T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/73
KARAR NO: 2025/935
DAVA: İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/01/2025
KARAR TARİHİ: 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarınca müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tutulan cari hesaptan kaynaklanan 42.673,00-TL alacağını tahsil amacıyla ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu yanın hukuki dayanağı olmayan itirazı ile takibin durması üzerine, söz konusu uyuşmazlığın çözümü için, arabuluculuğa başvurulmuş olunsa da taraflar arasında gerçekleştirilen görüşme neticesinde uzlaşma sağlanamadığını, müvekkili ve borçlu ...Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, davaya konu icra takibi kapsamında karşı yanca taraflar arasındaki ticari ilişki inkar edilmeksizin borca itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatlandığının kabulü gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında 20.12.2024 tarihinde 01.01.2022 - 31.12.2022 dönemi KDV iadesine ilişkin ''Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Sözleşmesi'' yapılmış ve ...'a ... sıra numarası ile tescil edildiğini, yine taraflar arasında 31.01.2022 tarihinde ''Denetim ve Tasdik Sözleşmesi'' imzalanmış olup ... sıra numarasıyla ...'a tescil edildiğini, işbu sözleşmelerde İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olacağı belirlendiğini, davalı tarafça müvekkilinin alacağını geciktirme gayesiyle her ne kadar borca itiraz edilmişse de BA/BS formlarının vergi dairesinden celbi, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ve tanıkların anlatımlarıyla müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğu hususu sübuta ereceğini, bunun yanında dava dilekçesinin ekinde de sunulmuş olan icra takibinin dayanağı olan cari hesap ekstresine konu faturaların, taraflar arasındaki borç ilişkisinin temelini oluşturduğunun, aynı zamanda borçlunun cari hesapta yer alan faturalara Türk Ticaret Kanunu madde 21/2'de öngörülen usul ve süresinde yapılmış bir itirazı olmamasından dolayı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'ndaki düzenlemeler uyarınca ispat külfetinin borçluda olduğunun kabulü gerektiğini, keza borçlu itiraz etmediği faturalardaki hak ediş bedelinin ödendiğini hukuken kabul edilebilir delillerle ispatla mükellef olduğunu, karşı yanın asılsız iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu cari hesap incelendiğinde, taraflarca mutabık kalınan şartlar kapsamında müvekkilinin karşı yana kestiği faturalara ve içeriklerine itiraz edilmemiş olup bahse konu faturaların içerikleri kesinleştiğini, zira yukarıda anıldığı ve Mahkemece de malum olunduğu üzere; Türk Ticaret Kanunu madde 21/2'ye göre; Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, takip konusu alacak; cari hesaba dayanmakla birlikte itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, davaya konu cari hesap alacağının likit olması sebebiyle yapılacak yargılama neticesinde icra inkar tazminatının kanunda öngörülen şartları oluşmasından ötürü icra inkar tazminatının hükmedilmesi gerektiğini, izaha çalışılan ve mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle öncelikle İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K., 23.05.2024 tarihli ilamı uyarınca B/A-B/S formlarının ilgili vergi dairesinden celbini akabinde; davalının takbis ve UYAP araç sorgusunda adına kayıtlı bulunacak gayrimenkul ve araç plakalarına ihtiyati haciz konulmasına, araçlarının muhafaza altına alınmasına, borçlunun elindeki menkullerin ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının tedbiren ihtiyaten haczine, kararın ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından uygulanmasına, davamızın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve ... İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyasında takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
2-... Vergi Dairesinden gelen davacı şirkete ait 2025 yılına ait BA/BS formları,
3-... Vergi Müdürlüğünden gelen davalı şirkete ait 2024 ve 2025 yıllarına ait BA/BS formları,
4-Bilirkişi raporu,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında cari alacağa dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen cari alacağa ve alacağa dayanak olarak, davalı adına tanzim edilmiş faturalara dayanmıştır.
Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmadığı gibi, ticari defterlerin bulunduğu açık adresi dahi bildirmemiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.,
Bilirkişi tarafından ibraz edilen 05.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 42.673,85 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından faturalara yasal süresi içinde ya da sonrasında itiraz edilmediği, davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine BA BF formları ile beyan edildiği, eş deyişle tarafların BA BS formları arasında mutabakatszlık bulunmadığı, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 42.673,85 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar)
Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, dava konusu icra takibine dayanak faturanın taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine BA BS formları ile beyan edildiği, bu durumda davacının davalıdan olan alacağının sübut bulduğu davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline,
2-Takibin kaldığı yerden devamına,
3-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 8.535,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.914,99 TL nispi karar harcının, 728,75 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 2.186,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 42.673,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 7.240,00 TL yargılama gideri ile 728,75 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı toplamı 8.584,15 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç: 728,75 TL
Karar Harcı : 2.914,99 TL
Noksan Harç: 2.186,24 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 8.150,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 6.000,00 TL
Posta Giderleri : 1.240,00 TL