T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/320 Esas
KARAR NO: 2023/167
DAVA: Marka Haksız Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti-Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 05/10/2021
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Haksız Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti-Maddi ve Manevi Tazminat istemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı eyleminin davacı yanın ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, iddiasına dayalı olarak şimdilik SMK 151/2-c kapsamında lisansa göre 1000 maddi( davacı vekili 1.3.2023 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 258.186.45 TL olarak talep etmiştir) 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, tedbirin devamı, imha ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazı ile tüzel kişiliği bulunmayan şubenin dava ehliyeti de bulunmadığını, ... FSHHM'nin ... D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kuruma ait Facebook sosyal medya sayfasında kullanılan logonun da davacı kurum ile en ufak bir bağlantısı dahi bulunmadığını, müvekkilinin tamamen yerel bir kurum olup Türkiye çapında talep eden kurumun adından faydalanarak bir yayıncılık faaliyetinde bulunmadığını, kurumun fiziki binasında ve sosyal medya hesaplarında hiçbir surette benzerlik yaratabilecek girişimlerde bulunmadığını, iki kurumun hedef kitlelerinin farklılığı, gidermiş oldukları ihtiyaçların örtüşmemesi, hizmetlerin ikame edilebilir olmayışı ve rekabet edebilir olmadıkları göz önüne alınmaksızın salt eğitim kurumu olmaları dolayısıyla verilen tedbirin de yerinde olmadığını, ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin...D. İş dosyasında verilen ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı eyleminin davacı yanın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, iddiasına dayalı olarak şimdilik SMK 151/2-c kapsamında lisansa göre 1000 maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, tedbirin devamı, imha ve ilam kapsamında açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar usul itirazlarında bulunulmuş ise de bu itirazlar yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... 02/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı tarafın işyerinde .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş. dosyası ile tespit edilen “... şekil ” ve “...” şeklindeki kullanımların davacı tarafın final markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihlimaline yol açtığı, Bu benzerlik ve karıştırılma ihtimali sebebiyle davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği, Davacı tarafından emsal olarak sunulan lisans sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapıldığında taraflar arasında bir lisans sözleşmesi kararlaştırılmış olsa idi KDV dahil 60.000 TL (Altmışbin Türk Lirası ) miktarında “BAŞLAMA BEDELİ” 'ni Franchise Verene ödemekle yükümlü olduğunun kabulü ile, somut olayda da 60.000 TL'nin maddi tazminat olarak kabul edilebileceğini, Manevi tazminat konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, kanaatini bildirmişlerdir..
Bilirkişiler ..., ..., ...11/01/2023 tarihli EK bilirkişi raporlarında; Davalı tarafın işyerinde ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş. dosyası ile tespit edilen “... şekil ” ve “...” şeklindeki kullanımların davacı tarafın final markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihlimaline yol açtığı, Bu benzerlik ve karıştırılma ihtimali sebebiyle davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği, Maddi tazminatın; Emsal Lisans bedeli İTO Tarafından Mahkemeye gönderilen yazıda belirtilen toplam Cironun %10 u olarak Mahkeme tarafından uygun görülmesi halinde Toplam ciro üzerinden emsal lisans bedeli tutarı 258.186,45 TL olduğunu , Manevi tazminat konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Marka Hakkına Tecavüz ve İlkeler
Bir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.
Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.
Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.
6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir.
Davacı yan SMK 151/2-c maddesi kapsamında tazminat talep etmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesine göre; "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Toplanan deliller HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporu, marka tescil belgesi, cirolar, davacı markasının tanınmış marka olması, bir bütün olanak incelendiğinde; davacı yanın “...” markasını Türkiye'de ilk olarak 1989 yılında tescil müracaatına konu etmesinin akabinde tanınmışlık kararının verildiği tarihe dek içerisinde ... ibaresi geçen 33 adet markasının bulunması, markanın tanıtımının yapılmasına yönelik olarak bir çok medya organına reklam verilmesi, çeşitli kurum, kuruluş, organizasyonlara sponsor olunması, yaptırılmış olan anketlerde markanın eğitim öğretim hizmetleri, basılı yayınlar ve yayıncılık hizmetlerinde yaygın bilinirliğe sahip bir marka olduğunun anlaşıldığı, davacının ( tanınmış marka başvurusunun yapıldığı sırada ) birçok ilde toplam 213 şubede 6000'den fazla öğretmen ile faaliyet göstermesi ve ülke nezdinde biliniyor olması nedeni davacı yanın markasının, tanınmış marka olduğuna dair iddiasını ispat ettiği, Davalı yanın Davacı yanın markasının tanınmış olduğu “eğitim ve öğretim hizmetleri üzerinde”“iltibas yaratacak şekilde kullandığı , davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tanınmış markanın asli unsuru olan ... ibaresini de ihtiva ettiği, ilgili kullanımların davacı yana ait tanınmış markayı sulandırabileceğinden davalı eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı yan maddi tazminat istemini her ne kadar 258..186.45 TL olarak talep etmişsede , sunduğu emsal lisans dikkate alınarak kök rapordaki 60.000 TL lisans bedeli emsal olarak alınmıştır.
Lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi 1. derecede etken ise de tek başına lisans ücreti belirleme de bir kriter değildir. Lisans seçeneğine göre bir tazminat seçimi salt taraf cirolarından yada şube sayısından, cirolardan hareket ile tek başına hesaplandığında hakkaniyete aykırı sonuçlar yaratılabilir. Zira ihlal edenin bulunduğu konum, süresi, öğrenci yada velilerin marka olarak bildiği bir ibareden haraket ile aldandığı/tercih ettiği varsayımı ile bir lisans bedeli belirlenmesi halinde hakkaniyete uygun sonuçlar oluşmayabilir. Dolayısıyla zararın /lisansın belirlenmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş olarak yorumlanamayacağı gibi ihlal edeni mükafatlandırır niteliktede olmamalıdır. Somut olayda davalının tacir olarak kusuru bulunduğu sabittir. Bilirkişilerde hakkaniyete uygun sonuca uluşmak için sunulan lisansı emsal olarak almışlardır. Ek raporda ise toplam ciro yani tüm kazınç esas alınarak bulunan miktar somut olaya uygun bir lisans olmadığından ve talep artırım bu bedele göre yapıldığından mahkememizce dikkate alınmamıştır. .
Toplanan deliller, davacı markasının tanımış olması, davalının ihlalinin niteliği, kullanıldığı süre, değişik iş dosyası, sunulu emsal lisans , mahkememizce HMK 266madde kapsamında alınan kök ve ek raporlar, mali kayıtlar kapsamına göre; Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Marka hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri keza BK hükümlerine göre takdiren 60.000 TL maddi tazminatın 6.9.2021 (delil tespit keşif tarihi dikkate alınarak) tarihinden itibaren reestont faiz ile davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 10.000- TL manevi tazminatın 6.9.2021 (delil tespit keşif tarihi dikkate alınarak) tarihinden itibaren reestont faiz ile davalıdan tahsiline, ... FSHHM’nin 2021/101 d.iş sayılı dosyasında verilen tedbirin devamın, karar kesinleştiğinde yatırılan teminatın talep halinde davacı yana iadesine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de günlük yayın yapan bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABUL KİSMEN REDDİNE,
1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Marka hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri, BK hükümlerine göre takdiren 60.000 TL maddi tazminatın 6.9.2021 (delil tespit keşif tarihi dikkate alınarak) tarihinden itibaren reestont faiz ile davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-10.000- TL manevi tazminatın 6.9.2021 (delil tespit keşif tarihi dikkate alınarak) tarihinden itibaren reestont faiz ile davalıdan tahsiline,
4- ... FSHHM’nin ... d.iş sayılı dosyasında verilen tedbirin devamın, karar kesinleştiğinde yatırılan teminatın talep halinde davacı yana iadesine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
6-4.781,70 TL ilam harcının peşin ve ıslah harçtan mahsubu ile eksik kalan 200,84 TL harcın davalıdan tahsiline,
7-Davacı tarafından yatırılan 187,86 TL peşin harç 4.393 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.580,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen tecavüzün tespiti istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL başvuru harcı, 5550,50 TL tebligat ve bilirkişi ücretleri, ... FSHH'nin ... D.iş dosyasında yapılan 658 TL olmak üzere toplam 6.267,80 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 16/11/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır