T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/158 Esas
KARAR NO : 2026/366
DAVA : Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 20/08/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, iş bu dava dosyasına konu edilen ... 5. İcra Dairesinin ...Esas (... Eski Esas) sayılı dosyasını ilk başlatan şirketin ... Şirketinin olduğunu, ... 'na 2001 yılında geçince ...'nin mezkur bankanın tüm alacaklarını 20/02/2006 tarihinde ... Şirketine temlik ettiğini, müvekkilin şirketin ise 06/03/2017 tarihinde ... Şirketi ile birleştirildiğini, ... Şirketinin bu birleşme ile tasfiyesiz infisah ettiğinden bu tarih itibariyle yönetim bünyesindeki tüm alacaklarının takibinin müvekkili şirkete geçtiğini, ...A.Ş. Bu birleşme ile tasfiyesiz infisah ettiğinden bu tarih itibariyle yönetim bünyesindeki tüm alacakların takibi ... A.Ş.'ye geçtiği; temlik eden... Bankası tarafından "Genel Kredi Sözleşmeleri"ne istinaden, davalı/borçlu şirket ve gerçek kişi müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ve icra takibindeki diğer borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti uyarınca borçlu kişi ... , fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla takipte kesinleşen asıl alacak 368.747,80 TL tutar ile sorumlu olduğu; temlik eden ...Bankası tarafından borçluya gönderilen ... yevmiye numaralı 03/08/1998 gönderim tarihli ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmeleri gereğince borçlunun kat edilen hesapları uyarınca nakdi kredi borcu ve gayri nakdi kredi borcunun ödenmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu tarafından işbu borç tutarı ödenmeyerek temerrüte düşüldüğü; davalı hakkında ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas (... Eski Esas) sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sonucunda takibin durduğunu neticeten davamızın kabulü ile, davalı borçlunun,... 9. İcra Dairesi ...E. (... Eski Esas.) sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine haksız ve kötüniyetli itirazları nedeni ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının “Tarafımızca ticari dava şartı Arabuluculuğa başvurulmuş ve ... Arabuluculuk numarası ile Arabuluculuk toplantısı yapılmış ve fakat davalı/ borçlunun usulüne uygun tebligata rağmen toplantıya katılmaması nedeniyle müspet bir sonuç alınamamıştır.” şeklindeki beyanı gerçeği yansıtmadığı;12/08/2025 tarihinde saat:14:00'da telekonferans yöntemi ile görüşmelere ... vekili olarak katıldığı; davacının müvekkilin temerrüde düştüğünü ispatlamak amacıyla ... 9. Noterliği ... yevmiye nolu ... gönderim tarihli temerrüt ihtarnamesine dayandığı; mezkur icra takiplerinde müvekkilin tebligat adresi alacaklı tarafından... daire numarası belirtilmeden ... şeklinde yazılmış eksik ve yanlış adrese ödeme emri tebliğ edilmediğinden müvekkil 2024 yılında davaya konu icra takibine istinaden ödeme emri gönderilmesine kadar iddia edilen borçtan haberi olmadığı; ... 5. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında müvekkile gönderilen ödeme emri ekinde dayanak belge sureti olan kredi sözleşmesi ve kat ihtarı bulunmadan yalnızca ödeme emri tebliğ edildiği; müvekkilin ilgili sözleşmeye kefil olduğunu kabul etmemekle birlikte, her halde ilgili alacak zamanaşımına uğradığı; borcun kaynağı 10.06.1997 tarihli bir kredi sözleşmesine dayalı kefalet olduğu; borcun doğduğu tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Eski Borçlar Kanunu'nun (eBK) 125. maddesi uyarınca, kanunda aksi belirtilmedikçe, her türlü sözleşmesel (akdi) alacak için genel zamanaşımı süresi 10 (on) yıldır. 818 sayılı eBK'nın 133. maddesi (ve 6098 s. TBK m. 154), zamanaşımını kesen (sıfırlayan) sebepleri tahdidi (sınırlı) olarak saymıştır. Bu sebepler "borçlunun fiilleri" (ikrar, ödeme) veya "alacaklının fiilleri"dir (dava, takip). Alacağın temliki zamanaşımını kesen hallerden sayılmamıştır. 10 yıllık süre, ne 2001'de (Bankadan ...'ye devir), ne 2006'da (...'den ...'a devir), ne de 2017'de (...'den Birleşim'e birleşme) işlemlerinin hiçbiriyle kesintiye uğramamış veya durmadığı; kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır." ilgili hüküm uyarınca Kefaletin geçerli olması, yazılı şekle uyulmasına ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın gösterilmesine bağlıdır. Müvekkilin gerçekten kefil olduğu kabul edilmiş olsaydı bile, kefil olunan miktar belirtilmediği için kefalet yine hükümsüz olacağı; kefaletin kurucu unsurunda da eksiklik bulunduğu; müvekkil günümüze kadar hiçbir şekilde bir kat ihtarnamesi veya başkaca bir ihtar tebellüğ etmediği; iddia edilen borç hiçbir zaman muaccel olmadığı; dolayısıyla müvekkilin gerçekten borçlu olduğu kabul edilseydi bile, borç muaccel hale gelmediği için icraya konu borçtan anapara dışında sorumlu olmayacağından neticeten davacının davasının reddine, ... 5. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın haklı olduğunun tespiti ile takibin iptaline, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının, alacağın geçersiz ve zamanaşımına uğramış olduğunu bilerek takip ve dava açması nedeniyle kötü niyetli olduğunun tespiti ile, takip konusu asıl alacağın (368.747,80 TL) %20’sinden az olmamak üzere müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı şirketin ...'den devraldığı davalının kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın istemli davada, alacağın sübut ve miktarı noktasında toplandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davanın ... 7. ATM ... Esas sayılı dosyasında görülmeye başlandığı sonrasında ... 7. ATM ... esas sayılı dosyasında yargılamaya devam edildiği ve ... tarafından davacıya devredilen alacak fon alacağı niteliğinde olduğundan bahisle gönderme kararı verilmesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve iş bu esası aldığı anlaşılmıştır.
Dava ... A.Ş tarafından kullandırılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, davaya konu sözleşme incelendiğinde davadışı ...Ltd. Şti'ye 2.000.000,000 TL bedelli, 2.500.000,000TL ve 5.000.000,000 TL bedelli kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalının müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla isim ve imzasının bulunduğu; davadışı asıl şirkete ve davalıya çıkarılan hesap kat ihtarnamesinin iade geldiği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen sözleşme incelendiğinde kefil yönünden 21. Maddede 21.8 uyarınca borcun müşteri için her ne olursa olsun muaccel olması halinde kendilerine herhangi bir ihbarda bulunmaksızın kefalet borcunun muaccel olacağı belirtilmiş ise de, asıl borçlu şirketin ve kefillerin sözleşmede yer alan adresinin sözleşmenin 54. Maddesi uyarınca banka tarafından yapılacak tebligatlarda esas alınacağı hususu hükme bağlanmıştır. İİK'nun 68/b maddesinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağı ancak iş bu hüküm asıl borçluya ilişkin olup, kefile ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu durumda asıl borçlu şirketin sözleşmede yer alan adresine yapılacak tebligat İİK'nun 68/b maddesi uyarınca geçerli olacak ve asıl borçlu anılan tebligat üzerine temerrüde düşecek ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü karşısında muacceliyet ve temerrüdün oluşması için süre içeren bildirimin davalı kefile tebliğ edilmesi gerektiğinden bu tebligatın kefilin adresine tebliğ edilmesi gerekeceği; sözleşmedeki adresine hesap kat ihtarının bila tebliğ olması kefilin temerrüte düşmesi sonucunu doğurmayacağından davalının takip tarihi itibariyle iş bu alacaktan haberdar olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı ve İstanbul BAM 14. HD ...Esas ...Karar sayılı ilamında " ... 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde, “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5.maddesinde ise "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay 11. HD'nin ...E- ... K sayılı, 31/05/2022 tarihli emsal karar içeriğinde de belirtildiği üzere; Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden daha uzun olamaz. Kefaletteki on yıllık hak düşürücü süre ilk kez 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesiyle getirilmiş olup, davaya konu kredi sözleşme ve kefaletnamenin 1999 tarihli olduğu ihtilafsızdır.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 06/12/2001 tarihinde ... 6. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından davalılar hakkında genel haciz yolu ile esas takibe başlanıldığı, icra takip dosyasının 18.07.2011 tarihinde kaydının kapatıldığı, 28.10.2015 tarihinde icra dosyasının yenilenmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce talebin kabul edilerek takip dosyasının ...E numarası ile yenilendiği ve borçlulara yenileme emri tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, kredi kefalet tarihinin 1999 yılı olduğu dikkate alındığında ve takibin yenilenme tarihinin 28.10.2015 tarihi olduğu gözetildiğinde, yukarıda yer verilen kanundaki sürelerin hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin kesilmesi ve durması söz konusu olmayacağından davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuş, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir." dikkate alındığında, Dosya içindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 04/06/2013 tarihinde ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalı hakkında genel haciz yolu ile esas takibe başlanıldığı, sözleşmenin 1997 tarihli olduğu;davalıya ihtar edilemeyen ihtarnamenin 1998 tarihli olduğu ve bunun dışında başkaca ihtar bulunmadığından 6098 sayılı kanun yürürlüğe girmesinden önce yapıldığı anlaşılmakla 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5.maddesinde ise "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur" düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay 11. HD'nin ... E- ... K sayılı, 31/05/2022 tarihli emsal karar içeriğinde de belirtildiği üzere; Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden daha uzun olamayacağından davalı yönünden hak düşürücü süre geçtikten sonra takip başlatılması sonucu iş bu davanın açılması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı; davacının kötüniyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının davayı açmakta kötü niyetli olması ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin yatırılan 6.297,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.565,28 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2026 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy