T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/98 Esas
KARAR NO : 2025/949
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında vinç alımı için anlaşma sağlanmış olup, 12.01.2023 tarih ... No.lu fatura ile toplamda 879.100 TL İhraç Kayıtlı fatura kesildiğini, ancak bu faturanın sehven kesildiğini, davalı tarafından 745.000 TL ödemenin müvekkili olan firmaya yapıldığını, sonrasında sehven ihraç kayıtlı olarak kesilen 12.01.2023 tarih ... fatura numaralı ile toplamda 879.100 TL tutarlı faturanın sehven kesilmiş olması sebebi ile yurt içi satış faturası olarak müvekkilinin kayıtlarında düzeltildiğini, davalı yana ise süresi içerisinde tüm bildirimlerin yapıldığını, aynı zamanda İstanbul 2. Noterliği 03715 yevmiye numaralı ve 21.03.2023 tarihli ihtarnamesi ile de davalıya gerekli tüm bildirimler yapıldığını, Süreç sonunda davalı aleyhine, ... 9. İcra Müdürlüğü'nde ...E. İcra takibi dosyası açıldığını, müşterek iş ilişkisinde KDV borcunun borçlu tarafa ait olduğunu, Davaya konu itirazın herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, karşılıklı ticari ilişki neticesinde müvekkilini ürün/hizmet teslim etme sorumluluğunu tamamı ile yerine getirdiğini, karşı taraf ile aralarındaki borç ilişkisinin, müvekkilinin ürün/hizmetine karşılık bu ürün bedelinin 745.0004 KDV olduğunu, taraflarının borcunu tamamı ile ödemiş olduğunu, borçlunun kendi borcunda 134.100 TL'lik KDV borcunu göz ardı ettiğini, bu nedenle icra takibinin ikame edildiğini, borçlu bu takibe haksız bir şekilde itiraz ederek süreci sancılı bir hale getirdiğini, Ticari borç ilişkilerinde yerleşik uygulama olarak ürün teslim eden tarafın karşı taraftan ürün bedeli 745.0004 KDV olarak toplamda 879.100TL ödenmesi olarak gerçekleştirmesi gerekliliği ortada iken somut olayda ve var olan ilişki de KDV ödemesinin yapılmadığının açık olduğunu, Neticeten; Davalı-Borçlunun ... 9. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve bu alacağa takip tarihinden itibaren, avans faizi oranı üzerinden faiz yürütülmesine, takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının itirazında haksız olan davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili arasında 3 Ton Başlık ve Vinç, 5 Ton Başlık ve Vinç, 10 Ton Başlık ve Vinç alım-satım konusunda bir anlaşma sağlandığını ve bu vinci müvekkilinin ihraç etmek üzere davacıdan satın aldığını, buna istinaden de davacıdan ihraç kayıtlı fatura istendiğini, müvekkili tarafından ise KDV hariç olan ücretin tamamının ödendiğini, KDV tutarının ödenmeme sebebinin ise ihraç kayıtlı satışlarda KDV'nin muaf olunması olduğunu, Davacı tarafından düzenlenen 12.01.2023 tarih ... no.lu ve toplamda 879.100 TL İhraç Kayıtlı faturanın en alt kısmında görüleceği üzere "Vergi İstisna Muafiyet Sebebi: 701 - 3065 S. KDV Kanunun 11/1-c md. Kapsamındaki İhraç Kayıtlı Satış" ibaresinin yer aldığını, Müvekkilinin, davacıdan satın almış olduğu bu ürünler ile birkaç ürünü daha amacı doğrultusunda 13.01.2023 tarihinde yurt dışına ihraç ederek ekte sunulu faturayı düzenlediğini, yasal olarak aldığı ürünleri 3 ay içerisinde ihraç etmek zorunda olan müvekkilinin, davacıdan satın aldığı ürünleri ertesi gün faturalandırıp KDV tahsil etmeksizin ihracatını gerçekleştirdiğini, Gümrük çıkış beyannamelerinde imalatçı firma olarak davacı firmanın adının bildirilerek malların ihraç edildiğini, İşbu faturalı ürünlere ilişkin beyannamenin Gümrük Müdürlüğü'ne verildiğini, ekli listede olan gümrük beyannamesinin tarihinin ... tarihi ve dosya numarasının ... olduğunu, ... tarihli ve ... tarihli ... sayılı ... Gümrük Müdürlüğü Dolaşım Belgesinde davacıdan alınan ürünlerin listesinin olduğunu, İhracat nedeniyle müvekkilinin ödediği Navlun ücreti, Konteyner Tam Muayene ücreti, Kesin İhracat İşlemleri, Hizmet Bedeli, ... ücreti vb ödemelere ilişkin faturaların da ekte olduğunu, Davacı şirketin, müvekkiline düzenlediği ihraç kayıtlı fatura tarihini takiben vergilendirme döneminde KDV muafiyetine yönelik usuli işlemlerde kendi sorumluluklarını yerine getirmeyerek hataya düşmesi nedeniyle aradan 2 ay geçtikten sonra sehven ihraç kayıtlı denilerek satışa çevrildiğini ve müvekkilinden KDV'nin tahsilini talep ettiğini, Davacı tarafın faturanın sehven yanlış düzenlendiğine dair bildirimi ... 2. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirdiğini, görüleceği üzere 12.01.2023 tarihli faturada değişiklik yapıldığının 2 ay sonra bildirildiğini, taraflarınca ... 7. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya cevap verildiğini, Davacının, KDV tecil-terkin işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranmadığını, dava konusu KDV bakiyesini davacı kendi eksikliği nedeniyle tecil ve terkin ettiremediğinden kötü niyetli olarak müvekkilinden talep ettiği, Neticeten, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile; Öncelikle davanın usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın 9620'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklanan KDV alacağına ilişkin ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Davacı tarafından 06.06.2023 tarihinde borçlu (davalı) ... Şirketi aleyhine, ... 9. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile fatura alacağından kalan bakiyeyi dayanak göstererek 134.100,00 TL asıl alacak, 2.546,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.646,06 TL tutarındaki alacak için, takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık % 9 yasal faiz ve değişen oranlardaki faizi ile, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsili amacıyla takip başlatıdığı, davalı şirket tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edildiği, yapılan bu itirazla takibin durduğu, davacının işbu davayı süresi içerisinde açmış olduğu görüldü.
... 2. Noterliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği, müzekkere cevabında davacı tarafından, davalıya gönderilen borcun ödenmesini içerir... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği anlaşılmıştır.
... Vergi Dairesine ve ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevaplarında taraflara ait 2022-2023 yıllarına ait BA BS formlarının dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizin 24/09/2024 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile Dosyanın mahkememizce resen seçilecek1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, Vergi Dairesi kayıtları ve ticari defter ve kayıtlar kapsamında davacının takip konusu alacak yönünden haklı olup olmadığı var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 28/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12.01.2023 tarihli dava konusu ihraç kayıtlı fatura içeriğindeki tahsil edilmeyen KDV tutarının (134.100,00 TL) iade veya terkin edilememesinde davalı şirketin herhangi bir hatasının yada eksikliğinin tespit edilemediği, bu itibarla, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere davalının dava konusu faturanın KDV tutarı (134.100,00 TL) ölçüsünde davacıya borcunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 29/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 04/09/2025 tarihli ek raporunda özetle: ", davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12.01.2023 tarihli dava konusu ihraç kayıtlı fatura içeriğindeki tahsil edilmeyen KDV tutarının (134.100,00 TL) iade veya terkin edilememesinde davalı şirketin herhangi bir hatasının yada eksikliğinin tespit edilemediği, bu itibarla, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere davalının dava konusu faturanın KDV tutarı (134.100,00 TL) ölçüsünde davacıya borcunun bulunmadığı yönündeki kanaatim devam etmektedir. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlığın, ihraç kayıtlı olarak davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12.01.2023 tarihli faturanın dayanak gösterilerek 134.100,00 TL asıl alacak, 2.546,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.646,06 TL tutarındaki alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu görülmektedir.
Davacı vekili, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ihraç kayıtlı faturadaki KDV tutarının (134.100,00 TL) ilgili vergi dairesi tarafından terkin işleminin yapılmaması sebebiyle davalıdan tahsilini istemekte, davalı ise ihraç kayıtlı olarak alınan malların süresi içerisinde ihraç edildiğinden bahisle böyle bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Mali bilirkişi tarafından yapılan ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 134.100,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davalı şirketin ihraç kayıtlı olarak aldığı malları kanunda belirtildiği şekliyle izleyen aydan itibaren üç ay içinde ihraç ettiği tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı hüküm altına alınmıştır. Şayet imalatçının (ihraç kayıtlı faturayı düzenleyenin) ilgili dönemde terkin edilecek vergisi yok ise ihraç kayıtlı olarak düzenlenen faturadaki KDV tutarını iade konusu yapabilir.
Ancak bir şirketin ihraç kayıtlı olarak fatura düzenleyebilmesi için imalatçı vasfının olması ve bunun ispati olarak da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından verilen Kapasite Raporuna ve bununla beraber Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen Sanayi Sicil Belgesine sahip olması gerekmektedir.
Somut olaya dönüldüğünde, dosya kapsamında yapılan inceleme ve mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 28/01/2024 tarihli rapora göre; dava konusu ihraç kayıtlı faturanın düzenlenme tarihinin 12.01.2023 tarihi olduğu, fatura düzenlenme tarihinde davacı şirketin Kapasite Raporunun bulunduğu ancak Sanayi Sicil Belgesinin bulunmadığı, davacının Sanayi Sicil Belgesini 16.02.2023 tarihinde aldığı, bunun yanı sıra davacı şirketin ihraç kayıtlı satış faturasına istinaden bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesinden iade talep ettiği, ... Vergi Dairesi tarafından 02.03.2023 tarihinde davacı şirkete gönderilen tebligatta, 2023/01 dönemi KDV iade listelerinin sisteme girilmesi ve akabinde oluşacak kontrol raporundaki hataların giderilmesi, ihraç kayıtlı satışlara ilişkin evrakların ve iade dönemini kapsayan Sanayi Sicil Belgesi ve Kapasite Raporunun ibrazının istendiği, ... Vergi Dairesinin ilk tebligatından 25 gün sonra davacı şirkete 13.03.2023 tarihinde ikinci tebligatını gönderdiği ve tebligatta aynen “Dairemiz ... vergi numarasıyla kayıtlı olup, 2023/01 dönemine ilişkin olarak verilen KDV beyannamesi ile 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 11/1-c maddesine istinaden SGK mahsup talep ettiğiniz görülmüştür. ... tarih ... sayılı eksiklik yazımızdaki eksiklikler giderilmediğinden ve Sanayi Sicil Belgesi ibraz edilmediğinden SGK mahsup talebiniz yerine getirilemeyecektir” şeklinde ifadelere yer verildiği, dolayısıyla davacının, hem yukarıda ifade edilen işlemlere başvurmadığı hem de vergi dairesinin talep etmiş olduğu diğer eksiklikleri de gidermediğinden ötürü terkin veya iade işleminin gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı hüküm altına alındığı, bir şirketin ihraç kayıtlı olarak fatura düzenleyebilmesi için imalatçı vasfının olması ve bunun ispati olarak da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından verilen Kapasite Raporuna ve bununla beraber Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen Sanayi Sicil Belgesine sahip olmasının gerektiği, davalı şirketin ihraç kayıtlı olarak aldığı malları kanunda belirtildiği şekliyle izleyen aydan itibaren üç ay içinde ihraç ettiğinin anlaşıldığı, dava konusu ihraç kayıtlı faturanın düzenlenme tarihinin 12.01.2023 olduğu, fatura düzenlenme tarihinde davacı şirketi Kapasite Raporunun bulunduğu ancak Sanayi Sicil Belgesinin bulunmadığı, davacının Sanayi Sicil Belgesini 16.02.2023 tarihinde aldığının tespit edildiği, dolayısıyla davacı şirketin esasında, fatura düzenleme tarihinde tam olarak ihraç kayıtlı fatura düzenleme yetkisine haiz olmadığı, bununla beraber davacının iade-terkin işlemi için ... Vergi Dairesine başvuruda bulunduğu, ... Vergi Dairesi tarafından davacıya gönderilen tebligatlar incelendiğinde, davacı firmanın ilgili vergi dairesi tarafından talep edilen Sanayi Sicil Belgesini vergi dairesine sunmadığı ve talep edilen diğer eksiklikleri de tamamlamadığının tespit edildiği, öte yandan Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgelerinde Sanayi Sicil Belgesine sahip olmayanlara da iade- terkin işlemini belirli koşullarda yapılabileceğinin ifade edildiği fakat davacı firmanın bu yönde bir girişiminin de olmadığının anlaşıldığı, tüm bu hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12.01.2023 tarihli dava konusu ihraç kayıtlı fatura içeriğindeki tahsil edilmeyen KDV tutarının (134.100,00 TL) iade veya terkin edilememesinde davalı şirketin herhangi bir hatasının yada eksikliğinin bulunmadığı bu nedenlerle icra takibine konu edilen tutardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın ve ispatlanamayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın REDDİNE,
2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 1.650,35-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 1.034,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır