T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/99 Esas
KARAR NO: 2025/732
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/02/2025
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, takibe ve işbu davaya konu senet lehtarı ...Ltd Şti, davalı - alacaklının da mensubu olduğu aile şirketi olduğu;...Tic. A.Ş. ise, 11.04.2008 tarihinde, 100.000,00 TL sermaye ile, müvekkilim ..., ..., ..., ... Ve ... tarafından kurulmuş, imza yetkisi ...'ye verilen bir Anonim Şirket olduğu; şirketin kuruluş adresi; ... olduğu; imza yetkilisi ..., 2011 yılında bu şirket adına bankalardan kredi çektiği, bu krediler ödenmediği için, acze düştüğü;09.04.2012 tarihinde kredi alacaklısı ... Bank A.Ş'nin şirket aleyhine ihtarname keşide etmesinin ardından, borç ödeme taahhütnamesi imzalandığı, borcun % 60 kısmı ortaklardan ve davacı müvekkilim ... tarafından ( şahsi gayrımenkulü teminat göstererek ) ödendiği, ayrıca şirketin SGK, Vergi şantiye elektrik vs borçları da ödendiği; kalan tutar ödenmeyince banka, alacağının ... A.Ş. firmasına devrettiği ve müvekkilim kalan borcu da kefil sıfatı ile...ödeme yaptığı ve şahsi mallarındaki hacizlerin fekkini sağlayabildiği; davaya konu senet ise, diğer davacı ... Tic Ltd Şti tarafından keşide edilen senet olduğu; ...Ltd Şti, diğer davacı ...'nun ortağı ve sahibi olduğu şirket olup, davaya konu senet ve bunun gibi düzenlenmiş diğer bazı senetleri, .... A.Ş. nin imza yetkilisi ...'nin bankalardan kredi talebinde bulunurken, teminat olarak göstermesi amacı ile keşide edip teslim ettiği; ... A.Ş. nin diğer ortakları, bu darboğazdan çıkabilmek için, bu senetleri tahhil edebileceği bir yol olarak müvekkilim ... ve müvekkil şirket ... Ltd Şti aleyhine icra takibine girişmeyi seçtiği; ... Tic. A.Ş., 11.04.2008 tarihinde kurulup, 2012 yılında, ödenmeyen banka kredileri sebebi ile tamamen acz haline düştüğü, 2016 yılında da resen terkin yapıldığı, 2012 yılında aleyhine icra takipleri başlayan, 2016 yılında da resen terki yapılan bu şirket, 06.06.2024 düzenleme tarihli işbu senet ile alacaklı olduğunu iddia ettiği; müvekkili ...'nun bu şirketin fiilen 2012 yılında, hukuken de 2016 yılında kapanmasından tam 8 yıl sonra gidip şirket lehine şirketi adına senet düzenleme, kefil olma hususu akla ve mantığa aykırı olduğu gibi, ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğu;davacının ... A.Ş. ne veya ortaklardan ...'ye borçlu olduğunu gösteren bir belge, delil olmadığı; davacı ...'in şirkete ait borçları ödediği, borçlu müvekkil firma ....Ltd Şti, nin kaşesi ve altındaki imza senet üzerinde yer kalmayınca sonradan eklendiği; davacının ... A.Ş.nin ortaklarından ..., ne de ... ile 10 yıldan uzun süredir görüşmediği; bir araya gelmediği; senedin lehtarı ... Ltd Şti, ortaklarından ... adeta kendi senedine kefil olmuş gibi düzenlendiği senette ...'nin de imzası olduğu; borçlu gözüken ...AŞ de ...'nun o tarihte imza yetkisi dahi olmadığı; başka senetler yönünden açılan davalar olduğu neticeten davanın kabulü ile davacı müvekkillerimin, ... 24. İcra Dairesi ... Es. Dosyası ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, Müvekkillerim aleyhine devam eden cebri icra sebebi ile, ileride telafi edilmesi mümkün olmayacak zararlara uğramaları ihtimalinin yüksek olması sebebi ile, tedbiren ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına, Kötüniyetle senedi takibe konu edinen davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, aslen bir borca dayanmamış olmasından ve tarafların 10 yılı aşkındır görüşmemiş olmasından kaynaklı bononun hukuki gerekçeden uzak ve geçersiz olması hususu bakımından davacının kötü niyetli ve asılsız bir iddia ortaya koyduğu; senetlerin ...'nin kredi çekebilmesi amacıyla "hatır" niteliğinde olacak şekilde teminat olarak düzenlendiği iddiası gerçeği yansıtmadığı; davacı tarafından ikame edilmiş olan işbu davanın dilekçesi ekine sunulmuş olan ...'nun şirketin borçlarını ödediğine dair belgeler ile ... Bank tarafından gönderilmiş ihtarname şirketin bir tüzel kişi sıfatıyla ticari hayatta yer aldığı piyasa içerisindeki borçlarına ilişkin olduğu; icra takibine konu edilen bononun bununla hiçbir alakası olmayıp, alacağımız düzenlenmiş olan satış faturalarına dayalı olduğu; davalının senedin cirantası olduğu, alacağı olduğu senet, 1.000.000,00 TL değerinde olup açık bono niteliğinde olduğu neticeten davacı tarafından ikame edilmiş olan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine,...24. İcra Dairesi'nin ... E. Numaralı dosyası nezdinde tarafımızca başlatılmış olan takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın davaya konu ... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına konu bono nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davaya konu ... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan incelemede, 06.06.2024 düzenleme; 01.08.2024 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bononun keşidecisinin davadışı ... Tic. A.Ş olduğu; davacı ..., davacı ...'nun ve ...'nin avalist olarak yer aldığı olduğu ve senedin lehtarının dava dışı ... Ltd. Şti olduğu; senedin lehdar tarafından davalıya ciro edildiği; davalı tarafından davacılar aleyhine takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle,senedin gerçekte var olmayan bedelsiz senede dayandığı; davadışı ... A.Ş'nin 2016 yılında resen terk edildiği; 2024 tarihli senette alacaklı olduğunu iddia ettiği; davacı ...'nin senetteki kaşede yer alan adreste 2024 bulunup imza atmasının mümkün olmadığı; davacı ...'in şirket adına asil veya kefil sıfatıyla imzalama yetkisi olmadığı, somut olaydaki senedin hatır için verilmiş senedin takibe konulduğunu bu nedenle takip kapsamında borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davadışı ... Tic. A.Ş'nin 31.12.2016 tarihinde resen terk edildiği; yönetim kurulu başkanı ... olduğu; şirketin 22.04.2008 tarihinde tescil edildiği, şirket resen tasfiyeye girmediği, oda kaydının devam ettiği ... Odası'na yazılan müzekkere cevabından anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar sayılı ilamının muhalefet şerhi başlıklı bölümünde;"6102 sayılı TTK’nın 818. (eTTK’nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK’nun 589) maddesi uyarınca “bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez”. İmzaların bağımsızlığı (istiklali şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (Keşidecinin, cirantanın avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK’nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp Kıymetli Evrak Hukuk Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen/ Mehmet Helvacı/Abuzer Kendigelen / Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 ve Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd.-s. 286; Yargıtay 11 HD: 3.11.1987 tarih, ... Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II, 3, Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd. Fırat Öztan-Ticarî Senetlerde İmzaların İstiklâli İlkesi. Batıder, Aralık 1979, cx, s. 391-396)
Kambiyo senedindeki zincirleme ve birbirlerine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (Hulusi Gürbüz; Yargıtay Uygulaması Işığında Ticarî Senetlerin İptali Davaları ve Ticarî Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, s. 295; Doğanay s. 1646-1647; Murat Alışkan: Kambiyo Senetlerinde Temlik Cirosu, İstanbul 1998 , s.255 vd; Tarık Başbuğoğlu; Uygulamada Ticarî Kanunu, 1. Cilt Ankara 1988, sh. 807; Erol Ertekin/İzzet Karataş; Uygulamada Ticarî Senetler:Ankara 1998, s.363)." dikkate alındığında,
TTK m. 677 uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' hususu dikkate alındığında imzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesi, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığı, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını yani geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağını ortaya koyar. Geçersiz bir imza yalnızca sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. TTK m. 686 uyarınca ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterli olup davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur. Davaya konu senet kapsamında davacı şirket ve davacı ... tarafından avalist olarak ayrı ayrı imzalandığı, senedin ciro silsilesinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacıların senette yer alan imzalara itirazı bulunmadığı,keşideci davadışı Ekşioğlu Asfalt şirketinin tasfiye edildiğini iddia etmiş ise de şirketin tasfiye edilmediği anlaşılmakla dava konusu senedin ciro silsilesinde görünüşte bir kopukluk bulunmadığı sabit olup davacıların borçtan kurtulamayacağı açıktır. Bu nedenle davacılar vekilinin sunduğu yemin metni incelendiğinde " ... LTD ŞTİ'nden alacağı olduğuna, bu alacağın gerçek bir alacak olduğuna, 06.06.2024 düzenleme tarihli ve 01.08.2024 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senedin kendisine ... LTD ŞTİ tarafından ciro edilirken bu senedi teslim aldığı sırada ... Tic. A.Ş nin 2012 yılında, ödenmeyen banka kredileri sebebi ile tamamen acz haline düştüğünü bilmediğini, 2016 yılında da resen terkin yapıldığından haberi olmadığını, bunları bilecek konumda olmadığını, ... Tic A.Ş. İle ... Ltd Şti arasındaki bağlantıları bilemediğini, bilecek konumda olmadığını, özetle yetkisi olmayan bir tarihte senet imzalanmış olmasından şüphe etmeden senedi ciro ile teslim aldığını" yemin teklif edilen vakıaların uyuşmazlığın çözümünde etkili olmayacağı anlaşılmakla davalı tarafa yemin davetiyesi tebliğine yer olmadığına karar verildiği; davacıların senetten doğan borcu sona erdirmediği anlaşılmakla davacıların sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.462,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/10/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır