T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/598 Esas
KARAR NO : 2026/365
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, 14.08.2023 tarihli Lisans Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalı şirkete belirlenen ürünlere ilişkin olarak müvekkil şirket isim ve logosu için münhasır olmayan kullanım hakkı tanınmış, bunun karşılığında Sözleşme ile belirlenen bedelin ödenmesi öngörülmüş olduğunu, müvekkil şirket Sözleşme'den doğan edimlerini yerine getirmesine karşın, ödeme yükümlülüğü davalı tarafça yerine getirilmediğini, müvekkil şirket tarafından Sözleşme uyarınca düzenlenen fatura karşılığı borç davalı şirket tarafından ödenmediğini, bu itibarla müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ... 37. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme iradesi gösterilmediğini, davalı şirketin hiçbir surette ödemeye yanaşmaması üzerine tarafımızca ... 33. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibi, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce durdurulmuş olup haksız ve hukuka aykırı itirazın olup Sayın Mahkeme tarafından iptali gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile davalının haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karşı vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/Davalı adına dava dilekçesi ve ekleri ile duruşma gün ve saatini bildirir tensip zaptının usule uygun tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından başlatılan ... 33. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 03/12/2025 tarihli duruşma ara kararı uyarınca 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği 2023, 2024 yılları taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, taraflara m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini, incelemenin yapılacağı 19/01/2026 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edildiği; mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, "
1. Davacı ve davalı... dönemi yevmiye ve kebir defterini Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu değerlendirilmiştir. Defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir.
2.Davacıyla davalı arasında yazılı lisans sözleşmesi imzalandığı, davacı sözleşmedeki hükme göre marka kullanım bedellerini davalıya e-temel faturayla yansıtıldığı,
3. Takip dayanağı alacağı oluşturan ve elektronik ortamda davalıya gönderilen temel faturaya TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itiraz dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülemediği,
4. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri ... dönemi defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 08.07.2024 icra takip tarihi itibariyle 766.722,17 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Dava tarihi itibariyle de alacak aynı tutardadır.
5. Netice İtibariyle; Huzurdaki davada davacı toplam 306.000,00 TL’sı sözleşmeden doğan alacağını, 76.659,29 TL’sı işlemiş faiz alacağına 08.07.2024 tarihinde ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Sayılı Dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının davacı defterlerinde, dava ve takip tarihi itibariyle tespit edildiği, davacı davalıdan olan fatura alacağını ... 37.Noterliğinin... tarihli ... numaralı ihtarında davalıyı temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin tebliğ mazbatası dosya içeriğinde görülemediğinden, ihtar tarihi +10 gün ödeme süre esas alınarak takip tarihe kadar aylık %3’den 63.342,00 TL’sı işlemiş faiz hesaplandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında lisans sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin 01/06/2023- 31/05/2024 tarihleri arasını kapsadığı, iş bu sözleşme kapsamında davalının lisans alan olarak lisanslı ürünlerin sadece bölge sınırları içerisinde ve sözleşme süresince üretme-ürettirme, ithalatı, dağıtımı, satışı, pazarlaması ile sınırlı olarak ek-1'de belirtilen markaların münhasır olmayan kullanım hakkını verdiği, sözleşmenin 5.2. Maddesinde "telif ücreti"nin kararlaştırıldığı; davalı lisans alanın her aylık dönemin sona ermesinden sonra davacıya o dönem için gerçekleşen net satışların %12 oranında telif ücretinin aylık ödeneceğinin kararlaştırıldığı; sözleşmenin 6.3 maddesinde " faturaların tebliği tarihini takip eden en geç 10 gün içinde nakden ve defaten ödeyeceği"nin kararlaştırıldığı; sözleşmenin 6.6. Maddesinde ise madde 5'te belirtilen tüm haklardan herhangi bir tutarı aylık ödememesi durumunda lisans alan başka bir ihtara ya da ihbara gerek kalmaksızın ödenmemiş kısım üzerinden %3 akdi gecikme faizi uygulanacağı; sözleşmenin 21. Maddesinde "taraflardan birinin diğerini temerrüde düşürmek, sözleşmeyi feshetmek veya rücu ihbarında bulunmak üzere gönderdikleri ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla 5 iş günü içerisinde gönderildiği takdirde hüküm doğuracağı"nın kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında 01/11/2023 tarihli 204.000,00 TL bedelli ve 20/10/2023 tarihli 102.000,00 TL bedelli "isim hakkı bedeli"nin talep edildiği ancak davalının takip kapsamında borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu faturalar yönünden taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği; ticari defter incelemesine davacı taraf ticari defterlerini ibraz ettiği halde davalı tarafın HMK m.222 uyarınca mazeretsiz defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari defterlerinin lehe delili teşkil ettiği; takibe dayanak 01/11/2023 tarihli 204.000,00 TL bedelli ve 20/10/2023 tarihli 102.000,00 TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu; iş bu faturaların e fatura olduğu; davalı tarafından iş bu faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediği anlaşılmakla faturaların davalı taraf aleyhine borç teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve... E.,...K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında davacının takip kapsamında talep edilen faturalar yönünden faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığı tespit edilmekle fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu; aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalının cevap dilekçesi ve delil ibraz etmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının takibe dayanak 01/11/2023 tarihli 204.000,00 TL bedelli ve 20/10/2023 tarihli 102.000,00 TL bedelli faturaların toplamı 306.000,00 TL talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında itirazının 306.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip kapsamında her iki fatura yönünden işlemiş faiz talep etmiş ise de sözleşmenin 6.3 maddesinde "faturaların tebliği tarihini takip eden en geç 10 gün içinde nakden ve defaten ödeyeceği"nin kararlaştırıldığı; takibe konu faturaların 20/10/2023 ve 01/11/2023 tarihli olduğu 8 günlük yasal süre geçtikten sonra en geç 10 gün içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı bu durumda 20/10/2023 tarihli fatura yönünden 07/11/2023 tarihinde ödenmesi gerektiği; 01/11/2023 tarihli fatura yönünden 18/11/2023 tarihinde davalının nakden ve defaten ödenmesi gerektiği halde ödenmediği bu durumda sözleşmenin 21. Maddesinde "taraflardan birinin diğerini temerrüde düşürmek, sözleşmeyi feshetmek veya rücu ihbarında bulunmak üzere gönderdikleri ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla 5 iş günü içerisinde gönderildiği takdirde hüküm doğuracağı"nın kararlaştırıldığı anlaşılmakla davacı tarafından keşide edilen ... tarihli ... 37. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin sözleşmenin 21. Maddesine aykırılık teşkil ettiği; davalının iş bu faturalar kapsamında 07/11/2023 ve 18/11/2023 tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde gönderilemediğinden takip öncesi temerrüd koşulları oluşmayacağından davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından kabul edilen ve iade edilmeyen fatura bedellleri likit olduğundan 306.000,00 TL'nin %20'si olan 61.200,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının Kısmen Kabulüne,
1-Davalının ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında itirazının 306.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alacak likit olduğundan 306.000,00 Tl'nin %20'si olan 61.200,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 20.902,86 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 4.621,57 TL harcın mahsubu ile noksan 16.281,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 48.960,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 6.845,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.473,72 TL yargılama gideri, 4.621,57 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı toplamı 10.710,69 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.838,40 TL'nin davalıdan, 961,60 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2026
KATİP HAKİM
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy