T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/462
KARAR NO : 2025/643
DAVA : İtirazın İptali ( Havale - TBK m. 555 vd.)
DAVA TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizin 22/02/2024 tarihli, ... Esas - ... K. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 28.06.2024 tarihli ... E.... K. sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi, Havaleden Kaynaklanan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın (T.C. vatandaşlığı öncesi ... ismine sahiptir) aslen İran vatandaşı olup icra takibi açıldığı aşamada geçici kimlik numarasına sahip olduğunu, ...'nun Türkiye'de oturma izni olan Türkiye'de yatırımları bulunan ve vatandaş olmak için bekleyen kanunlara ve yasalara saygılı biri iken davaya konu ihtilaflar meydana geldiğini, hali hazırda müvekkilinin T.C. vatandaşı olduğunu, müvekkilinin ilk olarak amacı doğrultusunda mülk alarak vatandaşlık başvurusu yapmaya çalıştığını, bu kapsamda davalı ...'nin şirket yetkilisi ...; "benim ...'da bir yerim var onu sana satarım, şirketim ...'ya parayı gönder, tapuyu üzerine geçiririz, sen de rahatça vatandaş olursun, hem ...'a da yakın" diyerek müvekkilini kandırdığını, müvekkilinin karşı yanın telkinlerine aldandığını ve bu nedenle gayrimenkulün kendisine devri için davalının şirketi olan ... (... Vd - ...) hesabına para gönderdiğini, müvekkilinin davalının hileli davranışları üzerine davalılara ve davalıların yetkilisi ve hissedarı olduğu şirketlerine toplam 13.647.955,43 TL - 195.000,00 USD - 165.000,00 Euro (bugünkü güncel kurla toplam yaklaşık 24.000.000,00 TL [yirmidört milyon Türk Lirası]) gönderdiğini, iş bu itirazın iptali davasına konu icra takibinin de bu ödemelerden birine yönelik olduğunu, müvekkilinin karşı yandan gerek vatandaşlık için kendisine verilecek Van'daki gayrimenkulün verilmemesi gerekse de şirket hissesi devredileceği vaadiyle yapmış olduğu yaklaşık 24 milyon Türk Lirasına kavuşmak için yasal icra takipleri başlattığını, müvekkilinin hesabından ...'nin hesabına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD para gönderildiğini, bu paraların karşı yanın müvekkiline şirket hissesi vereceğini söyleyerek kandırması sonrası meydana geldiğini, müvekkilinin dolandırıldığını anladığını ve bu konuda Savcılık şikayeti yaptığını ve alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini, müvekkiline parasını iade etmeyeceğini ve hisse devrini yapmayacağı açık olan davalıya karşı hukuka uygun yasal takip başlatıldığını, müvekkili tarafından, müvekkiline ait olan ... Bankası Müşteri Numarası: ... Iban No: ... olan hesabından ve ... (dolar hesabı) hesabından, ... hesaplarına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD tutarında para gönderdiğini, karşı yanın müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek için icra takibine tamamen kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, müvekkili ile karşı yan arasındaki icra takibinde alacağın gerçek miktarı belli sabit ve borçlu tarafından da kolayla belirlenebilir nitelikte olduğunu, karşı yanın tamamen haksız ve mesnetsiz şekilde kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, karşı yanın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, hiçbir hukuki ve makul sebebe dayanmayan itiraz olduğunu, müvekkili tarafından takiple talep edilen bedelin belirli kesin ve net olmasına rağmen karşı yanın hiçbir makul ve hukuki sebebe dayanmayan itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ve re sen dikkate alınacak sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının kaldığı yerden devamını, borçlunun takip konusu borcu mevduata uygulanacak en yüksek reeskont avaans faizi ile ödemeyi, borçlunun kötüniyetli ve haksız itirazından dolayı likit olan asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddialarının adi alacak - borç ilişkisi kapsamındaki inanç temeline dayandığının görüldüğü, bu kapsamda işin esasına girilmeksizin yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacının henüz 20'li yaşlarının başında tek başına ekonomik bir bağımsızlığı olmayan, müvekkili şirket hissedarı ve yetkilisi dava dışı ...'ı yaklaşık 24 milyon Türk Lirası dolandırarak kendisine mülk edinmeye çalışan bir şüpheli olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde bahsedilen ...'da mukim taşınmazın alımı sürecinin de yine esasında dava dışı ...'ın davacıya olan yardımlarından birisi olduğunu, ...'ın davacıya güven duymasını takiben davacının müvekkili şirket ve ...'ın diğer şirketlerinin birçok getir-götür işlerini ve yasal mercilerdeki işlemlerini görmeye başladığını, bu güven ilişkisinin bir uzantısı olarak da ...'ın davacıya Türk vatandaşlığı alması için yardımcı olmak istediğini, davacının iddia edilenin aksine oldukça genç yaşta ve kendisine mülk edinmek vasıtası ile vatandaşlık başvurusunda bulunabilecek bir edinime sahip olmayan bir kişiy olduğunu, bu kapsamda ...'ın hissedarı olduğu müvekkili şirkete ait ...'da bulunan ... Mah. 1458 ada ve 6 parselde mukim taşınmazın tapuda satışını göstererek vatandaşlık işlemlerinin başlatılmasına destek olmak istediğini, bu kapsamda dava dilekçesinde belirtilen tutarların da aslında yine müvekkili şirket tarafından davacıya verildiğini ve sonrasında ilgili tutarların davacı tarafça müvekkili şirket banka hesaplarına taşınmaz satış bedeli olarak transfer edildiğini, yani ortada davacıya ait herhangi bir para aidiyeti olmadığı gibi müvekkili şirketin kendisine verdiği tutarların tekrardan müvekkili şirket banka hesaplarına nakledildiğini, ilgili ödemelerin müvekkili şirket banka hesaplarından elden çekilerek davacıya teslim edilen tutarların tekrardan müvekkili şirket banka hesaplarına dönmesinden başka bir gerçeklik barındırmadığını, davacı tarafın dilekçesinde yer verdiği şirket ortaklığı beklentisinin ise hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacının, 01/01/2022'den iş bu dava tarihine kadar USD/EURO/TL cinsinde ... BANKASI A.Ş. bankasındaki tüm hesap dökümlerinin celbini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı; davacı tarafın davasını görevsiz mahkemede ikame etmiş olması nedeniyle dava dosyasının işin esasına girilmeksizin bu davada görevli olan yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, göreve ilişkin taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile, kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhinde icra takibi ikame eden davacı aleyhinde dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, yabancı para cinsinden alacak ile birlikte Türk Lirası alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davacı tarafından davalı aleyhine 516.264,79 TL ile 30.532,60 USD alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde 30.532,60 USD alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olduğu, süresinde takibe itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle özel dava şartları kapsamında usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi olup olmadığının incelenmesi bu amaçla takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve... E,... K. sayılı kararı).
Yargılama sırasında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ... E,...K., sayılı ilamında "
Uyuşmazlık, yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde takip talebinde yabancı para alacağının TL üzerinden değerinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.
...İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve ...E. - ... K. sayılı kararı).
Somut olayda, takip dosyalarının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu (Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve...E., ... K. sayılı ilamı ve 31.05.2022 tarihli ve ... E.,... K. sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamı ve 03.12.2024 tarihli ve ... E., ...K. sayılı ilamı), bu konuda Adalet Bakanlığının yazı cevabına göre sistemsel bir sorunun da olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve ... E.,...K. sayılı kararının gerekçesi açısından genel hatları ile Dairemiz emsal kararlarına da uygun olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan doğrultuda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesi ile yabancı para üzerinden başlatılan icra takiplerine TL karşılığı değerinin yazılmasının zorunlu olduğuna, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine dair karar verdiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır.
Takip talebinin bir bütün olduğu, takip talebinin 30.532,60 USD alacak yönünden bölünemeyeceği ve USD cinsinden olan alacağın TL karşılığının gösterilmemiş olması sebebiyle usulüne uygun şekilde başlatılmış bir takibin bulunmadığı, itirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının özel bir dava şartı olduğu, somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği bu sebeple, davalı hakkında açılan işbu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı açıklanacağı üzere;
1-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 15.705,45 TL'den maktu harcın mahsubu ile fazla yatırılan 15.090,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2025
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...