T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/560 Esas
KARAR NO : 2025/569
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2018
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ESAS DAVA
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirketten mal satın aldığını, bu ticari ilişkiden kaynaklanan faturalar gereğince davalının 51.536,90 TL borçlu olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı üzerine icra takibine ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, davalının bu icra takibine de itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesin talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacıdan 181.831,40 TL alacaklı olduklarını, bu alacağın tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacı şirket yetkilisi ile müvekkil şirket yetkilisi daha öncesinden aynı firmada birlikte çalıştığını, müvekkil şirket yetkilisi davacıyı işe alarak kendisine yardımcı olduğu, davacı şirket yetkilisi, müvekkkil şirket yetkilisinin iyiniyetini suistimal ettiği; davacı şirket yetkilisi müvekkil şirketten ayrıldıktan kısa bir süre sonra ithal ettirdiği ürünleri kendi deposuna götürdüğü; davacı şirket yetkilisinin müvekkil şirketten ayrılırken deposuna götürdüğü müvekkil şirkete ait ürünler, davacı şirketçe müşterilere satıldıkça peyder pey müvekkil şirkete fatura ettirildiği; müvekkil şirket, davacı şirket yetkilisinin kendi deposuna götürdüğü ürünlerden henüz müşterilere satılmayan ürünleri davacı şirkete fatura etmek ve taraflar arasındaki borç alacak ilişkisini sona erdirmek istediği; davacı şirket yetkilisini defalarca görüşmeye çağırdığı sonuç alamadığı; bunun üzerine müvekkil şirketin davacı şirketteki alacağının tahsili için davacı şirket aleyhine tarafımızca icra takibi başlatıldığı; müvekkil şirket tarafından ithal edilen ürünlerin davacı şirkette olduğu kesin olarak kabul edilmişken, ürün bedellerinin bu güne kadar ödenmemiş olmasının haklı ve hukuki hiçbir gerekçesi bulunmadığı; davacı şirketin tarafımızca yapılan icra takibine itiraz edip, kendince alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi başlatması kabul edilemez olduğu; neticeten davanın reddine, haksız takip yapılması nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, dava harç ve masraflarının vekalet ücreti ile birlikte davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
BİRLEŞEN DAVA
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile HMK 166. Madde kapsamında bağlantı bulunduğundan birleştirme talebinde bulundukları, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirketin taraflarınca yapılan takibi haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı şirket yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisinin daha öncesinde aynı firmada birlikte çalıştıklarını, müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket yetkilisini işe alarak yardımcı olduğunu, ancak davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirketini yetkilisinin iyiniyetini suistimal ettiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkil şirketten ayrıldıktan kısa bir süre sonra müvekkil şirket adına ihtal ettirdiği ürünleri kendi deposuna götürdüğünü, deposuna götürdüğü ürünleri müşterilerek sattıkça peyder pey müvekkil şirkete fatura ettirildiğini, müvekkili şirket davalı şirket yetkilisinin kendi deposuna götürdüğü ürünlerden henüz müşterilere satılmayan ürünleri davalı şirkete fatura etmek ve taraflar arasındaki borç alacak ilişkisini sona erdirmek istediğini, davalı şirket yetkilisini defalarca görüşmeye çağırdığı, ancak bir sonuç alamadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı şirketteki alacağını tahsil etmek için icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından ithal edilen ürünlerin davalı şirkette olduğu kesin olarak kabul edilmişken ürün bedellerinin bugüne kadar ödenmemiş olmasının haklı ve hukuki bir gerekçesinin bulunmadığını, davalı şirketin tarafımızca yapılan icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketi davalı şirketin de müşterilerine sattığı ürünler, müvekkili şirketin ithal ettiği diğer ürünlerle beraber davalı şirketin stoğunda gözüktüğünü, müvekkili şirket tarafından ithal edilen ürünlerden davalı şirket yetkilisinin kendi deposuna götürdüğü ürünlerle ilgili müvekkili şirketin kar etmediğini, ortada kar olmadığına göre davalı şirket yetkilisine ödenmesi gereken herhangi bir hakediş, kar veya prim bulunmadığını neticeten davanın kabulüne, davalı şirketin takibe yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibe haksız itiraz edilmesi nedeniyle davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, dava harç ve masraflarının vekalet ücreti ile birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı adına birleştirme tensip tutanağı ekli duruşma gün ve saatinin usule uygun tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Esas ve birleşen dava, İİK m.67'de düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Esas davada dava konusu uyuşmazlığın, davacı alacaklının davalıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmaktadır.
Birleşen davada dava konusu uyuşmazlığın, davacı alacaklının davalıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmaktadır.
Taraf vekilleri 09/07/2025 tarihli dilekçesi ile mahkemeniz yukarıda esas numarası yazılı dosyası ile görülen itirazın iptali davasından ve mahkemeniz dosyası ile birleşen davadan karşılıklı olarak anlaşıp sulh olmları sebebi ile feragat ettiklerini, karşı yandan işbu dosya ve birleşen dosya bakımından herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz de bulunmadıklarınından feragat nedeniyle karar verilmesini talep etmişlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davaların feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların asıl dosya ve birleşen dosya bakımından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin ...Esas sayılı asıl davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davasının feragat nedeniyle reddine,
3-Asıl davada, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından, 625,31 TL peşin harcın mahsubu bakiye 9,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Birleşen davada, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından, 2.196,07 TL peşin harcın mahsubu bakiye 1.580,67 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Asıl davada, davalı vekilince vekalet ücreti talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Birleşen davada, davalı vekilince vekalet ücreti talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yapılan yargılama giderinin taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 09/07/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır