T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/327 Esas
KARAR NO : 2026/359
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı arasında, “...” adresinde faaliyet gösteren “...” işletmesinin sadece ...’ de bulunan markasının ve işletilmesinin kullanım hakkı ve kendi ad ve hesabına işletilme hakkının devri konulu sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3. Maddesi gereği müvekkil şirket tarafından “ciro bedeli-kullanım bedeli” karşılığı davalı şirkete her ayın 1 ile 10 arasında ifa edilmesi gereken; 26.07.2023 tarih, ... fatura nolu, 340.528,59-TL bedelli fatura, 31.01.2025 tarih, ... fatura nolu, 84.160,09-TL bedelli fatura keşide edildiği; davalı şirket tarafından söz konusu faturalara itiraz edilmemiş ve defterlerine faturalar işlendiği; fatura bedelleri davalı yanca ifa edilmediği; davalı aleyhine ... 22. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri tebliğ edildiği; takibin durması amacıyla itiraz ettiği;taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak “ciro – royalty bedeli” adı altında keşide edilen ve itiraz edilmeyen faturalar adına başlatılan takipte davalı borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını; davalı aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesi neticeten davalı/borçlunun ... 22. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine itirazın iptali ile, davalı/borçlu aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP/Davalı adına usule uygun duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkarıldığı halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının ... 22. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
... 22. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine 424.688,68 TL faturalar toplamı asıl alacak yönünden 26/07/2023 tarihli 340.528,59 TL ve 31/01/2025 tarihli 84.160,09 TL fatura ve cari hesap ekstresi bakiyesi üzerinden takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşme incelendiğinde,... adresinde faaliyet gösteren ..., ... işletmesinin sadece ...’ d kullanım hakkı ve kendi ad ve hesabına işletme hakkının devrini oluşturduğu; sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan ciro bedeli işletmenin aylık cirosunun %5+ kdv oluşturduğu kararlaştırılmıştır.
Mahkememizin 01/10/2025 tarihli duruşma ara kararında 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği 2023, 2024 ve 2025 yılı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, taraflara m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini, incelemenin yapılacağı 03/11/2025 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edildiği; davacı vekilinin 10/10/2025 tarihli beyan dilekçesinde ticari defterlerin usb bellek ile inceleme gününden önce mahkemeye ibraz olunacağını bildirdiği halde ihtaratlı ara karara rağmen defter inceleme gününde defterlerini ibraz etmediği anlaşılmakla davacı tarafın takibe dayanak faturalar yönünden davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.Ayrıca davacı vekili dava dilekçesinde HMK'nın 222/5. madde gereğince münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmadığından davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmasının ispata yeterli olmadığı; münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine de dayanmadığı için davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmasının davalı aleyhine yorumlanamayacağı anlaşılmıştır. Nitekim taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında da 8. Maddede devredenin yani davacının ticari defterleri ve kayıtlarının asıl olduğu ve davalı yani devralanın da bunu kabul ettiği kararlaştırıldığı davacı taraf ticari defterlerinin incelenmesinin uyuşmazlık çözümünde gerekli olduğu anlaşılmıştır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190/1. fıkrasında, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Benzer düzenlemeye, TMK’nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbirinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür ifadeleri ile yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği; tek başına fatura düzenlenmesi alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacı faturalara konu hizmeti verdiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından salt davalının ba- bs kayıtlarında 84.160,09 TL fatura yönünden kayıt bulunması davacının ticari defterleri incelenmediğinden davacının ispat yükünü ortadan kaldırmayacağından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacı icra inkar tazminatı da talep edemeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin yatırılan 5.129,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.397,19 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2026
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır