T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/301
KARAR NO: 2025/515
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2021
KARAR TARİHİ: 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı ... ŞİRKETİ yetkilisi dava dilekçesinde özetle; taraflarına karşı açılan dava dilekçesi, tensip zaptı ve ara kararı taraflarına tebliğ edildiğini, açılan davanın ve dava dosyasının irdelenmesi neticesinde cevap dilekçesini sunma ve karşı dava ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, ayrıca davacı-karşı davalının danışmanlık adı altında hizmet vermesi gerekirken bu görevini gereği gibi yerine getirmemesi, taraflarından belli miktarlarda borç aldığını, bu borçlarını halen ödemediğini, taraflarına ait KVKK gereğince tutulan bilgileri 3. kişiler ile paylaşması, taraflarının işletmekte olduğu kuruma zarar vermek gayreti ile yapmış olduğu eylemler nedeniyle, taraflarının sağlık kurumuna olan güvenin sarsılmasına, taraflarının ticari itibarının zedelenmesine neden olduğundan karşı dava ikame etmek zorunluluğu doğduğunu, HMK. 194. maddesi gereği; taraflar dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükü altındadırlar ayrıca taraflar, dayandıkları delilleri açıkça belirtmek zorunda olduklarını, davacı-karşı davalı yanın delilleri ile dilekçeleri arasında açıkça hangi delile dayandıkları belli olmadan taleplerin mevcut olduğunu, davacı-karşı davalı tarafın ikame etmiş olduğu davada dava dilekçesindeki taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve talebinin açık olmaması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm husular değerlendirildiğinde davacı-karşı davalı vekilinin ikame etmiş olduğu davada sunmuş olduğu dava dilekçesinin belirsizlikler içerdiğini, talep etmiş olduğu hususları gerekçelendiremediği ve talep ile bağdaşmadığı, gösterilen delillerin sunulmadığının görüldüğünü, davacı-karşı davalı tarafın ikame etmiş olduğu davanın usuli eksiklikler nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı-karşı davalı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... dava dilekçesinde özetle; taraflarına karşı açılan dava dilekçesi, tensip zaptı ve ara kararı taraflarına tebliğ edildiğini, açılan davanın ve dava dosyasının irdelenmesi neticesinde cevap dilekçesini sunma ve karşı dava ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, ayrıca davacı-karşı davalının danışmanlık adı altında hizmet vermesi gerekirken bu görevini gereği gibi yerine getirmemesi, taraflarından belli miktarlarda borç aldığını, bu borçlarını halen ödemediğini, taraflarına ait KVKK gereğince tutulan bilgileri 3. kişiler ile paylaşması, taraflarının işletmekte olduğu kuruma zarar vermek gayreti ile yapmış olduğu eylemler nedeniyle, taraflarının sağlık kurumuna olan güvenin sarsılmasına, taraflarının ticari itibarının zedelenmesine neden olduğundan karşı dava ikame etmek zorunluluğu doğduğunu, HMK. 194. maddesi gereği; taraflar dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükü altındadırlar ayrıca taraflar, dayandıkları delilleri açıkça belirtmek zorunda olduklarını, davacı-karşı davalı yanın delilleri ile dilekçeleri arasında açıkça hangi delile dayandıkları belli olmadan taleplerin mevcut olduğunu, davacı-karşı davalı tarafın ikame etmiş olduğu davada dava dilekçesindeki taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve talebinin açık olmaması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm husular değerlendirildiğinde davacı-karşı davalı vekilinin ikame etmiş olduğu davada sunmuş olduğu dava dilekçesinin belirsizlikler içerdiğini, talep etmiş olduğu hususları gerekçelendiremediği ve talep ile bağdaşmadığı, gösterilen delillerin sunulmadığının görüldüğünü, davacı-karşı davalı tarafın ikame etmiş olduğu davanın usuli eksiklikler nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı-karşı davalı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğu için arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamadıklarını, davalı ... ise diğer davalı ... A.Ş.’nin ve şirketin sahibi ve tek yetkilisi olduğunu, davalı ... hakkında pek çok hukuk ve ceza davası açıldığını, bir doktor olduğunu, bu davalar konusunda danışmanlık hizmeti almak üzere müvekkili ..’e ulaştığını, taraflar öncelikle ... ve şirketi hakkında açılmış hukuk ve ceza davalarının incelenmesi ve bu davalarla ilgili danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda anlaştıklarını, davalı ... kendisi adına asaleten ve yetkilisi olduğu şirket adına müvekkiline bu işleri takip edebilmesi için ... 6. Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile müvekkili vekil olarak olarak tayin ettiğini, bu vekaletname gereği yetkiler verildiğini, taraflar arasında ayrıca sözleşme imzalandığını, davalıların hukuk ve ceza davaları ve soruşturma dosyaları hakkında gerekli danışmanlık hizmetlerini verdiğini, hizmetleri karşılığında davalılardan aldığı ödemeler için usulüne uygun fatura tanzim edildiğini, ancak davalı ...daha önce kendisine ait ... Hastanesi adında bir hastane bulunduğunu, bu hastanenin mühürlü olduğunu açıkladığını, mührün kaldırılarak yeniden ruhsat ve faaliyet izni alınması konusunda müvekkilinden hizmet almak istediğini, müvekkilinin de davalıların kendisine vermiş olduğu vekaletname ile bu iş ve işlemleri yapmaya başladığını, müvekkilinin vekaletname ile ilgili kurumların evrak kayıt birimlerine ibraz ettiği tüm evraklar ve teslim aldığı tüm evraklar ilgili Kurumlarda kayıt altında olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tüm işlemlerin tespiti amacıyla ... İl Sağlık Müdürlüğü, ... İlçe Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ve .... Belediyesi’ne müzekkere yazılarak müvekkil ...’in davalılar adına vekaletname ile yapmış olduğu başvuruların, ibraz ettiği evrakların, teslim aldığı evrakların tümünden birer suretin celbine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin tüm emeklerinin karşılığında 05.12.2020 tarihinde ...Hastanesi faal hale geldiğini, müvekkiline danışman sıfatıyla hastanede bir oda tahsis edildiğini, müvekkilinin bu aşamadan sonra tüm işlemlerini buradan yürüttüğünü, bu süreçte davalılar müvekkiline bu işlemler için gerekli masraf avans ödemelerini yapmış ise de, müvekkilinin vekalet ilişkisi ile yapmış olduğu hastane açılışı ve muayenehane açılışı ile ilgili vermiş olduğun emeğin karşılığı olarak müvekkile ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin tam zamanlı olarak yanında çalışan 2 elemanı ile birlikte davalılara yaklaşık 16 ay boyunca hizmet verdiğini, müvekkilinin haksız olarak vekalet görevinden azledilmiş ve azil tarihine kadar yerine getirmiş olup hizmetlerine karşılık hak etmiş olduğu ücretler kendisine ödenmediğini, ayrıca 16 ay boyunca davalılara tam zamanlı destek veren müvekkil başka proje almamış, bu dönemde bilirkişilik görevini dahi yerine getirememiş olup maddi olarak gelir kaybının mevcut olduğunu, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacağın şimdilik 50.000-TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalılardan ...A.Ş.’ye ait ... Hastanesi’nin ruhsatının devrini ve satışını engellemek adına Mahkemeniz tarafından devredilemez-satılamaz şerhi ve tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacıların davası davalı ile yapılan sözleşmeden doğan edimin yerine getirilmemesinden kaynaklanan maddi zarar ile davalıya ödünç verildiği iddia olunan paranın iadesi talebine ilişkindir.
Davacı işbu davayı Mahkememizin 2021/280 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından açılan davaya cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak açmış, işbu dava Mahkememizin 2021/280 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yeni esas numarasına kaydedilmiştir.
Yargılama sırasında davalının bağlı olduğu vergi müdürlüğüne yazılan 31.01.2023 tarihli müzekkere cevabında davalının 2. Sınıf tacir olduğu, eş deyişle işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş, yazı ekindeki beyannamenin incelenmesinde ise, davanın açıldığı yıl olan 2021 yılı yıllık gelir beyannamesine göre 82.754,33 TL hasılat elde ettiği, aynı dönemde 330.752,07 TL gider beyan ettiği ve davalının toplam 247.9987,74 TL zarar beyan ettiği anlaşılmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 06.02.2023 tarihli müzekkere cevabına göre davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
TTK' nun 4. Maddesi;
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet ve ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle davanın mutlak ticari dava kapsamında olmadığı, ayrıca davalının işletme hesabına göre defter tutmakla birlikte tacir sıfatını haiz olma şartlarını taşımadığı, davalının tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, bu nedenle işbu davanın nisbi ticari dava kapsamında da olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
Kararın kesinleşmesi tarihinden iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokuluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/06/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır