T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/515
KARAR NO : 2025/450
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 19/08/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... mersis numarasında kayıtlı ...Şirketi’nde müvekkilinin %50 oranında davalı ...'ın %50 oranında sermaye hak ve hissesine sahip hissedarı olduğunu, müvekkili halen avukatlık yaptığından Avukatlık Kanununun amir düzenlemeleri gereği müdürlük görevine kardeşi şirket ortağı davalı ... ile şirket dışından kardeşi davalı ...'ın getirildiğini, müvekkilinin davalı kardeşi ... ile birlikte hissedar olduğu başka şirketlerin de bulunduğunu, davalıların müvekkilini ızrar kasdıyla gerçekleştirdikleri güveni ortadan kaldıran davranışları suç teşkil eden eylemleri nedeniyle bir süredir kardeşler arasında anlaşmazlıklar olduğunu, aralarında ciddi uyuşmazlık bulunan şirket ortaklarından temsil ve ilzam yetkisine tek başına sahip davalıların yetkilerini kötüye kullanmaları gerek şirket ortağı müvekkili gerekse şirket açısından önemli zararlara sebebiyet verdiklerini, kendi menfaatini şirket menfaatlerinin üzerinde tutarak şirkete ve özellikle şirket ortağı müvekkiline zarar vermek kasdıyla hareket etmeyi sürdüren davalıların bu defa da yetkilerini aşarak ve kötüye kullanarak şirketin elinde kalan tek taşınmazı da satarak şirketin varlığını sona erdirme çabasında olduklarından tarafların hak ve sorumluluk dengesinin korunması yönünden şirketin yönetimiyle ilgili olarak hukuki koruma sağlanması için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, davalıların genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin asli görevini yerine getirmediği gibi müvekkilinin genel kurulun toplantıya çağrılması istemini uzun süre bilerek sürüncemede bıraktıklarını, davalılara defaatle keşide edilen ihtarnamelerin semeresiz kalması üzerine genel kurul yapılmasına izin verilmesi talebiyle dava açıldığını, ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas ... Karar sayılı dosyasından şirketin genel kurul toplantısının yapılması için izin verildiğini, davalıların görevlerini yerine getirmediklerinden mahkemenin çağrı kayyımı atadığını, davalı ...'ın dava dışı başka şirketlerde de ortak olduğunu ve yöneticilik yaptığını, emek hizmet ve mesaini fiilen bu şirketler yararına ortaya koyduğunu, ... Ticaret Limited Şirketi’nin ise varlıklarını aktardığını, imkanlarını kullandığını ve kullandırdığını, şirket menfaatlerini haleldar ederek şirketteki müdürlük idare ve temsil yetkilerini kötüye kullandığını, davalının şirketin stratejik önemi haiz satış mağazalarının önce içini boşalttığını, müteakiben kira sözleşmelerinin feshine ilişkin batıl kararlar alarak mağazaları ortağı ve yöneticisi olduğu başka bir şirkete (... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... ticaret sicil numarasına kayıtla ... Şirketine) tahsis ettiğini, davalı ...’ın şirketin ve şirket ortağı müvekkilinin menfaatlerini haksız ve kötü niyetli bir şekilde ihlal edip görev ve yetkisini aşarak ve kötüye kullanarak aldığı bu kararın butlanın yokluğunun tespiti için ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı ...'ın genel kurul toplantısında ortaklarca ... Şirketi müdürlük görevinden alındığını, ibra edilmediğini, hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, müvekkilinin hakim hissedarı olduğu bir başka şirket olan ... Şirketi'nin de müdürlük görevini kötüye kullanan davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyaları ile suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket müdürü davalı ...'ın müvekkilinin kardeşi ise de davalının kasıtlı olarak zarar vermek saiki ile müvekkiline yönelik iftira suç uydurma suç teşkil eden diğer tüm eylemlerinden müvekkiline karşı kişisel husumet duyguları beslediğinin ortaya çıktığını, davalının haksız eylemlerinin pek çok ihtilaf doğmasına sebebiyet verdiğini, davalının yetkilerini kötüye kullanma durumunun açık ve net olduğunu, aralarında ciddi uyuşmazlık bulunan şirket ortaklarından birinin temsil ve ilzam yetkisini tek başına kullanmasının davacı açısından önemli zararlara sebebiyet vereceği haklı endişesini yarattığından tarafların hak ve sorumluluk dengesinin korunması yönünden şirketin yönetimiyle ilgili olarak hukuki koruma sağlanması için yasal şartlar oluştuğunu, tüm bu nedenlerden dolayı; davalıların ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün...mersis numarasında kayıtlı ... Şirketi müdürlüğünden azli, müdür sıfatıyla yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması, gecikmesinde tehlike bulunduğundan müdürlerin temsil ve ilzam yetkisinin TTK'nın 235. maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı ile kaldırılmasını, öncelikle şirketin % 50 oranında sermaye hak ve hissesine sahip davacının olmadığı takdirde resen seçilecek kişinin temsil kayyımı olarak atanmasını, davalı şirketin taşınmazının el değiştirmesi halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı ortağın hakkını elde etmesinin tamamen imkansız hale geleceğinden şirket adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, tapunun 204 pafta, 283 ada, 16 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrini önlemeye ve borçlandırıcı her türlü tasarrufa yönelik ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini, davalıların ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... mersis numarasında kayıtlı ... Şirketi müdürlüğünden azlini, müdür sıfatıyla yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı firmanın dava tarihi ile ortaklık yapısının ... 2.500.000,00 TL ve %50 pay - ... 2.500.000,00 TL ve %50 pay şeklinde olduğunu, davacı firmanın tek malvarlığının davacı yanında dilekçesinde defalarca yer vermiş olduğu üzere şirket adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, tapunun 204 pafta, 283 ada, 16 parsel no’sunda kayıtlı taşınmazın yine davacı yanca sunulmuş olan tapu kaydından da sabit olduğu üzere taşınmazın ... oranındaki hissesi olduğunu, dava konusu firmanın mevcut durumunda işbu taşınmaz dışında aktif bir faaliyeti veya geliri de bulunmadığını, celp edilecek bilanço ve vergi beyannameleri ile mahkemece lüzum görülmesi halinde yerinde yapılacak keşif kapsamında davacı yanın iddialarının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunun somut olarak ortaya konulacağını, işbu dava bakımından uzun süredir genel kurul yapılmadığı ve davacı yanın sürüncemede bırakıldığı iddiasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki müdürlerin genel kurulu toplantıya çağırmaları bakımından bu görevi yerine getirmemeleri her ne kadar bir yükümlülüğün ihlali olarak kabul edilmiş ise de müdürlerin azilleri hususunda bu durumun haklı sebep teşkil edebilmesi için süreklilik arz ermesi ve şirket açısından organ yoksunluğu doğuracak nitelikte olması gerektiğini, dava konusu şirket ile müvekkilinin ortağı-müdürü olduğu firmalar ile dava konusu firma arasında bir rekabetin söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu firmanın %50 ortağı olduğunu, şirketin aleyhine bir tasarrufta bulunmasının paydaşlıktan gelen hakları dikkate alındığında ticari hayat yönünden hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yanca ileri sürülen soruşturma dosyalarından ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosya bakımından yapılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini, davalı müvekkillerden ... ile davacı yan arasında hiçbir dönemde husumet ya da derin bir anlaşmazlık yaşanmadığını, iki müdüründe çok yakın zamanlarda bizzat davacının imzası ile yetkili müdür olarak atandıklarını, dava konusu firmaya kayyım atanmasını gerektirir bir durum olmadığının dosya içeriğindeki somut delil ve belgelerden sabit olduğunu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinin davaya konu firma ve firmanın sahip olduğu taşınmaz yönünden mevcut olmadığını, tüm bu nedenlerden ve mahkemece tespit edilecek sair nedenler ile; haksız açılmış olan davanın her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, limited şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının sermayesinin %50 pay sahibi olduğu ... Şirketi'nin müdürü ve müdürler kurulu başkanının şirkete olan özen ve bağlılık yükümlülüğü kanundan ve ana sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal edip etmediği, davalıların şirketin faaliyet gösterdiği taşınmazın kira sözleşmelerini feshederek bu taşınmazda ... Şirketi'nin faaliyet göstermesini sağlayıp sağlamadıkları, davalıların ... Şirketi'nin imkanlarını farklı şirketlere tahsis edip etmedikleri, şirketin genel kurul toplantılarının uzun süreden beri yapılmadığı iddiasının doğru olup olmadığı, şirketin genel kurul toplantısında karar alınamamasının temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılması için haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı ve davalıların temsil ve yönetim yetkilerinin kaldırılması için haklı sebeplerin mevcut olup olmadığı, dava dilekçesinin üçüncü sayfası altıncı paragrafındaki iddiaların ... Şirketi yönünden iddiaların ileri sürülüp sürülmediği konularından ibarettir.
Davacı vekili ... UYAP'tan göndermiş olduğu 13.05.2025 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin talebi doğrultusunda, HMK’nın 123. maddesi gereği davanın geri alındığını belirterek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 20.05.2025 tarihli ara kararı ile davalılar vekiline, davacı vekilinin davayı geri alma talebine karşı beyanlarını sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, davalılar vekili 23.06.2025 tarihli dilekçe ile geri alma talebine muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
HMK. 123. maddesinde;
''(1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dosya kapsamında, davacının HMK’nın 123. maddesi gereği davasını geri aldığı, davalıların HMK 123.maddesi kapsamında açık rızasının bulunduğu dikkate alınarak HMK 123 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 123. maddesi gereği yenilenmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Talep olmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi.18/06/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP