T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/586
KARAR NO : 2025/11
DAVA : Konkordato Tasdiki
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılından bugüne yurtiçi ve yurtdışı üreticilerden tedarik ettiği porselen seramik yer karoları ve ürünleri, doğal taş ürünlerin ticaretini yapmakta olup, son yıllarda ... ve ... arasında yaşanan ekonomik savaş ve problemler, geçmişten gelen marka bilinirliğinin seramik ürünlerin ihracatında Türkiyeye fırsat kazandırdığını, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların müvekkili şirketin finansal dengesine olumsuz etkisi, yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle halkın alım gücünün azalması, faiz oranlarındaki yükselişler, yüksek enflasyon nedeniyle sabit giderlerin artması tüm sektörleri etkilediği gibi domino etkisi yaratarak müvekkili şirketi de olumsuz yönde etkilediğini, yine kredi temininde yaşanan zorluklar ve yüksek faizler yatırım süreci devam eden müvekkili şirketin bugüne kadar kendi kaynakları sağlaması sonucunda işletme sermayesi yetersiz kaldığını, müvekkili şirketinin bu süreçte bankalarda kredi limiti oluşturamaması ve kredi maliyetlerinin çok yüksek olması zorlanmaya neden olduğunu, bugüne kadar piyasa kredisi ile devam etmekle birlikte, keşide ettiği çekleri ödeyebilmek için satışlarda yüksek indirimler yapmak zorunda kalınmış bu suretle karlılık düştüğü gibi stoklar da eritmeye başladığını, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin yüksek enflasyon ve faiz etkilerinden dolayı müvekkili şirketin faaliyetlerini de olumsuz yönde etkilenmeye başladığını, şirket ödemelerini vadesinde yapamaz hale gelmiş; çeklerinin karşılıksız çıkması ve akabinde cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili şirketin varlıklarının muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda varlıkların toplam değeri 133.246.481,42TL olarak tespit edildiğini, müvekkili şirketin mali açıdan bir darboğaza girdiğini, mevcut durumda haciz ve icra tehdidi ile şirketin faaliyetlerine ilişkin verimliliği her geçen gün azalacağını, haciz ve iflas yolu ile yapılan takipler sonucu şirketin varlıkları piyasa rayicinin çok altında paraya çevrilecek bir çok alacaklı alacağını tahsil imkanından yoksun kalarak zarara uğrayacağını, şirketin iflası halinde ise alacaklılar konkordato sonucunda elde edebilecekleri paya oranla çok daha az bir garame ile yetinmek zorunda kalacaklarını, konkordato talebi kabul edildiği takdirde, icra ve haciz tehdidi olmaksızın borçlar yapılandırılacak ve ödeme projesi ile borçlarının tamamının ödenmesi mümkün olacağını, konkordato ön projesinde tablo olarak belirtildiği üzere; Konkordato teklifinde yer alan konkordatoya tabi borçlara %25 faiz (146.094.394,20?+%25 faiz 36.523.598,55?) proforma gelir tablosunda ve nakit akım tablosunda yer verildiğini, kaynaklar kısmındaki kar tutarı %25 faiz düşüldükten sonraki net kar olduğunu, müvekkili şirketin yönetim krizi yaşadığı bu dönemde kalıcı bir başarı ve etkin bir modele ulaşılabilmesi için anlamlı bir zaman aralığına gereksinimi bulunduğunu, müvekkili şirketin toplam borç tutarının 148.487.848,79TL olduğu konkordato ön projesinde yer alan tabloda görüldüğünü, bu borçların içindeki konkordatoya tabi (adi alacaklılara olan) borç tutarı ise 146.094.394,20TL olduğunu, müvekkili şirketin, sunulan bu konkordato projesi kapsamında borçlarının tamamını ödeyebileceğini, konkordato teklifinin vade konkordatosu olup, konkordatoya tabi borçların % 100üne+ %25 sabit faiz ilave etmek suretiyle ödenmesi teklif edildiğini, konkordatonun tasdiki durumunda; konkordatoya tabi borçların bir defaya mahsus anaparanın %25 faizi ile birlikte (%100+%25 faiz= %125) eşit taksitler halinde, konkordatonun tasdikini takip eden aydan başlayarak her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında taksitler halinde ödenmesini teklif edildiğini, konkordato mali durumu bozulan borçluları haciz ve iflas yoluyla takiplerden korumakta ve borçluların mali durumlarını iyileştirerek ekonomik varlıklarını devam ettirmelerine imkan sağladığını, iflas tasfiyesinde şirket mallarının cebri satışında elde edilebilecek tutarların, rayiç piyasa değerlerinin oldukça altında gerçekleşeceği ve rüçhanlı alacaklıların, alacaklarını aldıktan sonra iflas masasının eline geçecek muhtemel tutarlar toplamının 94.899.515,73-TL civarında olacağını, imtiyazlı alacaklar düşüldükten sonra adi alacaklılara kalan tutarın 92.506.061,14-TL civarında olduğunu, müvekkili şirketin mali açıdan darboğaz yaşanan bu günlerde cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalarak iflasa sürüklenmeleri mümkün olduğunu, mevcut durumda haciz ve icra tehdidi ile müvekkili şirketin faaliyetlerine ilişkin verimliliği her geçen gün düşeceğini, tedbir kararı sayesinde müvekkili şirketin faaliyet göstermesinin mümkün olacağını, müvekkili şirketin faaliyetleri neticesinde cirolarını ve satışlarını yükseltecek; tüm bu faaliyetlerden elde edeceği gelirler ve nihayetinde konkordato projelerinde öngörülen kaynaklar sayesinde müvekkili şirketin mali durumunu düzelteceğini, müvekkili şirketin içerisinde bulunduğu ödeme aczi nedeniyle, vadesi gelmiş borçlarını ödeyememekte/ödeyememe tehdidi altında bulunduğunu, müvekkili şirketin projelerde öngörüldüğü şekilde mevcut likitide sorununun ve buna bağlı olan aciz halinin konkordato ile aşılması, şirketin faaliyet ve istihdamın sürdürülmesi amacıyla işbu konkordatonun arz edilmesi zarureti hâsıl olduğunu, mahkemece geçici mühlet kararı verilebilmesi için İcra İflas Kanununda ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik Belirtilen tüm belgeler eksiksiz olarak işbu talep dilekçemiz ekinde arz edilmiş olup, İİK. 287 hükmü çerçevesinde konkordatonun ilk aşaması olan geçici mühlet kararı verilmesini ve müvekkili şirketin malvarlığının korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını öncelikle Müvekkil Şirket lehine üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanına , Geçici mühlet kararı ile birlikte geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca Müvekkil Şirkete komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda Sayın Mahkemenizce belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçici mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK m. 305 vd.maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine , tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.
Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.
Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.
Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
HMK 74. maddesi uyarınca davacı vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği, tarafından sunulan vekaletnameden davacı vekilinin konkordato talep etmeye yetkili olduğuna dair vekaletname ibraz edildiği, konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
İİK 286.maddede belirtilen belgelerin şeklen sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlu hakkında 25.09.2024 tarihi saat 17:00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacının mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kurulana dair yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir.
Konkordato komiser heyeti 06/10/2024 havale tarihli ön raporunda; fiili ziyarette davacı şirketin ticari faaliyetlerinin devam etmediği alış ve satışın yapılmadığının gözlemlendiği, bu durumun sebebinin konkordatoya giriş ile birlikte alacaklıların şirket merkezine gelip alacaklarını zorla tahsil etmek istedikleri için kapatıldığı bilgisinin alındığı, bu anlamda faaliyet için gerekli bir lisans ya da iznin iptalinin söz konusu olmadığı, şirket merkezinin açılacağı bilgisinin verildiği, 03.10.2024 tarihinde borçlulara ait iş yerinde yapılan incelemeler ve sonrasında sunulan belgeler ile sınırlı olmak üzere; konkordato talep eden davacılar tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin İİK’nın 286.maddesi ve 30.01.2019 tarihli Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik uyarınca yapılan incelemede sunulmuş olduğu ' yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Konkordato komiser heyetinin 29/10/2024 havale tarihli birinci ara raporunda; '' Davacı şirkete ait 30.06.2024 ve 30.09.2024 tarihli mali tablolarının incelenmesi neticesinde ; 1) Davacı şirketin geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği ancak ciddi manada personel kaybının olduğu, 2024 Eylül itibariyle faaliyetlerine 4 çalışanıyla devam ettiği, 2)Şirketin Duran Varlıklarının 30.09.20.24 itibariyle 1.499.935,96TL azaldığı, 3)Şirketin 30.09.2024 dönemine ait Gelir Tablosunda 84.027.115,81 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve olağandışı giderleri sonrasında, Dönem Ticari Karının 27.649,83 TL olduğu, 4) Şirketin 30.09.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (+) 5.285.072,14 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, 5) Konkordato sürecinde; konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi için heyetimizce konkordato talep eden şirketin güncel rayiç değer bilançosunun çıkarılması amacıyla şirket aktifine kayıtlı stoklar, makine ve cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar ile konkordato talep eden gerçek kişiye ait taşıt ve taşınmazın kıymet takdirinin yapılması gerektiğinden ve İİK m. 298 uyarınca malların değerlerinin bilinmesine ihtiyaç duyulacağı anlaşıldığından, malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konularda uzman bilirkişi görevlendirilmesinin yapıldığı, 6) Davacı şirkete ait taşıtlar, tesis makine ve cihazlar, demirbaşlar ve stokların rayiç değerlerinin tespitine ilişkin bilirkişiler tarafından sunulacak raporlara göre Şirketin güncel rayiç bilanço çalışmasının yapılacağı, bu nedenle rayiç değerlere göre şirketin borca batık durumda olup olmadığına ilişkin heyetimiz değerlendirmelerinin sonraki raporlarımızda Sayın Mahkemeye sunulacağı, 7) Heyetimizce, borçlu şirketin konkordato kaynakları içerisinde büyük tutar oluşturan ticari faaliyetlerden elde edilecek 16.791.856,50 TL'lik dönem net kârının elde edilmesinin ve bunun sonucu olarak da şirketin konkordato projesinin başarılı olmasının şirket ticari faaliyetlerinde gelir artırıcı gider azaltıcı işlemlere ağırlık verilerek bu işlemlerin kontrolünün sağlıklı bir şekilde yapılmasının ve projede belirtilen iyileştirme yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının zorunlu olduğu, Konkordato kaynakları arasında yer alan 13.538.537,13 TL tutarındaki alacak tahsilatlarının yapılmasının da konkordatonun başarıya ulaşması açısından zorunlu olduğu, 8) Şirketin konkordato kaynakları içerisinde faaliyetin devamı neticesinde elde edilecek ticari kârın önemli bir kaynak tutarını oluşturması ve borçlu şirketinde (01.09.2024 - 30.09.2024) hedeflemiş olduğu net kâr tutarını gerçekleştirememesi nedeniyle borçlu şirketin konkordato projesini revize etmesinin uygun olacağı, 9) Şirket ön projesinde 2024 yılı 6 aylık dönemde 60 Milyon TL satış geliri hedeflemiştir. Ön projede ortalama aylık 10 Milyon TL'lik bir satış öngörülmüş olmasına karşın 30.06-30.09 döneminde gerçekleşen satışlar yaklaşık 12,65 Milyon TL olmuş ve hedefin 17,35 Milyon TL altında gerçekleşmiştir. Firmanın projeyi gerçekleştirmek için kalan 3 ayda hem 30 milyon satış yapması hem de ilave 17,35 Milyon TL'lik eksik satışı telafi etmesi gerektiği gibi gerekli kârlılık oranına da ulaşmasının zor göründüğü, 10) Firma yetkilisinin faaliyete başladık demesine karşın henüz komiser heyetinden ödeme için onay talebi olmamış ve konkordato sürecinde kullanılacak banka hesabının da henüz aktif hale getirilmediği, 11) Firmanın konkordato ön projesinde gösterilen hedeflere ulaşmasını sağlamak amacıyla faaliyetine tam olarak başlamadığı anlaşılmışsa da kalan mühlet süresi içerisinde faaliyete geçme ihtimali bulunmaktadır. Bu sebeple kalan mühlet süresi boyunca komiser heyetimizce firmanın faaliyetleri yakından incelenecek ve firmanın geçici mühletin amacına uygun olarak bu süreden olumlu anlamda istifade edip etmediğinin değerlendirilmesi gerektiği,'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Konkordato komiser heyetinin 02/12/2024 havale tarihli ikinci ara raporunda ise ; ''Davacı şirkete ait 30.09.2024 ve 31.10.2024 tarihli mali tablolarının Heyetimizce incelenmesi neticesinde ; 1) Davacı şirketin konkordato geçici mühlet süresinin 2. ayında ciddi manada personel kaybının olduğu çalışma kabiliyetini fazlasıyla kaybettiği, 2024 Ekim itibariyle çalışan personel olmadan faaliyetine devam ettiği, 2) Şirketin Dönen Varlıklarının, Ticari Mallar Hesabı, Devreden ve İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesapları nedeni ile (-) 7.857.200,87 TL azaldığı, 3) Şirketin 31.10.2024 dönemine ait Gelir Tablosunda 86.127.771,52 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 169.925,21 TL olduğu, 4) Şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (+) 5.115.146,93 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, 5) Şirket ön projesinde 2024 yılı 6 aylık dönemde 60 Milyon TL satış geliri hedeflemiştir. Ön projede ortalama aylık 10 Milyon TL’lik bir satış öngörülmüş olmasına karşın 31.10.2024 döneminde gerçekleşen satışlar yaklaşık 2.100.655,71 TL olduğu ve hedeflenen satışın yaklaşık 8 Milyon TL altında kalınmıştır. Firmanın projeyi gerçekleştirmek için kalan aylarda eksik satışı telafi etmesi gerektiği gibi gerekli kârlılık oranına da ulaşmasının zor göründüğü, 6) Şirketin, henüz komiser heyetinden, borçların ödenmesine ilişkin onay talebinde bulunmadığı ve konkordato sürecinde kullanılacak banka hesabını da yeni aktif hale getirdiği, 7) Şirketin konkordato kaynakları içerisinde faaliyetin devamı neticesinde elde edilecek ticari karın önemli bir kaynak tutarını oluşturması ve borçlu şirketin de konkordato mühletinin 2. ayında (31.10.2024) hedeflemiş olduğu net kâr tutarını gerçekleştirememesi nedeniyle alacaklılara aile bireylerinin mal varlıklarından ödeme yapılması ve şirketin ortaklara olan borçlarında oluşacak artışlar için revize projede ortakların bu alacaklarının firma yükümlülüklerinin tamamı ödendikten sonra talep edileceğinin veya firmaya kaynak olarak bırakılacağının taahhüt edilmesinin uygun olduğu, 8) Firmanın konkordato projesini faaliyetlerinden elde edeceği kârlar ile başarıya ulaştırmasının mümkün gözükmediği ve borçlu şirketin oluşturulacak revize projede ilave kaynak sunması gerektiği, 9) Üçüncü kişiler tarafından firma borçlarına dönük yapılan ödemelerin ayrıntılı tespiti ve bilanço kalemlerinin denetimi ile ilgili çalışmalarının tamamlanması davacı şirkete ait taşıtlar, tesis makine ve cihazlar, demirbaşlar ve stokların rayiç değerlerinin tespitine ilişkin bilirkişiler tarafından sunulacak rapor ve revize projenin sunulması sonrasında, revize projenin değerlendirmesi yapılacak ve konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşılmayacağı değerlendirmelerinin sonraki raporlarımızda Sayın Mahkemeye sunulacağı,'' yönünde görüş belirtilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyetinin 17/12/2024 havale tarihli raporunda; " 1) Netice itibariyle; şirketin aktifinde kaynak olarak kullanabileceği stoklar, alacak bakiyeleri ,hazır değerler ,sermaye artırımı, faaliyetin devamı ile öngörülen net kâr ile borçlu şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle hedeflemiş olduğu net kâr tutarını gerçekleştirememesine rağmen konkordato ön projesinde 2024, 2025, 2026, 2027 ve 2028 yılları için beklenen net kâr tutarının sağlanamayacağı, Şirketin borçlarının yaklaşık %42,2 sinin aile bireylerinden alınan nakit yardımı ,alınmasından vazgeçilen mal ve malzeme için verilen avans çeklerin geri alınması ve şirketin daha önce yatırım yaptığı ve üzerindeki hacizler nedeniyle alamadığı evye üretim makinesinin de alınmasını da içeren konkordato ön projesini revize etmek istediklerini Mahkemeye bildirmiş olmaları ve Şirketin yönetim krizi yaşadığı bu dönemde kalıcı başarı ve etkin bir modele ulaşılabilmesi için anlamlı bir zaman aralığına ihtiyaç olduğu hususları dikkate alındığında; konkordato talep eden şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olabileceği , bununla birlikte nihai raporumuzda da belirtildiği gibi konkordato talep eden şirkete yöneltilen birden fazla şifahi ve yazılı talebimize rağmen nihai raporun kaleme alındığı tarihe kadar mahkemeye veya komiser heyetimize hiçbir belge ibraz edilmemiştir. Bu sebeple komiser heyetimizin elinde geçici mühletin uzatılması kanaatine imkân veren herhangi bir belge mevcut değildir. Konkordato talep eden şirkete ait 30.09.2024 ve 31.10.2024 tarihli mali tablolarının Heyetimizce incelenmesi neticesinde takdiri mahkemenize ait olmak üzere; 2) Konkordato talep eden şirketin konkordato geçici mühlet süresinin 2. ayında ciddi manada personel kaybının olduğu çalışma kabiliyetini fazlasıyla kaybettiği, 2024 Ekim itibariyle çalışan personel olmadan faaliyetine devam ettiği, 3) Şirketin Dönen Varlıklarının, Ticari Mallar Hesabı, Devreden ve İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesapları nedeni ile (-) 7.857.200,87 TL azaldığı, 4) Şirketin 31.10.2024 dönemine ait Gelir Tablosunda 86.127.771,52 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 169.925,21 TL olduğu, 5) Şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (+) 5.115.146,93 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, 6) Bilirkişilerce hazırlanacak olan Rapor tamamlanmadığından Rayiç Değer Bilançosunun oluşturulamadığı, 7) Şirket ön projesinde 2024 yılı 6 aylık dönemde 60 Milyon TL satış geliri hedeflemiştir. Ön projede ortalama aylık 10 Milyon TL’lik bir satış öngörülmüş olmasına karşın 31.10.2024 döneminde gerçekleşen satışlar yaklaşık 2.100.655,71 TL olduğu ve hedeflenen satışın yaklaşık 8 Milyon TL altında kalınmıştır. Firmanın projeyi gerçekleştirmek için kalan aylarda eksik satışı telafi etmesi gerektiği gibi gerekli karlılık oranına da ulaşmasının zor göründüğü, 8) Şirketin, henüz komiser heyetinden, borçların ödenmesine ilişkin onay talebinde bulunmadığı ve konkordato sürecinde kullanılacak banka hesabını da yeni aktif hale getirdiği, 9) Şirketin konkordato kaynakları içerisinde faaliyetin devamı neticesinde elde edilecek ticari karın önemli bir kaynak tutarını oluşturması ve borçlu şirketin de konkordato mühletinin 2. ayında (31.10.2024) hedeflemiş olduğu net kar tutarını gerçekleştirememesi nedeniyle ve alacaklılara aile bireylerinin mal varlıklarından ödeme yapılması ve şirketin ortaklara olan borçlarında oluşacak artışlar için revize projede ortakların bu alacaklarının firma yükümlülüklerinin tamamı ödendikten sonra talep edileceğinin veya firmaya kaynak olarak bırakılacağının taahhüt edilmesinin uygun olduğu. 10) Firmanın konkordato projesini faaliyetlerinden elde edeceği kârlar ile başarıya ulaştırmasının mümkün gözükmediği ve borçlu şirketin oluşturulacak revize projede ilave kaynak sunması gerektiği, 11) Üçüncü kişiler tarafından firma borçlarına dönük yapılan ödemelerin ayrıntılı tespiti ve bilanço kalemlerinin denetimi ile ilgili çalışmalarının tamamlanması konkordato talep eden şirkete ait taşıtlar, tesis makine ve cihazlar, demirbaşlar ve stokların rayiç değerlerinin tespitine ilişkin bilirkişiler tarafından sunulacak rapor ve revize projenin sunulması sonrasında, revize projenin değerlendirmesinin yapılabileceği, 12) Netice itibariyle; şirketin aktifinde kaynak olarak kullanabileceği stoklar, alacak bakiyeleri ,hazır değerler ,sermaye artırımı, faaliyetin devamı ile öngörülen net kar ile borçlu şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle hedeflemiş olduğu net kar tutarını gerçekleştirememesine rağmen konkordato ön projesinde 2024, 2025, 2026, 2027 ve 2028 yılları için beklenen net kar tutarının sağlanamayacağı, Şirketin borçlarının yaklaşık %42,2 sinin aile bireylerinden alınan nakit yardımı ,alınmasından vazgeçilen mal ve malzeme için verilen avans çeklerin geri alınması ve Şirketin daha önce yatırım yaptığı ve üzerindeki hacizler nedeniyle alamadığı evye üretim makinesinin de alınmasını da içeren konkordato ön projesini revize etmek istediklerini Sayın Mahkemeye bildirmiş olmaları ve Şirketin yönetim krizi yaşadığı bu dönemde kalıcı başarı ve etkin bir modele ulaşılabilmesi için anlamlı bir zaman aralığına ihtiyaç olduğu hususları dikkate alındığında; konkordato talep eden şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmasının bilhassa mali durumunun iyileşmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte nihai raporumuzda da belirtildiği gibi konkordato talep eden şirkete yöneltilen birden fazla şifahi ve yazılı talebimize rağmen nihai raporun kaleme alındığı tarihe kadar Sayın Mahkemeye veya komiser heyetimize hiçbir belge ibraz edilmemiştir. Bu sebeple komiser heyetimizin elinde geçici mühletin uzatılması kanaatine imkân veren herhangi bir belge mevcut değildir. 13) Şirket ortağının TBK m. 196 hükmü gereği şirket borçlarını ödeyen üçüncü kişilerle borcun dış üstlenilmesi sözleşmesi akdetmesi; ödemeleri doğrudan doğruya gösteren dekont ve makbuz gibi delillerin ibraz edilmesi, ön projenin revize edilerek şirketin borçlarının azaltılması için eklenebilecek kaynakların gösterilmesi hâlinde özellikle doktrinde kesin mühlet verilebilmesi için bir seçimlik şart olarak ileri sürülen mali durumun iyileşmesi hâlinin söz konusu olabileceği komiser heyetimiz tarafından ihtimal dâhilinde görülmektedir (İİK m. 289). Ancak işbu raporumuzda da ifade edildiği üzere komiser heyetimize üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemeleri gösteren belgeler ibraz edilmediği gibi; ön proje de şirket tarafından ileri sürülen bu ödemelere göre revize edilmemiştir. Bu sebeple kesin mühletin seçimlik şartlarından olan konkordatonun başarıya ulaşması veya borçlunun mali durumunun iyileşmesi ölçütlerinden herhangi birinin gerçekleştiği konusunda komiser heyetimizin elinde hiçbir veri bulunmamaktadır. Buna göre komiser heyeti olarak, geçici mühletin uzatılmaması ve kesin mühlet ile konkordato talebinin reddi gerektiği kanaatini taşımaktayız (İİK m. 289). 14) Şirket yönetimi rayiç bilançonun düzenlenmesi için komiser heyetince atanan bilirkişilerin raporlarını yazmaları için gerekli belge ve bilgileri sunmamış bilirkişilerin görevlerini yapmaları için gerekli katkıyı sunmamıştır. Komiser heyetinin şifahi ve yazılı birçok uyarısına karşın bilirkişilerin raporlarını yazımları konusunda gerekli yardımın sağlanmasına dönük komiser talimatlarına uyulmamıştır. Şirket yönetimi üçüncü kişiler vasıtasıyla alacaklıların bazılarına ödeme yapıldığını belirtmiş, bunu gösteren bir liste sunmuş fakat bu listenin ispatına dönük henüz bir belge ibraz edilememiştir. Bu ödemelerin yapılmış olduğu ihtimal dâhilindeyse de geçici mühlet boyunca heyetimize herhangi bir belge ibraz edilmemiş; ilgili hususlar ispatsız bırakılmıştır. Yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alındığında heyetimizce konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini veya konkordato talep eden şirketin mali durumunun iyileşme ihtimalini gösteren veriler tespit edilememiştir. Buna göre komiser heyetimizce geçici mühletin uzatılmaması ve kesin mühlet ile konkordato talebinin reddi gerektiği'' yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür,
Mahkememizin 19.12.2024 tarihli duruşmasında alınan ara karar ile komiser heyetinin davacı şirketin rayiç değer bilançosuna ilişkin raporun düzenlenmesinin beklenilmesine ve davacı şirket yetkilisine İİK'nin 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine karar verilmiş , davacı şirket yetkilisine duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, şirket yetkilisinin beyanları tespit edilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyetinin 24/12/2024 havale tarihli nihai raporunda; "Konkordato talep eden şirkete ait 30.09.2024, 31.10.2024, 30.11.2024 tarihli mali tablolarının Heyetimizce incelenmesi neticesinde takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 1) Konkordato talep eden şirketin konkordato geçici mühlet süresinin 3. ayında ciddi manada personel kaybının olduğu çalışma kabiliyetini fazlasıyla kaybettiği, 2024 Kasım ayı itibariyle bir personel ile faaliyetine devam ettiği, 2)Şirketin Dönen Varlıklarının, Verilen Sipariş Avansları ve İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesapları nedeni ile (-)30.270.261,04 TL azaldığı, 3)Şirketin 30.11.2024 dönemine ait Gelir Tablosunda 84.944.438,19 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-)1.467.718,06 TL olduğu, 4) Şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (+) 3.907.130,77 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve BORCA BATIK OLMADIĞI, 5)Şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-)92.030.790,77TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve BORCA BATIK OLDUĞU, 6) Şirket ön projesinde 2024 yılı 6 aylık dönemde 60 Milyon TL satış geliri hedeflemiştir. Ön projede ortalama aylık 10 Milyon TL’lik bir satış öngörülmüş olmasına karşın 30.11.2024 döneminde gerçekleşen aylık satışlar yaklaşık 7.722.221,65 TL olduğu ve hedeflenen satışın yaklaşık 2.277.778,35 TL altında kalınmıştır. Firmanın projeyi gerçekleştirmek için kalan aylarda eksik satışı telafi etmesi gerektiği gibi gerekli kârlılık oranına da ulaşmasının zor göründüğü, 7)Şirketin, henüz komiser heyetinden, borçların ödenmesine ilişkin onay talebinde bulunmadığı ve konkordato sürecinde kullanılacak banka hesabını da yeni aktif hale getirdiği, 8)Şirket yönetimi üçüncü kişiler vasıtasıyla alacaklıların bazılarına ödeme yapıldığını belirtmiş, bunu gösteren bir liste sunmuş fakat bu listenin ispatına dönük henüz bir belge ibraz edilememiştir. Bu ödemelerin yapılmış olduğu ihtimal dâhilindeyse de geçici mühlet boyunca heyetimize herhangi bir belge ibraz edilmemiş; ilgili hususlar ispatsız bırakılmıştır. 9)Şirket ortağının TBK m. 196 hükmü gereği şirket borçlarını ödeyen üçüncü kişilerle borcun dış üstlenilmesi sözleşmesi akdetmesi; ödemeleri doğrudan doğruya gösteren dekont ve makbuz gibi delillerin ibraz edilmesi, ön projenin revize edilerek şirketin borçlarının azaltılması için eklenebilecek kaynakların gösterilmesi hâlinde özellikle doktrinde kesin mühlet verilebilmesi için bir seçimlik şart olarak ileri sürülen mali durumun iyileşmesi hâlinin söz konusu olabileceği komiser heyetimiz tarafından ihtimal dâhilinde görülmektedir (İİK m. 289). Ancak işbu raporumuzda da ifade edildiği üzere komiser heyetimize üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemeleri gösteren belgeler ibraz edilmediği gibi; ön proje de şirket tarafından ileri sürülen bu ödemelere göre revize edilmemiştir. Bu sebeple kesin mühletin seçimlik şartlarından olan konkordatonun başarıya ulaşması veya borçlunun mali durumunun iyileşmesi ölçütlerinden herhangi birinin gerçekleştiği konusunda komiser heyetimizin elinde hiçbir veri bulunmamaktadır. Buna göre komiser heyeti olarak, geçici mühletin uzatılmaması ve kesin mühlet ile konkordato talebinin reddi gerektiği kanaatini taşımaktayız (İİK m. 289). 10)Netice itibariyle; şirketin aktifinde kaynak olarak kullanabileceği stoklar, alacak bakiyeleri, hazır değerler, sermaye artırımı, faaliyetin devamı ile öngörülen net kâr ile borçlu şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle hedeflemiş olduğu net kar tutarını gerçekleştirememesine rağmen konkordato ön projesinde 2024, 2025, 2026, 2027 ve 2028 yılları için beklenen net kar tutarının sağlanamayacağı, Şirketin borçlarının yaklaşık %42,2 sinin aile bireylerinden alınan nakit yardımı, alınmasından vazgeçilen mal ve malzeme için verilen avans çeklerin geri alınması ve Şirketin daha önce yatırım yaptığı ve üzerindeki hacizler nedeniyle alamadığı evye üretim makinesinin de alınmasını da içeren konkordato ön projesini revize etmek istediklerini Mahkemeye bildirmiş olmaları ve Şirketin yönetim krizi yaşadığı bu dönemde kalıcı başarı ve etkin bir modele ulaşılabilmesi için anlamlı bir zaman aralığına ihtiyaç olduğu hususları dikkate alındığında; konkordato talep eden şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmasının bilhassa mali durumunun iyileşmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte nihai raporda da belirtildiği gibi konkordato talep eden şirkete yöneltilen birden fazla şifahi ve yazılı talebimize rağmen nihai raporun kaleme alındığı tarihe kadar Sayın Mahkemeye veya komiser heyetimize hiçbir belge ibraz edilmemiştir. Bu sebeple komiser heyetimizin elinde geçici mühletin uzatılması kanaatine imkân veren herhangi bir belge mevcut değildir. 11) Yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alındığında heyetimizce konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini veya konkordato talep eden şirketin mali durumunun iyileşme ihtimalini gösteren veriler tespit edilememiştir. Buna göre komiser heyetimizce geçici mühletin uzatılmaması ve kesin mühlet ile konkordato talebinin reddi gerektiği" yönünde görüş bildirmiştir.
İİK 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
İsv.İİK ‘da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça," borçlunun iyileşmesi " kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 )
İİK'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl temin edileceği kapsamında, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.
Ön projede; şirketin konkordatoya tabi borçları toplamının 149.814.713 TL olduğu belirtilmiş; şirket kasasındaki hazır değer 17.056.343- TL , alacak tahsilinden elde edilecek gelir 13.538.537 - TL, stokların satışından 70.000.000 TL, KDV gelirinden 8.427.976-TL, 20.000.000 TL sermaye artırımı , faaliyet kârı 16.791.856-TL ile şirket aktifinde kayıtlı ihtiyaç fazlası makine ve taşıt satışından elde edilecek 4.000.000 TL gelir konkordato kaynağı olarak gösterilmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Bu sebeplerden ilki borçlunun mal varlığının korunması için iflasına açılmasının gerekli olmasıdır. Özellikle borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde, aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayana bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. ( Selçuk Öztek/ Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 ).
Geçici komiser heyeti raporları ve dosya kapsamından ; ön projede ortalama aylık 10.000.000 TLlik bir satış öngörmesine rağmen 30.11.2024 döneminde gerçekleşen aylık satışların yaklaşık 7.722.221,65 TL olduğu ve hedeflenen satışın yaklaşık 2.277.778,35 TL altında kalındığı, şirketin faal olmadığı, geçici mühlet süresi içinde komiser heyetinden faaliyet amacıyla ödeme onayı talep edilmediği, borçlu şirketin borçlarının üçüncü kişiler tarafından ödendiğinin iddia edildiği ancak buna dair belge ibraz edilmediği gibi üçüncü kişiler tarafından ödenecek borçların diğer alacaklıların alacaklarını tahsil etmelerinden sonra tahsil edileceği yönünde bir taahhütte bulunulmadığı veya sırada sona kalma anlaşması yapılacağının iddia edilmediği, konkordato kaynağı olarak gösterilen 20.000.000 TL sermaye artırımının hangi tarihte yapılacağına dair açıklama sunulmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, faal olmayan borçlu şirketin (stoklarının) mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiği kanaatine varılarak mühletin uzatılması isteminin reddine, borçlu şirketin iflasına, iflas tasfiyesinin basit usulde yapılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konkordatonun tasdiki talebinin reddine,
...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin İFLASINA, iflasın 09/01/2025 günü saat 14:17 itibarıyla açılmasına,
İflas tasfiyesinin İİK 308/2 maddesi uyarınca basit usulde yapılmasına,
İflas avansının ve karar kesinleştiğinde konkordato gider avansının İflas Müdürlüğüne gönderilmesine,
İflas kararının derhal İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine,
... ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına ve iflasına karar verildiğinin, İİK 166.maddesinde belirtilen usulle, Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-İİK 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, borçlu vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/3 maddesi atfı ile İİK 164. maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP