T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/687
KARAR NO : 2025/671
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2024
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkil idare arasında Kamu İhale Kanununa tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkette hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idarelerine karşı dava açıldığını, ... 11.İş Mahkemesinin ... tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve bahsi geçen tüm alacak kalemlerinin idarelerince ödenmesine kesin karar verilmiş olduğunu, kararın dava dışı ... tarafından icraya konu edildiğini, .... 7. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri toplan olmak üzere (yasal kesintiler dahil) 246.665,56.-TL idareleri tarafından ödendiğini, idarelerince yapılan ödemenin dava dışı ...'ün davalı şirketin idarelerinden aldığı ihale kapsamında çalışması neticesinde ödenmiş olduğundan, ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına idarelerince ödenen tüm meblağ ve yasal kesintilerin davalı şirket tarafından idarelerine ödenmesi gerektiğini, müvekkili idare ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereği yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personellerle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlar konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulandığını, Yargıtay içtihatlarına göre de tüm işçilik borçlarından yüklenici firmaların sorumlu olacağının açıkça belirtildiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı şirkete ulaşılamamış olup anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 246.665,56.-TL'nin 15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın rücu dava gerekçesini dava dışı işçiye yapmış olduğu ödemeye dayandırdığını, dolayısıyla iş hukuku çerçevesinde ve dolayısıyla İş Mahkemesi nezdinde uyuşmazlık çözüme kavuşturulmalı iken davanın ticaret mahkemesinde açıldığını, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yönünde görev itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket açısından davacı tarafın taleplerinin yasal dayanağı bulunmamakla ve gerçeğe aykırı olmakla birlikte davalının zamanaşımı itirazları nazara alınarak davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yargılama konusu rücu davasına dayanak ilamın verildiği dava dosyası talep üzerine taraflarına ihbar edilmişse de, söz konusu işlem yasa gereği ihbar olunan müvekkili şirkete taraf sıfatı kazandırmadığını, müvekkilinin0 davaya dahil olmadığını, Mahkemece de lehlerine veya aleyhlerine hüküm kurulmadığını, bu durumda ihbar edilen davanın haklarında kesin hüküm teşkil etmediğini, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde davacı işçilik haklarını bertaraf edip sorumluluktan kurtulmak maksadıyla muvazaalı işlemler yapmış olup yasa gereği ödeme yapmış olduğu işçi başlangıçtan itibaren idarenin işçisi sayılarak taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama konusu olayda davacının ödeme yaptığı işçinin iş sözleşmesi İhalenin bitmesiyle sonlanmadığını, işçinin davacıdan ihale alan diğer şirketlerde çalışmaya devam ettiğini, davacı ihbar ettiği işçi alacakları davasında kusurlu olarak bu hususta bir savunma yapmadığını, yasal unsurları oluşmadığı halde ağır kusuruyla tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarını ödemeye mahkum edildiğini, bu durumda davacının ödediği tazminat ve işçi alacaklarını taraflarından rücu etmesine yasal olanak bulunmadığını, davacı taraf işçilik davasında fazla mesai, hafta tatili ve UBGT taleplerine karşı kusuruyla puantaj kayıtlarını dosyaya sunmadığını, tanık dinletmediğini, haksız olarak fazla mesai, hafta tatili ve UBGT alacağını ödemeye mahkum edildiğini, aynı şekilde banka kayıtlarını celp ettirmeyerek haksız AGİ talebini ödemeye mahkum edildiğini, rücu davasında ticari avans faizi istenmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, yargılama konusu olayda davacının sözleşmeler gereği sorumlu olmadığına dair iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili hakkında açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-.. 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
2-... 11. İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası,
3-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen dava dışı işçi ...'ün hizmet döküm cetveli, iş yeri unvan listesi,
4-Bilirkişi kök ve ek raporu,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya dayanak takip dosyası, dava dışı işçiye ait hizmet döküm cetveli, işe giriş çıkış bildirgeleri, davalıya ait iş yeri kayıtları taraflar arasında imzalanan sözleşme ile dayanak ... 11. İş Mahkemesi'nin... Esas...Karar sayılı dava dosyası ile ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, hafta tatili ücreti, ücret alacağı, yol ücreti, yemek ücreti alacağı, giyim ücreti alacağı, AGİ ücreti alacağı, fazla çalışma ücreti alacağı ve UBGT ücreti alacağının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli... E.... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ... K., 11/05/2017 tarihli ... E....K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli ...E. ...K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E. ... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar)
Dosya kapsamında uyuşmazlığa ilişkin bir hesap bilirkişisinden rapor ve davacı itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz dilen 05.02.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle, dava dışı işçiye ödenen tazminatın tamamından davalının sorumlu olduğunun kabul edilmesi durumunda dava dışı işçinin 11.01.2016-11.05.2018 dönemine isabet eden fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacağı, yol ücreti giyim ücreti ve AGİ alacağı olarak dava konusu edilen 246.665,56.-TL’nin , davalı alt işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye isabet eden sorumluluk miktarlarının ... Ltd. Şti. Yönünden 79.133,96.-TL ...Şti. Yönünden 167.531,92.-TL, davacı davasını ...Tic. Ltd. Şti’ ne yöneltmediğinden 167.531,92.-TL’den davacının sorumlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekilinin itirazlarını karşılar mahiyette tanzim edilen 12.06.2025 tarihli ek raporunda özetle, dava dilekçesi ekinde sunulan dava dışı işçi ... T.C. Kimlik numaralı ...’e ait SGK Hizmet Dökümü Cetveli, İşyeri Unvan listesi, İşe giriş bildirgelerindeki işveren tescil bilgilerinin incelendiği, işyerinin SGK’ da ... sicil numarası ile tescilli olduğu, Asıl İşveren ...Ltd. Şti.’nin olduğu, işyeri dosyasından dava dışı işçi ... T.C.Kimlik numaralı ...’ün 10.01.2016-15.08.2016 ile 02.02.2018-11.05.2018 dönemlerinde Asıl İşveren...Şti.’nin sigortalısı olarak, 20.12.2016-30.01.2018 döneminde ...Şti.’nin 1. Nolu aracısı ...Tic. Ltd. Şti.’nin sigortalısı olarak sigortalı bildirildiği, bu durumda alt işveren – aracı işveren durumu ve dava dosyasındaki belgeler yeniden değerlendirildiğinde davacının talep edebileceği rücuen tazminat miktarının toplam 246.665,56 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğu, dosyaya celp edilen SGK işe giriş çıkış belgelerinde de davalı ile dava dışı ... Şti arasında alt işverenlik ilişkisi olduğu, bu durumda davalının dava dışı ... Şti.'ne isabet eden miktardan dahi sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-246.665,56 TL'nin 166.665,65 TL'sine 16/11/2023 bakiye 80.000,23 TL'sine talep ile bağlı kalınarak 15/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 16.849,72 TL nispi karar harcının, 4.212,44 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 12.637,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 39.466,49 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 6.690,00 TL yargılama gideri ile 4,412,44 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı toplamı 11.530,04 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/09/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 4,412,44 TL
Karar Harcı : 16.849,72 TL
Noksan Harç : 12.637,28 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 9.000,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 6.000,00 TL
Posta Giderleri : 690,00 TL