T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/49
KARAR NO: 2025/477
DAVA: Konkordato Tasdiki
DAVA TARİHİ: 20/01/2025
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin sermayesi 100.000.000- TL olup iki ortaklı olduğunu, ortakları ... %95 pay sahibi ve ortağı, ...'nın ise %5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, vadesi geldiği halde ödenemeyen ve vadesinde ödenememe tehlikesi altında bulunan çek ve senetlerin şirketin kısa dönemde ödeme yapması gereken çek/senet borcu nedeniyle nakit akışında aksamalar yaşamasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin 17.05.2018 tarihinde kurulmuş olup kurulduğundan itibaren, her türlü kuruyemiş ürünlerinin, baharat, aktariye, şifalı bitkilerin, çekirdek kahvenin, alım satımı, toptan ve perakende alımı satımı, imalatı, ithalatı, ihracatını pazarlamasını yaptığını, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, iflas halinde şirketin varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların bu projede belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, dünya ve ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, ... Savaşının ülkemizde ve sektörümüzde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için iş konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'nın 95.000.000- TL sermaye ile ... Şirketi’nin % 95 pay sahibi ve ortağı olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'ya karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, bu durum gerçekleştiğinde, konkordatosu kabul edilen ...'nın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'nın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'nın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkilinin mali durumun iyileştirilmesi ve faaliyete devam edebilmesi için İİK. m. 285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunmaya karar vererek dosyada ayrıntılı izah edilen konkordato ön projelerini hazırladığını, müvekkili ...'nın 5.000.000,00 TL sermaye ile ... Şirketi’nin % 5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'ya karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, bu durum gerçekleştiğinde, konkordatosu kabul edilen ...'nın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'nın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'nın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkili ... Şirketinin sermayesinin 10.000.000-TL olup tek ortağın ... olduğunu, müvekkili şirketin 14.05.2020 tarihinde kurulmuş olup kurulduğundan itibaren, her türlü kuruyemiş ürünlerinin, baharat, aktariye, şifalı bitkilerin, çekirdek kahvenin, alım satımı, toptan ve perakende alımı satımı, imalatı, ithalatı, ihracatını pazarlamasını yaptığını, sektöre ülke standartlarını kazandıran müvekkili şirketin hızlı, kaliteli ve sorunsuz hizmet ile müşterilerine en iyi ürünü kaliteli ve uygun fiyatla sunmayı amaçladığını, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması hem ortaklık görüşmeleri devam etmekte olup faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlandığını, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların bu projede belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, dünya ve ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, ... Savaşının ülkemizde ve sektörümüzde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'ın müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ve 10.000.000,00 TL sermaye ile ... Şirketi’nin % 100 sahibi olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'a karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, konkordatosu kabul edilen ...'ın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak...'ın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'ın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkillerinin mali durumun iyileştirilmesi ve faaliyete devam edebilmesi için İİK. m. 285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunmaya karar vererek ayrıntılı izah edilen konkordato ön projelerini hazırladıklarını, İcra ve İflas Kanunu’nun 286. maddesinde yazılı tüm belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, davacılar hakkında haciz ve ihtiyati haciz kararları alınıp icra işlemlerine başlandığını, bu sebeple davacı müvekkilleri hakkında öncelikle geçici mühlet kararı verilerek, mahkeme tarafından uygun görülecek tedbirlerin alınmasını, bilahare konkordato başvurusunun kabulünü talep ettiklerini, aksi halde alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi de bozularak müvekkillerin malvarlığı korumasız kalarak cebri icra yoluyla hesapları blokelenip, davacı şirketin faaliyetlerine haciz uygulanmak suretiyle ticari hayatı duracak ve malvarlığı adeta yok pahasına ortadan kalkacağını, bu sebeple konkordato talebinin kabulü ile başta müvekkilleri olmak üzere tüm alacaklılar lehine de menfaat sağlamakta olup mahkeme heyetinizce tüm bu belirtilen hukuksal menfaatler de göz önünde bulundurularak konkordato geçici mühlet kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, davacı şirketlerin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, davacı müvekkillerin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılardan ..., ..., ... yönünden konkordatonun tasdiki istemi asıl davadan tefrik edilerek mahkememizin 2025/267 Esas sırasına kaydedilmiş ve ..., ..., ...'ın proje olarak sunduğu belge içeriğinin kendine özgü hiçbir konkordato hedefi içermediği gerekçesi ile (adi) konkordatonun tasdiki taleplerinin ( Mahkememizin ... E, ... K. sayılı ) reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir.
Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.
Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.
Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.
Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
HMK 74. maddesi uyarınca davacı vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
İİK 286.maddede belirtilen belgelerin eksiksiz sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlular hakkında 21.01.2025 tarihi saat 16:30'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 22.01.2025 tarihi itibarıyla davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288.maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyetinin 28.01.2025 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda; ''İİK m.286 ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince, dosyaya sunulan belgelerde eksiklik ve bu belgeler arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı yönünde yapılan incelemeler neticesinde, davacılar ... Şirketi, ... Şti. tarafından dava dilekçesi ekinde sunulması gereken belgelerin sunulmuş olduğu, Borçlu ... Şirketi Yönünden; Borçlu Şirketin konkordatoya tabi borçlar için öngördüğü %25 faiz ödemesinin proforma gelir tablosunda gösterilmediği, ön projede ... ve ... plakalı araçların ruhsat fotokopilerinin eklenmediği, ön projeye eklenen ... şirketine ait olup raporda belirtilen gayrimenkullerin şirket aktifine kayıtlı olmadığı, Alacak senetlerinin detaylı listesinin eklerde yer almadığı, Maddi Duran Varlıklar hesap grubu altında yer alan Yapılmakta Olan Yatırımlar ve Verilen Avanslar hesapları ile ilgili borçlu şirketten detaylı bilgi talep edildiği, Konkordato kaynakları tablosunda yer alan gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak ile ilgili olarak şirket yetkililerinin aslında şirket gayrimenkullerinin değil kendisi de konkordato talep eden şirket ortağı ...’nın gayrimenkullerinin satılarak şirkete konkordato kaynağı sağlanacağını ifade ettikleri ve bu konu ile ilgili değerlendirmelerin sonraki raporlarda sunulacağı, Borçlu ... Yönünden ; - Borçlu Şirketin konkordatoya tabi borçlar için öngördüğü %25 faiz ödemesini proforma gelir tablosunda göstermediği, - Borçlu şirketin ödemeyi teklif ettiği faiz tutarının hesaplamaya dahil edilmesi halinde şirketin konkordato kaynaklarının ödemeyi teklif ettiği toplam tutarı karşılamaya yetmeyeceği, - Benzer şekilde proforma nakit akış tablosunda faiz tutarının nakit çıkışı olarak gösterilmesi durumunda borçlu şirketin borçlarını ödemeye yeterli nakdi bulunmayacağı, - Bu bakımdan mevcut konkordato ön projesinde sayılan konkordato kaynaklarının şirketin ödemeyi teklif ettiği borçlarını karşılamaya yetmediği, - Makul güvence veren denetim raporunda da aynı maddi hatanın bulunduğu ve bu durumda denetim raporunun geçerliliğinin Mahkeme’nin takdirinde bulunduğu, Borçlu ... Yönünden; - ... Şirketi’nin % 95 hissedarı olduğu, - Sorumlu olduğu borçlarını 2026 yılı Haziran ayı sonundan başlamak üzere 3 yılda toplamda 30 taksit olacak şekilde adi borçlarına bir defaya mahsus % 25 faiz işleterek ödemeyi teklif ettiği, Borçlu ...’nın hissedarı olduğu ... Şirketi’nin muhasebe kayıtlarında huzur hakkı aldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, Ön projede Borçlu ...’nın hissedarı olduğu şirketin finans kuruluşlarına borçları ile ilgili olarak herhangi kefalet bilgisi yer almadığı, Borçlu ... Yönünden; ... Şirketi’nin % 5 hissedarı olduğu, sorumlu olduğu borçlarını 2026 yılı Haziran ayı sonundan başlamak üzere 3 yılda toplamda 30 taksit olacak şekilde adi borçlarına bir defaya mahsus % 25 faiz işleterek ödemeyi teklif ettiği, -Borçlu ...’nın hissedarı olduğu ... Şirketinin muhasebe kayıtlarında huzur hakkı aldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, -Borçlu ...’nın ön projede konkardato kaynağı olarak göstermediği 2 adet daha gayrimenkulünün olduğu, Borçlu ... Yönünden; - ... Şti ‘nin tek hissedarı olduğu, - Sorumlu olduğu borçlarını 2026 yılı Haziran ayı sonundan başlamak üzere 3 yılda toplamda 30 taksit olacak şekilde adi borçlarına bir defaya mahsus % 25 faiz işleterek ödemeyi teklif ettiği, - Borçlu ...’ın hissedarı olduğu ...Şti ‘nin muhasebe kayıtlarında huzur hakkı aldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, - Ön projede Borçlu ...’ın hissedarı olduğu şirketin finans kuruluşlarına borçları ile ilgili olarak herhangi kefalet bilgisi yer almadığı, bu açıklamlara ek olarak Borçlu şirketlerin rayiç değer bilançolarının şirket varlıklarının rayiç değerlerinin teknik bilirkişiler tarafından tespit edilmesinden sonra komiser heyetince düzenleneceği, rayiç değer bilançosu düzenlendikten iflas hali ile konkordato teklifinin karşılaştırmasına ilişkin tablonun hazırlanacağı, - Ara bilanço ile konkordato başvuru tarihi arasında satılan varlıklara ilişkin detay bilgilerin şirket yetkililerinden talep edildiği, - Konkordatoya başvuran şahısların (gerçek kişilerin) ortağı olduğu şirketlerin borçlarına kefaletlerine ilişkin detay bilgilerin proje içerisinde bulunmadığı, - Birlikte konkordatoya başvuran şirketlerin ortaklarının ve şirket merkezlerinin farklı olduğu ve konkordato ön projelerinde birbirlerinin borçlarına kefil olduklarına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, konuya ilişkin değerlendirmenin sonraki raporlarda sunulacağı, Ön raporun mahkemenin 21.01.2025 tarihli kararı uyarınca bir haftalık sürede mahkemenize sunulması gerektiği ancak şirket yetkililerinden eksikliklere ilişkin olarak ek bilgi ve belge talep edileceği söz konusu bilgi ve belgelerin heyete sunulması sonrası düzenlenecek ilk aylık raporda daha detaylı bilgilendirmeler yapılacağı" yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Konkordato geçici komiser heyetinin 04.03.2025 havale tarihli birinci ara raporunu sunduğu, raporda; ''Davacı şirketlere ait 30.11.2024 ve 21.01.2025 tarihli mali tablolarının komiser heyetince incelenmesi neticesinde takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; "Şirketlerin 21.01.2025 tarihi itibariyle kaydi değer bilançolarına göre, yeterli öz kaynağa sahip oldukları ve borca batık olmadıkları, konkordato sürecinde; konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi için komiser heyetince konkordato talep eden şirketlerin güncel rayiç değer bilançosunun çıkarılması amacıyla şirket aktifine kayıtlı stoklar, tesis makine ve cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar ile konkordato talep eden gerçek kişiye ait taşıt ve taşınmazın kıymet takdirinin yapılması gerektiğinden ve İİK m. 298 uyarınca malların değerlerinin bilinmesine ihtiyaç duyulacağı anlaşıldığından ve mal varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konularda uzman bilirkişi görevlendirilmesinin yapıldığı, konkordato geçici komiser heyeti olarak geçici mühlet tarihlerinden bugüne kadar konkordato talep edenlerin faaliyetlerinin gözlemlenmesi, dosyada mevcut bilgi, belgeler ile borçlu şirket yetkililerinin beyanları, borçlu şirket merkezlerinde defter, kayıt ve belgeler üzerinde inceleme, denetim ve çalışmalarının devam ettiği, şirketin büyüklüğü ve rayiç değer tespitine ilişkin raporların da tamamlanması hususları hep birlikte dikkate alındığında; gerek borçlu şirketlerin gerekse de borçlu gerçek kişilerin finansal durumunun bir müddet daha izlenmesinin uygun olacağı '' yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür.
Davacılar hakkında verilen geçici mühletin 21.04.2025 tarihinden itibaren iki ay süreyle uzatılmasına karar verilmiş, geçici mühletin uzatılmasına ilişkin kararın İİK 288. Maddesinde belirtilen usulde ilan edilmiş ve ilgili yerlere bildirilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyeti 25/05/2025 havale tarihli raporunu sunduğu, raporda; ''Davacı şirketlere ait 30.11.2024 ve 31.03.2025 tarihli mali tablolarının komiser heyetince incelenmesi neticesinde; ... Şirketi yönünden; Davacı şirketin çalışma düzenini koruduğu, Mart/2025 tarihi itibariyle 22 kişinin istihdam edildiği, şirketin muamele merkezine ilişkin yapılan değerlendirmeye göre, şirketin merkez adresinin “...” olduğu, şirketin “...” adresinde bir şubesinin bulunduğu, şirketin hem merkezinin hem de şubesinin komiser heyetince ziyaret edildiği, yapılan incelemede şirketin yönetim, muhasebe, paketleme ve depolama faaliyetlerinin ...’deki şube ağırlıklı olmak üzere iki adreste de yürütüldüğünün üretimin ise ...’de yapıldığının tespit edildiği, buna göre her iki adresin de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi içerisinde bulunduğu, şirketin 31.03.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlıklarının 145.889.829,11 TL, rayiç değerlere göre hesaplanan özvarlıklarının 141.523.491,58 TL. olduğu, şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, şirketin, borcu olan firmalar ile mutabakat yapmasının ve borç mutabakatlarının Komiser Heyetine ibrazının, gerçek borç tutarının tespiti açısından önemli olduğu, şirketin 31.03.2025 tarihi itibariyle hedeflediği satış tutarını yakaladığı, hedeflediği kâr tutarını ve kârlılık oranını sağlayamadığı ancak bir önceki döneme göre (28.02.2025) zararını 8.010.553,29 TL azalttığı, mühlet sürecinde borçlunun komiser talimatlarına aykırı bir davranışına veya dürüstlük kurallarına aykırı bir tutumuna rastlanmadığı, mevcut revize projede yer alan konkordato kaynakları bakımından şirketin borçlarını ödemeye yetecek kadar konkordato kaynağı yaratmasının mümkün görünmediği, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin sadece ... A.Ş.’ye verilen siparişin geri kazanılmasına bağlı olması nedeniyle projenin ciddi ve inandırıcı olduğu yönünde görüş beyan edilemeyeceği, revize projede kaynaklar arasında şirketin ticari faaliyetlerinde kullandığı gayrimenkullerin sayılmadığı, bu bakımdan revize projede yer alan teklifin orantılılık şartı bakımından değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, şirket vekilinin 17.05.2025 tarihli dilekçesinde “konkordato devam ederken yapılmış ihracat işlemleri revize projemizin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulmalıdır.” denilerek 2024 yılı TL bazında ülkelere göre ihracat dağılımının grafiğinin sunulduğu, şirketin konkordato başvurusuna esas aldığı tarih olan 30.11.2024 itibarıyla toplam net satışlarının 396.280.650,80 TL olarak gerçekleşmiş olduğu, bunun sadece 3.001.496,46 TL’lik kısmının -toplam net satışların % 0,76’sına tekabül ettiği, benzer şekilde 31.03.2025 itibarıyla şirketin toplam net satışlarının 70.527.261,44 TL olduğu, bunun % 0,53’üne denk gelen 371.926,04 TL’nin yurtdışı satışlarını oluşturduğu, ihracat tutarlarının toplam net satışların % 1’ine bile denk gelmediğinden ve ihracat artış beklentisine ilişkin somut satış sözleşmeleri dosyaya ve komiser heyetine ibraz edilmediğinden borçlu şirketin ihracattan önemli bir kaynak yaratmasının inandırıcı olmadığı, sonuç olarak; şirketin borçlarını ödemeye yetecek kadar konkordato kaynağı yaratmasının mümkün görünmemesi, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin sadece Sinerji Etiket isimli şirketten sağlanacak kaynağa bağlı olması nedeniyle projenin ciddi ve inandırıcı olduğu yönünde görüş beyan edilememesi ve revize projede kaynaklar arasında şirketin ticari faaliyetlerinde kullandığı gayrimenkullerin sayılmaması sonucunda revize projede yer alan teklifin orantılılık şartı bakımından değerlendirilmesinin de mümkün olmaması nedenleriyle konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve borçlunun kesin mühlete geçişinin uygun olmayacağı, şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olmadığı da dikkate alınarak konkordato tedbirlerinin kaldırılmasının uygun olacağı, ...Ltd. Şti. yönünden; "İşletmenin demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Mart/2025 tarihi itibariyle 2 çalışanın bulunduğu, borçlu şirketin 31.03.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlıklarının 13.721.363,15 TL, rayiç değerlere göre hesaplanan özvarlıklarının 13.671.844,34 TL. olduğu, şirketin kaydi değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık durumda olmadığı, mühlet sürecinde borçlunun komiser talimatlarına aykırı bir davranışına veya dürüstlük kurallarına aykırı bir tutumuna rastlanmadığı, şirketin 31.03.2025 verilerine göre ticari alacak toplamının 14.794.158,82 TL’lik kısmını 2025 Mart ayında faturalandırdığının görüldüğü; söz konusu alacak tutarının toplam alacak tutarının %76’sını, revize projede konkordato kaynağı olarak en büyük kalem olarak gösterilen alacaklardan yapılacak tahsilat (Verilen Sipariş Avansları) tutarının da %52’sini teşkil etmesinin ve aynı zamanda şirketin 2025 yılında yapmayı öngördüğü satışın % 34’ünü bir ay içerisinde gerçekleştirmiş olmasının revize projenin gerçekçi hazırlanmadığı kanaatini oluşturduğu, şirketin proforma gelir tablosunda gelecek yıllar için öngördüğü net satışlar ve dönem net karı tutarlarının düşük olduğu ve bu bakımdan revize projede yer alan teklifin orantılılık şartı bakımından değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, sonuç olarak konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve borçlunun kesin mühlete geçişinin uygun olmayacağı, şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olmadığı da dikkate alınarak konkordato tedbirlerinin kaldırılmasının uygun olacağı'' yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Davacılar vekili tarafından konkordato projesinin revize edildiği bildirilerek 17/05/2025 tarihli revize projeyi sunduğu, revize revize projede yer alan konkordato teklifinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirildiği 15/06/2025 tarihli komiser heyeti raporunda ise ; " ... Şirketi yönünden; Davacı şirketin çalışma düzenini koruduğu, Nisan/2025 tarihi itibariyle 18 kişinin istihdam edildiği, borçlu şirketin muamele merkezine ilişkin komiser heyetince yapılan değerlendirmeye göre, şirketin merkez adresinin “...” olduğu, şirketin “...” adresinde bir şubesinin bulunduğu, şirketin hem merkezinin hem de şubesinin komiser heyetince ziyaret edildiği, yapılan incelemede şirketin yönetim, muhasebe, paketleme ve depolama faaliyetlerinin ...’deki şube ağırlıklı olmak üzere iki adreste de yürütüldüğünün üretimin ise ..’de yapıldığının tespit edildiği, buna göre her iki adresin de ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi içerisinde bulunduğu, borçlu şirketin 30.04.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlıklarının 147.140.035,42 TL, rayiç değerlere göre hesaplanan özvarlıklarının 140.365.693,54 TL. olduğu, şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, mühlet sürecinde borçlunun komiser talimatlarına aykırı bir davranışına veya dürüstlük kurallarına aykırı bir tutumuna rastlanmadığı, şirketin 30.04.2025 itibariyle hazır değerler toplamının 136.607,72 TL olup bu tutarın 85.743,63 TL’si şirketin kasalarında bulunan paralardan ve 50.864,09 TL’si bankadaki mevduatlarından oluşmakta olduğu, hazır değerlerin halihazırda nakit olduklarından konkordato kaynakları arasında kaydi değerleri ile sayılmalarının uygun olduğu, projede net satışların 2026 ile 2028 yılları için yılda ortalama % 40 oranında artacağının öngörüldüğü, öngörülen bu artış oranının şirketin mevcut müşteri portföyü ve pazar dinamikleri göz önüne alınarak makul bir büyüme hedefi olarak belirlendiği, projede projeksiyon döneminde karlılık oranlarının geçmişe kıyasla belirgin ölçüde iyileşeceğinin öngörüldüğü, brüt satış karlılığının yaklaşık %20–21 seviyesinde ve faaliyet karlılığının %14 civarında gerçekleşmesi hedeflendiği, ayrıca dönem net karlılığının %7–8 seviyelerine yükselmesi şirketin yüksek finansman giderlerinin ortadan kalkmasına dayandırıldığı, şirketin kar hedeflerine ulaşmasının ihtimal dahilinde olduğu, şirketin konkordato teklifinin başarıya ulaşmasının en önemli unsuru devam eden faaliyetlerinden sağlayacağı kaynak olduğu, şirketin kesin mühleti geçmesi yönünde karar verilmesi durumunda net satışların artış oranının ve karlılık oranlarının yakından takip edilmesi gerekeceği, konkordato kaynağı olarak alacakların tahsilatından 97.252.688,55 TL nakit girişi sağlanacağının öngörüldüğü, bu kaynağın sağlanmasının zor da olsa ihtimal dahilinde olduğu, konkordatoda bulunan grup şirketi ...Şti.’den olan 4.676.103,16 TL ile ...Ltd. Şti.’den olan 12.276.334,26 TL alacağın tahsil kabiliyetinin olduğu, projede belirtilen şirket ortaklarının gayrimenkullerinin rayiç değerlerinin bilirkişi tarafından tespit edilen değerler ile uyumlu olduğundan ve gayrimenkullerin rayiç değerlerinden ortakların şahsi borçları düşüldüğünden ortakların gayrimenkullerinin satılarak şirkete konkordato kaynağı sağlanmasının ihtimal dahilinde olduğu, şirketin devreden KDV tutarı 30.04.2025 itibariyle 4.094.366,27 TL olup bu tutar vergi borçlarından indirim konusu yapılabileceğinden konkordato kaynakları arasında sayılmasının uygun olduğu, şirketin 30.04.2025 itibariyle Ticari Mallarının kaydi değeri 88.045.577,08 TL olmakla birlikte bilirkişi raporuna göre rayiç değerin 52.827.346,25 TL olduğu, projede rayiç değer üzerinden % 8 emniyet stoğu ayrıldıktan sonra kalan tutar olan 55.228.589,26
TL’nin hesaplamaya dahil edildiğinin ifade edildiği, ancak rayiç değer üzerinden % 8 emniyet stoğu ayrılması durumunda stoklardan sağlanacak kaynak tutarının 48.601.158,55 TL (= 52.827.346,25 x % 8) olarak hesaplandığı, projede
şirkete ait gayrimenkul satışından 60.170.000 TL kaynak sağlanması beklenmekte olup bilirkişinin tespit ettiği rayiç değerin bu tutardan 250.000 TL daha düşük olduğu, komiser heyetince gayrimenkul satışından sağlanması beklenen muhtemel kaynağın bilirkişi tarafından belirlenen 59.920.000 TL üzerinden değerlendirildiği, şirket faaliyetlerini aksatmayacak ve dolayısıyla konkordatonun başarı ihtimalini etkilemeyecek olan iki aracın satışının konkordato kaynağı olarak gösterilmesinin uygun olduğu, sonuç olarak, komiser heyeti tarafından stoklardan sağlanması beklenen kaynak tutarının projeye göre 6.627.430,71 TL ve şirketin sahibi olduğu gayrimenkullerin satışından sağlanması beklenen kaynak projeye göre 250.000 TL düşük hesaplandığı, projedeki tutarlara göre konkordato kaynak fazlası 13.975.359,71 TL olarak hesaplandığından konkordato kaynakları toplam 6.877.430,71 TL düşük hesaplansa da şirketin ödemeyi taahhüt ettiği borcu ödemeye yetecek kaynağının bulunduğu, bu kapsamda konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu ve borçlunun kesin mühlete geçişinin takdir Mahkememizde olmak üzere uygun olduğu," ...Şti. yönünden ise "İşletmenin demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Nisan/2025 tarihi itibariyle 3 çalışanın bulunduğu, borçlu şirketin 30.04.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlıklarının13.773.454,93 TL, rayiç değerlere göre hesaplanan özvarlıklarının 13.714.637,12 TL. olduğu, şirketin kaydi değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık durumda olmadığı, mühlet sürecinde borçlunun komiser talimatlarına aykırı bir davranışına veya dürüstlük kurallarına aykırı bir tutumuna rastlanmadığı, şirketin 30.04.2025 itibariyle Hazır Değerler toplamının 28.415,23 TL olduğu, hazır değerler halihazırda nakit olduklarından konkordato kaynakları arasında kaydi değerleri ile sayılmalarının uygun olduğu, 23.05.2025 tarihli geçici mühlet nihai raporunda şirketin karlılık hedeflerini yakalamasının mümkün olduğu ancak net satışlarını mümkün olandan daha düşük öngördüğü ifade edildiği, Net satışların 2. Revize projede artırılmış olduğu, bu haliyle hedeflenen net satış tutarlarına ve kar oranlarına ulaşılabileceği, proforma gelir tablosunda Finansman Giderlerinin toplamının 6.228.404,05 TL olarak hesaplamaya dahil edildiği, bu tutarın konkordatoya tabi alacak tutarının % 25’i olduğu, bununla birlikte 2. Revize projenin "Şirket Borçlarının Ve Konkordato Kapsamına Dahil Olan Kısımlarının Tespiti” başlıklı kısmında konkordatoya tabi borçlara % 30 oranında faiz işletilmesi öngörüldüğü,
alacaklıların alacaklarına % 30 faiz işletilmesi durumunda toplam Finansman Gideri 7.474.084,86 TL olarak hesaplanacak olup dönem net karı 1.245.680,81 TL (= 7.474.084,86 - 6.228.404,05) azalacağı, Projenin mevcut durumunda 5.138.085,56 TL konkordato kaynağı fazlası hesaplandığından faaliyetlerden sağlanacak kâr tutarında 1.245.680,81 TL tutarında bir azalma olmasının borçları ödenmesine engel bir durum teşkil etmediği, şirketin alacakları arasında 30.04.2025 itibariyle dönen varlıklar altındaki Alıcılar (19.623.341,92 TL), Alacak Senetleri (5.150.939,94 TL) ve Verilen Sipariş Avansları (8.790.714,40 TL) sayılmış olup alacak toplamının 33.564.996,26 TL olduğu, konkordato kaynağı olarak alacakların tahsilatından kaydi tutarın % 20 eksiği 26.851.997,01 TL nakit girişi sağlanacağı öngörülmüş olup bu kaynağın sağlanmasının ihtimal dahilinde olduğu, 8. Şirketin 30.04.2025 itibariyle Ticari Mallarının kaydi değeri 674.622,20 TL olmakla birlikte bilirkişi raporuna göre rayiç değerinin 18.151,35 TL olduğu, projede stokların rayiç değerinin % 30’u kadar emniyet stoğu ayrılmış olup stok satışından 12.705,95 TL kaynak sağlanması beklendiği, sonuç olarak, proforma gelir tablosunda Finansman Giderleri 1.245.680,81 TL eksik hesaplandığından konkordato kaynaklarının aynı tutarda azaltılması gerekmekle birlikte mevcut projede konkordato kaynak fazlası 5.138.085,56 TL olarak hesaplandığından komiser heyetinin hesaplamasına göre de şirketin sağlamayı öngördüğü konkordato kaynakları ödemeyi teklif ettiği borçları karşılamaya yetecek kaynağının bulunduğu, bu kapsamda konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu ve borçlunun kesin mühlete geçişinin uygun olduğu" şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.
... Şirketi yönünden; Davacı şirketin 1. revize projede 2025 yılı için hedeflenen net satış hedeflerinin oransal bazda yakalanmakla birlikte kârlılığın oransal bazda yakalanamadığı, şirketin satış maliyetini düşürmesine rağmen olağan dışı gider ve zarar ile finansman giderleri nedeni ile şirketin zarar ettiği, gerçekleşen zarar nedeniyle konkordato projesinde faaliyetlerden elde edilecek kâr hedeflerine uygun faaliyet yürütülmediği, şirketin esas faaliyet alanında kâr elde etmekte zorlandığı, ihracattan elde edilen gelirin toplam net satışların %0,53üne karşılık geldiği, davacı şirketin birinci revize projede rehinli alacak tutarına faiz işletilmediği, rehinli alacak tutarına bir defaya mahsus % 25 oranında faiz uygulandığından revize projede ödenecek borç miktarının 15.739.461,73 TL artacağı, birinci revize projede sipariş avanslarından 239.929.359,53 TL konkordato kaynağı sağlanacağı öngörüldüğü, bu tutarın toplam konkordato kaynağının %53,98'ini oluşturduğu, şirketin bu kadar yüksek tutarda verilen sipariş avanslarından konkordato kapsamındaki borçlarını ödeyebilmek için ne şekilde doğrudan kaynak yaratabileceğinin dosya kapsamında somut olarak ortaya konulmadığı, birinci revize projede sipariş avansları hesabı altında yer alan dava dışı ... A.Ş.'den sağlanması beklenen konkordato kaynağının %45,76'sını oluştururken ve projenin başarıya ulaşmasının tek bir şirketten yapılacak tahsilata bağlandığı tespit edilmesine rağmen, davacı vekilince ikinci revize proje ile projeden çıkarılan dava dışı ... A.Ş.'den sağlanması beklenen 203.415.745,94 TL tutarlı konkordato kaynağının miktarı nazara alındığında bu alacak kaynağının yerine hangi somut kaynağın ikame edileceğinin ikinci revize projede açıklanmadığı, birinci revize projede 57.059.550,00 TL olarak gösterilen yerine faaliyetin devamı ile öngörülen kar tutarı ikinci revize projede 115.146.894,95 TL olarak gösterilmiş ise de öngörülen artışın birinci revize projede gösterilmeyen hangi somut faaliyet sonucu elde edileceği, faaliyet giderlerinin ne şekilde azaltılacağı veya faaliyet gelirlerinin ne şekilde artacağının açıkça gösterilmediği, ikinci revize projede taksit sayısının arttırıldığı, ödeme başlangıç tarihinin açıkça belirtilmediği, şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede şirketin zarar ettiği tespit edilmesine rağmen ikinci revize projede hedeflenen kârlılık oranına nasıl ulaşılacağının somut olarak gösterilmediği anlaşılmıştır.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı şirketlerin yetkilileri adına İİK'nin 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davacı şirketler yetkilisinin duruşmaya iştirak ettiği anlaşılmıştır.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 23/05/2025 tarihli nihai raporda, şirketin borçlarını ödemeye yetecek kadar konkordato kaynağı yaratmasının mümkün olmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin sadece ... A.Ş'ye verilen siparişin geri kazanılmasına bağlı olması nedeniyle projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı, revize projede kaynaklar arasında şirketin ticari faaliyetlerinde kullandığı gayrimenkullerin sayılmaması sebebi ile sonucunda 17.05.2025 tarihli dilekçeye ek olarak sunulan revize proje kapsamında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığının belirtildiği , borçlu şirketler hakkında kesin mühlet verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi için , konkordato geçici komiser heyeti adına duruşmada beyanı alınan... ; şirketin yaklaşık 90 Milyon TL değerinde bulunan taşınmazları bulunmasına rağmen bunların kaynak olarak gösterilmediğini, ...isimli şirketten yaklaşık 200 Milyon TL civarında alacak iddiasına dair mutabakat bulunmadığını, ... isimli şirketle ilgili muavin dökümlerinin de ulaştırılmadığını,bu tutarın çok yüksek bir miktar olduğu için bu kaynağın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, ...'ten olan alacağın mevcut olmaması halinde taşınmazlar kaynak olarak gösterilse dahi projelerin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığını bildirimesine rağmen dosyaya ibraz edilen 15/06/2025 tarihli nihai 2. Komiser heyeti raporunda " 2. revize projede ...'ten olan alacağın konkordato kaynakları arasında sayılmadığı ve proforma nakit akış tablosuna dahil edilmediği anlaşılmıştır. Bu bakımdan, konu ile ilgili eleştirimize uygun olarak 2. revize projede gerekli düzeltmeler yapılmıştır." tespitinin yer aldığı ancak komiser heyetinin 23.05.2025 tarihli raporunda yer alan olumsuz tespitler ve görüşleri dikkate alındığında nihai ikinci raporda borçlu şirketin projesinin ne şekilde başarıya ulaşacağı ihtimalinin net olarak ortaya konulamadığı; net satışların artış oranının ve kârlılık oranlarının yakından takip edilmesi gerektiğinin belirtildiği ancak revize edilen haliyle dahi konkordato kaynağı olarak alacakların tahsilatından 97.252.688,55 TL nakit girişi sağlanacağının öngörüldüğü bu kaynağın sağlanmasının zor da olsa ihtimal dahilinde olduğunun belirtildiği, borçlu şirketin borçları ödemeye yetecek ek kaynağının nasıl sağlanacağının açıklanamadığı anlaşılmıştır.
... Şti. yönünden;
Davacı şirketin birinci revize projeye göre 31.03.2025 tarihli verilerine göre ticari alacak tutarının 14.794.158,82 TL'lik kısmının 2025 mart ayında faturalandırıldığı, söz konusu alacak tutarının toplam alacak tutarının % 76'sını,konkordato kaynağı olarak en büyük kalem olarak gösterilen alacaklardan yapılacak tahsilat tutarının da %52'sini teşkil ettiği, şirketin 2025 yılında yapmayı öngördüğü satışın %34'ünü bir ay içinde gerçekleştirmiş olmasının birinci revize projenin gerçekçi hazırlanmadığı kanaatini uyandırdığı, şirketin proforma gelir tablosunda gelecek yıllar için öngördüğü net satışlar ve dönem net kârı tutarlarının düşük olduğu, bu nedenle orantılılık şartının yerine getirilmediği belirtilmesine rağmen, ikinci revize projede ödeme vadesinin konkordatonun tasdik edildiği ay sonundan itibaren 30 aya çıkarıldığı, faaliyetin devamı ile öngörülen kâr tutarının 2.101.493,96 TL'den 4.169.096,96 TL'ye çıkarıldığı, komiser heyetince ikinci revize projede net satış tutarlarının birinci revize projeye göre önemli derecede arttırıldığı belirtilerek projeye ilişkin eksikliklerin giderildiği bildirilmiş ise de faaliyet kârının hangi somut sebepler ile belirtilen miktara arttırılacağına ilişkin dosyaya somut ve inandırıcı bir bilgi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 23/05/2025 tarihli nihai raporda "Şirketin 31.03.2025 verilerine göre Ticari Alacak toplamının 14.794.158,82 TL'lik kısmını 2025 Mart ayında faturalandırdığının görüldüğü; revize projede konkordato kaynağı olarak en büyük kalem olarak gösterilen Alacaklardan yapılacak Tahsilat (Verilen Sipariş Avansları) tutarının da %52'sini teşkil etmesinin ve aynı zamanda Şirketin 2025 yılında yapmayı öngördüğü satışın %34'ünü bir ay içerisinde gerçekleştirmiş olmasının revize projenin gerçekçi hazırlanmadığı; şirketin proforma gelir tablosunda gelecek yıllar için öngördüğü net satışlar ve dönem net karı tutarlarının düşük olduğu ve bu bakımdan revize projede yer alan teklifin orantılılık şartı bakımından değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı" şeklinde tespit yapıldığı , revize projenin değerlendirildiği son raporda faaliyet kârının hangi somut sebepler ile belirtilen miktara arttırılacağına ilişkin dosyaya somut ve inanadırıcı bir bilgi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve komiser heyeti raporları, alacaklılar beyanları değerlendirildiğinde davacı şirketler açısından sunulan ön proje ve revize projelerin inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, mühlet öncesi yapılan malvarlığı satışları ile mühletten kısa süre önce yüksek miktarlı sipariş avansı oluşturulmasına ilişkin muhasebesel kayıtların gerekçelerinin inandırıcı şekilde açıklanmadığı, ilk projede konkordato kaynağı olarak gösterilen yüksek miktarlı alacaklarla ilgili muavin dökümlerinin sunulmadığı, revize projede bu alacakların konkordato kaynağı olarak gösterilmesinden vazgeçilmesinin sebeplerinin açıklanmadığı, borçlu şirketlerin mühlet tarihinden kısa süre önce konkordato kaynağı yaratmak amacıyla sipariş avansını bilançosuna alacak olarak kaydetmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğu, borçlu şirketlerin revize projede bu alacaklara yer vermeden yeni kaynaklar göstermesinin cebri icra baskısını ertelemek amacıyla konkordato teklif ettiğini gösterdiği, borçlu şirketlerin ihracat hedeflerinin ve konkordato tekliflerinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır. İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de davacı şirketler hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre davacıların borca batık olmadığı, komiser heyetince tanzim edilen raporlardan her iki şirketin çalışma düzenini koruduğu, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında belirtildiği üzere borca batık olmadığı anlaşılan şirket hakkında ayrıca borca batıklık araştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine uygun olmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2023 tarihli, ...Esas ve... Karar sayılı emsal ilamının da bu doğrultuda olduğu, davacının iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı şirketlerin konkordato davasının reddine ve geçici mühlet kararı ile birlikte davacı hakkında verilmiş olan tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konkordatonun tasdiki talebinin reddine,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) ile
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,
... ŞİRKETİ ve ... ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin, İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle, Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK'nın 288. maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken harç 615,40 TL harç peşin olarak alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, borçlular vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK'nın 293/2 maddesi uyarınca borçlular yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP