T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/53 Esas
KARAR NO: 2025/659
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2025
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... ilinde otel işletmeciliği hizmeti verdiği, davalı şirketin organizasyon şirketi olduğu, davalı/borçlunun ... ilinde ... Ekim 2024 tarihlerinde festival-konser organizasyonu düzenlediği, şirketin çalışanları için müvekkil şirkete ait otelden konaklama hizmeti aldığı, davalı şirketin söz konusu muaccel olan borçlarını ödememesi üzerine hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 220.400,00 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, davalının yetki itirazında bulunduğu, davalı tarafın yetki itirazı kabul edilerek icra dosyasının ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kanuni takibe geçildiği, davalının itirazı ile takibin durdurulduğu, arabuluculuk süreci aşamasında davalı şirketin müvekkil şirketi aradığı, 06/12/2024 tarihinde müvekkil şirket hesabına 50.000,00 TL haricen ödeme yapıldığı, Arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonlanmasından sonra 20/01/2025 tarihinde davalı şirketin müvekkili hesabına 50.000,00 TL daha ödeme yaptığı, 120.400,00 TL bakiye bedeli ödemediği, Tüm bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalı/borçlunun ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına; kötüniyetli olarak itirazda bulunduğu için alacak miktarının %20'si nispetinde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine; Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalıya çıkartılan tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafından herhangi cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından davalı aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak faturalar nedeni ile davacının varsa davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 6.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında fatura ve sözleşmeye dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilmiş fatura ve taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye dayanmıştır.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, aşamalarda da herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Davacı tarafa ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde defter ve kayıtların sunulduğu görülmüştür.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 122.526,99 TL asıl alacağı olduğu, davaya konu fatura yönünden davalı tarafından düzenlenen iade faturasına rastlanmadığı faturanın davalıya iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinin bildirildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. ( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya dayanak olarak tanzim etmiş olduğu fatura içeriği hizmetin davalıya verildiğine dair delillerini dosyaya sunduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi ve delil listesini dosyaya sunmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına Mahkememizce itibar edildiği, bu durumda davacının dayanak fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı tarafından ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 120.400,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, Alacak likit olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 24.080,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 120.400,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-)Alacak likit olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 24.080,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.224,52-TL karar harcından peşin yatırılan 2.056,14-TL harcın mahsubu ile noksan 6.168,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)Davacı tarafından yatırılan 6.052,50-TL yargılama gideri ile 2.056,14-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 8.724,04-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-)Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2024 yılı tarifesine göre 3.200 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır