T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/703
KARAR NO : 2025/14
DAVA : İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173))
DAVA TARİHİ : 11/11/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından ... 21. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, borçluların her ikisinden de ödeme alamadığını, borçlulara ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin her iki davalı yönünden de kesinleştiğini, borçlulardan ...'in diğer borçlu ... Şirketinin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, bu nedenle iflasa tabi olduğunu belirterek her iki davalı hakkında da iflas kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'e ve ... Şirketi'ne usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, kambiyo senedine istinaden başlatılan iflas yoluyla takibin takibin itirazsız kesinleştiği gerekçesi ile davalılara depo emri gönderilmesi ve alacağın ödenmemesi halinde iflaslarına karar verilmesi istemine ilişkin takipli iflas davasıdır.
Uyuşmazlık, İİK'nın 173/2 maddesi ve İİK'nın 158. maddesi uyarınca iflas koşullarının oluşup oluşmadığı, takip talebinin İİK'nın 58. maddesinde belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı, özel dava şartının mevcut olup olmadığı konularında toplanmıştır.
İİK 173/1.maddesinde, iflas yoluyla yapılan takipte ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi halinde alacaklının takip borçlusunun iflasını isteyebileceği belirtilmiştir ve İİK 158.maddesinde de, iflas takibinin kesinleşmesi halinde açılan iflas davasında İİK 166/2. maddesindeki usulle ilanların yapılacağı açıklanmıştır.
Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu, bu nedenle bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu, İİK 176 m. atfı ile İİK 173 ve 156/4. maddesi uyarınca, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla yapılan takibin kesinleşmesi üzerine açılan iflas davası olup, iflas ödeme emrine itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleşmesi halinde artık takibe konu edilen alacağın varlığının araştırılamayacağı, yapılacak incelemenin şekli bir inceleme olup, davaya esas takibin usulüne uygun olup olmadığı ve takibin kesinleşip kesinleşmediğinin tespitinden ibaret bulunduğu ve borcun kesinleşen takibe rağmen ödenmediğinin belirlenmesi durumunda artık davalıya depo kararının tebliği ile borcun ödenmesi için yasal sürenin tanınması ve ödeme yapılmaması halinde iflas kararı verilmesi gerektiği açıktır.
İcra takibinin başlaması için alacaklının icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda bir takip talebinde bulunması gerekir. Takip talebinin 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin öngördüğü hususları kapsaması zorunludur. Bunlar takip konusu alacağın kimliğinin belirlenmesine yarayan unsurlardır. Şöyle ki bu hususlar olduğu gibi ödeme emrine yansıtılarak borçlunun bilgisine sunulacak ve borçlu hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek, buna karşı sahip olabileceği tüm savunma sebeplerine göre takibe karşı koymak ya da takibin sürdürülmesine izin vermek yolundaki tercihini kullanabilecektir. Resmî bir uyarı niteliğini taşıyan ödeme emri icra takibinin temelini teşkil eder. Ödeme emri takibin ilk önemli ve zorunlu aşamasını oluşturmakta ve sonraki tüm işlemler bu temel üzerine inşa edilmektedir. Şu hâlde alacağın kimliğini belirlemeye yarayacak zorunlu unsurlardan yoksun olan bir talebi icra müdürü dikkate alamaz ve buna dayanarak ödeme emri düzenleyemez. Aksi takdirde borçlunun şikâyeti üzerine ödeme emrinin iptali gerekir (İlhan E. Postacıoğlu, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 2010, s. 151, 174). Ödeme emri (tebliği) bir icra takibinde borçluya karşı yapılan icra takip işlemlerinden birincisidir. İcra dairesinin icra takip işlemleri ödeme emri ile başlar ve ödeme emri bundan sonraki icra takip işlemlerinin şartıdır. Borçlu, kendisine karşı icra takibi yapıldığını, ilk defa ödeme emri (tebliği) ile öğrenir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s.213).
2004 sayılı Kanun'un 167 nci maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde aynı Kanun'un 58 inci maddesindeki hususların bulunması zorunludur. 2004 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) No.lu bendi uyarınca ödeme emrine alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların yazılması gerekir.
2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (3) No.lu bendi uyarınca ilâmsız icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekir. Takip talebinde yabancı para alacağı aynen istenmiş (Türk parası ile tutarı gösterilmemiş) ise, icra müdürünün kendiliğinden (resen) takip talebini reddetmesi gerekir, çünkü 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (3) No.lu bendi kamu düzenine ilişkindir ve buna ilişkin şikâyet, süresiz şikâyettir. Bu eksiklik kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan icra mahkemesince resen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekir (Kuru, s.208, 209; Postacıoğlu, s.162).
Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297). Alacaklı yabancı para alacağını takip talebinde Türk parası olarak göstermiş olmasına rağmen ödeme emrinde alacak yabancı para olarak gösterilmişse süresiz şikâyet yoluna başvurulması mümkündür (İbrahim Aşık vd., İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 2022, s. 96). Ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerekir, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemez. Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Buna ilişkin şikâyet süresiz olup bu noksanlık sebebiyle icra mahkemesince ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir (Kuru, s. 211; Postacıoğlu, s. 162).
Hukuk Genel Kurulunun 12.05.1999 tarihli ve ... Esas,... Karar sayılı kararında da takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası ile karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeniyle ilgili olduğundan icra mahkemesince resen takibin iptali gerektiği benimsenmiştir.
Diğer taraftan tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmesi gerekir. Ödeme emrinin takip talebine uygun olmaması süresiz şikâyet sebebidir (Murat Atalı vd., İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 2022, s.123; Hakan Pekcanıtez, Cemil Simil, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, İstanbul, 2017, s.171; Kuru, s.217; Aşık vd., s.100).
Somut olayda ise ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının , davalılar aleyhine kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlattığı, takip talebinde 100.000,00 Euro alacağın fiili ödeme tarihindeki döviz alış kuru karşılığının tahsilinin talep edildiği, takip talebinde yabancı para cinsinden olan alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, davalılara tebliğ edilen ödeme emirlerinde ise yabancı para cinsinden alacağın Türk Lirası karşılığının gösterildiği anlaşılmış; ödeme emri , takip talebine uygun düzenlenmemiştir. Hukuk Genel Kurulunun ... Esas,... K. sayılı emsal kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
İcra Müdürlüğünün takip talebine uygun şekilde ödeme emri düzenlemesi gerektiği, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceği, bu hususun kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olduğu, takibin her safhasında resen göz önünde tutularak ödeme emrinin iptalini gerektirdiği, davacı tarafından başlatılan iflas takibinin usulüne uygun bir takip olmadığı , usulüne uygun şekilde kesinleşmiş iflas takibinin işbu dava yönünden özel dava şartı olduğu anlaşılmakla HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-İflas avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı asil ... ile davacı vekili ...'in yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/01/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP