T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/272 Esas
KARAR NO: 2023/256
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 26/08/2021
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in oyuncu olarak yer aldığı “...” isimli sinema eserinin 28.08.2018 tarihinde vizyona girdiğini, filmin vizyona girmesinden sonra, davalı ... tarafından da müvekkilin mali haklarına ilişkin rızası ve onayı bulunmamasına rağmen...isimli sitede yayınlanmış olduğunu ve halen yayınlanmakta olduğunu, bu kapsamda karşı yan ile müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ve eserin yayınladığı platformdan kaldırılması talepleri ile arabuluculuk görüşmesi başlatıldığını ancak bu görüşmelerin anlaşma ile sonuçlanmadığını, film çekimlerine başlamadan önce filmin yapımcılığını üstlenen dava dışı üçüncü kişi tarafından filmin çekimleri sona erdikten sonra müvekkiline ödeme yapılacağının taahhüt edildiği, müvekkilin oyuncu olarak rolünü icra ederek üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, filmin tamamlanmasından sonra müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu filmin müvekkilin mali haklarının kullanımına ilişkin rızası ve tasarrufu olmadan davalı tarafa ait interet platformundan yayınlanmaya başlandığını. Bu kapsamda müvekkilinin uğramış olduğu zararın giderilmesi ve tecavüzün sona erdirilmesi sebebiyle huzurda bulunan davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu detaylarıyla açıklamış, FSEK m.68'e göre yazılı izin alınmadan yayınlanan esere ilişkin, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000TL, yayımlanma tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte karşı yandan tahsiline, müvekkilin mali haklarına karşı devam eden ihlalin sonlandırılması için tecavüzün ref'ine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla FSEK m.70 uyarınca karşı yanca temin edilen karın taraflarına verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava konusu diziyi izinsiz kullanmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirket ile davacı tarafın dava dilekçesinde de yapımcı kuruluş olarak belirttiği ... Hizmetleri Anonim Şirketi arasında Lisans Sözleşmesi akdedildiğini, Söz konusu sözleşme ile ... Şirketi, yayın haklarına sahip olduğu tüm içerikleri 22.06.2020 tarihinden itibaren 2 yıl süreyle Müvekkil Şirkete lisanslamayı kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, davacı taraf ilgili filmin müvekkil şirkete ait platformda kendi rızası dışında yayınlandığı bilgisini edindiğini belirtmiş olup mezkur sözleşme incelendiğinde davacı tarafın iddia ettiği tarihlerde Müvekkil Şirketin dava konusu film üzerinde lisans sahibi olduğunun görüleceğini, müvekkil şirketin lisans haklarını devralırken basiretli bir tacir olarak ilgili film üzerinde hak sahibi olduğunu belgeleyen kurum ile sözleşme akdettiğini, lisans sözleşmesinde sözleşme konusu 'lisans süresi boyunca bölge dahilinde lisanslı servislerde iletim yöntemleri ile iletmek, yayınlanmak üzere, gösterim sayı sınırlaması olmaksızın sözleşmede belirtildiği şekilde lisans alan tarafından lisanslanması ve kullanılması' şeklinde belirlenmiş olduğunu, söz konusu lisans sözleşmesi incelendiğinde müvekkil şirketin ilgili filmleri izinsiz kullanmadığının açıkça görüleceğini, dava konusu dizi yönünden davanın ... Şirketi'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin davaya konu olan "..." filmine ait lisans haklarını ...Anonim Şirketi ile 22.06.2020 tarihinde imzaladığı Lisans Sözleşmesiyle almış olduğunu, sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere davanın ihbar edilmesini talep ettikleri ve Lisans Sözleşmesinde lisans veren konumunda olan ...Anonim Şirketi'nin, sözleşmede 'Fikir ve Sanat Eserleri kanunu'nda ve diğer ilgili mevzuatlarda öngörülen bağlantılı haklar da dahil olmak üzere tüm fikri haklarla ilgili olarak eser sahiplerinin ve bağlantılı hak sahiplerinin herhangi bir talepleri olması halinde ve açılacak hukuk veya ceza davalarında bütün yükümlülüğün ve sorumluluğun kendisine ait olacağını ve davalara müdahil sıfatı ile dahil olacağını' beyan ve taahhüt etmiş olduğunu, yine aynı şekilde umuma iletimden ötürü doğabilecek tüm sorumluluğun ... Şirketi'ne ait olduğunu ve hak sahipliği iddia edebilecek tüm kişilere karşı muhatabın kendisinin olduğunu beyan ve taahhüt ettiğini, bunlardan dolayı esasen hak sahipliği iddiasının muhatabı da müvekkil şirket değil davanın ihbarını talep ettikleri ... Şirketi olduğunu, ileri sürerek davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
Bilirkişiler 24/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ile filmin ortak yapımcıları arasında bu filmin yapımı hususunda bir ilişkinin olmaması, film yapımcısının haklarının, onun eser sahibinden ve/veya icracı - sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralarak filmin ilk - tespitini gerçekleştirmesiyle doğması, film sinemalarda gösterime girdikten sonra filmin dijital platformda yayını için sözleşme yapması dikkate alındığında davacı ile ortak yapımcılar arasındaki oyunculuk yapılmasına ilişkin ilişkide üçüncü kişi konumunda olduğu, TBK 49/2 anlamında kötüniyetli veya ahlaka aykırı bir fiil icrasına ilişkin dosyada herhangi bir delilin de bulunmadığını, davacı ile filmin ortak yapımcıları arasında sözleşme yapılmasa bile bahsi geçen Yargıtay'ın kararlarında belirtildiği üzere filmin tespitinin yapılmasının mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını ve internet yayınlarını kapsadığı da dikkate alındığında sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince ortak yapımcıların davacıya ödemeleri gereken oyunculuk ücretinden sorumluluğunun olup olmadığı hususundaki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlığın; davacının oyuncu olarak yer aldığı "..." isimli sinema eserinin 24/08/2018 tarihinde vizyona girdiğini, filmin vizyona girmesinden itibaren davacının izni ve onayı olmaksızın davalı yanca internet üzerinden yayınlandığının bu kapsamda mali hakların ihlali nedeniyle FSEK 68 kapsamında şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1000 TL maddi tazminatın davacıdan tahsili, FSEK 70 kapsamında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı yanca elde edilen karın davacıya verilmesine, tecavüzün refine ilişkin olarak açıldığı anlaşılmıştır.
FSEK.m.80/A-2,3,4'e göre; bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir. İcracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir. İcracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez.
İcracı sanatçı, icra üzerindeki mali hakları, bizzat kullanabileceği gibi, bunların birini, tümünü veya bir kısmını üçüncü kişilere ya da meslek birliklerine devredebilir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşmeyle yapımcıya devredebilirler. İcracı sanatçı tarafından verilecek izin FSEK 52'ye uygun olmalıdır. Bununla birlikte yazılı bir sözleşme olmasa bile icracı sanatçı ile sözleşmenin karşı tarafı edimlerini karşılıklı ifa etmişlerse artık sözleşmenin şekil eksikliğinden geçersiz olduğunun ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması sayılır.
Davaya konu uyuşmazlıkta da dosyadaki bilgi ve belgelerden, eser kayıt tescil belgesi ile Ortak Yapım Sözleşmesinden filmin ortak yapımcısının ... Şti ile ... AŞ olduğu, davacının bu şirket ile yazılı bir sözleşmesine dosyada rastlanmamakla birlikte filmde oyunculuk için anlaşıp film çekimlerine katıldığı ve filmin tamamlanarak 2018 tarihinde sinemalarda gösterime girdiği, davacının icracı sanatçı sıfatıyla yer aldığı anlaşılmaktadır. Dosyada davacının davaya konu film için icracı oyunculuktan kaynaklanan alacağını almış olduğuna dair bir belgeye rastlanmamıştır.
Davacı dava dilekçesinde filmin yapımcılarının film çekimleri sona erdikten sonra kendisine ödeme yapılacağını belirttikleri halde ödeme yapmadıklarını, yapımcı ile iletişime geçtiğini, yapımcı tarafından kendisine ödeme güçlüğünde bulunmaları nedeniyle ödeme yapamayacaklarının bildirildiğini bu nedenle de filmin internet platformunda yayınlanması nedeniyle davalıya dava açtığını beyan etmiştir.
Yargıtay 11HD., E. 2013/14094, K.2014/3792, T.28.2.2014 sayılı kararına göre;" icracı sanatçı ile film yapımcısı arasında icranın tespitine ve TV dizisine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmasa bile, icracı sanatçıya icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödenmiş, bu bölümlere ilişkin olarak taraflar edimlerini karşılıklı olarak ifa etmiş ve çekilen bölümler bir TV kanalında temsil edilmiş ise icracı sanatçı olan oyuncunun bu tespitlere izin vermiş sayılacağı ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle, icracı sanatçı söz konusu TV dizisinin internette gösteriminden dolayı ayrıca oyunculuk ücreti talep edemez."
Somut olay yukarıda belirtili bilgiler muvacehesinde değerlendirildiğinde; davalı ile filmin ortak yapımcıları arasında bu filmin yapımı hususunda bir ilişkinin olmaması, film yapımcısının haklarının, onun eser sahibinden ve/veya icracı - sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralarak filmin ilk - tespitini gerçekleştirmesiyle doğması, film sinemalarda gösterime girdikten sonra filmin dijital platformda yayını için sözleşme yapması dikkate alındığında davacı ile ortak yapımcılar arasındaki oyunculuk yapılmasına ilişkin ilişkide davalının üçüncü kişi konumunda olduğu, TBK 49/2 anlamında kötüniyetli veya ahlaka aykırı bir fiil icrasına ilişkin dosyada herhangi bir delilin bulunmaması sebebiyle de davalı yanın sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ile filmin ortak yapımcıları arasında sözleşme yapılmasa bile Yargıtay'ın yukarıda zikredilen kararlarında belirtildiği üzere filmin tespitinin yapılmasının mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını ve internet yayınlarını kapsadığı da dikkate alındığında sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince ortak yapımcıların davacıya ödemeleri gereken oyunculuk ücretinden ve yine davacının taleplerinden olan FSEK 68 ve 70. Madde kapsamındaki tazminat sorumluluğunun davalıda bulunmadığı, dolayısıyla davalıya husumet tevcihinin hatalı olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler mahkememizce yerinde bulunmuş olup, her ne kadar davacı yan bilirkişi raporunda bilirkişilerin salt oyunculuk alacağı üzerinden değerlendirme yapıldığını beyan etmiş ise de; alınan raporlarda lisans sözleşmelerinin tamamının incelendiği, eser işletme belgesinde Ortak Yapım Sözleşmesinden filmin ortak yapımcısının ... Şti ile ... AŞ olduğu, ...ile diğer ihbar olunan şirketin sonrasında lisans sözleşmesi yaptığı, lisans alan ...şirketinin ise dava konusu film için davalı şirket ile sözleşme yaptığı ve anılı sözleşme ile davalının davaya konu olan "..." filmine ait lisans haklarını ... Anonim Şirketi ile 22.06.2020 tarihinde imzaladığı Lisans Sözleşmesiyle aldığı, Mezkur sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere ...Anonim Şirketi, sözleşmede 'Fikir ve Sanat Eserleri kanunu'nda ve diğer ilgili mevzuatlarda öngörülen bağlantılı haklar da dahil olmak üzere tüm fikri haklarla ilgili olarak eser sahiplerinin ve bağlantılı hak sahiplerinin herhangi bir talepleri olması halinde ve açılacak hukuk veya ceza davalarında bütün yükümlülüğün ve sorumluluğun kendisine ait olacağını ve davalara müdahil sıfatı ile dahil olacağını' beyan ve taahhüt etmiştir. Yine aynı şekilde umuma iletimden ötürü doğabilecek tüm sorumluluğun ... Hizmetleri Anonim Şirketi'ne ait olduğunu ve hak sahipliği iddia edebilecek tüm kişilere karşı muhatabın kendisinin olduğunu beyan ve taahhüt etmiştir. Bunlardan dolayı esasen hak sahipliği iddiasının muhatabının davalı şirket olmadığı sabit olup, bilirkişi raporunda salt oyunculuk ücreti anlamında davalının sorumluluğu olmadığı yönündeki tespit esasen FSEK 68 ve 70. Madde kapsamındaki tazminat ve alacak istemlerini de kapsamakta olup ayrıca yukarıda da değinildiği üzere davalının 3. Kişi konumunda olması, TBK 49. Madde kapsamında da sorumluluğuna gidecek mahiyette de delil sunulmaması hasebiyle davalıya somut olay yönünden husumet tevcih edilemeyeceği sabittir. Anılı sebeple davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-İhbar olunanların taraf sıfatına haiz olmaması sebebiyle haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 210,55 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-1.000 TL değerinde açılan FSEK kapsamındaki maddi alacak davası yönünden AAÜT 7/2 maddesi gereğince 160,00 TL, değere bağlı olmaksızın açılan tecavüzün refi istemli dava yönünden maktu 25.500 TL olmak üzere toplam 25.660,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-İhbar olunanlar taraf olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/12/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır