T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/24
KARAR NO: 2026/54
DAVA: MENFİ TESPİT (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 26/01/2026
İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/09/2025 tarih ... E. ve ... K. sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedildi, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, ...için 24.06.2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu sebeple de, öncelikle 14.10.2018 tarihinde yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabule engel eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı görülmüştür şeklindeki açıklama ile Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı düzenlendiğini, geçici kabulün ardından ise 23.12.2019 tarihli Başkanlık Onayı ile teşkil edilen davalının kesin kabul komisyonu tarafından 26.12.2019/09.01.2020 tarihlerinde iş yerine gidilerek kesin kabul için gerekli incelemeler yapıldığını ve yapılan işin sözleşme ve eklerin uygun olduğu, geçici kabulde tespit edilen noksanların tamamlandığı ve teminat süresinde gerektiği gibi korunduğu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya, 3 adet Kesin Teminat Mektubu teslim ettiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca sözleşme konusu iş 41.444.917,04 TL + KDV bedelle müvekkiline ihale edildiğini, sözleşme uyarınca nakliye işleri kalemlerindeki zorluk kat sayısı 1.75 olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme konusu işi eksiksiz ve tam yaptığına ilişkin geçiçi kabul ve kesin kabul tutanakları tanzim edildiğini, bu sebeple de, müvekkilinin sözleşme konusu işi eksiksiz yaptığına ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, Kamu İhale Kanunu amir hükmü uyarınca da işin sözleşmeye uygun yapıldığının tespit edilmesinin ardından yüklenici tarafının herhangi bir borcunun olup olmadığı tespit edilerek teminatların iade edilmesi gerektiğini, davalı tarafça işin kesin kabul işlemlerinin yapılmasının ardından, müvekkili şirkete ait Kesin hesap dosyası hazırlandığını ve sözleşme uyarınca 1.75 kat sayı üzerinden yapılan Kesin Hesap ile müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespit edildiğini, ancak daha sonra müvekkili şirket için hazırlanan Kesin Hesap Tablosu davalı tarafça 21.06.2022 tarihli Kesin Hesap İade konulu yazı ile kesin hesap tablosu onaylanmadığını, işbu durumun gerekçesi olan kat sayı hususu ise Nakliye İşleri Kalemlerindeki katsayının 1.25 olarak hesaplanması gerektiği olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan sözleşmede nakliye kat sayısı 1.75 iken, müvekkili şirketin haberi olmaksızın davalı tarafın iç işlemleri ile haksız ve hukuka aykırı olarak kat sayının 1.25’e indirilmesinin kabul edilemeyeceğini, nitekim müvekkili ile sözleşme 24.06.2016 tarihinde imzalandığını ve işin geçici kabulü de 14.10.2018 tarihinde yapıldığını, geçici kabul tutanakların ekinde yer alan Yeni Fiyat Tutanağında da zorluk kat sayısı 1.75 olarak belirlendiğini ve işbu tutanaklar taraftarca müştereken imza altına alındığını ve böylece yeni birim fiyatları kesinleştiğini, geçici hakedişler çerçevesinde bu işler için ödenen bedeller de taraflarca birlikte belirlenen yeni birim fiyatları ile hesaplandığını, davalı tarafça müvekkiline gönderilen yazı ile kat sayının 1.25 üzerinden hesaplanacağının bildirildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca kat sayı 1.75 olarak hesaplanmış ve işbu hesaplama ile müvekkili şirketin davalı tarafa borcu olmadığı açıkça tespit edildiğini, ancak davalı tarafça hukuka aykırı olarak kat sayı 1.25 olarak hesaplanarak müvekkili şirketten fazlaca ödeme talep edilmekte ve müvekkili şirket tarafından verilen teminat mektuplarının da bu sebeple müvekkili şirkete iade edilmediğini, bu sebeple de, davalı tarafa ... 3. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderildiğini, yine de Kesin Hesap tablosu yapılmadığını ve teminat mektuplarının iade edilmediğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşme kapsamında tam ve eksiksiz olarak işi bitirdiğini, müvekkili şirketin davalı tarafla imzalamış olduğu sözleşme uyarınca Nakliye İşlemleri Kat Sayısının 1.75 olarak hesaplanması ile müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile müvekkili şirket tarafından verilen teminat mektuplarının müvekkili şirkete iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görevsizlik itirazı olduğunu, dava konusu işin geçici kabulü 14.10.2018 tarihi itibar edilmek üzere 20.03.2019 tarihinde onaylanarak yapılığını, teminat süresi 1 (bir) yıl olan sözü edilen işin kesin kabulü ise 14.10.2019 tarihi itibar edilmek üzere 28.07.2020 tarihinde, kesin kabule engel teşkil etmeyen işler için 100.000.00-TL (yüz bin) nefaset kesilerek yapılarak onaylandığını, müvekkili Belediye Altyapı Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve yüklenici yetkili teknik elemanı tarafından Yapım İşleri Genel Şartnamesi 'nin 40. maddesindeki kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi başlığı altındaki esaslara göre düzenlenerek imza altına alınan kesin hesap dosyası 25.03.2022 tarihinde incelenmesi için müvekkil Belediye Kesin İlesap Müdürlüğüne gönderilmiştir. Yüklenici tarafından itiraz olmaksızın imza altına alınarak düzenlenen ve nakliye zorluk katsayısı 1.75 olarak yüklenici personeli ile birlikte hazırlanan ve müvekkili Belediye Kesin Hesap Müdürlüğüne sunulan işte kesin hesap tablosunda görüleceği üzere yüklenici İdareden alacaklı değil tam aksine borçlu bulunduğunu, müvekkili Belediyeni Kesin Hesap Müdürlüğüne gönderilen kesin hesap dosyaları iş kapsamında alınan yeni birim fiyatlarındaki nakliye iş kalemlerindeki 19.12.2019 tarih ve 392 sayılı Başkanlık yazısında belirtilen nakliye zorluk katsayısına (1.75 yerine 1.25 alınması) yönelik değişikliğin dikkate alınarak hazırlanması gerekliğine bahisle Müvekkili Belediye Altyapı Hizmetleri Şube Müdürlüğüne iade edildiğini, kesin hesap dosyalarının iadesi akabinde gereği yükleniciden istendiğini, ancak yüklenici tarafından nakliye zorluk katsayısına yönelik düzeltmelerden imtina edildiğinden kesin hesaplara bağlı kesin hak ediş sonuçlanmamış olup müvekkili Belediye Kesin Hesap Müdürlüğü tarafından iade edilen kesin hesap kesinleşmediğini, ayrıca yüklenici vekilleri tarafından müvekkili Belediye Kesin Hesap Müdürlüğünün kesin hesap dosyasını 1.75 olarak onaylaması, müvekkili şirketin alacağının bulunması durumunda alacağının ödenmesi ve bahse konu iş için verilen toplam tutarı 4.600.000.00-TL olan 3 adet kesin ve süresiz teminat mektuplarının şirkele iade edilmesi Müvekkil Belediye Altyapı Hizmetleri Şube Müdürlüğünden talep edildiğini, müvekkili Belediye Altyapı Hizmetleri Şube Müdürlüğünce talep konusunda yüklenici vekillerine kesin hesap ve süreç hakkında bilgi verildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi teminat mektuplarının iadesi usul esasları belirlendiği, Kesin teminatın iadesine ait şartlar başlığı altında 45. Madde 1. Bendi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi 9. Madde'de yükleniciye bildirilmesine rağmen sonuçları hakkında idareye bilgi verilmeyen işe ait devam eden maddi tazminat davaları bulunduğunu, sonuç olarak, %50'si geçici kabulünden sonra iade edilen teminat mektuplarından kalan toplam tutarı 4.600.000,00-TL olan 3 adet kesin ve süresiz teminat mektuplarının iade edilebilmesi için yeni birim fiyatlarında nakliye iş kalemlerindeki nakliye zorluk katsayılarına bağlı olarak beklemede bulunan kesin hesabın müvekkili Belediye Kesin Hesap Şube Müdürlüğünce incelemesinin tamamlanması ve yüklenin söz konusu işten dolayı idareye, kurum ve 3. Şahıslara borcunun bulunmaması gerektiği, davacı taratın idareden alacağı bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, eser sözleşmesi kapsamında davalıya borçlu olunmadığı ve teminat mektuplarının iade koşullarının oluştuğu iddiasına dayalı olarak kesin ve süresiz üç adet ( 4.600.000,00-TL tutarlı) teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.
İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesince " Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasında "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; davalının belediye tarafından kurulan bir kurum veya kuruluş olmadığı, davalının belediye olduğu ve tacir olmadığı, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili olduğu ve mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M / Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usul (görev) yönünden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi kapsamında görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ) gönderilmesine,
3-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin tespiti için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine Gönderilmesine,
4-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğ ile karar verildi. 26/01/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP