T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/812 Esas
KARAR NO: 2024/1015
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 10/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2024
Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1045 Esas , 2024/1231 K, sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen konkordatonun tasdiki istemleri mahkememize tevzi edilmekle dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK’ un 57 ve 166.maddesinde birden fazla kişi tarafından açılan davaların birbirine benzer olaylara ve hukuki sebeplere dayanması halinde davaların biri hakkında verilebilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olması halinde aralarındaki bağlantının var sayılabileceği hükme bağlandığını, davacı şirketler ve şahıs arasında ortaklık yapıları itibariyle organik bağ olduğundan ve bu nedenle de davalarının ihtiyari dava arkadaşlığı kuralları gereği birleştirilebileceği, birlikte görülebileceği kabul edilmesi gerektiğini, Bu nedenle ortaklık yapıları benzerlik gösteren aralarında maddi ve hukuki yönden bağlılık, kefalet, çapraz kefalet ya da sebep-sonuç ilişkileri bulunan birden fazla şirkete ve şahıslara ilişkin olarak tek bir dilekçe ile dava açma zarureti hasıl olduğunu, zira bu durum yargılamayı çabuklaştıracağından, yargılama giderlerini azaltacağından ve çelişkili kararların önüne geçebileceğinden usul ekonomisine de uygun düştüğünü, ..., (tc kimlik no: ...), ...adresinde “... - alüminyum bar, çubuk, tel ve profil, tüp, boru ve bağlantı parçaları imalatı (alaşımdan olanlar dahil)” faaliyetinde bulunan, ... vergi dairesi’nin ... vergi kimlik numaralı mükellefi fabal alüminyum sanayi ve ticaret anonim şirketi’nin %5,00 hissesinin sahibi olduğunu, şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, maliki olduğu gayrimenkuller ile teminat vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla şirketin yaşamış olduğu ve yaşayacağı sıkıntılar bire bir eş zamanlı olarak ...’ ı zor duruma sokacağını, ...’ın ortağı bulunduğu şirket avcılar vergi dairesi müdürlüğünün mükellefleri arasında olup ticari hayatı boyunca devlet hazinesine katkı sağladığını, davacı şirketin konkordato talep etmesinden dolayı tüm mal varlığı ile şahsi olarak şirket borçlarına kefil olan ...’ ın da konkordato talep etmesi zorunlu hale geldiğini, ..., iflasa tabi kişilerden olmayıp, ttk hükümleri uyarınca defter tutma mecburiyeti bulunmadığını, ...’ ın hissedarı, yönetim kurul başkan vekili, imza yetkilisi olduğu ve kefaletlerinin bulunduğu şirket; dava dilekçesinde ayrıntılı olarak da belirtildiği üzere nakit darboğazı içerisine girdiğini, bankalara ve piyasalara olan birtakım ödemelerini yapamadığından dolayı temerrüde düşmüş bulunmaktadır. Yaşanan bu süreç önceden öngörülebilen ve kontrol edilebilecek bir süreç olmadığını, Söz konusu olumsuzluklar ve şirketin zor duruma düşmesine bağlı olarak piyasalara olan borçlarının bir kısmı ve kredi borç taksitleri de ödenemediğini, Kullanılan kredilerde ...’ ın şahsi kefaletleri bulunduğunu, şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, ortak teminatlar vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla sektörde yaşanan olumsuzluklardan ötürü firmalardan birisinde yaşanan sıkıntı diğer firmayı ve firmanın tek ortağı ve yöneticisini de anında etkilemesinin kaçınılmaz bir durum olduğunu, bununla birlikte banka ve finans kurumlarına olan borçlarına karşılık birbirlerine çapraz kefaletleri bulunan grup şirketi ve bağlı ortaklığı olan arya alüminyum mimari sistemler pazarlama ve ticaret anonim şirketi de aynı kefalet yükümlülüğüne dahil olduğunu, ..., (tc kimlik no: ...), ... - alüminyum bar, çubuk, tel ve profil, tüp, boru ve bağlantı parçaları imalatı (alaşımdan olanlar dahil)” faaliyetinde bulunan, avcılar vergi dairesi’nin ... vergi kimlik numaralı mükellefi fabal alüminyum sanayi ve ticaret anonim şirketi’nin %45,00 hissesine sahip olduğunu, şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, maliki olduğu gayrimenkuller ile teminat vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunmaktadır. dolayısıyla şirketin yaşamış olduğu ve yaşayacağı sıkıntılar bire bir eş zamanlı olarak ...’ ı zor duruma sokacağını, ...’ ın ortağı bulunduğu şirket avcılar vergi dairesi müdürlüğünün mükellefleri arasında olup ticari hayatı boyunca devlet hazinesine katkı sağladığını, davacı şirketin konkordato talep etmesinden dolayı tüm mal varlığı ile şahsi olarak şirket borçlarına kefil olan ...’ ın da konkordato talep etmesi zorunlu bir hal aldığını, ..., iflasa tabi kişilerden olmayıp, ttk hükümleri uyarınca defter tutma mecburiyeti bulunmadığını, ...’ ın hissedarı, yönetim kurul başkanı, imza yetkilisi olduğu ve kefaletlerinin bulunduğu şirket; dava dilekçesinde ayrıntılı olarak da belirtildiği üzere nakit darboğazı içerisine girmiş, bankalara ve piyasalara olan birtakım ödemelerini yapamadığından dolayı temerrüde düşmüş bulunmaktadır. yaşanan bu süreç önceden öngörülebilen ve kontrol edilebilecek bir süreç değildir. söz konusu olumsuzluklar ve şirketin zor duruma düşmesine bağlı olarak piyasalara olan borçlarının bir kısmı ve kredi borç taksitleri de ödenememiştir. kullanılan kredilerde ...’ ın şahsi kefaletleri bulunduğunu, Şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, ortak teminatlar vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla sektörde yaşanan olumsuzluklardan ötürü firmalardan birisinde yaşanan sıkıntı diğer firmayı ve firmanın tek ortağı ve yöneticisini de anında etkilemesinin kaçınılmaz bir durum olduğunu, bununla birlikte banka ve finans kurumlarına olan borçlarına karşılık birbirlerine çapraz kefaletleri bulunan grup şirketi ve bağlı ortaklığı olan arya alüminyum mimari sistemler pazarlama ve ticaret anonim şirketi de aynı kefalet yükümlülüğüne dahil olduğunu,mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve iik hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, iik m. 305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği sayın mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde, iik m. 306 hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine,iik 307 md 1 fıkrasının a,b,c fıkraları gereğince rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yine İİK 307/2 de sözü edilen finansal kiralama konusu malların iadesinin gerekli koşullar mevcut olduğundan ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, rehinli alacaklılar ile İİK 308/h maddesi hükümleri çerçevesinde görüşme yapılması için müzakere edilmesine, müvekkil firmaların ve şahısların kredi kullanılması amacıyla bankalara vermiş olduğu nakit teminatların ve teminat niteliğindeki kambiyo vasıflı kıymetli evrakların tedbiren müvekkile iadesine ,konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte, ÎİK m. 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir komiser tayin edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, İİK'nın 285. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca gerçek kişi borçlular tarafından açılan konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Adi Konkordato 2004 sayılı İİK. m. 285-309/ı arasında düzenlenmiştir.
Konkordato, borçlunun, kanunda öngörülen çoğunluktaki alacaklılar ile yapacağı ve ancak mahkemenin tasdiki ile borçlu ve alacaklılar bakımından (konkordatoya tabi ve ancak borçlu ile anlaşmaya varmayan alacaklılar dahil) bağlayıcı hale gelen bir cebri icra anlaşmadır. Konkordato kurumu, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve ekonomik durumu bozulan veya bozulma ihtimali olan dürüst borçluları, iflastan korumak (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınları, 2013 s.1443-1444) ve ödeme güçlüğü çeken borçlulara borçlarını yeniden yapılandırarak, işletmelerini iyileştirmelerine olanak sağlamak için ihdas edilmiştir. Konkordato kurumu ile borçluya, alacaklıların çoğunluğu ile anlaşarak borçlarını ödeme ve böylelikle iflastan kurtulma imkanı sağlanmak istenmiştir. Borçlu yapılacak olan anlaşma doğrultusunda borçlarını ödediğinde tüm borçlarından kurtulmuş olur. İsviçre doktrininde, konkordato sürecinde verilen konkordato kesin mühleti borçlunun mali durumunu iyileştirmesinin bir aracı olarak görülmektedir. İsviçre’deki kanun değişikliklerinin bir çoğunda açıkça iyileştirme kavramına yer verilmiştir. Konkordatoda alacaklıların menfaati olmakla birlikte esasen borçlunun menfaati daha ön plandadır. Adi konkordatoda, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda olduğu gibi malvarlığının tasfiyesi değil borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanır.(Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Yasa Çerçevesinde KONKORDATO, İstanbul: Vedat Kitapçılık 2018, s.3 ve6)
Adi konkordato, geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatoya tabi (nisaba esas) alacaklı ve alacaklıların tespiti, alacaklılar toplantısının yapılması ve tasdik raporunun mahkemeye ibrazı ile başlayan tasdik aşamalarından oluşmaktadır.
Davacılar 20/12/2024 tarihli dilekçesi ile feragat dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, konkordato talep etme ve konkordato talebinden feragat etme yetkisinin olduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 307. maddesi gereğince, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
HMK'nın 310. maddesi gereğince de, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilmesi mümkündür.
Dava, konkordatonun tasdikine ilişkin olup, konkordatonun tasdikine ilişkin davadan feragat halinde İİK'nın 292. maddesinde Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen feragatin sonuçlarından farklı bir sonuç öngörülmüştür.
İİK'nın 292/1-d bendinde, borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketinin konkordato talebinden feragat etmesi halinde mahkemece kesin mühletin kaldırılarak iflasına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İİK'nın 287/5. maddesi uyarınca İİK'nın 291. ve 292. maddeleri geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacaktır.
İşbu davada, gerçek kişi davacılar tarafından henüz geçici mühlet hakkında bir karar verilmeden konkordatonun tasdiki isteminden feragat edildiği bu nedenle davacıların iflasa tabi şahıslardan olup olmadığı ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının araştırılamayacağı ve de İİK'nın 288. maddesi uyarınca bu kararın ilgili yerlere bildirilmesine ve ilan edilmesine gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı gerçek kişilerin konkordatonun tasdiki istemlerinin feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların konkordatonun tasdiki talebinin feragat nedeni ile reddine,
2-Peşin harcın mahsubu ile başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının, iflas avansının ve konkordato gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın davacıya tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde davacı yönünden Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...