T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/65 Esas
KARAR NO: 2024/218
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın 2022 yılı Aralık ayında Amerikada bulunan ... ve ... adli kişilerle görüşmelere başladığını, söz konusu görüşmeler neticesinde 28.12.2022 tarihinde ...'dan yüklü miktarda kozmetik ürünü siparişi aldığını, bu hususu ispatlayan Whatsapp görüşmelerini dilekçe ekinde sunduklarını, davacı yanın 12.01.2023 tarihinde söz konusu kişilerle sözleşme imzaladığını, davacının kendi markası olan ''...'' markalı kendi imal ettiği ürünlerini ... ihraç ettiğini, davacı yanın ilk üretimini ... olarak 2023 yılı Mayıs ayında ürettiğini, ihracat firması olan ...Tic.Ltd. Şti.firması aracılığıyla ''...'' markası altında 24.05.2023 tarihinde ... ihraç ettiğini, izah edilen nedenlerle davacı yanın dava konusu ''...'' markasının gerçek hak sahibi olduğunu, söz konusu markayı kendisinin yarattığını ve ilk günden itibaren kendisinin kullandığını, yoğunluktan ve acemilikten dolayı söz konusu markayı kendi adına tescil ettiremediğini, davalı tarafın davacı şirketi satın almak istediğini, söz konusu satın olma süresi boyunca davacı şirkete birçok defa gidip geldiğini, ancak tarafların fiyat konusunda anlaşamadığını, bu nedenle satışın gerçekleşmediğini, bunun üzerine kötü niyetli bir şekilde davalı yanın davacıya ait olan ''...'' adlı markayı haksız bir şekilde kendi adına tescil ettirdiğini dile getirerek; Davalı tarafın kendi adına tescil ettirmiş olduğu "..." adlı markanın (Tescil No:...) markanın 3. kişilere devrini önlemek için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafın kendi adına tescil ettirmiş olduğu "..." adlı markanın (Tescil No: ...) markanın davalı tarafından kullanımın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafın kendi adına tescil ettirmiş olduğu "..." adlı markanın (Tescil No: ...) markanın hükümsüz kılınmasına ve söz konusu markanın sicilden terkinine, hükümsüzlük kararının masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere tiraji en yüksek gazetelerden birinde ilan edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının gerçek hak sahipliğine yönelik dava hakkı ve bu anlamda dava şartı olan (HMK114 md.) aktif husumet ehliyeti bulunmadığından Davacının ''markanın devrini engeller nitelikte'' tedbir isteminin mülkiyet hakkı ve ticari hayat ve lisans verme hakları dikkate alınarak yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında reddine, Mahkeme aksi kanaatte olursa ticari hayat ve davalının uğrayacağı zarar dikkate alınarak yüksek miktarda ve hakkı koruyacak şekilde teminat karşılığı devrin engellenmesine (ancak lisans verme hakkının korunması koşuluyla), Tescilli markayı kullanmak yasal hak ve yükümlülük olduğundan, markanın kullanılmasının engellenmesi açıkça yasal hak ihlali oluşturacağından bu talebin reddine, Davacının dava için aktif husumet dava ehliyeti bulunmadığından, davanın usulden reddine, Ücreti vekalet dahil yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacı yan, dava konusu markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürmüş olup sürülen deliller mahkememizce incelenmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde gerçek hak sahipliğine dayanak olarak göstermiş olduğu sözleşme incelendiğinde iş bu sözleşmenin davacı vekilinin dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere üretim sözleşmesi olduğu sabittir.
İşbu sözleşmede, yurt dışı/... menşeli bir marka olan ... e ait bir seri marka niteliğinde olacak ... markalarının davacı şirket tarafından üretilip esas marka sahibine ve yurt dışına gönderilmesine ilişkindir. Bu husususun sunulu sözleşmenin, sözleşmenin konusu bölümünde yazılı ibareden de net bir şekilde anlaşılmaktadır.
Türkçe tercümesi ile mahkemeye sunulan işbu sözleşmede görüldüğü üzere, davacı şirket marka sahibi olmayıp yalnızca üretici konumundadır ve davacı vekilinin iddialarının aksine işbu sözleşmede marka sahibi olarak anılmamaktadır.
Dosya kapsamına tercümesi sunulan sözleşmenin 4. Maddesinde "Ürünler, tarafların belirlediği kalitede üretilecektir. Belirtilen kaliteden farklı ürünler üretilirse, sorumluluk üreticiye ait olacaktır." ve 5. Maddesinde "Üretici, sevkiyat kalitesinden sorumlu olacaktır." ifadelerinden de anlaşılacağı üzere işbu sözleşmenin bir fason üretim sözleşmesi olduğu açık olup üreticinin fason üretim sözleşmesinden doğan yükümlülükleri işbu sözleşmede de görülmektedir.
Davacı şirketin tercüme edilmiş halleriyle sunduğu Whatsapp yazışmalarında da sözleşmenin bir fason üretim sözleşmesi olduğu açık olup yapılan Whatsapp konuşmasında davaya konu markalı ürünlerin üretimlerinin hatalı olduğu ve bunların düzeltilmesine ilişkin davacı şirkete verilen talimat açıkça görülmektedir.
Hülasa, ... markasının esasen ... yerleşkeli şahıslara ait olduğu ve davacı şirketin davaya konu markanın yalnızca üretimini ve ardından yurt dışına ihracatını yaptığı, iş bu ihracat davacının kendi markasına ilişkin ürünlerin ihracatı olmayıp ... markasının seri markası niteliğinde olan ... markası için yaptığı fason ihracat olduğu açıktır.
... markası TÜRKPATENT nezdinde davacı şirkete tescilli bir marka olmayıp davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar yoğunluk ve acemilik sebebiyle ... markasının tescilinin yapılmamış olduğunu iddia etmiş ise de; bu durumun TTK m.18/2 hükümleri kapsamında iş bu dava yönünden dikkate alınabilecek bir savunma argümanı olamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Hülasa davacı yanın, davaya dayanak gösterdiği marka yönünden TPMK nezdinde tescilli markasının bulunmaması, bizatihi davacı yanca sunulan sözleşmede de açıkça markanın yalnızca üretimini ve ardından yurt dışına ihracatını yaptığı, iş bu ihracatın ise davacının kendi markasına ilişkin ürünlerin ihracatı olmayıp ... markasının seri markası niteliğinde olan ... markası için olduğu bu hususun sözleşme konusunda da açıkça yazılı olduğu, iş bu sözleşme ve yazışmaların dahi markanın gerçek hak sahibinin dava dışı ... yerleşkeli şirket olduğunu net bir şekilde gösterildiği, davacının iddia ettiği gibi gerçek hak sahibi olması halinde iş bu sözleşmenin imzalanmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle açılan davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi yönünde karar verilmiş ise de; Bam kaldırma ilamı nazara alınarak, mahkememizce verilen kararın kesin olmaması ve yargılamanın devam etmesi sebebiyle hükümsüzlüğü talep edilen ... numarası ile tescilli markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla siciline şerh düşülmesine, bu konuda TPMK'ya müzekkere yazılmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2-Bam kaldırma ilamı nazara alınarak, mahkememizce verilen kararın kesin olmaması ve yargılamanın devam etmesi sebebiyle hükümsüzlüğü talep edilen ... numarası ile tescilli markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla siciline şerh düşülmesine, bu konuda TPMK'ya müzekkere yazılmasına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır