T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/82 Esas
KARAR NO : 2026/362
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket online olarak düzenlediği müzayedelerde tablo, antika eşya gibi sanat eserlerinin satışını gerçekleştirmekte olup, yetkilisi olan ..., müvekkilin aynı zamanda akrabası olduğu; Müvekkil ise uzun yıllardır ...'de yaşamakta olup, ...'daki ikametinde bulunan ve satmak istediği tablolar için aynı zamanda akrabası olan davalı şirket yetkilisi ile görüşmüş ve aradaki akrabalık ilişkisine istinaden kendisinden komisyon alınmayacağını ancak sözleşme yapmak zorunda oldukları söylenerek, davalı şirket ile müvekkil arasında düzenlenen 18/09/2024 tarihli konsinye tesellüm (komisyon) sözleşmesi ile müvekkile ait olan...’nun 69 x 49 cm ebatlarındaki “Tavola IV” tablosu,• ...’ın 78 x 51 cm ebatlarındaki “...” tablosu, ...’nun 69 x 49 cm ebatlarındaki “...” tablosu, ...’nin 50 x 33 cm ebatlarındaki “...” tablosu ...’nin 43 x 34 cm ebatlarındaki “...” tablosu, ...’ın 34,5 x 42,5 cm ebatlarındaki “...” tablosu, ...’ın 31,5 x 46 cm ebatlarındaki “...” tablosu, ...’nin 48 x 70 cm ebatlarındaki “...” tablosu, ...’nın 16 x 16 ebatlarındaki “...” tablosu, olmak üzere toplam 9 adet tablonun, davalı şirket tarafından 2024 yılı içerisinde düzenlenecek online müzayedede satılması konusunda anlaşmaya varıldığı; İşbu sözleşmeye göre davalı tarafından, tabloların satıldığı müzayede tarihinden itibaren 45 gün içerisinde satış bedelinin ödeneceğini taahhüt edildiği; ancak söz konusu tabloların davalıya teslimi akabinde müvekkilin hiçbir aramasına cevap verilmediği tabloların akıbeti hakkında bilgi sahibi olması mümkün olmadığı; zira davalı tarafından müvekkilin ...’de yaşadığı bilindiğinden bu husus kötü niyetli olarak kullanıldığı; davalıya keşide edilen ... 67. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile öncelikle tabloların iade edilmek üzere hazır bulundurulması, satıldı ise satış bedellerinin ödenmesi talep edildiği, davalı tarafından keşide edilen ... 35. Noterliğinin .. tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile, tabloların 04/10/2024 - 20/10/2024 tarihleri arasında düzenlenen müzayedelerde satıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müzayede bitiminden itibaren 45 içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bedellerin 05/12/2024 tarihine kadar ödeneceği bildirildiği ancak ödeme yapılmadığı neticeten haklı davamızın kabulü ile davalı/borçlu tarafından ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın likit ve davalının kötü niyetli olduğu dikkate alınarak, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili her ne kadar elektronik tebligat adresi bulunduğu halde fiziki tebligat yapılması nedeniyle usulsüz tebligat yapıldığını iddia etmiş ise de uyap sisteminde davalı tarafın uets adresi bulunmadığına dair uyarı verdiği, sisteme kayıtlı e-tebligat adresi olmadığı anlaşılmakla fiziki tebligat parçası incelendiğinde tüzel kişi temsilcisinin çarşıda olması nedeniyle çalışanına yapılan tebliğin, şirket yetkililerinin olup olmadığı, orada ise tebligatı alabilecek durumda bulunup bulunmadıkları kısacası şirket yetkilileri araştırılmadan çalışana tebliğin yapılmış olması TK nun 12 ve 13 madde hükümleri ile tüzüğün 18. Maddesine aykırı bulunmakla usulsüz tebliğ olması nedeniyle sunulan cevap dilekçesi süresinde kabul edilmekle özetle, davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olup davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddi gerektiği; davacı, taraf dava dilekçesinde Müvekkil şirket ile aralarında düzenlenen 18.09.2024 tarihli bir konsinye tesellüm sözleşmesi olduğunu iddia ederek bu sözleşmeye dayalı alacak taleplerini dava konusu ettiği; davacı tarafın dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu belgede yer alan unsurların hiçbirine dayanarak bu belgenin bir sözleşme olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi belge aynı zamanda imzasız olup bağlayıcı olmadığı; sunulan belgede sözleşmenin hükümlerine ilişkin hiçbir madde yer almadığı; bu haliyle sunulan delilin sözleşme olarak kabulü mümkün olmadığı; davacı tarafın alacağının ispatı için eşinin tanık olarak dinlenilmesi yönündeki talebine muvafakatimiz bulunmadığı; iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin müzayedede gerçekleşen çekiç fiyatı üzerinden müşterileri ile anlaştığı komisyon bedellerini ve bu bedellerin vergisini mahsup edilmesi gerektiği; davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkil şirketin davacıya borçlu olduğu düşünülürse, müvekkil şirket, satışı yapılan tablo bedelleri üzerinden emeği karşılığında komisyon bedeline hak kazanacaktır. dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan komisyon bedelinin mahsup edilerek tablolara ilişkin hesaplama yapılması gerektiği; tablolar sözleşmede belirlenen asgari satış bedellerinden hesaplansa dahi, konsinye tesellüm sözleşmesinde müvekkil şirketin %15 komisyon bedeline hak kazanacağının kararlaştırıldığı; müvekkil şirket, ayrıca komisyon bedellerinin vergisini de bedelden mahsup edeceği neticeten öncelikle davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, müvekkilimizin davacı yana borcu bulunmadığından haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının taraflar arasında akdedildiği iddia olunan konsinye sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ve davalıdan icra dosyası kapsamında alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 14/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı hukukçu bilirkişiye dosyanın tevdi ile konsinye sözleşmesi de değerlendirilmek suretiyle icra takip dosyası kapsamında rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir ...ve nitelikli hesaplama uzmanı D...'dan alınan 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme Neticesinde: Davacı tarafından dosyaya sunulan adi yazılı şekilde düzenlenmiş 18.09.2024 tarihli “...” başlıklı sözleşmede imzaların bulunmadığı; ancak sözleşmede davalı şirketin antetinin bulunduğu; sözleşmede 12 adet tablonun özelliklerinin, asgari satış bedelinin ve sigorta değerinin vs. yazıldığı; müzayede tarihinin 2024 olarak belirtildiği ve müzayede bitiminden 45 gün sonra ödemenin yapılacağının ifade edildiği; dava dilekçesinde sayılan tabloların, sözleşmede de sayıldığı, “konsinye sözleşmesinin geçerli olup olmadığı” hususunda: Yargıtay 9. HD. E...., K. ..., T. 28.2.2024 kararının “... Komisyon sözleşmeleri ile herhangi bir şekle bağlı değildir. Bu nedenle konsinye satış sözleşmeleri için de herhangi bir şekil şartı aranmaz. ...Mevzuatımızda konsinye satış - sözleşmesi açıkça düzenlenmemiş olup sözleşme serbestisi kapsamında yargı kararları ve öğretide yer alan bir sözleşme türüdür. Uygulamada genellikle, malı gönderen tüccar veya firmaya "konsinyatör"; malı satmak üzere alan tüccar veya firmaya ise "konsinye" denilir. Konsinye satışlarda konsinye teslim aldığı malı, üçüncü bir kişiye satmak için azami çaba ve özen gösterme borcu altına girerek kendi adına ama konsiyatörün hesabına üçüncü kişiye malın satışını gerçekleştirmekte ve karşılığında sözleşme ile belirlenen ücreti (komisyon) isteme hakkına sahip olmaktadır. Yargı kararları ve öğretide hâkim olan görüş, konsinyeye bırakılan malın kişiye satılması durumunda, mülkiyetin, satım için bırakan konsil törden çıkıp konsinyeye hiç geçmeden doğrudan doğruya üçüncü kişiye geçeceği yönündedir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere uygulamada daha sık karşımıza çıkan konsinye sözleşmelerinde, malın sahibi konsinyatör firma tarafından malın temin edilmesi ve satılmak üzere konsinyeye bırakılması, konsinye tarafından belirli bir komisyon karşılığında malın satılması söz konusudur. İlgili Hukuk kısmında belirtildiği üzere konsinye sözleşmelerinde 6098 Sayılı Kanun'daki komisyon hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Konsinye sözleşmelerinde uygulanan 6098 Sayılı Kanun'un 532. maddesinin ikinci fikrasına göre komisyoncu kendi adına ve vekâlet verenin hesabına malın satışını gerçekleştirmekte olup aynı Kanun'un 504. maddesinin birinci fıkrasına göre vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Ayrıca vekil, sözleşme kapsamında üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür şeklinde olduğu; komisyon sözleşmeleri ile herhangi bir şekle bağlı olmadığından konsinye satış sözleşmeleri için de herhangi bir şekil şartının bulunmadığı; ancak davacı tarafından dosyaya sunulan adi yazılı şekilde düzenlenmiş 18.09.2024 tarihli “Kons başlıklı sözleşmede imzaların bulunmadığı; buna ilişkin TBK m. 14/1 hükmünün “Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.” şeklinde olduğu; dolayısıyla davalı tarafından sözleşme ile borç altına girildiğinin anlaşılamadığı; TBK m. 14/1 hükmü gereğince imza olmasa bile TBK m.1 hükmü gereğince karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile sözleşmenin kurulup kurulmadığını takdirin, TMK m. 4 ve HMK uyarınca Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Davacı tarafından davalı aleyhine ... 36. İcra Müdür...E, sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 395.1S0TL. asıl alacak ile 1.558,95TL. işlemiş faiz olmak üzere toplamda 396.708,95TL.nin ödenmesi talep edilmiş olup “borcun sebebi” olarak 20.10.2024 tarihli müzayedede satılan 9 adet tablonun ödenmeyen satış bedelinin gösterildiği, Davalıdan talep edilen yasal defterler ibraz edilmemiştir.2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup olmadığı mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının “18.09.2024 tarihli,Konsinye Tesellüm Sözleşmesi” kapsamında ibraz etmiş olduğu ; 9 adet tablo satış faturalarının toplam: 513.078 TL olduğu buna karşılık tahsil ettiği tutarın 2 adet banka dekontu toplamı: 468.600 TL olduğu görülmüş olup yasal defterlerini ibraz etmediğinden gerekli inceleme ve teyit edilememiştir. Davalıdan talep edilen yasal defterler ibraz edilmediğinden davacının davalıdan icra dosyası kapsamında alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise miktarı hususunda davalının yasal defterinde mali inceleme yapılamadığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz 03/11/2025 tarihli ara kararı uyarınca düzenlenen 24/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Mali İnceleme Neticesinde: Davalıdan talep edilen yasal defterler ibraz edilmemiştir. 2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalı/borçlu şirket ... A.Ş'nin “Karşılaştırmalı Alış- Satış Analizi formuna”göre ;2024 yılında BS formundaki beyanına göre; Tablo: 1 “deki satılan tablolara ait “Satılan Mal ve hizmetlerin toplam bedeli” 418.025 TL (KDV hariç + Alıcı komisyon geliri dahil) olarak beyan edilmiş olduğu görüldüğü, sonuç olarak; 9 adet tablo satışı ile ilgili 418.025,00 TL'nin 2024 yılında BS formunda beyan edildiği görüldüğü, Davalı/borçlu tarafın Bilirkişi Raporuna İtirazları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre; Toplam Tablo Satış Bedeli : 393.150,00 TL - Satıcı Komisyonu: 156.472,50 TL = 236.677,50 TL'nin Davalı/borçlu tarafından davacı/alacaklıya ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında 18.09.2024 teslim tarihli konsinye tesellüm sözleşmesi kapsamında 12 adet eserin asgari satış fiyatının yer aldığı ve %15 satıcı komisyonu yer alacak şekilde düzenlendiği her ne kadar sözleşmede tarafların imzası bulunmasa da davacı tarafından keşide edilen ... 67. Noterliği'nin 8319 yevmiye nolu ihtarnamesinde iş bu sözleşmeye konu edilen tablolar yönünden 9 adet tablonun davalıya sözleşmenin yapıldığı gün teslim edildiğini; davacının tabloların akıbeti hakkında bilgi almasının engellendiği; izin alınmadan satışa sunulduğu; ihtarnamenin tebliğinden itibaren 9 adet tablonun iade edilmesini, satışının yapılması durumunda satış bedellerinin 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtaren talep edildiği, davalı tarafından keşide edilen ... 35. Noterliği'nin ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamede tabloların ... tarihlerinde açık artırma yoluyla satıldığı, satış bedellerinin şifahi olarak bildirildiği ve sözleşmede de belirtildiği gibi ödeme tarihinin müzayede bitiminden itibaren 45 gün içinde olacağından ihtarname tarihinde süre dolmadığından ihtarın hükümsüz olduğu, tablo bedellerinin 05.12.2024 tarihine kadar ödeneceğinin belirtildiği anlaşılmakla tarafların iş bu sözleşme kapsamında sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler kapsamında sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır. Nitekim taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi TBK m.532 uyarınca şekil şartına tabi olmadığı anlaşılmakla "..taraflardan birinin (bırakan, tevdi eden) kararlaştırılan bir bedel karşılığında, bir malı diğer tarafın kendi adına ve hesabına satması için ona teslim etmesi ve diğer tarafın (satış için alan) da muayyen bedeli ödemeyi veya malı geri vermeyi taahhüt ettiği bir sözleşmedir. (Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C.I-1, 2008, s19) Satım için bırakma sözleşmesinde tarafların malın üçüncü bir kişiye satılması yönündeki ortak amaçları bu sözleşmeyi karakterize eden önemli bir noktadır. (Nebiye Teoman, Satım İçin Bırakma Sözleşmesi) . Konsinye satış, TBK 532-546 düzenlenmiştir. Konsiyi (kendisine mal bırakılan) malı kararlaştırılan bedelden yukarı satmak sureti ile kar elde eder. Bu sözleşmelerde malın mülkiyeti satış gerçekleşene kadar konsinyatör ( malı gönderen) üzerinde kalır. Konsiyi sadece satışta aracıdır. Konsiyiye mal sevk edilmesi halinde sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekir. Mal satıldığında fatura düzenlenir. Sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi zorunlu olmayıp, bu husus ispat açısından önem arzetmektedir."(İstanbul Bam 20. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamı)
Davacı tarafından iş bu davaya konu sözleşme uyarınca satışı yapılan 9 adet tablonun ödenmeyen satış bedelleri olan 395.150,00 TL asıl alacak ve 1.558,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 396.708,95 TL toplam alacak üzerinden ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında uygulanan konsinye sözleşmesi dikkate alındığında, davalı vekili her ne kadar görev itirazında bulunmuş ise de, " Taraflar arasında dava konusu sanat eserinin (resim) müzayedede satılması için 17/05/2018 tarihli Konsinye Tesellüm Sözleşmesi imzalanmış olduğu, konsinye satışlarda, taraflardan birinin (malı bırakan) kararlaştırılan bedel karşılığında malı diğer tarafa kendi adına ve hesabına satması için ona teslim etmeyi, diğer tarafın da (satış için malı alan) muayyen bir bedeli ödemeyi veya malı geri vermeyi taahhüt edeceği, bu nedenle konsinye satışlar için 6098 sayılı TBK'nın 532-546 arası maddelerdeki komisyon hükümlerinin uygulanması gerektiği (Yargıtay 17.HD.'nin ... K.s.kararı), konsinye sözleşmelerinin komisyon sözleşmesinin hükümlerine tabi olduğu ve komisyon sözleşmesinden doğan davaların, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği" anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla görev itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı taraf davaya konu tabloların satışını gerçekleştirdiğinden bahisle tabloların satış değerine ilişkin fatura bedellerinin incelenmesi için ticari defterlerinin incelenmesi gerekeceğinden mahkememizin 03.11.2025 tarihli ara kararı uyarınca davalı taraf ticari defterlerinin 25.11.2025 tarihinde HMK m.222 uyarınca ihtaratlı olarak ticari defterlerin ibrazının talep edildiği halde davalı tarafça mazeretsiz olarak ticari defter ibraz etmediğinden ticari defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır. Davalı taraf ba- bs formlarının celbiyle alınan bilirkişi ek raporu incelendiğinde iş bu fatura bedellerinin ba- bs kayıtlarında yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili sözleşmede her ne kadar %15 davalının komisyon bedeline ilişkin taraflar arasında akraba oldukları için davalının iş bu bedeli almayacağını iddia etmiş ise de, bu hususta yer ala sözleşmedeki oranın alınmayacağına dair bilgi ve belge bulunmadığından davacı tarafın iş bu iddiası hükme esas alınmamıştır.
Davacının davaya konu 9 adet fatura bedelini davalının %15 satış komisyon bedeli düşülmek suretiyle talep edebileceği anlaşılmıştır. Takip kapsamında davacının işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede davalının da cevabi ihtarnamede kabulü olduğu üzere davaya konu tabloları 20.10.2024 tarihinde satışını gerçekleştirdiği anlaşılmakla sözleşmede de planlanan ödeme tarihinin "müzayede bitiminden itibaren 45. Gün" olarak kararlaştırıldığı ve davacının iş bu tarih öncesi davalıya ihtarname keşide etmiş ise de davalının 20.10.2024 tarihinin bitiminden itibaren 45. Gün olan 04.12.2024 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Bilirkişi ek raporunda tespit edilen tablo bedelleri yönünden 31.10.2024 fatura tarihli ...'na ait tablonun 17.160,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 14.586,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. 21.10.2024 fatura tarihli ...'ya ait tablonun 1.848,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 1.570,80 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. 28.10.2024 fatura tarihli ...'ya ait tablonun 429.000,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 364.650,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. 25.10.2024 fatura tarihli ...'a ait tablonun 33.600,00
TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 28.560,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. 25.10.2024 fatura tarihli ...'ye ait 6.000,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 5.100,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalının 22.10.2024 fatura tarihli ...'a ait tablonun 4.800,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 4.080,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalının 22.10.2024 fatura tarihli ...'ye ait tablonun 4.800,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 4.080,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalının 22.10.2024 fatura tarihli ...'ye ait tablonun 6.270,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 5.329,50 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalının 21.10.2024 fatura tarihli ...'a ait tablonun 9.600,00 TL'ye satıldığı anlaşılmakla davalının %15 satış komisyonu düşüldüğünde davacının 8.160,00 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Neticeten davacının satılan iş bu 9 adet resime ilişkin davalıdan 436.116,30 TL talep edebileceği anlaşılmakla takipte talep edilen 395.150,00 TL taleple bağlı kalınarak iş bu alacağı talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davalının 04.12.2024 tarihinde temerrüde düştüğü davacının 11.12.2024 tarihinde iş bu davaya konu takip başlattığı anlaşılmakla 395.150,00 TL için iş bu tarihler arası yasal faiz olarak 1.818,77 TL talep edebileceği anlaşılmakla takip kapsamında talep edilen faiz miktarını da talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalının ... 36.icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında itirazın 396.708,95 TL toplam alacak üzerinden iptaline, takibin talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davalının ba- bs formlarında kayıtlı fatura bedellerinin likit olduğu, sözleşme kapsamında davacıya ödenecek meblağın belli olduğu bu durumda alacak likit olduğundan 396.708,95 TL'nin %20'si olan 79.341,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H ÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne,
Davalının ... 36.icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında itirazın 396.708,95 TL toplam alacak üzerinden iptaline, takibin talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
Alacak likit olduğundan 396.708,95 TL'nin %20'si olan 79.341,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 27.099,19 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 4.791,26 TL harcın mahsubu ile noksan 22.307,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 63.473,43 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 10.430,50 TL yargılama gideri ile 4.791,26 TL peşin harç 615,40 TL başvurma harcı toplamı 15.837,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2026
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır