T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/233
KARAR NO : 2026/372
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 23/03/2026
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sınırlı sorumlu ... Kooperatifinden ... İli, ... İlçesi, ... Mah, 6694 Parsel 43 Nolu daire yeni kaydı ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1413 Ada 2 Parsel 43 Nolu Bağımsız Bölüm niteliğindeki taşınmazı edindiğini, tescil ve ferdileşme kararı ... 7. Noterliğinin ... ve ... yevmiye numarası ile onaylandığını, ancak müvekkili kooperatif yetkililerine vekaletname veremediğinden tapuda tescil işlemi sağlanamadığını, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası ikame edildiğini, İTO kayıtları sorgulandığında kooperatifin terkin edildiğinin anlaşıldığını, bu doğrultuda mahkemece taraflarına ihya davası açmak için iki haftalık kesin süre verilmekle huzurdaki davayı ikame etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, her ne kadar kooperatif terkin edilmiş olsa da uhdesinde malvarlığı bulunan ve devir işlemlerini gerçekleştirmeyen kooperatifin ihyasında hukuki yararı bulunduğunu, her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin huzurdaki davada uygulanması mümkün olmadığını, zira ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilen davanın uyuşmazlık konusu tapu dışı satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğundan anılan kanun maddesinde öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin huzurdaki davada uygulama alanı bulunmaması gerektiğini, izah olunan ve mahkemece re'sen değerlendirilecek nedenler ışığında Sınırlı Sorumlu Hatboyu Konut Yapı Kooperatifinin ihyasına, ihyanın Ticaret Sicil'de tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davalı ... Odası'nın yasal hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini, sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, TTK.m.32 uyarınca yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, müvekkilinin resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkilinin mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceği açık olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, arz ve izah edilen nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhyası istenilen TASFİYE HALİNDE ...'nin sicil kaydı dosya içine celp edilmiş, tetkikinden şirketin tasfiye sonu sebebi ile 02.06.2022 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili davasıdır.
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ek tasfiyesi için ihya koşullarının mevcut olup olmadığı, davacının ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında verilecek kararların infazı amacıyla ek tasfiyesinin talep edilmesinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı konularında toplanmıştır.
TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.
Somut olayda, davacı tarafından ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında terkin edilen şirket aleyhine dava ikame edilmiş olduğu, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında husumet yöneltilebilmesi için ihya davası açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının dosyada verilecek hükmün infazı için ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermek gerekmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı TASFİYE HALİNDE ...'nin ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilecek kararların infazı amacıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca YENİDEN TESCİLİNE (İHYASINA), ...(T.C. Kimlik No:...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 47,90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2026
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
Full & Egal Universal Law Academy