T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/227 Esas
KARAR NO : 2026/356
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine tarafımızca ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Numaralı dosyası ile fatura alacağından kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı ile müvekkil şirket arasında, 27.11.2017 tarihli Fiyat Teklifi ve Mobil Takip Abonelik Sözleşmesi , 09.02.2018 tarihli Fiyat Teklifi ve Takip Sistemleri Abonelik Sözleşmesi, 15.02.2018 tarihli Fiyat Teklifi, 10.08.2018 tarihli Mobil Takip Abonelik Sözleşmesine istinaden; ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 10.08.2023 tarihli ve ... numaralı, 07.12.2023 tarihli ve ... numaralı, 06.03.2024 tarihli ve ... numaralı faturalara, 2023 Yılı Cari Hesap Ekstresi, 2024 Yılı Cari Hesap Ekstresi, 2025 Yılı Cari Hesap Ekstresine ilişkin cari hesaba konu borcun davalı tarafça ödenmesi gerekirken, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı; davalı hakkında İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2025/6702 Esas numaralı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 10.000,02-TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takibe başlandığı; takibe, davalı tarafça 21.02.2025 tarihinde itiraz edilmiş olup, itiraz üzerine ise takip durdurulduğu; davalının, icra takip dosyasına ve dilekçemizin ekinde sunduğumuz fatura ve cari hesap ekstrelerinden dolayı borcu bulunduğu; davalı, herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiği; faturalar ve cari hesaptan dolayı borçlu olduğu; neticeten davamızın kabulüne, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari temerrüt faiziyle (ttk m. 1530) ödemeye ve takip konusu alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davada, davacı dilekçesinde dilekçesinde hangi faturaların ödenmediği; hangi bedellerin ödendiğini; hangisinin ödenmediyse ödenmemesine konu olan cari hesap ilişkisinin ve dayanak faturanın hangisi olduğunu; müvekkil şirket ile davacı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu; sözleşme ilişkisi kapsamında ödenmemiş tek bir alacağı dahi bulunmadığı; davacı; sözleşme ilişkisi içerisinde sözleşmeden doğan ediminin eksiksiz bir şekilde yerine getirmediği; müvekkil Şirket sözleşme ilişkisi içerisinde sözleşmeden doğan tüm ödeme yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği; sayın mahkemeniz tarafından banka dekontlarının celbi ve yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında davacının alacaklı olmadığı; davacının haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame etmiş olduğu itirazın kaldırılması davasının reddine ve davacının en az %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, neticeten müvekkil hakkında ikame edilen itirazın iptali davasının reddine, söz konusu davacının kötü niyetli olması hasebi ile İİK 67 kapsamında takip tutarının %40’ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...E. numaralı dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespiti olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 24/09/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...'den alınan 12/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfın haiz olduğu görüldüğü, davalının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu görüldüğü, taraflar arasında, 16.11.2017 tarihli Fiyat Teklifi ve Mobil Takip Abonelik Sözleşmesi, 09.02.2018 tarihli Fiyat Teklifi ve Takip Sistemleri Abonelik Sözleşmesi, 15.02.2018 tarihli Fiyat Teklifi ve Mobil Takip Abonelik Sözleşmesi imzalandığı görüldüğü, dava konusu alacağı doğuran 07/12/2023 tarihli ... Numaralı 5.472,00 TL ,10/08/2023 tarihli ... Numaralı 516,00 TL, 06/03/2024 tarihli ... Numaralı 432,00 TL'lik faturalar davalının ve davacının yasal defterinden incelenerek kayıtlı olduğu teyit edildiği, dava konusu tutarın bu 3 adet faturanın bakiyesinden kaynaklanmış olduğu ve davacının 31.12.2024 itibariyle 6.420,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında imzalanan mobil takip abonelik sözleşmesi kapsamında davacıya ait sistem kapsamında davalının davacıdan aldığı hizmetlerin kullanımını, bedellerinin ödenmesini ve verilecek mobil takip abonelik hizmetinin yürütülmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde davalının abonelik ödemelerini davacının banka hesaplarına süresinde ve düzenli olarak ödemesi gerektiğinin kararlaştırıldığı ve sözleşmenin süresinin 8. Maddede 2 yıl olarak kararlaştırıldığı, sözleşme feshedilmediği takdirde 1 yıl uzatılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 11. Maddesinde işbu sözleşmeden kaynaklanan alacaklar, ödeme gününü takip eden günden itibaren başkaca bir şarta gerek kalmaksızın kendiliğinden muaccel olacağı;bu alacakların muacceliyet tarihinden itibaren aylık %4 faize tabi olduğu; bu borçlarla ilgili temerrüde düşmek için borçluya ayrıca bir ihtarname gönderilmesine gerek olmadığının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davalının 27.11.2017 tarihinde abonelik başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Abonelik hizmet koşulları başlıklı ek bölümde mobil birim başına yıllık peşin hizmet bedelinin 110+ Kdv olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ayrıca 09.02.2018 tarihli sözleşme ile abonelik başvuru formu ve 10.08.2018 tarihli abonelik başvuru formunda aynı şartlarla kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya sunulan fiyat teklif listesinin de yer aldığı; davacının iş bu takip dosyası kapsamında Ağustos 2023- Temmuz 2024 2 adet hizmet bedeline dair 516,00 TL fatura; Kasım 2023- Ekim 2024 19 adet hizmet bedeline dair 5.472,00 TL fatura; Şubat 2024- Ocak 2025 1 adet hizmet bedeline ilişkin 432,00 TL ve iş bu faturalara işlemiş faizleri de dahil toplam 10.000,02 TL tahsili amacıyla ... 18.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı; davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf davacı ile kurulan sözleşme ilişkisini inkar etmemiş olup takip dosyası kapsamında talep edilen alacaklar yönünden davacıya ödenmemiş borcu bulunmadığından bahisle savunması dikkate alındığında, taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekeceğinden mahkememizin 24.09.2025 tarihli ara kararı uyarınca taraf ticari defterlerini inceleme günü mahkememize ibraz edildiği; alınan bilirkişi raporunda da taraf ticari defterlerinin lehe delil vasfında olduğu anlaşılmıştır. Takibe dayanak faturalar yönünden yapılan değerlendirmede taraf ticari defterlerinde " Ağustos 2023- Temmuz 2024 2 adet hizmet bedeline dair 516,00 TL fatura; Kasım 2023- Ekim 2024 19 adet hizmet bedeline dair 5.472,00 TL fatura; Şubat 2024- Ocak 2025 1 adet hizmet bedeline ilişkin 432,00 TL" iş bu faturaların kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı ticari defterlerine iş bu faturaları kaydederek sözleşmeye konu hizmet bedellerini davacıdan aldığını kabul etmiştir. Taraf ticari defterlerinde davalının iş bu faturalara yönelik ödeme hususunda bilgi ve belge bulunmadığı bu nedenle davalının iş bu fatura bedellerini ödemediği anlaşılmıştır.
... tarihli ve ... Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun ... tarihli ve ...E....K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”...'' (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2021 tarih ve ... Esas... Karar sayılı Kararı) dikkate alındığında davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve ödeme savunmasını kesin deliller ile ispatlayamadığından takibe konu faturalar nedeniyle davacıya borçlu olduğu, davacının iş bu takibi başlatmakta haklı olduğu anlaşılmıştır. Takip dosyası kapsamında ayrıca işlemiş faiz talep edildiği, takip öncesi işlemiş faiz yönünden sözleşme kapsamında 11. Maddede " işbu sözleşmeden kaynaklanan alacaklar, ödeme gününü takip eden günden itibaren başkaca bir şarta gerek kalmaksızın kendiliğinden muaccel olacağı;bu alacakların muacceliyet tarihinden itibaren aylık %4 faize tabi olduğu; bu borçlarla ilgili temerrüde düşmek için borçluya ayrıca bir ihtarname gönderilmesine gerek olmadığının kararlaştırıldığı" anlaşılmakla davalının takip talebinde yer alan asıl alacağa işleyecek temerrüd faizinin talep edilebileceği anlaşılmakla, takibin 19.02.2025 tarihinde başlatıldığı iş bu tarih aralığında davacının işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmakla (anapara* gün sayısı* faiz oranı/36500) Ağustos 2023- Temmuz 2024 2 adet hizmet bedeline dair 516,00 TL fatura yönünden 10.08.2023 tarihli faturanın ödeme süresinin faturada 15 gün olarak belirlendiği 26.08.2023-19.02.2025 arası 543 gün için 408,76 TL talep edebileceği takip kapsamında 309,17 TL talep edildiği; Kasım 2023- Ekim 2024 19 adet hizmet bedeline dair 5.472,00 TL fatura yönünden 07.12.2023 tarihli faturanın ödeme süresinin faturada 15 gün olarak belirlendiği 23.12.2023-19.02.2025 arası 424 gün için 3.384,84 TL talep edebileceği takip kapsamında 3.068,97 TL talep edildiği; Şubat 2024- Ocak 2025 1 adet hizmet bedeline ilişkin 432,00 TL fatura yönünden 06.03.2024 tarihli faturanın ödeme süresinin faturada 15 gün olarak belirlendiği 22.03.2024-19.02.2025 arası 334 gün için 210,50 TL talep edebileceği takip kapsamında 201,88 TL işlemiş faiz talep edebileceğinden davacının davasının kabulüne, davalının ... 18.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın 10.000,02 TL alacak üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan alacak likit olduğundan 10.000,02 TL'nin %20'si olan 2.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının kabulüne,
1-Davalının ... 18.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın 10.000,02 TL alacak üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan 10.000,02 TL'nin %20'si olan 2.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 732,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile noksan 116,60TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.000,02 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 135,00 TL yargılama gideri ile 615,40 TL peşin harç 615,40 TL başvurma harcı toplamı 1.365,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı.29/04/2026
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır