T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/497 Esas
KARAR NO : 2025/215
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalıya ait dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunulan listede de belirtilen ... ve ... Plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ... 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin, davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun alacağın haksız ve asılsız olması gerekçesi ile müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borca, borcun faiz ve ferilerinin tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusunun alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptalinin gerektiğini, davalının takipte müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile başlatılan icra takibine, düzenlenen ödeme emrine, takip konusu edilen borca, işlediği iddia edilen faize, işleyecek olan faizlere, belirtilen faiz oranına ve takibin tüm ferilerine açıkça itiraz edildiğini beyan ettiğini ve takibi durdurduğunu, huzurdaki işbu davaya konu uyuşmazlığın esasına konu ihlalli geçiş fiili kapsamında davalıya ihlalli geçiş ihtarnamesi ile davalının posta yolu ile bilgilendirildiğini, ihlalli geçiş ihtarnamesinin ise mahkememiz ile paylaşıldığını, icra dosyasına yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle yapılacak yargılama neticesinde ... 2. İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan 09/09/2024 tarihli dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu araçlardan ... plakalı 2020 model ... marka aracın dava dışı üçüncü kişi müşteriden araç satış sözleşmesi ile ... plakalı 2020 model ... marka aracın dava dışı üçüncü kişi müşteriden ... 12. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından satın alındığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi ile huzurdaki itirazın iptali davasının herhangi bir dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından plakası yazılı araçlara ilişkin olarak araç satış sözleşmelerinin imzalandığı ve araçların müvekkili şirketin mülkiyetine geçtiği anları tespit etmek için noter bilgi sistemi üzerinden devirlerin tarihleri ve saatleri ile ihlalli geçişlerin tarih ve saatlerinin karşılaştırıldığını, yapılan tespitlere göre müvekkili şirketin her iki araç için de ihlalli geçiş anında araçların maliki olmadığını, müvekkili şirketin takibe konu borçların borçlusu konumunda olmadığından davacının müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, huzurdaki davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlığın, davacı tarafından davalı adına tescilli olduğu iddia olunan ...ve ...Plakalı araçların davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyollarda 04/07/2022 ve 18/08/2022 tarihlerinde ihlalli geçiş yaptığı iddiasıyla geçiş ücretinin tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalının ihlallerden sorumluluğunun bulunup bulunmadığı tespitine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmektedir.
Davaya konu geçişler incelendiğinde, davacı tarafça sunulan ihlalli geçiş listesine göre ... plaka sayılı aracın 04/07/2022 tarihinde 08:58'de gişeden giriş yaptığı ve 09:33'de ücreti otoyoldan çıkış yaptığı, ...plaka sayılı aracın 18/08/2022 tarihinde 12:35'de gişeden giriş yaptığı ve 12:59'da ücretli otoyoldan çıkış yaptığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ihlalli geçiş vakıalarının gerçekleştiği anda mezkur plakalı araçların mülkiyetinin kendilerinde olmadığı, mülkiyetin ihlalli geçişlerin gerçekleştiği andan sonra davalı şirkete geçtiğinin bildirildiği görülmüştür. İhlalli geçiş saatleri ve davalı şirket tarafından ihlale konu araçların satın alındığı gün ve saatlerin tespiti bakımından Türkiye Noterler Birliğine yazılan 26/12/2024 tarihli müzekkere cevabında, ...plakalı ... şasi numaralı aracın ... 13. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile ...(...) tarafından ...Şirketi (...)'ne satış işleminde Emniyet Genel Müdürlüğü onay saatinin 13:09:57 olduğu, ... plakalı ... şasi numaralı aracın ... 12. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile ... (...) tarafından ...Şirketi (...)'ne satış işleminde Emniyet Genel Müdürlüğü onay saatinin 15:07:18 olduğunun bildirildiği ve tescil kayıtlarının gönderildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından olup HMK'nın 115. maddesine göre mahkemece dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle dava şartlarından olan dava ve taraf ehliyeti ile ilgili kavramlar ve yasal mevzuat irdelenmelidir.
Türk Hukuk Lûgatında kelime anlamı “bir şahıs veya bir şeyin hâli” olarak tanımlanan sıfat (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, Cilt I, s. 977), dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, Cilt I, s. 332).
Mahkemece taraflar arasındaki dava konusu hakkın esasına yönelik karar verilebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddî hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli, ... E.,...K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Açıklanan mevzuat hükümleri ve ilkeler çerçevesinde; ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibi konusu borcun ... ve ... plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasına ilişkin olduğu, Türkiye Noterler Birliğine yazılan... tarih,... sayılı müzekkere cevabına göre ihlalli geçişlerin gerçekleştiği anda davalı şirketin ... ve... plakalı araçların maliki olmadığı, davalı şirketin ihlalli geçişler sebebiyle oluşan borcun borçlusu konumunda olmadığından davanın HMK m.114/1 -d uyarınca pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-)İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcından, 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.507,50-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır