T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/330 Esas
KARAR NO: 2025/388
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali)
DAVA TARİHİ: 09/05/2025
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle, Sayın Mahkemenizde açılan dava, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ...E.-... K. sayılı gerekçeli kararıyla, davalı şirketin 20.02.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti kararının, İstinaf incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.HD'nin 31.12.2024 tarih ...E.-...K.sayılı ilamında açıklandığı üzere "....davacı tarafa süre verilerek dava konusu genel kurulda davacı yerine genel kurul toplantısına katılan kişilere husumet yöneltilerek davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti için dava açmak üzere süre verilip dava açıldığı takdirde neticesi beklenerek sonucuna göre karar verilmek,..." gerekçesiyle Yerel Mahkeme Kararı kaldırılmış olduğunu, Yerel Mahkeme 09.04.2025 tarihli (Bam İlamı Sonrası) tensip zaptı ile dosyaya ...sayılı yeni esas vererek, müvekkili ...'ın pay sahibi olduğunun tespiti için dava açmak üzere 1 ay kesin süre verdiğini, bu nedenle Sayın Mahkemeniz de açılan tespit davasının usulden bozulan yerel mahkemeye gönderilmesi için tensiben birleştirme talebini sayın mahkemenin takdirine sunduklarını, müvekkili ..., dilekçe ekinde sundukları Hazirun Cetvelleri ve basılı hisse senetleri aslı incelendiğinde, müvekkilinin elinde basılı hisse senetleri olmasına rağmen, davalı şirket davacı müvekkilinin paydaş olmadığını %40 hissesinin, boşandığı eş ...'ın eski eşinden olan çocukları, oğlu ...'ın % 13'üne ve kızı ... %26,5'ine ile ...'nın Kızı .... %0,5'ine ait olduğu iddiasında olduğunu, Hazirun cetveli tutanaklarına ve Genel Kurul Toplantılarında Hazirun cetvellerinin Ortaklık ve sermaye yapısının şirket pay defterine ve kayıtlara uygun olduğu yönetim kurulu üyeleri, denetçi ve Sanayi Ticaret Bakanlığı Komiserinin imzaları ile kayıt altına alınarak, müvekkili davacının, %40 hissesi 16.04.2013 yılına kayıtlarına kadar itiraza mahal olmadan kanıtlandığını, davacı müvekkilinin elinde %40 hamiline hisse senedi olduğunu, bu hisselerin basımı ... tarihli ... Karar nolu Yönetim Kurulu Kararıyla 5,10,20,50,100 ve 200'lük kupürler halinde bastırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin 15.12.2005 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında, Şirket Ana Sözleşmesinin "Sermaye ve Hisse Senetlerinin Nevi" başlıklı 6. Maddesine göre sermeyenin 5.000.-YTL den 50.000.-YTL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, Genel Kurul Kararından sonra toplanan Davalı şirket'in, 30.12.2005 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında, Muvakkat Hisse Senedi İlmuhaberi Basımı hk. ... karar no ile 15.12.2005 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında Şirket Sermayesi 5.000.000.000.-TL'dan 50.000.-YTL.'na çıkarılmasına karar verilmiş, eski sermaye olan 5.000.000.000.-TL.sını temsil eden hisse senetlerinin basılı olduğu artırılan sermaye 45.000YTL temsil etmek üzere hisse senedi bastırıldığında değiştirilmek üzere hamiline Yazılı Muvakkat Hisse Senedi ilmuhaberi, bastırılmasına karar verildiğini, aynı tarih ve günlü Yönetim Kurulu Toplantısın da ... karar no ile Hisse devirlerinin kabulüne ve muvafakat edilmesine oy birliği ile karar verilmiş, anılan karara göre; ... 6.500 adet hissesini, ... 13.250 adet hissesini, ... 250 adet hissesini, davacı müvekkili ...'a devretmiş olduklarını, sonuç olarak, müvekkilinin Toplam 50.000 adet hisse içinde 20.000 adet hissesi olduğu tüm yasal belgelere göre kanıtlandığını, bu husus ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yaptırılan 28.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, bu durum, davalı şirketin herhangi bir mahkeme kararı olmadan, müvekkili ...'ın pay sahipliğini, keyfi ve hukuka aykırı olarak sonlandırmak istediğini, pay sahibi olduğunu iddia ettiği davalıların gerçek pay sahibi olmadıklarının en büyük kanıtını oluşturduğunu, diğer bir hususta, davacı müvekkilline dava dışı boşandığı eski eşi davalı-karşı davacı ... ile ... 1. Aile Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ...tarafından dosyaya sunulan 16.09.2013 tarihli karşı dava dilekçesinin 16.sayfasında müvekkili ...'ın dava konusu şirkette %40 hissesi olduğu beyanı hisse payını kanıtladığını, davalılardan, ... ... ve ...12.01.2017 tarihli dava dilekçesi ile ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde ...esas sayılı dosyasından açtığı davada, davacı müvekkiline ait % 40 hissenin kendisine ait olmadığı hisselerinin, %26,5'inin...’ye, % 13'ünün ...'a, %0,5'inin ...'ye ait olduğunu, sonradan düzenledikleri geçersiz “Nama Yazılı Hamiline” ilmühaber düzenleyerek, Türk Ticaret Kanunu'na göre mümkün olmayan bir “senet” ihdas edip, ..., ... ve ... dava dilekçesine mesnet olarak, hazirun cetvellerindeki müvekkil ... adına olan % 40 hisse kaydının genel kurul işlemlerini yerine getirenlerce yapılan bir hatadan kaynaklandığı şeklinde asılsız, mesnetsiz gerekçelerle tespit davası açmış olduklarını, açılan dava dilekçesinde ki eklerin ve yapılan işlemlerin yasaya ve uygulamaya aykırı olması ve suç unsuru teşkil etmesi sebebiyle bu kişiler, davayı takip etmemiş ve takip edilmeyen davanın 22.06.2017 tarihinde işlemden kaldırılmasına, 03.10.2017 tarihinde de 3 ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, diğer bir ifade ile davalılar, davalı şirketin %40 payına sahip gerçek pay sahibi olduklarını bir mahkeme kararı ile tespit ettirmek yerine, şirket yönetiminin kendilerinde olmasını da fırsat bilerek keyfi ve hukuka açıkça aykırı olarak pay defterinde ki kayıtları tahrif ederek, müvekkilinin pay sahipliğini yok etmeye çalıştıklarını, pay defterinde böyle bir düzeltmenin yapılabilmesi için davalıların pay defterinin düzeltilmesi ve pay sahipliği sıfatının tespiti davası açmaları gerekirken, keyfi olarak, pay defterinde tahrifat yaptıklarını, sonuç olarak; davalı ... Şirketi hisselerinin %40 payının davacı müvekkile ait olduğu yukarıda açıklanan ve ekte sundukları hukuka ve usule uygun delillerle kanıtlandığını, dava açma nedenlerinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD'nin 31.12.2024 tarih ... E. -... K. Sayılı ilamı gereğince müvekkili...'ın davalı ... Şirketi hisselerinin %40 payının davacı müvekkile aidiyetinin tespiti ile 2017 tarihli çağrısız yapılan Genel Kuruluna şirket kayıt ve belgeleri tahrif edilerek katılan ve yoklukla malul olan kararların alınmasına neden olan davalılar ...'ın %13'üne, ...’nin %26,5'ine, ile ... %0,5'ine ait şirket hissesi sahibi olmadığının tespitine karar verilmesi talebi olduğunu, bu nedenle Davalı ... Şirketi hisselerinin %40 payının davacı müvekkile aidiyetinin tespiti ile davaya konu şirket hisse paylarının dava sonuna kadar üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini dosyanın mahkeme tarafından uygun görülmesi halinde, usulden bozulan kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesi için tensiben birleştirme karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, kıymetli evrak iptali davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166.maddesinde; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Mahkememizin işbu dosyası ile ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden taraflarının davamızın davacısı ve davalısı olduğu; işbu dosya ile mahkememiz dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kayıtlı dosyasının dava tarihi olarak önce ikame edilen ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
1-HMK'nın 166. maddesi gereğince işbu dosya ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın birleştirilen ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden devamına,
2-Harç, yargılama gideri ve sair hususların birleştirilen dosya üzerinden karara bağlanmasına,
3-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda esas hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır