T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/286 Esas
KARAR NO : 2025/953
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/04/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, işbu haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi için huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete ait ... isimli online alışveriş sitesinde... marka ismiyle ve ... cari nolu satıcı olarak ticaret yaptığını, müvekkilinin sahip olduğu satıcı panelinin 13.216 aktif takipçisi bulunduğunu, 10 üzerinden 9.20 satıcı puanı bulunduğunu müvekkilinin 14/11/2024 tarihine kadar problemsiz bir şekilde online ticaret işlemlerini yürüttüğünü, ancak bu tarihten itibaren davalı tarafından müvekkilinin satıcı paneli üzerinden yaptığı hiçbir satışın hakedişinin hesabına yatırılmadığını ve satıcının haksız ve hukuka aykırı olarak bloke edildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında yapması gereken her şeyi yaptığını, bahsi geçen döneme kadar yapılan işlemlerde hiçbir değişiklik yapmadığını ve yapılan işlemlere ilişkin faturaları sisteme süresinde kaydettiğini, sebep belirtilmeksizin müvekkilinin satıcı platformunun işlem yapmaya kapatıldığını, 2024 yılının Haziran ayından itibaren taraflar arasında imzalanan hiçbir düzenleme bulunmamasına rağmen müvekkilinin hesabından düzeltme kaydı adı altında haziran ayında 494.208,00-TL Temmuz ayında 189.326,00-TL, Ağustos ayında 160.329,00-TL, Eylül ayında 191.363,00-TL Ekim ayında 185.587,00-TL kesinti işlemi yapıldığını, yapılan bu kesintilerin ne sözleşmesel ne de yasal herhangi bir dayanağının bulunmadığını, dolayısıyla bahsi geçen kesintilerin haksız ve hukuka aykırı yapıldığını, arabuluculuğa başvrulduğu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin satıcı paneline sözleşmeye aykırı şekilde fahiş kargo bedellerinin yansıtıldığını, davalı tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı ... kesintileri ve müşteri memnuniyeti yansıtma bedeli altında kesinti yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafından önceden ve tek taraflı olarak tanzim edilen bir sözleşme olduğu TTK ve TBK kapsamında GİK mahiyetinde bir sözleşmenin olduğunu, sözleşmede belirtilen ücretler dışında yapılan kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borca yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, adli yardım taleplerinin kabulüne, dosya arasına gelen tüm evrakların beklenmeksizin hesap yapılması için bilirkişiye tevdiine, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının hakedişlerine, yapılan satışlara ait faturaların sisteme yüklenmemesi üzerine müvekkili tarafından bloke konulduğunu, davacının her ne kadar hakedişlerine ulaşmasının müvekkili tarafından haksız yere engellediği iddiasında ise de ne faturaları sisteme yüklediğine dair ne de müvekkiline ibraz olunduğu iddia edilen faturaları mahkemeye ibraz ettiğini, davacının müvekkilince borçlarının olması gerekenden fazla hesaplanarak hakedişlerinin eksiye düşürüldüğü iddiasında olduğunu ancak bu iddiayı ispata elverişli hiçbir delil sunulmadığını, somut olayda davacının müvekkili tarafından fahiş kargo bedellerinin tahsil edildiği ve bu sebeple zarara uğratıldığı iddiasında olduğunu, tüm bu nedenlerle, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE /
Dava, İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nin 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas .... Karar)
Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı nazara alındığında tarafların ticari işletme kaydının bulunup bulunmadığının önem arz ettiği anlaşılmaktadır. Davalının bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan 13/10/2025 tarihli müzekkere cevabına göre davalının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu eş deyişle davalının tacir olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığa konu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Davanın DAVA ŞARTI-GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-)Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-)Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değrlendirilmesine,
5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır