T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/521
KARAR NO : 2025/43
DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2024
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacılardan ...'ın eşi ve müvekkilleri ... ve ...'nun babası müteveffa gerçek kişi ...'nun adına, davalı tarafça 30/03/2022 tarihli fatura düzenlendiğini, müteveffa ... 15/03/2022 tarihinde ... Devlet Hastanesinde yoğun bakıma kaldırılmış olup 20/03/2022 tarihinde gece 04:50 sularında hayatını kaybettiğini, belirtilen tarihler sonrasında gerçek kişi müteveffanın herhangi bir iş veya işlem yapmış olması mümkün olmayıp 30/03/2022 tarihli davalı tarafça düzenlenen faturanın usulsüz düzenlendiği bu haliyle açıkça ortada olduğunu, bu hususa ilişkin olarak davalı alacaklı müvekkilleri aleyhine aslen hak kazanmış olmadığı ve müteveffa ...'nun adına usulsuz olarak düzenlenmiş olan faturaya binaen 10/11/2022 tarihinde icra takibi başlattığını, taraflarınca haksız ve dayanaksız olarak tanzim olunan ödeme emrine, süresi içerisinde itiraz edilmişse de icra dairesince takibe devam edildiğini, bu hususa ilişkin olarak icra memuru muamelesi şikayet dava yoluna ayrıca başvurulacağını, bu sebeple müvekkilleri dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediğini, davalı davacı müvekkillerden müteveffa ...'nun adına usulsuz olarak düzenlemiş olduğu faturaya dayanarak bu yolla tahsil ettiğini, haciz ve icra tehdidinde bulunan davalı alacaklıya, baskı altında ödeme yapmak durumunda kalan davacı müvekkilleri icra dosyasına ödeme yaparken cebri icra yoluyla ve dava açma haklarını saklı tutarak ödeme yaptıklarını açıkça belirttiklerini, zira Mahkemece görüleceği üzere müvekkili davacıların davalıya borcu bulunmadığını, açıklanan ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle müvekkili davacılar ..., ... ve ...'nun davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilleri tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalıya ödenen 29.062,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile alınarak müvekkili davacılara tahsiline, yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen ..., ..., ... ve ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı bilgisi,
2-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen ...'in mükellifiyet bilgilerini içeren sicil dökümü, 2022 ve 2023 dönemi yıllık gelir vergisi beyanı ve vergi levhası,
3-Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğinden gelen ... ve ...'nun 18 yaşından küçük olması sebebiyle sorgulama yapılamadığı ve ... ve ...'in esnaf kayıtlarına rastlanılmadığı hususu,
4-Sarıyer Vergi Dairesinden gelen ...'nun ticari kazancı faaliyeti bulunmadığı, defter tutma ve vergi levhası alma zorunluluğunun olmadığı, Daire mükellefi olduğu işe başlama ve terk tarihleri aşağıdaki gibi olup son 5 yıla ilişkin beyanları,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacıların davası, davalı tarafından davacıların murisi ... adına düzenlenmiş faturaya dayanılarak, başlatılan icra takibi nedeniyle icra ve haciz baskısı altında davalı alacaklıya ödeme yapıldığı iddiasına dayanan, yapılan ödemenin davalıdan tahsilini talebine ilişkindir.
TTK' nun 4. Maddesi;
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; davalının bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünde olan tacir olduğu ancak davacıların murisinin tacir olmadığı, istirdadı talep edilen ödemenin dayanağının ise eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. (Yargıtay 20.HD ...Esas ... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacıların davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacıların davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
Kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren talep halinde dosyanın GÖREVLİ İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/01/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır