T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/544
KARAR NO : 2025/937
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 05.03.2024 tarihli "..." Yazılımı Satış ve Kullanım Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından 125 IBAN ile sınırlı olmak üzere banka entegrasyonları sağlanacak olup davalı tarafından işbu hizmete karşılık müvekkili şirkete aylık 15.750,00 TL ödeme yapılacağını, davalı tarafından banka tanımlaması sağlanması amacı ile müvekkili şirkete 76 IBAN iletilmiş olup işbu IBAN bilgilerinden 6 tanesinin hatalı olması sebebi ile geriye kalan 70 IBAN tanımlaması sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirildiğini, söz konusu IBAN'ın tanımlaması işlemleri ilgili sözleşme gereği davalı ile müvekkili şirketin işbirliği neticesinde kısa sürede tanımlandığını, işbu tanımlamalar akabinde davalı tarafından artık sistemin kullanımına ilişkin eğitimleri almak istedikleri bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından davalının talebine uygun olarak farklı tarihlerde ve defaten sistemin kullanımına ilişkin eğitimler organize edildiğini, sistemin davalının muhasebe programlarına entegre edilmesi hususunda gerekli teknik destek sağlandığını, nitekim taraflar arasında hizmetin kurulumu ve devamı için yapılan işbirliği sözleşmenin bir gereği olduğunu, "..." Yazılımı Satış ve Kullanım Sözleşmesi'nin 5.2. Maddesinde açıkça yer verildiği üzere hizmetin kurulumdan sonraki ilk banka entegrasyonu ile başlamakta olup ilk hizmet faturası işbu şartın gerçekleşmesi ile kesildiğini, nitekim davalının hizmet kullanımına istinaden ilk fatura 01.07.2024 tarihinde kesilmiş olup davalı tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin işbu fatura iade edildiğini, akabinde davalı tarafından keşide edilen ... Noterliği'nin... tarih, ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile "İlgili sistem üzerinden herhangi bir bankadan alınmış krediye dair hareketlerin görünmesinin mümkün olmayacağı bilgisinin ...Tic. A.Ş'ye iletilmediği, banka üzerinden gerçekleşen işlemlere ilişkin banka hareketlerinin gerekli muhasebe kodları ile otomatik olarak sağlanamayacağının ayrıca bildirilmediği, banka hareketlerinin muhasebe kodları ile manuel eşleme zorunda kalınması sebebi ile sistemden beklenen faydayı sağlayamadıkları" gerekçesi ile ilgili Sözleşme'nin feshedildiği bildirildiğini, ancak detayına yer verdiği ve işbu sözleşme ekinde mahkemenize sunulan hizmet sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere yazılımın davalı sistemine entegre edilmesi sorumluluğu tamamen davalıya ait olup müvekkili şirketin sorumluluğu teknik destek sağlamaktan ibaret olduğunu, davalıya verilen eğitimler ve teknik destek ile müvekkili şirket Sözleşme'den doğan sorumluluğunu tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, her ne kadar davalı tarafından sisteme ilişkin gerekli bilgilendirme yapılmadığı bu nedenle sistemden beklenen faydayı sağlayamadıkları beyan edilmişse de işbu iddia gerçeği yansıtmadığını, eğitimlerin yanı sıra müvekkili şirket tarafından sözleşmenin akdedilmesi tarihinden öncesi ve sonrasında detaylı bilgilendirmeler mail arayıcılığı ile yapıldığını, ... yazılımına ilişkin farklı modüller hakkında detaylı bilgi verilmekte, üye işyerleri tarafından söz konusu modüllerden beklenen faydaya yönelik en uygun modül tercih edildiğini, bu kapsamda davalıya satın almış olduğu "Online Banka" modülü hakkında 18.03.2024 tarihinde detaylı bilgilendirme yapıldığını, satın alınan modül ile verilecek hizmete açıkça yer verildiğini, müvekkili şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğü de tam ve eksiksiz yerine getirildiğini, tüm bunlara rağmen davalı tarafından yazılım hakkında gerekli bilgilendirme yapılmadığından bahisle beklenen faydanın sağlanamadığı iddiası haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalının iade ettiği hizmet faturası... tarih, ... Fatura No'lu fatura ile tekrar kesildiğini, bunun yanı sıra davalının kanunen tam ve eksiksiz aldığı hizmet dahilinde 1 yıl içerisinde hizmet kullanımından vazgeçmesi sebebi ile cezai şart bedeline denk düşen 189.000,00 TL tutarlı ... tarih, ... Fatura No'lu fatura düzenlendiğini, davalı tarafından işbu fatura bedelleri ödenmediği gibi faturalara itiraz edilmediğini, faturalar işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar iade de edilmediğini, faturaların ödenmemesi akabinde müvekkili şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası üzerinden faturaların tahsili talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 06.08.2024 tarihinde işbu takibe, borca, faizine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, taraflarınca uyuşmazlık hususunda dava şartı olan Ticari Arabulucuk müessesesine ... tarihinde ... numarası ile başvuru yapıldığını, 13.08.2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, arz ve izah olunana sebeplere binaen borçlunun yaptığı hukuka aykırı itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı dava şartı arabuluculuk başvurusunda icra inkar tazminatı talebinde bulunmadığını, arabuluculuk anlaşamama son tutanağı bu şekilde düzenlendiğini, davacı dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde icra inkar tazminatına ilişkin talepte bulunmadığından ve icra inkar tazminatı talebi tutanaklarda yer almadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasında 05.03.2024 tarihinde "..." Yazılımı Satış ve Kullanım Sözleşmesi akdedildiğini, davacı yan işbu sözleşme ile "..." yazılımı ile entegrasyon işlemi sağlanmış olan bankalarda gerçekleşen her türlü finansal faaliyetin sistem üzerinden takibinin sağlanabileceği konusunda müvekkili şirkete taahhüt vermiş ancak bu taahhüde aykırı olarak ilgili sistem üzerinden herhangi bir bankadan alınmış bir krediye dair hareketlerin görünmesinin mümkün olmayacağı hususunda müvekkili şirket sözlü veya yazılı bir şekilde bilgilendirilmediğini, davacı yan "..." yazılımı ile entegre bankalar üzerinde gerçekleşen işlemlere ilişkin banka hareketlerinin gerekli muhasebe kodları ile eşleştirilmesi işleminin otomatik olarak sağlanmayacağı konusunda da müvekkili şirkete sözlü veya yazılı herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacı yanın akdedilen sözleşme ile taahhüt ettiği yükümlülükleri yerine getirmemesi ve sözleşmenin esaslı noktalarına ilişkin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle ilgili sözleşme işlevsiz hale geldiğini, taraflar arasında imzalanan 05.03.2024 tarihli "..." Yazılımı Satış ve Kullanım Sözleşmesi ... Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmede yerine getirmeyi taahhüt ettiği yükümlülüklerini tüm taleplere rağmen yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından haklı nedenle fesih edildiğini, akabinde davacı tarafından ilgili sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen davacı yan 17.07.2024 tarihinde 15.750,00 TL tutarında ... numaralı ve 189.000,00 TL tutarında ... numaralı faturalar tanzim edildiğini, müvekkili şirket tarafından anılan fatura taraflarca feshedildiğini, hizmet alınmayan sözleşmeye dayalı olarak haksız ve kötü niyetli düzenlendiğinden işbu faturalara 18.07.2024 tarihinde GİB üzerinden faturaya itiraz edildiğini, davacıya iade edildiğini, ilgili faturaların iadesi üzerine taraflarınca ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numarası ile faturaya itiraz ettiğimiz davacı yana ihtar edildiğini, ancak davacı yan 01.08.2024 tarihinde müvekkil şirket aleyhinde 15.750.00 TL tutarında ... numaralı fatura kestiğini, işbu fatura da 03.08.2024 tarihinde GİB üzerinden iade kesilmiş ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de faturaya itiraz edildiği ihtar edildiğini, müvekkili şirketin kesmiş olduğu iade faturalarına karşın davacı yanın haksız ve kötüniyetli olarak 01.09.2024 tarihinde 15.750,00 TL tutarında ... numaralı fatura kesilmiş olup işbu faturaya karşı da iade faturası kesildiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, alacaklı olmadığı halde haksız ve kötü niyetle icra takibi yapan davacının icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, dava harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen davacı şirketin 2024 yılına ait BA/BS formları,
2-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen davalı şirketin 2024 yılına ait BA/BS formları,
3-Bilirkişi raporu,
4-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı ile imzalanan “... yazılımı satış ve kullanım sözleşmesi uyarında edimini ifa etmesine rağmen sözleşmeden doğan borcun ödenmediğini iler sürmüş, davalı taraf ise davacının edimini ifa etmediğini, davacı tarafından tanzim edilen faturanın iade edildiğini savunmuştur.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 05.03.2024 tarihli "... Yazılımı Satış ve Kullanım Sözleşmesi"nin incelenmesinde, sözleşmenin konusunun davalı tarafından satın alınan yazılım hizmetinin, sözleşme ve eklerine uygun olarak belirlenen sürede ve ayıpsız olarak davacı tarafından yerine getirilmesi, buna karşılık ise davalının sözleşmede belirlenen bedeli ödemesinden ibaret olduğu, davacı tarafından verilecek yazılım hizmeti karşılığında her ayın ilk 5 günü içinde tanzim edilecek fatura bedelinin davalı tarafından tanzim tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeye konu yazılım programının mücbir sebepler dışında kullanmaktan vazgeçmesi halinde 1 yıllık fatura bedelini cezai şart olarak davacıya ödemeyi kabul ettiği, ayrıca davalının en az 30 gün önceden noter vasıtası ile yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi tek taraflı ve sebepsiz olarak feshedebileceğinin, taraflardan birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde ise noter vasıtası ile gönderilecek ihtarname ile verilecek 10 gün içinde ihlalin giderilmemesi halinde de sözleşmenin derhal ve haklı nedenle feshedilebileceğinin karalaştırıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanmış ve ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir ve bir yazılım uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 10.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiği, davalı tarafça, kredi hareketlerinin sistemde görüntülenmediği, banka hareketlerinin muhasebe kodları ile otomatik eşlenemediği ve bu hususlarda önceden bilgilendirme yapılmadığı yönünde iddialarını ispatlar bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle söz konusu iddiaların teknik açıdan yazılı veya dijital delillerle teyit edilmediği, yalnızca beyan seviyesinde kaldığı, ayrıca söz konusu “kredi hareketlerinin görüntülenmesi” ve “muhasebe kodları ile otomatik eşleştirme” gibi hususların yazılımın ilgili sistemlere entegrasyonu kapsamında davalı tarafın sorumluluğunda olduğu, zira sözleşmenin 4.16. maddesi gereğince entegrasyonun davalıya ait bir yükümlülük olarak açıkça düzenlenmiş bulunduğundan davacının sorumluluğunda olmadığı, tarafların 2024 yılına ait ticari defterin açılış ve kapanış beratların süresi içinde yaptırıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, taraflar arasında düzenlenen dava konusu hizmet faturalarının, tarafların vergi dairesine bildirilen BA ve BS formlarında yer almadıkları, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden, cari hesap işlemlerine ait hesap mutabakatlarının yapılmadığı,(TTK m.94) davacının takibe dayanak olarak göstermiş olduğu faturaların fesih tarihinden sonraki
döneme ilişkin olarak tanzim edildiği, davalının davacıya fesih bildiriminin yapılması ile sözleşmesel ilişkinin sona erdiğinden, davacının dava ve takip konusu faturalardan dolayı bir alacağının bulunmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu noktada eser sözleşmesinde “ayıp” ile ilgili genel açıklamaların yapılmasında fayda vardır.
Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.
Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 474- 478 (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 359-363. maddeleri) ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.
Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir.
Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır.
Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imâl edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. ve mülga BK’nın 359/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.
Gizli ayıplarla ilgili mülga BK’nın 359/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesi ile mülga BK’nın 362/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir.
Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. (BK, m. 360) maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve ...E., ...K. sayılı kararında da değinilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas ... Karar)
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
"(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve... E.,... K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava konusu icra takibine dayanak gösterilmeyen davalı adına 01.07.2024 tarihli fatura tanzim edildiği, sözleşmeye göre, tanzim edilen bu faturanın 2024 Haziran ayına ait hizmetten kaynaklandığı, davalı tarafın faturayı süresinden sonra davacıya iade ettiği ve sözleşmeyi 11.07.2024 tarihli ihtarname ile feshettiği, davacı tarafından davalı adına takibe dayanak teşkil eden 17.07.2024 tarihli fatura tanzim edildiği ve bu faturanın süresi içinde davacıya iade edildiği, 17.07.2024 tarihli faturanın da Haziran 2024 ayına ait hizmetten kaynaklandığı, sözleşmeden doğan edimin yerine getirilmesi sebebiyle davalının feshinin haksız olduğu, ayrıca davalının ileri sürdüğü sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi için sözleşmenin 12.2 maddesinde düzenlenen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu durumda davacının sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca cezai şart alacağına ilişkin tanzim ettiği 189.000,00 TL bedelli fatura ile Haziran 2024 dönemine ait hizmet bedeline ilişkin tanzim edilen 15.750,00 TL bedelli faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla talep ile bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının talep ile bağlı kalınarak KABULÜNE,
Davalının ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 12.000,00 TL yönünden iptaline,
Kabul edilen 12.000,00 TL yönünden takibin kaldığı yerden devamına,
Mahkememizce kabul edilen alacak miktarı likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen alacağın %20'sine karşılık gelen 2.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 819,72 TL nispi karar harcının, 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 392,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 10.155,00 TL yargılama gideri ile 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı toplamı 11.010,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 427,60 TL
Karar Harcı : 819,72 TL
Noksan Harç : 392,12 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 12.300,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 10.000,00 TL
Posta Giderleri : 155,00 TL