T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/302
KARAR NO: 2025/379
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 28/04/2025
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 24/04/2025 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesinde ticari faaliyetlerini icra eden ... Şirketi'nin kuruluşu olan 30/07/2024 tarihinden itibaren iki ortaklı bir şirket olduğunu, davalı şirketin faaliyetinin tamamen durduğunu ve bir ortaklık mevcudu kalmadığını, ölüm sebebiyle davalı şirketin diğer bir ortağına ulaşılamadığını, şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreste faaliyette olmadığını, şirket ortaklığından çıkarılması ve şirketin feshi için davalı şirket aleyhine ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, karara çıktığını, kararın 10/09/2024 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen kararda davalı şirketin feshine karar verildiğini,tasfiye işlemlerini başlatmak için SMMM ...'ın tasfiye memuru olarak atandığını ve bu hususta kendisine yetki verildiğini, tarafların hükmedilen karara ilişkin istinaf kanun yoluna başvurmadığını beyan ederek bu sebeplerle TTK hükümleri uyarınca haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketin feshine karar verilmesine, dava vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç, sair masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), inandırıcılık sorunu taşımayan, karmaşık olmayan veya olaylarla ilgili hiçbir tartışmanın bulunmadığı, oldukça teknik davalar ile mahkemelerin tarafların sunduğu görüşlere ve diğer belgelere dayanarak, adil ve makul bir biçimde karar verebilecekleri davalar için duruşma yapılmasının gerekli olmayabileceğini belirtmiştir (AİHM, Jussila/Finlandiya, § 41, Döry/İsveç, B. No:28394/95, 12.11.2002, § 37, Mehmet Emin Şimşek/Türkiye, B. No: 5488/05, 28.2.2012, § 30). (Adnan Altın, kararı, § 47).
Limited şirketin feshi talebine ilişkin işbu davanın, karmaşık olmayan teknik bir dava olduğu, işbu dava yönünden davacının şirket ortaklığından çıkarılması ve davalı şirketin feshine ilişkin talepleri yönünden TTK 636 ve 638. Maddeler uyarınca haklı sebeplerin ve hukuki yararın mevcut olup olmadığının incelenmesi gerekmekte olup dava şartlarının duruşma icra edilmeden dosya üzerinden incelenmesi usul ekonomisine uygun görülmüştür.
Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde davalı şirket ile ilgili yapılmış ilanlar ve sicil kaydı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi internet sitesi üzerinden dosya içine alınmış, davacının şirket ortaklığından çıkarılması ve şirketin feshine ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulan davalı şirkete ait mersis kayıtları incelenmiş, dava şartlarının mevcut olup olmadığı tetkik edilmiştir.
Mahkememizce ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosyası işbu dosya içine alınmış olup tetkikinden; davacısının ..., davalısının ... Şirketi, dava konusunun şirket ortaklığından çıkarılma ve şirketin feshi istemine ilişkin olduğu, davanın kabul edildiği ve davalı şirketin feshine ve tasfiyesini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi sonucunda kararın 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde davalı şirket ile ilgili yapılmış ilanlar incelendiğinde; mahkememizce dosyamız arasına alınan ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında verilen fesih kararı uyarınca şirketin 17/04/2024 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının 30/10/2024 tarihinde tescil edildiği ve tasfiye kararının ilan edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 30/04/2024 tarihli ara karar uyarınca davacı vekiline, tasfiye halindeki bir şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edilmesinde nasıl bir hukuki yarar bulunduğunu açıklamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı vekili kendisine verilen süre içerisinde tasfiye halindeki şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edilmesinde nasıl bir hukuki yarar bulunduğunu açıklayamamıştır.
Dava, limited şirket ortaklığından çıkarılma , limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkeme hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler, bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (HMK 115)
HMK'nın 114. Maddesinde; "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" da dava şartları arasında sayılmıştır. Bu hükme göre dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunuyorsa aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz.
HMK'nın 303. Maddesinde; ''Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.'' Kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması, ikinci koşulu müddeabihin aynılığı, üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas-... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; kesin hüküm itirazı davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemenin de davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip davayı kesin hüküm bulunduğu(dava şartı yokluğu) gerekçesiyle reddetmesi gerekir. Kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi ilk defa Yargıtayda(temyiz veya karar düzeltme aşamasında) veya bozmadan sonra da ileri sürülebilir ve tarafların da iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir. Bu sebeple kesin hükmün varlığının, yargılamanın bir kesiminde nazara alınmamış olması diğer bir kesiminde ele alınmasını engellemez.
Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2020 tarihli ve ...E., ... K., 30/03/2021 tarihli ve ...E., ...K. İle 12/10/2021 tarihli ve ... E., ... K. Sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından işbu davanın ikame edildiği 28.04.2025 tarihinden önce ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ...Esas sayılı dosyasında şirket ortaklığından çıkarılma ve şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açıldığı, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında şirketin fesih ve tasfiyesine dair verilen kararın 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği, işbu davada da kesinleşen mahkeme kararına konu ortaklıktan çıkarılma ve şirketin feshi-tasfiyesi taleplerinin tekrar edildiği, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin aynı olduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında verilip kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu anlaşılmakla HMK'nın 114/1-i, 115/2 maddeleri uyarınca dava dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-i, 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre alınması gereken karar harcı 615,40 TL olduğundan 615,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Yargılama gideri yapılmadığından karar verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP