T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/108 Esas
KARAR NO: 2025/795
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 12/02/2025
KARAR TARİHİ: 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sarıyer Maden Mahallesi, ... Sokak, No:.. önü Sarıyer/İSTANBUL adresinde 18.08.2023 tarihinde davalı ... Anonim Şirketi Tarafından yürütelen iş kapsamında, davalıya bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesisler hasara uğratıldığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar ve belgelerin tümü dilekçe ekinde yer aldığını, bu zarara ilişkin olarak tarafımızca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiği, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiği;davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiği açık olduğunu, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalışıldığını ancak davalı, müvekkilinin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin hasar gören yapıların onarımını kendisi yapmak zorunda kaldığını, aksi halde kendi bağlı olduğu sözleşmelerindeki yükümlülükleri yerine getiremediğinden zararı artacak ve asıl müsebbib olan ... Anonim Şirketi'ne yansıtılacak olan tutarı da arttırmak durumunda kalacağını ancak müvekkilin hem kendi müşterilerinin mağduriyetini ve sözleşmesinin gereklerini yerine getirme hem de haksız fiil sonrasında talep edeceği zarar tutarını indirme çabalarına karşı davalı, gerekli ödemeyi yapmayarak müvekkilin iyi niyetini suistimal ettiğini, müvekkilin zararı gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, müvekkili tarafından söz konusu hasar 21.08.2023 giderildiğini, zararın giderimi için 13.937,32- TL malzeme gideri, 3899,91 TL işçilik gideri olmak üzere toplam şirket zararı 17837,23 TL (haksız fiil tarihinden itibaren işleyen gecikme faizi hariç) olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas syılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20´den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı yanca müvekkil şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında davacıya ait yer altı şebekelerinin müvekkil şirket ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu hasar gördüğü iddia edilmiş, dava dilekçesi ekinde de birtakım fotoğraflar ve 12.10.2023 tarihli hasar keşif tutanağı formu ve 19.08.2023 tarihli hasar tespit tutanağı ibraz edilmişse de fotoğraflarda yalnızca plaka bilgisi görünmeyen bir adet araç görülmekte olduğunu, bu aracın plakasının ne olduğu, mülkiyetinin kime ait olduğu belirsiz olduğunu, dosyada mevcut deliller müvekkil şirkete ait bir aracın herhangi bir zarar sebebiyet verdiğini somut ve net bir biçimde ortaya koymadığını, olay anına ilişkin, müvekkil şirkete ait bir aracın zarar verdiğini gösteren herhangi bir fotoğraf ya da video kaydı bulunmadığını, neye istinaden tutanak tutularak müvekkili şirketin sorumluluk altına alınmaya çalışıldığı anlaşılamadığını, zira müvekkil şirkete ait araçlarca hiçbir suretle söz konusu cadde/sokaktan geçilmediği gibi zarar doğuran hiçbir eylemde de bulunulmadığını, dva dosyası içerisinde bulunan hasar keşif tutanağı formu ve hasar tespit tutanağı davacı yanca tek taraflı olarak tutulmuş olup ispat noktasında tek başına itibar edilmesi mümkün olmadığını, davacı yanca dava dilekçesinde müvekkil şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında davacıya ait yer altı şebekelerinin müvekkil şirket ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu hasar gördüğü iddia edilmiş, dava dilekçesi ekinde de birtakım fotoğraflar ve 12.10.2023 tarihli hasar keşif tutanağı formu ve 19.08.2023 tarihli hasar tespit tutanağı ibraz edilmişse de söz konusu tutanaklarda müvekkil şirkete ait aracın havai hat kablolarına takılarak zarar verdiği belirtilmiş olduğunu, görüleceği üzere davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaları ile bizzat kendilerinin ibraz etmiş olduğu tutanaklar dahi birbiriyle çeliştiğini, olayı, zararı ve kusuru hiçbir suretle kabul etmemekle birlikte farazi olarak bir an için havai hat kablosuna takılma biçiminde bir olayın meydana geldiğinin kabul edilmesi durumunda dahi müvekkil şirkete herhangi bir kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, zira beton pompası niteliğindeki bir aracın seyir halindeyken yerden yüksekliği azami 3,5 - 4 metre civarında olduğunu, söz konusu araçların ölçüleri bir üretim standardına tabi olup, standarda aykırı bir aracın trafikte olması mümkün olmadığını, keza hatlara bağlı direklerin de en kısası 9,5 metre olmak üzere 10 metre yüksekliğinde olduğunu, hal böyle iken, seyir halindeki yüksekliği azami 3,5 - 4 metre olan bir beton pompasının, en az 9,5 metre yükseklikte olması gereken bir kabloya takılması normal koşullarda fizik kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, direklere bağlı olan kabloların standarda aykırı ve kusurlu olması sebebiyle seyir halindeki araçlar bu kablolara takılabilmekte olduğunu, dolayısıyla somut olayda müvekkilinin herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceği ortada olduğunu, dosyaya sunulan hasar tespit tutanağında olayın oluş şekline ait anlaşılır detay bulunmadığından hasarın ne şekilde meydana geldiğinin tespit edilmesi mümkün olmadığını, davacı taraf dosyaya 13.12.2023 tarihli bir adet fatura ibraz etmişse de faturadaki tutar ile itirazın iptaline konu icra takibinde talep edilen tutar birbiriyle örtüşmediğini, davacı taraf dava konusu hasar ile ilgili olarak kendileri tarafından kullanılan malzeme ve yapılan işçilik bedelini gösterir, davacıya kesilmiş herhangi bir fatura ibraz edemediğini, davacı tarafın talep ettiği hasar bedelinin fahiş nitelikte olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin de haksız ve mesnetsiz olması sebebi ile kabulü mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle; davacı tarafın açmış olduğu işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının ... Mahallesi, ...Sokak, No:.. Sarıyer/İstanbul adresinde 18.08.2023 tarihinde davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları nedeniyle davacıya ait tesisler hasara uğratılması nedeniyle meydana gelen zararın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalından talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının 12.10.2023 düzenleme tarihli hasar keşif tutar formunda davalının hasarı yapan olarak yer aldığı; hasar konusu yerin Sarıyer ... Mah. ... Sokak No:.. önünde davalının mikserinin seyir halinde davacıya ait kablolara zarar verdiğinden bahisle hazırlandığı; 18.08.2023 tarihli hasar tespit tutanağında davalının ... plakalı araç ile bu zararın meydana geldiği; kablo yaralandığı ancak kesik müşteri bulunmadığından bahisle tutulan tutanağın davalı tarafından imzadan imtina edildiği tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde yer alan resimler incelendiğinde davalı şirkete ait isim ya da plakanın gözükmediği anlaşılmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davacı tarafından davalı aleyhine iş bu hasar nedeniyle 18.806,60 TL asıl alacak; 5.719,40 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 24.526,00 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu hasara ilişkin dava dilekçesi ekinde yer alan hasar tespit tutanağı dikkate alındığında davacı vekili tarafından bildirilen tanık ...'nin mahkememiz 08/10/2025 tarihli beyanında özetle olay anında olay yerinde bulunmadığı; olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün olmadığı; hasar tutanaklarına ilişkin genel bilgi verdiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK m. 49 göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” ibaresi dikkate alındığında haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir.
Davaya konu hasarın davalının kusurlu eylemi nedeniyle meydana geldiği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, davalının tutanağı imzalamaktan imtina ettiği, davalı şirkete ait araçların olay yerinde bulunduğuna ilişkin resim, bilgi, belge bulunmadığı, davacı tanığının olay yerinde yer almadığı anlaşılmakla davalının zarar verdiği hususu ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı her ne kadar kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcı peşin alınmış olmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 24.526,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 05/11/2025
KATİP.
¸e-imzalıdır
HAKİM .
¸e-imzalıdır