T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/403
KARAR NO: 2025/438
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/04/2025
KARAR TARİHİ: 04/06/2025
İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2025 tarih ... Esas ...Karar sayılı birleştirme kararı verilen dosyası Mahkememizin 2025/263 Esas ayılı dosyasından tefrik edilmekle yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, davalıya satmış olduğu, ... MODEL ... MOTOR NUMARALI LASTİKLİ YÜKLEYİCİ MAKİNA karşılığında ... NO FATURA numaralı 13.08.2024 tarihli 2.400.000,00 TL’lik ve ...HB ...MOTOR NUMARALI LASTİKLİ YÜKLEYİCİ MAKİNA karşılığında ...NO FATURA numaralı 09.08.2024 tarihli 2.400.000,00 TL’lik faturaları keserek davalıya teslim etmiş olduğunu, müvekkili ile davalı bu iki fatura bedellerinin toplamının %15'i peşin, geri kalanı ise 2024 yılı Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık ve 2025 yılı Ocak-Şubat aylarında eşit taksitler halinde ödeneceği kararlaştırılmış olduğunu, ancak davalının ödemesi gereken %15 peşinat ve 8.-9.-10. aylar toplamı olan 2.468.571,42 TL den sadece 1.200.000,00 TL'sini ödemiş olduğunu kalan 1.268.571,42 TL'yi süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine daha önce İstanbul...İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı icra takibine başlandığını, davalı tarafça İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle itirazın iptalini sağlamak amacıyla taraflarınca İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı davanın ikame edildiğini, 2024 11-12. aylar ve 2025 01.-02. aylara ilişkin toplam 2.331.428,56 TL alacağın ise davalı tarafından ödenmediğinden bu kezde davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibine başlanmış olduğunu, davalı tarafça icra takibine yine itiraz edildiğini, taraflar arasında İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosya da derdest olup halen devam etmekte olduğunu, huzurda bulunan dosya ile İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyanın esası ve taraflarının aynı olduğunu, davaların aynı sebepten doğmuş ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceğini, bu sebeple tensiple birlikte huzurda bulunan dosyasının ilgili dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 21.05.2025 tarihli kararla ''
1-Mahkememizin iş bu dosyası ile İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki maddi olay ve hukuki sebebin aynı olduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, dosyamızın diğer dosya ile hukuki ve fiili bağlantısı bulunduğu anlaşılmakla, Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasının İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esas defterinin bu şekilde KAPATILMASINA,
3-Yargılama giderlerinin ve vekaletname ücretlerinin esas dosyada karar altına ALINMASINA,'' şeklinde karar verildiği ve birleştirme kararı verilen dava dosyasının 28/05/2025 tarihinde mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/317 Esas sayılı dosyasının Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de mahkememiz dosyasındaki uyuşmazlığın ;davacı tarafından tanzim edilen...NO FATURA numaralı 13.08.2024 tarihli 2.400.000,00 TL bedelli ve... NO FATURA numaralı 09.08.2024 tarihli 2.400.000,00 TL’lik fatura bedelinin taksitler halinde ödenmesine karar verilen fatura bedellerinin 2024 yılı ağustos, eylül ve ekim aylarına ait taksitlerinin ödenmemesi iddiasına dayandığı ve davacı tarafından anılan aylara ilişkin bedellerin tahsili için davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından Mahkememizin 2025/263 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası ile birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/317 Esas sayılı dava dosyasında konu icra takibinin İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı ilamsız icra takibi olduğu, davacının bu kez aynı faturalardan doğduğunu iddia ettiği alacağın 2024 yılı kasım ve aralık ayları ile 2025 yılının ocak ve şubat aylarına ait taksitlerini icra takibine konu ettiği, eş deyişle Mahkememiz dosyasındaki uyuşmazlığa konu alacak ile birleşen davadaki alacağın farklı aylara ait olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasında görülen dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi iken, birleşen dava dosyasının ve birleşen davaya konu icra takip dosyasının incelenmesinde, dava değeri itibariyle birleşen davada uygulanması gereken yargılama usulünün yazılı yargılama usulü olduğu anlaşılmıştır.
Emsal nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2021/155 Esas 2022/495 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere;
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 16/02/2011 tarihli 2011/145 E. 2011/1910 K. sayılı ilamında; "...İflâs ödeme emrine itiraz eden borçlunun, iflâs davası sırasında tüm savunma sebeplerini ileri sürme imkânı bulunduğundan bu konuda ayrıca bir menfi tespit davası açmasında hukukî yararı olmaması nedeniyle menfi tespit davasının reddi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi farklı yargılama usullerine tâbi olan iflâs davası ile menfi tespit davasının birleştirilerek görülmesi de isabetli değildir...",
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/07/2012 tarihli 2012/1857 E. 2012/4788 K. sayılı ilamında; "...Mahkemece asıl dava olan iflas davası ile karşı dava olan tazminat davasının yargılaması birlikte yürütülmüştür. Her iki davanın yargılama usulleri farklı olup, basit yargılama usulü Kanun'un sınırlı olarak saydığı hallerde uygulanır. Bu yargılama usulüne tabi yargılama ve işlerde kanun yargılamanın daha basit ve çabuk yürütülmesini amaçlamıştır. İflas davaları basit yargılama usulüne tabidir. ( İİK.m.158/II) İflas davalarında temyiz süresi 10 gün olup ( İİK.m.164) adli tatilde süreler çalışır. ( HUMK. m.176/9, HMK m. 108/1-e) ve işin niteliği gereği temyiz incelemesi de murafaa yapılmadan görülür. Bu itibarla; mahkemece yargılama usulleri farklı olan davaların tefrik edilerek, tazminat davası yönünden İİK'nun 194.maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinin düşünülmesi doğru olmamıştır..."
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2012 tarihli 2011/2915 E. 2012/2675 K. sayılı ilamında; "...Asıl dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan tazminatın iflas yoluyla takibine ilişkin itirazın kaldırılması ve iflas; karşı dava ise maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; “iflas davaları basit yargılama usulüne tabi ise de; eldeki davada itirazın kaldırılması ve iflas talep edilmiş olduğundan mahkemece genel hükümlere göre inceleme yapılarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının saptanması gerekir. Dolayısıyla iflas davasında da genel hükümlere göre inceleme yapılmasının gerekmesine” şeklinde gerekçe gösterilip, asıl dava olan iflas davası ile karşı davanın yargılamasının birlikte yürütülmesine karar verilmiştir. Oysa her iki davanın yasal olarak yargılama usulleri farklı olup, basit yargılama usulü Kanun'un sınırlı olarak saydığı hallerde uygulanır. Bu yargılama usulüne tabi dava ve işlerde kanun yargılamanın daha basit ve çabuk yürütülmesini amaçlamıştır. İflas davaları basit yargılama usulüne tabidir. (İİK m.158/II) İflas davalarında temyiz süresi 10 gün olup (İİK m. 164) adli tatilde süreler çalışır (HUMK m. 176/9 HMK m.103/1-e) ve işin niteliği gereği temyiz incelemesi de mürafaa yapılmadan görülür. (Yargıtay 19. H.D. 30.12.2004, 2004/4635-13438, ) İtirazın kaldırılması ve iflas davalarında mahkeme itirazı genel hükümlere (HUMK, HMK hükümlerine) göre inceler. Borçlu ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. (Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku Cilt 3, sh 2673) Genel hükümlere göre yapılan inceleme de basit yargılama usulüne göre yapılır. Bu bakımdan mahkemenin iflas talebinin genel hükümlere göre yapılacağından bahisle ayrı bir yargılama usulüne tabi bulunan karşı davayı da birlikte görüp yürütmesi doğru olmamış ve basit yargılamaya tabi davanın da yazılı yargılama usulüne tabi bir dava ile aynı usulde yürütüldüğünü çağrıştıracak işlemler yapılmıştır. Nitekim her iki davanın temyiz süresi de bir ayrım yapılmaksızın kararda 15 gün olarak gösterilmiştir. Bu itibarla; yargılama usulleri farklı olan davaların tefrik edilerek ayrı ayrı görülüp sonuçlandırılması gerekirken, birlikte görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığından bu yöne ilişkin temyiz talepleri yerinde bulunmaktadır..." şeklinde emsal nitelikte kararları mevcuttur.
Mahkememiz dosyasında görülen davasının basit yargılama usulüne tabi olduğu, birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/317 Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre farklı yargılama usulüne tabi davaların birleştirilerek görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, Mahkememizin 2025/263 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/317 Esas dosyası tefrik edilerek Anayasa'nın 37. maddesinde yer alan " doğal hakim " ilkesi gereği dosyanın ilk tevzi edildiği mahkeme olan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Dava dosyasının İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 04/06/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır