T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/295
KARAR NO: 2025/463
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/01/2024
KARAR TARİHİ: 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... no.lu poliçesi ile ... Şirketi' ne ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, sürücüsü ... olduğu tespit edilen ... plakalı araç 16.12.2020 tarihi 23:50 sıralarında ... adresin dış bahçe duvarına ve park halinde bulunan... plakalı araca zarar vererek olay yerini terk etmiş olduğunu, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza 15.02.2021 tarihinde müvekkili şirkete ihbar edildiğini, konu kazaya ilişkin yürütülen ... Nolu soruşturma dosyasında davalı şirkete ait aracın kusurlu olduğu tespit edildiğini, kaza sonrasında ... plakalı araç sahibi tarafından aracında meydana gelen hasar bedeli için müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, 26.03.2021 tarihinde mağdura hasar bedeli kapsamında 18.150,87 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın çarpması sonucu yıkılan bahçe duvarı için de müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu, müvekkili şirkete onarım faturası sunularak zararın karşılanması talep edildiğini, sunulan onarım faturası doğrultusunda 26.03.2021 tarihinde mağdura 6.490,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları' na göre sigortalıya rücu hakkı mevcut olduğunu, dava konusu kazada sigortalı aracın %100 kusuru ile kazanın meydana geldiğini, olay yerini terk ettiğinin açık olduğunu, Genel Şartlar B.4. Gereği yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücu hakkı olması nedeniyle hasar bedeli için yapılan 18.150,87 TL araç hasarı ve 6.490,00 TL duvar hasarı, ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalıya karşı ... 37. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlu davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı şirketin yapmış olduğu itirazın iptali için dava açılma zorunluluğu hasıl olduğunu, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları B.4. Maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, TTK 5A kapsamında rücu davası olduğundan icra dosyasına istinaden müvekkili şirket adına 07.03.2023 tarihinde başvurulan ve ... nolu dosya ile yürütülen arabuluculuk görüşmesi 21.03.2023 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, nedenlerle ... 37. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalının %20 kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesi ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini -fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde iddia edilen kazaya ilişkin müvekkili şirket ile ilişkilendirilebilecek hiçbir husus bulunmadığını, UYAP üzerinden dava dilekçesinin ekinde sunulmuş olan kaza tespit tutanağının sonuç kısmında da araç sürücüsünün beyanı üzerine düzenlendiğini, açıkça görüleceği üzere kaza tespit tutanağı tek taraflı bir beyana dayalı olduğunu, somut gerçekleri içermemediğini, dava konusu olan ve iddia edilen kazanın ispatına ilişkin sigortalının beyanına dayalı kaza yeri terk tutanağı haricinde herhangi bir belge de sunulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu iddiaları ispat edecek nitelikte herhangi bir somut delili bulunmadığını, sadece tahmin ile hazırlanmış olan bu tutanak, delil niteliğinde olmadığını, kusur incelemesinin yapılmasını talep ettiklerini, kazanın müvekkili şirkete ait araç tarafından meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber böyle bir durum söz konusu ise kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından kaza saati olduğu iddia edilen saatte dava dışı ... tarafından kiralanan bir araç olduğunu, öncelikle davanın ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve sair ilgili mevzuat gereğince, üçüncü şahsa kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, kusurlu araç kiracısı ...'a ihbar edilmesine, ardından davanın usul ve esasa aykırılık taşıması sebebiyle müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortacısının kendi akidine karşı, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortaladığı, poliçelerin geçerli olduğu 16.12.2020 tarihinde sigortalı araç ile dava dışı ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı sigorta şirketinde dava dışı araç sürücüsüne ve kaza sırasında hasar gören bahçe duvarı malikine tazminat ödemesi yapıldığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı 3. Kişiye yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, davacının ödediği tazminatı davalıdan tahsil şartlarının oluşup oluşmadığı ve davalının husumet itirazının yerinde olup olmadığı hususundadır.
Mahkememizin 2024/9 Esas 2024/810 Karar sayılı kararı ile davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, Mahkememizin kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararı ile Mahkememize gönderilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu takip dosyası dosya arasına alınmış, tarafların delilleri toplanmış ve uyuşmazlığa ilişkin bir makine mühendisi, bir sigorta uzmanı ve bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 07.08.2024 ibraz tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı tarafından dava dışı 3. Kişilere yapılan ödemelerin kadri maruf olduğu ve davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi...Esas ... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli ... plaka sayılı araç ile dava dışı ...plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle dava dışı ...plaka sayılı aracın hasarlandığı dava dışı kişiye ait bahçe duvarının yıkıldığı, davacı tarafından yapılan ödemelerin kadri maruf olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle davacının ödediği tazminatı davalı sigortalısından rücuen tahsili şartlarının oluştuğu, davalı vekilince her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de, husumet itirazına dayanak olarak ibraz edilen kira sözleşmesinde dava dışı ihbar olunan ...'ın imzasının bulunmadığı, ayrıca kira sözleşmesinde kira süresinin uzun süreli olduğuna dair de bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalının husumet itirazının yerine olmadığı, değerlendirilmiş, davacının dava dışı 3. kişiye yapmış olduğu 18.150,87 TL’ye ödeme tarihi olan 26.03.2021 tarihinden takip tarihi olan 10.03.2023 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı ile 6.490,00 TL'ye ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı takip talebindeki talep ile bağlı kalınarak hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ... 37. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 24.640,87 TL(18.150,87 TL +6.490,00 TL) asıl alacak, (5.557,00 +1.987,88 TL) 7.544,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.185,75 TL yönünden iptaline
-Fazlaya ilişkin talebin reddine
-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.199,20 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.771,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 8,72 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 16.036,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 16.032,40 TL yargılama gideri ile 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcı toplamı 16.887,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.119,15 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 0,85 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/06/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç: 427,60 TL
Karar Harcı: 2.199,20 TL
Noksan Harç: 1.771,60 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 16.870,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 15.000,00 TL
Posta Giderleri : 1.036,75 TL