T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/266 Esas
KARAR NO : 2026/367
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2015
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ...Tic. Ltd. Şti arasında 18/08/2014 tarihinde 1 yıl süreyle diğer davalı ...'nın "... imalatlarında kanal kazıması, üzerinin kaplanması, tava, pano, plastik kanal, bina duvarının delinmesi ve fiberoptik kablo çekimi" işlerinin yapımı için "... altyapı işlerinin yapımına ilişkin eser sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacının hazırlıklarını tamamlayarak ... il merkezinde gösterilen yerlerde işe başladığını ve 6015,2 m. bobcat kazısı, 1086 m. Branşman kazısı, 122 adet ..., 6 adet tip12, 52 adet tip15 menhole imalatı yaptığını (menhole imalatı sözleşmede olmadığı halde bu işin davacı şirkete yaptırıldığını) ancak yapılmış olan işlerden dolayı tahakkuk eden bütün alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle yapılmış işler bedelinin tespiti ile bakiye alacaklarının tahsilini, taraflar arasında 1 yıl geçerli olmak üzere sözleşme yapılmasına rağmen davalı şirketin geçerli herhangi bir neden göstermeksizin sahadaki çalışmalarını durdurduğunu ve 22/10/2014 tarihinde de süresinden önce olmak kaydıyla davacı şirketin sahadan çıkması ve çalışma yapmaması gerektiğinin şifahen kendilerine bildirildiğini ve bu şekilde 18/08/2014 tarihli ve 1 yıl süreli sözleşmeye rağmen davacının 22/10/2014 tarihinden itibaren çalıştırılmadığını ve bu nedenle davacı şirketin kiraladığı araç ve ekipmanların çalıştırmak üzere hazır bulundurduğu personelin atıl kaldığını, atıl kalmasına rağmen kira, maaş, ulaşım gideri ve yemek ücreti ödediği için zarara uğradığını, bu nedenle zararlarının tespiti ile davalı şirketlerden tazminini, keza sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmiş olması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, bu nedenle kazanç kaybından kaynaklanan zararının da tespiti ile neticeten fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 uyarınca 18/08/2014 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle hakediş miktarının şimdilik 8.000,00 TL bedelin, çalışmanın durdurulması nedeniyle uğranılan kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL bedelin, çalıştırılmayan dönemde yapılan zorunlu giderler için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL bedelin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile kendileri arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ikametleri ...'da olduğu için kendileri bakımından ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin 5809 sayılı kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan elektronik haberleşme sistemine ilişkin yetkilendirme yönetmeliği kapsamında ... tarafından altyapı işletmeciliği uhsusunda yetkilendirildiğini ve bu kapsamda Türkiye çapında ulusal bir iletişim altyapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla kamu hizmeti niteliğinde hizmet verdiklerini, davacı ile davalı arasındaki ihtilaftan sorumlu tutulamayacağı; eser sözleşmenin tarafı olmadığını, neticeten davanın öncelikle usulden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın,davacı ile karşı davacı arasında düzenlenmiş bulunan eser sözleşmesi olduğu hususunun tartışmasız bulunduğu,bu sözleşmenin davalı ...yi bağlayıp bağlamadığı,sözleşmenin yerine getirilmemesinin hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı,tarafların taleplerinin yerinde olup olmadığı,mahkememizin davaya bakma yetkisi olup olmadığı hususunun ihtilaf konusu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 30/06/2021 tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile ''Dosya kapsamıyla davalı ... Şti'nin diğer davalı ...'in işlerini yapmak üzere sözleşme yaptığı ve üstlendiği işleri yapmak üzere bu kez davacı ile taşeronluk sözleşmesi yaptığı görülmektedir.
Davalı ... AŞ tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de davacı ile davalı ...Ltd. Şti arasında imzalanmış olan sözleşmenin 30. Maddesi ile İstanbul mahkemelerinin yetkili kabul edilmesi ve 6100 sayılı HMK m.7 düzenlemesi ile taraflardan biri bakımından yetkili olan mahkemenin diğer taraf bakımından da yetkili olacağı öngörüldüğünden yetki itirazının yerinde olmadığı görülmektedir.
Taraflar arasındaki işin Antalya'da ifa edilmiş olması nedeniyle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası üzerinden 25/09/2017 tarihinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle inşaat mühendisi ...ve harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu iş toplam bedelinin 214.969,19 TL olduğu ancak davacının bakiye alacağının belirlenmesi için mali müşavir tarafından her iki taraf ticari defter ve belgelerinin incelenmesi gerektiği, davalı tarafından davacının işleri tam olarak yapmadığı, eksik, hatalı ve kusurlu işler yaptığı savunma olarak dile getirilmiş ise de davalı tarafından bu eksik ve hataları tespit için herhangi bir tespit yapılmamış olduğundan keşif anında bu işlerin eksik, hatalı ve kusurlu yapıldığının tespit edilemediği, davacının 18/09/2014 tarihine kadar çalıştığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda bakiye alacağın tespiti bakımından mail müşavir bilirkişiden rapor alınması gerektiğinin de belirtilmiş olması karşısında bu kez İTÜ inşaat fakültesi Öğr. Gör. İnş. Müh. ... ve yeminli mali müşavir ...'ten alınan bila tarihli ve 22/03/2020 ibraz tarihli rapor ile; taraf defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle yapılan işler hak ediş bedelinin 214.969,19 TL olduğu, davalı ...Şti ticari defterleri kapsamında davacı ... Şti'ne toplam 120.447,76 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğundan bu miktarın hak ediş bedelinden mahsubu neticesinde davacının davalı ...Ltd. Şti'den 94.521,43 TL bakiye alacağı olduğu ve bu miktardan da davalı ...Ltd. Şti'nin ... 'ne ödemiş olduğu 3.260,47 TL ve diğer davalı ...'e ödemiş olduğu 22.599,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 25.859,47 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının 68.661,96 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, talimat mahkemesinden keşif yapılmak suretiyle alınmış olan bilirkişi raporu ile taraf defter ve belgelerinin incelnemesi suretiyle inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden alınmış olan bilirkişi raporu ile davacının toplam hak ediş bedelinin 214.969,19 TL olduğu, yapılan ödemeler ile yapılan iş nedeniyle davalı... Ltd. Şti'nin dosya kapsamıyla sabit olan zararları mahsup edildikten sonra davacının bakiye 68.661,96 TL hak ediş alacağı kaldığı anlaşıldığından ve esas dava itibariyle davacı başka bir zararı olduğunu ispat edememiş olduğundan keza karşı davacı da bilirkişilerce hesaplamada nazara alınan ceza ve ödemeler dışında başka bir zararı olduğunu ispat edememiş olduğundan ve her ne kadar yapılan işler davacı ile davalı ... Ltd. Şti arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanmakta ise de bu sözleşme kapsamında yapılan iş esasen diğer davalı ...'nin işi olduğunu ve iş yapılmakla bu davalı zenginleştiğinden davalı ... Ltd. Şti'nin sorumluluğu sözleşme ve davalı ... AŞ'nin sorumluluğu da sebepsiz zenginleşme kapsamında kaldığından bakiye 68.661,96 TL'nin her iki davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile, 68.661,96 TL'nin dava tarihi olan 09/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, karşı davanın reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İşbu karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2025 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamı ile ''Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı ... şirketi asıl yüklenici, davalı ... şirketi ise asıl iş sahibidir.
...Dosya kapsamı itibariyle, özellikle vakıa olarak beyanda bulunan tanık beyanları, davacının göndermiş olduğu ihtarname itibariyle, davalı ... şirketinin edimin yapıldığı saha davalının istemi ile davacı şirket tarafından 22.10.2014 tarihinde kapatılmış olup, davalıdan kaynaklanan sebeple sözleşme ilişkisi sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere, sözleşme davalının haksız saha kapatmasından kaynaklandığından, davalı tarafından sözleşme haksız şekilde fesih edildiği kabul edilmiştir.
Asıl dava dilekçesi ile, sözleşmeye aykırılıklar sebebiyle, hak ediş miktarı için şimdilik 8.000,00 TL, Çalışmanın durdurulması nedeniyle uğranılan kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL, çalıştırılmayan dönemde yapılan zorunlu giderler için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL tahsilini talep etmiştir. Ancak mahkeme, asıl dava itibariyle bakiye alacak yönünden bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm vermiştir.
Dava dilekçesinde yer alan kazanç kaybı talebine ilişkin, gerek mahkeme gerekçeli kararında ve gerekse hükümde yer almamıştır. Ayrıca mahkemece kazanç kaybına ilişkin bir inceleme ve araştırma yapmamıştır.
Yine, davacının çalışmadığı döneme ilişkin zorunlu giderler yönelik talebine ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
O halde, mahkemece dosya bütün halinde dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dava dilekçesinde yer alan tüm talepler itibariyle dava dosyası incelenmek suretiyle, asıl dava ve karşı dava yönelik inceleme yapılması, gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle ek rapor düzenlemesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin kabulüne göre, öncelikle davalı ... şirketinin davada taraf sıfatı incelenmesi gerekmektedir. Davacı alt yüklenici ile asıl yüklenici ... şirketi arasında 18.08.2014 tarihli dava konusu sözleşme imzalanmıştır. Davalı ... şirketi ise asıl iş sahibidir.
Türk Borçlar Hukukunda egemen olan "sözleşmelerin nispiliği kuralı" gereğince borç ilişkilerinden doğan alacak hakkının aynî haklarla kişilik haklarının aksine, hukuki nitelikleri itibariyle nispi bir hak olması, daha açık anlatımla alacaklının bu hakkı sadece borçluya karşı ileri sürebilmesi anlamına gelir ve üçüncü kişiler, borç ilişkisi ile ilke olarak borç altına girmedikleri, bir hak kazanmadıkları için, bu hakkın onlara karşı ileri sürülebilmesi, kural olarak mümkün değildir. ( bkz. Yargıtay HGK 16/05/2019 tarih, ... Esas, ... karar sayılı kararı). ( bkz. Yargıtay (Kapatılan) 15. HD, 21/06/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı).
Türk Borçlar Hukukunda egemen olan "sözleşmelerin nispiliği kuralı" gereğince borç ilişkilerinden doğan alacak hakkının aynî haklarla kişilik haklarının aksine, hukuki nitelikleri itibariyle nispi bir hak olması, daha açık anlatımla alacaklının bu hakkı sadece borçluya karşı ileri sürebilmesi anlamına gelir ve üçüncü kişiler, borç ilişkisi ile ilke olarak borç altına girmedikleri, bir hak kazanmadıkları için, bu hakkın onlara karşı ileri sürülebilmesi, kural olarak mümkün değildir. ( bkz. Yargıtay HGK 16/05/2019 tarih, ... Esas, ... karar sayılı kararı). ( bkz. Yargıtay (Kapatılan) 15. HD, 21/06/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı).
Dava konusu oluşturan sözleşmede davalı ...şirketi taraf değildir. Sözleşmenin nispiliği gereği sözleşmeden dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.
Dava konusu oluşturan sözleşmede davalı ... şirketi taraf değildir. Sözleşmenin nispiliği gereği sözleşmeden dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.
Davalı ...şirketine yönelik davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken diğer davalı ... şirketi ile birlikte sorumlu tutulmasıÖncelikle davalı ... şirketinin davada taraf sıfatı incelenmesi gerekmektedir. Davacı alt yüklenici ile asıl yüklenici ... şirketi arasında 18.08.2014 tarihli dava konusu sözleşme imzalanmıştır. Davalı ...şirketi ise asıl iş sahibidir.
Davalı ...şirketine yönelik davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken diğer davalı ... şirketi ile birlikte sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
Yine mahkemenin kabulüne göre, bilirkişi davalı ...şirketi tarafından ... firmasına adına düzenlenen 12.12.2014 tarihli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerin alınmaması nedeniyle kesilen 22.599,00 TL tutarındaki fatura sebebiyle davacı şirketin hakediş alacağından düşülmüştür. Özellikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi 22.10.2014 tarihinde sona ermiş olması ve fatura tarihi itibariyle davacı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı dönemde kesilmesi ve bu kesinti itibariyle davacının sorumlu olduğuna ilişkin dava dosyasına delil sunulmamış olup, mahkemece bu miktar itibariyle asıl alacaktan düşülmesi hatalı olmuştur.
... Belediyesi tarafından kesilen ceza kesintisi olan 3.260,47 TL 'nin davacının verdiği zarardan dolayı kesilen ceza olup bu miktar itibariyle alacak bedelinden düşülmesi doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 01/04/2026 tarihli duruşma ara kararı ile Davalı ...Ş. yönünden davanın tefrikine, işbu davalı yönünden mahkememizin başka bir esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmasına karar verilmiş ve Davalı ...Ş. yönünden işbu dava mahkememizin bu esasına kaydedilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının alt yüklenici, davadışı ... şirketi asıl yüklenici, davalı ...şirketi ise asıl iş sahibi olduğu iş bu davada davacı ile ... şirketi arasında 18.08.2014 tarihli fiber optik alt yapı işlerin yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi imzalandığı, işin davalı ...şirketinin Antalya bölgesinde yer alan alt yapısına yönelik yapılacağından bahisle düzenlenen sözleşmenin feshi nedeniyle davacının sahadan çıkartılmaları sebebiyle ekipman kiraları, personel ücretleri için zorunlu giderlere katlandıklarını, çalışamadıkları günler için kazanç kaybına uğradıklarını, hakedişlerin ödenmediğini belirterek tüm zararların tespit edilerek tazmini talep edilerek, şimdilik 8.000,00 Hakediş alacağı, 1.000,00 TL kazanç kaybı ve 1.000,00 TL zorunlu giderlerin iş bu davalı ile ... şirketi'nden müştereken tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Ancak iş bu davacı ile davalı arasında eser sözleşmesinin mevcut olmadığı anlaşılmakla tefrik edilen dosyada yer alan kaldırma ilamı da dikkate alındığında Türk Borçlar Hukukunda egemen olan "sözleşmelerin nispiliği kuralı" gereğince borç ilişkilerinden doğan alacak hakkının aynî haklarla kişilik haklarının aksine, hukuki nitelikleri itibariyle nispi bir hak olması, daha açık anlatımla alacaklının bu hakkı sadece borçluya karşı ileri sürebilmesi anlamına gelir ve üçüncü kişiler, borç ilişkisi ile ilke olarak borç altına girmedikleri, bir hak kazanmadıkları için, bu hakkın onlara karşı ileri sürülebilmesi, kural olarak mümkün değildir. ( bkz. Yargıtay HGK 16/05/2019 tarih, ... Esas, ... karar sayılı kararı). ( bkz. Yargıtay (Kapatılan) 15. HD, 21/06/2021 tarih, ...Esas, ... Karar sayılı kararı).
Türk Borçlar Hukukunda egemen olan "sözleşmelerin nispiliği kuralı" gereğince borç ilişkilerinden doğan alacak hakkının aynî haklarla kişilik haklarının aksine, hukuki nitelikleri itibariyle nispi bir hak olması, daha açık anlatımla alacaklının bu hakkı sadece borçluya karşı ileri sürebilmesi anlamına gelir ve üçüncü kişiler, borç ilişkisi ile ilke olarak borç altına girmedikleri, bir hak kazanmadıkları için, bu hakkın onlara karşı ileri sürülebilmesi, kural olarak mümkün değildir. ( bkz. Yargıtay HGK 16/05/2019 tarih, ...Esas,... karar sayılı kararı). ( bkz. Yargıtay (Kapatılan) 15. HD, 21/06/2021 tarih,...Esas, ...Karar sayılı kararı).
Dava konusu oluşturan sözleşmede davalı ... şirketi taraf olmadığı; sözleşmeden dolayı sorumluluğu bulunmadığı; sözleşmenin nispiliği gereği sözleşmeden dolayı sorumluluğu doğmayacağından iş bu davalı yönünden tefrik edilip iş bu dosyaya kaydedilen dava yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet nedeniyle davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansınnın kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2026
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy