T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/100 Esas
KARAR NO: 2021/220
DAVA: Marka hakkına tecavüzün önlenmesi,unvan terkini
DAVA TARİHİ: 26/02/2020
KARAR TARİHİ: 18/05/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün önlenmesi, unvan terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacı yanın ticari ünvanına ve marka hakkına, davalı yanca yapılan tecavüzün önlenmesi, giderilmesi, davalı ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin terkini, davalıya ait ... isimli internet sitesinin kalıcı olarak erişime kapatılması ve hükmün ilanı yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduğu, Müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu uyarınca kurulmuş, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret unvanını kullanan bir şirket olduğunu, Davacı yanın müvekkilinin faaliyet alanlarına ilişkin herhangi bir tescilli markası bulunmadığını, tek tescilli markası olan ... tescil numaralı marka ise müvekkilin faaliyete başlamasından yıllar sonra tescil edildiğini, Ayrıca ticaret unvanları incelendiğinde birbirinden tamamen farklı olan ortalama zekaya sahip herhangi bir kişi tarafından karıştırılmaları mümkün olmayan unvanlar olduğunu, müvekkili şirketin unvanında pek çok farklı ibare olduğunu, dolayısıyla davacının davası haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; davacı yanın ... esas unsurlu ticari ünvanına ve marka hakkına, davalı yanca yapılan tecavüzün önlenmesi, giderilmesi, davalı ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin terkini, davalıya ait ... isimli internet sitesinin kalıcı olarak erişime kapatılması ve hükmün ilanı istemine ilişkin bir davadır.
Türk patent ve marka kurumundan marka tescil belgesi, celp edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, davalı yan yetki itirazında bulunmuş ise de davacının tescilli marka hakkına tecavüz istemli olarak yani üstün hak sahibi olarak huzurdaki davayı açmış olması gözetildiğinde davalı yanca ileri sürülen yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, taraflar arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, beyanlarında geçen deliller toplanmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca marka hakkına tecavüz, unvan terkini değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği marka hukukuna ilişkin genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan mahkememizce bilirkişi incelemesine gerek görülmemiştir.
Davacı ... adına ... tescil nolu markanın 31.5.2018 tarihinde tescil edilmiş olduğu ve 04,6,8,9,10,13,14,15,16,18,20,21,22,23,24,26,27,28,29,30,31,32,33,34,35,36,41,43,44,45. Sınıflar için tescilli olduğu, ... ve ... nolu markaların ile yenilenmediğinden müddet olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ...’nin ünvan tescil tarihinin 15.8.1974 yılı olduğu, ... Ticaret odasına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...’nin ise odaya 18.4.2014 tarihinde kayıt edildiği ve faaliyet alanının mobilya, emlak-gayrimenkul danışmanlığı, inşaat , taşımacılık, danışmanlık gibi alanlara ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacının ... ibareli alan adının 4.8.2011 tarihinde oluşturulduğu, davalının ise ... ibareli alan adının 5.3.2015 tarihinde oluşturulduğu anlaşılmıştır.
TTK’nun 20 ve 40 ncı maddeleri uyarınca her tacir, bütün ticari işlemlerini bir ticaret unvanı altında yapmaya, imzaladığı evrakı bu unvanı kullanarak imzalamaya mecburdur. Tacirin ticaret unvanı kullanma ve tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır. İşletme adı,işletmeyi benzeri işletmelerden ayırmaya yarayan ve işletmeyi tanıtma amacı güden bir isimdir. İşletme adının kullanılma zorunluluğu yoktur. Ancak,işletme adı kullanılıyor ise,tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır. Hizmet markası ise,bir işletmenin hizmetini diğer bir işletmenin hizmetlerinden ayıran işarettir.
Ticaret unvanı, işletme adı ile hizmet markası, tacirin maddi olmayan mal varlıklarıdır. Seçilmeleri, tescilleri, korunmaları, kullanılmaları ve kullanım amaçları farklıdır. Birbirleri ile karışıklığa neden olacak şekilde kullanılmaları halinde sahibinin bu durumu önleme hakkı bulunmaktadır. Karışıklığa neden olan kullanım şayet tescile dayalı bir kullanım ise, bu halde unvanın, işletme adının veya markanın sicilden terkini veya hükümsüzlüğü talep edilebilmektedir.
Davalı ticaret unvanının ana unsuru olarak birebir davacı ticaret unvanının da ana unsuru olan ... ibaresini ticaret unvanı olarak seçmiş ve 2014 yılında tescil ettirmiştir. Davacının ilk unvan tescili davalıdan yaklaşık 40 yıl önce 1974 yılında tescil ettirilmiş olup, tescil önceliği ve ticaret unvanı üzerindeki hak davacıya aittir.
Kaldiki davacı marka tescili için de ... nolu markası için 10.1.1998 tarihinde Türk Patent ve marka kurumuna müracaat etmiş,ancak bu markasının müddet olduğu anlaşılmış, halen tescilli olan markanın ise ... nolu marka olduğu ve markalarda ki asli unsurun ... ibaresi olduğu anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller, ticari sicil kayıtları, marka tescil belgesi, alan adı oluşturulma tarihleri kapsamına göre de davalının gerek ticari ünvanının gerekse alan adının davacının hem ticaret unvanı hemde markasının asli unsuru olması, sunulu delillere göre ... ticaret unvanı ve markası üzerinde gerçek hak sahibinin davacı olduğu, davalının bu Unvan ile tanınmış olduğuna, yada eskiye dayalı kullanımı olduğuna dair hiçbir delil sunmadığı, davacının ticaret unvanının ana unsurunun da ... ibaresi olması, gerek görsel,gerek fonetik ve gerekse bir bütün olarak gözde bıraktığı izlenim açısından değerlendirildiğinde, ortalama tüketiciler nezdinde BİREBİR AYNI olan kullanımın karıştırmaya neden olacağı,tarafların ticari sicil kaydına göre aynı iş kolunda çakışan alanlarla faaliyet gösterdikleri ,davacının marka ve Ticari unvanının kullanımının ve unvan tescilinin daha eskiye dayandığı, davacının ... ibaresi üzerinde üstün hak sahibi olduğu anlaşılmıştır.
TTK m.52 vd. maddelerinde "Ticaret unvanı' ve "İşletme adı'nın korunması sistemi getirilmiştir. Davacı, davalı şirket ticaret unvanında yer alan ibarenin terkinini talep etmiştir.Haksız kullanılan bir ticaret unvanı tescil edilmişse, ilgili kişi tarafından, haksız kullanıma son verilmesi talep edilebilir.
Ticaret hukukunda tacirin ve şirket ortağının ad/soyadı kullanımı, sınırsız sorumlu gerçek kişi tacirler ve ikinci dereceden sınırsız sorumlu şahıs şirketleri için getirilmiş bir zorunluluktur ve ad/soyadın birlikte kullanılması gerekir (TTK m41, 42). Şahıs şirketlerinde unvan ve ortakların (en azından birinin) ad/soyadı ile birlikte kullanılır. İsimlerde herhangi bir kısaltma yapılmaz.
Davalı Şirket niteliği itibariyle bir LİMİTED şirkettir. Dolayısıyla tüzel kişi tacirdir. 6102 sayılı TTK'nda tacir olmaya bağlanan hükümlerden biri de ''basiretli olma" yükümlülüğüdür. Davalı şirket bir tüzel kişi tacir olması sebebiyle, TTKm.18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğündedir. Bu hükme göre, faaliyet alanı içerisinde tüm işlemlerini hukuka uygun olarak yerine getirmekle yükümlüdür. Basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğü olan davalı şirketin, tanıtım faaliyetlerinde kullandığı ifadelerin halkı yanıltacak nitelikte olmamasına dikkat etmesi, bu konuda gereken özeni göstermesi de bu kapsamdadır.
Ticari hayatta, müşteri ve tedarikçiler arasında şirketler genellikte kısaca asıl ve baştaki unsuru ile anıldığı da bilenen bir gerçektir. Davalının ticaret unvanı davacının tescilli markası ile başladığı gibi aynı ticaret unvanını kullanmaktadır. Davalı şirketin unvanında "...", "...", "...", gibi ibarelerin bulunması ticaret unvanını davacının ticaret unvanı ile karıştırılmasına engel olacak nitelikte değildir. Zira bu ibareler yapılan işleri nitelendirmek için kullanılan sıradan ibarelerdir. Ortalama bir insanın iki unvanı birbirine karıştırması esas unsurun ... ibaresi olması nedeniyle çok yüksek bir ihtimaldir. Tescilde öncelik ilkesi gereğince davacının, davalı unvanının terkini talebi yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı davalı eyleminin aynı zamanda marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu da ileri sürmüştür.
Marka Hakkına Tecavüz ve İlkeler
Bir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.
Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.
Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.
6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir.
Dava dilekçesi ekinde davacı davalının alan adı içinde ... grup , ... inşaat, ... motors ibaresi ile kullanımlarını sunmuş olup, davalının adına ... ibareli tescilli markası olmamasına rağmen gerek alan adının oluşturulmasında gerekse alan adı içinde markasal etki yaratacak şekilde .. ibaresini markasal olarak kullandığı davacı yanca sunulu deliller kapsamı ile sabit olduğundan davalı eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu da anlaşılmıştır.
Dolayısıyla davacı markası ile davalı kullanımlarının esaslı ve ayırt edici unsuru olan "... ” ibaresi ayniyet arz etmektedir.
Davacının ... ibareli alan adının 4.8.2011 tarihinde oluşturulduğu, davalının ise ... ibareli alan adının 5.3.2015 tarihinde oluşturulduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK'nın 7/3-d madde düzenlemesi ile "işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması 29. maddenin 1/a hükmü kapsamına göre marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmiştir.
Davalının gerek alan adı içinde gerekse ticaret unvanında ve tescili olmamasına rağmer reklam ve tanıtımlarda ... ibaresini markasal ve ticari etki yaratacak şekilde kullandığı, bu kullanımın tescilli ticaret unvanı kullanımı şeklinde olmadığı, markasal nitelikte ve tecavüz niteliğinde bulunduğu, davalının gerek alan adı, gerekse ticaret unvan tescil tarihlerinin davacıdan sonraki tarihli olup, davacının ... ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu,bunun aksini ispat eden delillerin ise davalı yanca sunulmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KABULÜNE,
2-Davalının davacı yanın ticaret ünvanına, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, giderilmesine, davalının ticaret ünvanından ... ibaresinin terkinine, davalıya ait ... ibareli internet sitesinin karar kesinleştiğinde kalıcı olarak erişime kapatılmasına,
3-Karar kesinleştiğinde hüküm fıkrasının Türkiye'de yayın yapan ulusal bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,
4-59,30 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 4,90 TL harcın davalıdan tahsilini,
5-marka hakkına tecavüzün önlenmesi talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca5.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- ticaret unvanının terkini talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 78 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 186,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/05/2021
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır