar Kanunu 72 ve K.T.K. 109. Maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuni düzenlemelerden anlaşılacağı üzerine zamanaşımı, zarara uğrayanın zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. Kazadan dolayı zarara uğrayan kişinin zararını eksper raporu ile öğrenmesi mümkün olduğundan mahkememizce celp edilen ... Limite Şirketi tarafından düzenlenen eksper raporu tarihinin 09/06/2024 olduğu bu nedenle zararın öğrenildiği tarihin işbu tarih olduğu, mezkur kaza sebebi ile zamanaşımı süresinin 09.06.2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, davacı tarafından 22.05.2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığı ve bu tarih itibari ile zamanaşımı süresinin kesildiği anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 10/12/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 makine mühendisi, 1 Trafik bilirkişisine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında tarafların kusur oranlarının da incelenerek davacının meydana gelen kaza nedeniyle tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ve...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli raporda özetle;"Kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...” in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu , ... plakalı dava dışı kamyonet sürücüsü ...” in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu,... plakalı davacı taraf kamyonet sürücüsü ...” in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir. Hasar Tespiti Yönünden; dava konusu araçta orijinal parça kullanımı ile KDV hariç ve işçilik Dahil 52.390,72 TL hasar meydana gelmiş olduğu yönün de tespitte bulunulmuş olduğu, Bu kapsamda talebe bağlılık ilkesi gereği talep edilmiş olan 52.000,00 TL nin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, dosya muhteviyatında hasar miktarı her ne kadar 32. 000,48 TL olarak belirtilmişse de ödeme yapılmış olduğuna dair dekont bulunmadığında bu rakam gerçek hasar miktarından tenzil edilememiştir. değer kaybı hesaplaması yönünden; Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu araçta orijinal parça kullanımı ile kdv hariç ve işçilik Dahil 52.390,72 TL hasar meydana gelmiş olduğu yönün de tespitte bulunulmuş olduğu, Dava konusu aracın SBM kayıtlarına göre dava konusu kaza öncesinde geçmiş hasar kaydı bulunup bulunmadığına dair dosya muhteviyatında bilgi, belge ve doküman bulunmadığı,( MENFİ), Dava konusu aracın dosya muhteviyatına sunulmuş olan Ekspertiz Raporları ve kazalı araç fotoğraflarının incelenmesi neticesinde kaza tarihindeki değer kaybı hesaplamasına esas; hasarının bulunduğu, Dava konusu aracın yapılan inceleme ve araştırma neticesinde gerek internet siteleri, gerek tamir atölyeleri/ servisleri gerekse galerilerden yapılan araştırmalarda, pandeminin ve ekonomik dalgalanmaların araç 2. El piyasalarda yukarıya doğru iveme ile yaratmış olduğu artışın dikkate alınması ile kaza tarihi itibariyle ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı / ... tarafından belirtilen Kasko Değeri ile birlikte dikkate alınması ile 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 635.000,00 TL civarında olduğu, Dava konusu aracın hasarlı parçalarının daha önce hasar görmemiş olması durumunda Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle REEL PİYASADA; Dava konusu aracın kazadan önceki kazasız (Dosya muhteviyatına sunulmuş olan Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda dava konusu aracın geçmiş hasar kaydına yönelik bilgi, belge ve doküman bulunmadığı görülmüştür.) 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu artırıcı etkinin dikkate alınması ile 635.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (6.865 km de) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 635.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 635.000,00 TL — 565.000,00 TL = 70.000,00 TL civarında olacağı,| araç mahrumiyet / kazanç kaybı yönünden; Dava konusu araçta orijinal parça kullanımı ile KDV hariç ve işçilik Dahil 52.390,72 TL hasar meydana gelmiş olduğu yönün de tespitte bulunulmuş olduğu, Bu kapsamda dava konusu araçta meydana gelmiş olan hasar ile doğru orantılı olarak aracın Yargıtay içtihatları gereği ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak makul onarım süresinin yaklaşık 12 (oniki) iş günü olacağı, (Malzeme temin süreci dahil edilmiştir.) Söz konusu aracın günlük olarak 12 (oniki) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 352,77 TL X 12 = 4.233,33 TL olacağı, Bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 10.200,00 TL -4.233,33 TL = 5.966,67 TL araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli/ kazanç kaybı alacağının bulunduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 08/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyamızın önceki Bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 05/05/2025 tarihli ek raporda özetle; " Dosya muhteviyatına sunulmuş olan tüm bilgi, belge ve dokümanlar incelenerek değerlendirme yapılmış olduğundan davalı vekili iddialarının gerçeği yansıtmadığı, bilakis değerlendirilen her hususun yargıtay kararları ile desteklenerek nihai taktir ve hukuki değerlendirmenin Sn. mahkemeye bırakılmış olduğu, Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını, bunun haricindeki Kök Raporda Kök Rapor görüş ve kanaatlerimizin aynen devam ettiğini görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 16/09/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/11/2025 tarihli ek raporda özetle;"Dosya kapsamında 19.12.2022 tarihinde 18.000,00 TL ve 06.08.2024 tarihinde 14.597,61 TL değer kaybı ödemesi davacı vekiline yapılmış olduğunun kabulü ile davacının bakiye 70.000,00 TL -37.402,39 TL ( 18.000,00 TL + 14.597,61 TL) bakiye alacağının bulunduğunu, Dava konusu aracın geçmiş hasar kaydı bulunduğuna dair dosya muhteviyatına bilgi, belge ve doküman sunulmamış olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye 27.07.2022 tarihinde 32.000,00 TL rücuen tazminat ödemesi yapılmış olduğundan davacın bakiye 52.390,72 TL - 32.000,00 TL =20.390,72 TL bakiye hasar alacağının bulunduğu, Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alını ını , gerek Kök Rapor gerekse 1. Ek Raporda davalı vekili iddialarına Yargıtay kararlarından istifade edilerek cevap verilmiş olduğu, bu kapsamda Sn. Mahkeme ara kararı gereği dosya muhteviyatına yeni kazandırılan müzekkere cevapları incelendiğinde Kök ve 1. Ek Rapor görüş ve kanaatlerimin aynen devam ettiği " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, 06/04/2022 günü davalı ...sevk ve idaresindeki, diğer davalı şirkete ait ... plakalı kamyonetin davacıya ait ve dava dşı ...'in kullanımında olan ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası kapsamında davacının davalı araç maliki ve sürücüsünden hasar tazminatı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla diğer bir kimseye zarar vermesidir. Bu tanıma göre haksız fiilinin unsurları; fiil (davranış), zarar, kusur, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve hukuka aykırılıktır. Bir fiilin tazminat borcu doğurabilmesi için en önemli unsur zarardır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. KTK 85/1 maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir.6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dava, trafik kazası nedeni ile açılan tazminat davası olup, KTK.nın 88.maddesi gereğince “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61.maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK.nın 85.maddesi, sigorta şirketinin sorumluluğu aynı kanunun 91.maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise ise TBK'nın 49.maddesidir ve aralarındaki ilişki; aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. (Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih ... E. ... K., 28.03.2016 tarih ...E....K., 04.04.2016 tarih ... E....K., 17.03.2014 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamları )
Dosya kapsamında trafik kaza tespit tutanağı ve kusur raporu bir arada değerlendirildiğinde 06/04/2022 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Mahmutbey cadde istikametinde seyri sırasında olay mahalli geldiğinde , önünde aynı istikamette seyrini sürdüren ve önündeki trafik nedeni ile yavaşlayan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüse arkadan çarptığı, çarpma sonucu direksiyon hakimiyetini kaybeden ... plakalı kamyonet sürücüsünün yine önünde istikamette doğru seyrini sürdüren dava dışı sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı arkadan çarptığı, çarpma sonucu davacıya ait ... plakalı kamyonette maddi hasar ile neticelenen dava konusu kazanın meydana geldiği, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalline yaklaştığı, meskun mahal içerisinde seyrini mahal şartlara göre ayarlamadığı, önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren ve trafik zorunluluğu nedeni ile yavaşlayan dava dışı kamyonet sürüsünü yakın mesafeden sonucu takip mesafesini ihlal ederek arkadan çarptığı, çarpma sonucu kendi aracının ötelenerek yine önünde aynı istikamette seyrini sürdüren kamyonette arkadan çarptığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 sayılı KTK m. 84/d maddesini ( arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli
derecede kusurlu olduğu; davacı araç sürücüsünün mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı
olayda atfı kabil kusuru olmadığı tespit edilmekle iş bu kaza kapsamında meydana gelen zararların tazmini talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davacıya ait ... plakalı kamyonet ile davalının sigortalısı olan ... plakalı aracın 06/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası kapsamında değer kaybı yönünden davacının, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yaptığı; ... tarihli, K-... Sayılı tahkim dosyası kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda dava konusu aracın 30.000 TL değer kaybına uğradığı, başvurudan önce yapılan 18.000 TL ödemenin tenzili ile bakiye 12.000 TL değer kaybı hesaplandığı,bilirkişi raporu ile hesaplanan 12.000 TL değer kaybının, 06.08.2024 tarihli dekontlar ile tazminatın ve tüm ferilerinin ödendiği,, konusuz kalan başvuru hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair temyiz yolu açık olmak üzere kesin olarak karar verildiği, kararın 05/11/2025 tarihinde KEP üzerinden başvurucu ve davalı tarafa tebliğ edildiği, karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağı beyan olunmaması sebebiyle mahkemede hakem kararına karşı saklama dosyası da oluşturulmadığı anlaşıldığından;... - ... sayılı kararın Komisyon içi başvuru yollarının tükendiği tespit edilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesinde 50 TL değer kaybı tazminat talebinde bulunulurken fazlaya dair haklar saklı tutulmuş olup, davada talep edilebilecek üst sınır tazminat miktarı belli olmadığından, uyuşmazlık hakemi tarafından verilen karar, talebin içeriğine, tarafların farklı olmasına ve HMK hükümlerine göre kesin olan kararlardan olmayıp, itirazı kabil kararlardan olduğu gözetilerek ihbar olunan vekili tarafından yapılan usule ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 17. HD ... Esas .... Karar sayılı ilamında da "... Mahkemece, hasar konularında uzman bilirkişi(makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça sunulan faturadaki hasar onarım bedellerinin denetlenmesini sağlamak amacıyla, fatura edilen hasarların kazayla uyumlu olup olmadığı, hasar onarım bedellerinin piyasa rayiç değerleriyle uyumlu olup olmadığı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken," ibaresi uyarınca davacının aracında meydana gelen değer kaybı yönünden, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın ortaya konularak değer kaybı bedeli hususlarına kök raporda hasar dosyasının celbi talep edildiği; ek raporda yapılan tespitler değerlendirildiğinde aracın kazadan önceki piyasa rayiç bedeli belirlenirken, daha önceki kazalardaki değer kayıpları da dikkate alınarak piyasa rayiç bedeli belirlemek gerekir.
Değer kaybı tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, dava konusu aracın kaza tarihinde değer kaybı hesaplamasına esas yapılan değerlendirmede, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay
tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi kararına göre, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu aracın dosya kapsamında sunulu Ekspertiz Raporları ve kazalı araç fotoğraflarının incelenmesi neticesinde Bagaj Kapağı, Arka Çamurluk Davlumbazı, Arka Tampon, Arka Tampon Demiri, Arka Panel, Havuz Sacı, Arka Çamurluk kısımlarında hasar oluştuğu, dava konusu araçta orijinal parça kullanımı ile KDV ve işçilik dahil 52.390,72 TL hasar meydana gelmiş olduğunun Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından tespit edildiği, Sigorta Bilgi Gözetim kayıtlarında dava konusu araçta kazadan önce başka bir hasar kaydının bulunmadığı, kaza tarihi itibariyle davacı aracın piyasa değerinin 635.000-TL olduğu, kaza sonrası güncel piyasa değerinin 565.000 TL olduğu, kaza öncesi tespit edilen ekonomik değerlerden ve kaza sonrası tespit edilen değeri çıkarıldığında (635.000.-TL-575.000.-TL) güncel araç değer kaybının 70.000.-TL olduğu, dosya kapsamında 19.12.2022 tarihinde 18.000,00 TL ve 06.08.2024 tarihinde 14.597,61 TL değer kaybı ödemesinin ihbar olunan davalı zmss tarafından davacı vekiline yapılmış olduğu bu hali ile davacının 70.000,00 TL - ( 18.000,00 TL + 14.597,61 TL)=37.402,39 TL bakiye değer kaybı alacağının bulunduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybı yönünden, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın ortaya konularak değer kaybı bedeli hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 21/04/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 40.000 TL bakiye değer kaybı bedeli talep edilmekle hesaplanan 37.402,39 TL üzerinden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bakiye hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede Yargıtay 17. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında da "... Mahkemece, hasar konularında uzman bilirkişi(makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça sunulan faturadaki hasar onarım bedellerinin denetlenmesini sağlamak amacıyla, fatura edilen hasarların kazayla uyumlu olup olmadığı, hasar onarım bedellerinin piyasa rayiç değerleriyle uyumlu olup olmadığı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken," ibaresi uyarınca alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinde iskonto uygulanmaması, hesaplamanın orijinal parça fiyatı üzerinden yapılması, hesaba KDV'nin dahil edilmesi ve davacının gerçek zararı üzerinden yapılan hesaplama ve incelemede dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu gerçek zararın 52.390,72 TL olduğu; davaya konu kaza sebebi ile davacıya ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ tarafından 16/06/2022 tarihinde 32.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, iş bu bedel de düşüldüğünde 52.390,72 TL- 32.000,00 TL= 20.390,72 TL davacının bakiye hasar bedeli talep edebileceği, davacı vekili tarafından sunulan 21/04/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 19.999,52 TL bakiye hasar farkı bedeli talep edilmiş olmakla HMK md. 26 uyarınca işbu miktar bakımından davacının bakiye hasar bedeli talep edebileceği anlaşılmıştır.
Araç mahrumiyeti tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, Yargıtay 17. HD ... Esas...Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; “davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği anlaşılmakla aracın ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak makul onarım süresinin yaklaşık 12 (oniki) iş günü olacağı, (malzeme temin süreci dahil edilmiştir.) Yapılan araştırmalara göre aynı özellikte bir aracın güncel kira bedelinin günlük 850,00 TL olduğunun görüldüğü, bu durumda günümüz şartlarında (850,00 TL X 12 Gün) 10.200,00 TL kazanç kaybı oluşacağı, Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 635.000,00 TL civarında olduğu, aracın yıpranma payının rayiç değerine oranla günlük 352,77 TL olacağı, Söz konusu aracın günlük olarak 12 iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 352,77 TL X 12 = 4.233,33 TL olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği tenzili ile davacının 10.200,00 TL - 4.233,33 TL = 5.966,67 TL araçtan mahrum kalma tazminatı talep edebileceği, davacının aracı ticari araç olması sebebi ile avans faizi işletilmek sureti ile davacının,19.999,52-TL bakiye hasar bedeli, 37.402,39-TL bakiye değer kaybı bedeli, 5.966,67-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 63.368,58-TL'nin kaza tarihi olan 06/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 19.999,52-TL bakiye hasar bedeli, 37.402,39-TL bakiye değer kaybı bedeli, 5.966,67-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 63.368,58-TL'nin 06/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.328,71-TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 3.901,11-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.597,61-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan toplam 11.061,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 10.626,30-TL yargılama giderinin ve 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı ve 698,95-TL ıslah harcı toplamı 12.180,45 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 3.650,36 -TL'nin davalılardan, 149,64-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır