T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/270 Esas
KARAR NO: 2025/297
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/04/2025
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilin maliki olduğu...plakalı araç ile dava dışı ...A.Ş.'nin davalı ...A.Ş.'ye uzun dönem kiralamış olduğu ve davalı ...'ün de sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 07.03.2024 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkilin maliki olduğu ... plakalı aracın 07.03.2024 tarihinde karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta hasar meydana geldiğini, işbu hasar onarım bedeli alacağı için yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda alacağın belirgin hale gelmesini müteakip talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacağın şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, kaza sebebiyle oluşan değer kaybı alacağının şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet alacağının şimdilik 10,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının ... plakalı aracının 07.03.2024 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş.'ye uzun dönem kiralamış olduğu ve davalı ...'ün de sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile çarpışması nedeniyle meydana gelen hasar onarım alacağı ve araç mahrumiyet alacağından kaynaklı iş bu davanın açıldığı, davada sigorta şirketinin yer almadığı; taraflar arasında ticari iş ilişkisi bulunmadığı; haksız fiilden kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda..."sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1.fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şekilde değiştirilmiştir.
6102 sayılı TTK 16/1. maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Eğer taraflardan biri, tacir değil, esnaf niteliğinde ise davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında yapılan incelemede davacının trafik kazası nedeniyle meydana gelen haksız fiil nedeniyle talep edilen iş bu tazminat alacağında mahkememiz görevli olmadığı; taraflar arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklı olmayıp haksız fiil sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketinden talep edilen bir tazminat olmadığı anlaşılmakla iş bu tazminat kalemi yönünden davacının davasının görev-dava şartı yokluğundan-usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının Davasının Görev-Dava Şartı Yokluğundan-USULDEN REDDİNE,
2-)Mahkememizin görevsizliğine,
3-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-)HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-)Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına
Dair taraf vekillerinin yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır