T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/176 Esas
KARAR NO: 2024/233
DAVA: Marka hakkına Tecavüzün ve haksız rekabetin Tespiti
DAVA TARİHİ: 22/08/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına Tecavüzün ve haksız rekabetin Tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ...'NİN ... A.Ş. (“...") fikri mülkiyet haklarına Türkiye'nin sahip olduğu, küresel ölçekte rekabet edecek bir otomobil markası yaratma hedefiyle 25 Haziran 2018'de Türkiye'de kurulduğunu, yeni nesil ve elektrikli otomobiller geliştirerek geniş kitlelerin hayatını kolaylaştırmayı ve temiz bir geleceğe katkıda bulunan araçlar üretmeyi hedeflediğini, davacının bu yolculuğuna 2023'te üretime giren elektrikli, bağlantılı ve seri üretim ...'lar (spor arazi araçları) ile başlamış olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tarih ve... sayılı ... ibareli , ... tarih ve ... sayılı ... ibareli , ... tarih ve ... sayılı ... ibareli markaların da sahibi olduğunu, davacı ... internet sitesi aracılığıyla tanıtım ve satış faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, davacının alan adı üzerinde 16 Temmuz 2018 tarihinden bu yana tescilli hak sahibi olduğunu, bunun yanı sıra , , alan adlarının da sahibi olduğunu, davacının ürettiği ilk otomobili içinde bulunduğumuz 2023 yılı içerisinde satışa ve yollara çıkan ...isimli modeli olduğunu, aslında ... sadece bir otomobil değil, aynı zamanda '... ekosistemine bağlı ve kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunan bir akıllı cihaz olduğunu, ... markalı otomobil ve akıllı cihazının piyasaya sunulduğu yıl içerisinde çok hızlı bir biçimde talep gördüğünü ve pazar payının yüksek olduğunu, herkes tarafından son derece tanınmış hale geldiğini, davacı şirket, davalı ... ve ... tarafından davacının izni olmaksızın ... markalarını taşıyan ve davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve hakız rekabet yaratan t-shirt, sweetshirt, eşofman altı ve eşofman üstü gibi ürünlerin üretildiğinden, depolandığından, ihraç edildiğinden, toptan ve perakende olarak satışa sunulduğundan haberdar olduğunu, davalı ... ve yetkilisi, tek ortağı konumundaki ... tarafından davacının izni olmaksızın ... markalarını taşıyan ve davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan taklit giysi cinsi ürünlerin üretiminin ve ... şeklindeki internet sitesi üzerinden tanıtım ve satışının yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, davalıların ... internet sitesi üzerinden davacının ... Markalarını izinsiz taşıyan, davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olan, aynı zamanda taklit olarak nitelendirilebilecek kıyafet cinsi ürünlerin satışı ile iştigal etmekte olduklarını, bunun yanı sıra internet sitesinin ... linkinde satışa sunulan “...” isimli ürün üzerinde de davacıya ait ... markasının kullanıldığını ve bu markada yer alan “...” harfi yerine Türk bayrağı yerleştirilerek davacının yerli ve milli otomobil markası olması özelliğine bir kere daha gönderme yapıldığını ve bu şekilde davalılar ürün ve hizmetlerini davacı ile ilişkilendirmekte olduklarından, davacının tescilli ve tanınmış markalarının davalılar tarafından taklit ürünleri üzerinde kullanılması suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, davalıların tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet durumlarının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davacıya ait ... Markaları ile karıştırılacak derecede benzer işaret, logo ve markaların kullanıldığı ürünlere ilişkin olarak davalıların tüm kullanımlarının önlenmesine ve engellenmesine, davacıya ait ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının, reklam ve tanıtımının, ... internet sitesi başta olmak üzere internet üzerinden tüm satıştnın ve tanıtımının önlenmesini ve engellenmesini davacı tescilli ... markalarının birebir aynı şekilde kullanımları ve davacı markalarını izinsiz bir biçimde içeren ürünlerin satışının bu siteler aracılığıyla yapılması sebebiyle ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu gözetilerek ..., ..., ... internet siteleri ile ..., ..., ... ve ... internet sayfalarına erişimin engellenmesine, davacıya ait ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin gerek tek başıma gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sajr her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, fattıralar ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine ve engellenmesine, davacıya ait '' ...'' markasını taşıyan taklit ürünlerin ithalat ve ihracatının ve her türlü gümrük işlemlerinin durdurulmasına, davacının ... Markalarına iltibas yaratan ürün, ilan, tabela, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplatılarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalıların, davacının ... Markalarını sair her türlü kullanımının engellenmesine, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2023 tarihinde vermiş olduğu ...D. İş - ...K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in, uzun yıllardır ...'da ikamet etmekte olduğunu ve uzun yıllardır tekstil, giyim sektörü ile uğraştığı,... camiasında oldukça bilinen bir isim olduğunu, dava konusu ... markasının 05.03.2021 tarihinden beri ... sınıflarda ...'da tescilli olduğu, davalıların Türkiye'de herhangi bir üretim, satış ve pazarlamasının bulunmadığını, dava konusu ... internet sitesinin Türkiye'deki tüketicileri hedeflemediği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin gerçekleşmediğini, ülkesellik ilkesi gereği marka tescilinin sağladığı hakların tescil edildiği ülkenin sınırlarını aşamayacağını bu nedenle davacı ...'un markasının kullanılmasına ancak Türkiye sınırları içinde engel olabileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacının tescilli ve tanınmış markalarının davalılar tarafından taklit ürünleri üzerinde kullanılması suretiyle yaratıldığı iddia edilen marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun TESPİTİNİ, Durdurulmasına , önlenmesine ,ihtiyati tedbire ve hükmün ilanına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, uzman görüşleri sunulmuş, konu marka hukuku ilkelerine göre çözümleneceğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
... tarafından düzenlenen 01/09/2023 tarihli uzman görüşünde özetle; Davaya konu .. alan adlı internet sitesi ve diğer sosyal medya hesaplarının ... menşeili olduğu ve davalının söz konusu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında ...'da tescilli markasını kullandığı; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalıya ait Türkiye'de fiziki bir ürün veya Türkiye'de satış yapılan bir yer tespit edilmediğini, ... alan adının uzantısı ...'nın alan adı kodu “...” olup, internet sitesinde kullanılan dillerin ..., ... ve Türkçe olduğunu, sitede Türkçe dili seçildiğinde oluşan ...alan adında www ... sonra gelen “...” ibaresinin sitenin Türkçe dilinde olduğunu gösterdiğini, sitede Türkçe dili seçilse bile, sitede yer alan bilgilerin bazılarının ... dilinde, bazılarının Türkçe dilinde olduğunu, ödeme birimi Euro olarak belirtildiği, teslimat için ülke olarak sadece ...'nın seçilebildiği, iletişim/kontak bilgileri olarak ... numarası ile adresinin verilmiş olduğunu, bu bakımdan alan adı ...'nın ülke kodu olan “...” uzantılı bir internet sitesinde, alan adında yer alan “...” ibaresi internet sitesinin Türkçe dilindeki versiyonunu işaret etmekte olup sitede Türkçe dilinin kullanılmasının söz konusu sitenin Türkiye'deki tüketicileri hedeflediği sonucunu doğurmadığı; nitekim, anılan internet sitesinde ödemede kullanılan para biriminin Euro, teslimat bölgesinin ... olması karşısında sitenin Türkiye'yi veya Türkiye'deki tüketicileri hedeflemediği, bu şekilde Türkiye sınırları içerisinde herhangi bir ticari etkisinin olmadığı; tespit raporunda belirtilen davalı sosyal medya hesaplarının ... menşeili alan adı olan ... uzantılı internet sitesine yönlendirme yaptığı, yapılan paylaşımlarda ... ve ... dillerinin kullanıldığı, yapılan paylaşımlarındaki görsellerin bazılarının ..., ... gibi ... şehirlerinde çekilen fotoğraflar olması karşısında anılan bu sosyal medya hesaplarına Türkiye'den salt erişilebiliyor olmasının bu hesapların Türkiye'yi ve Türkiye” deki tüketiciyi hedeflediğini göstermediği; bu bakımdan söz konusu internet sosyal medya hesaplarının Türkiye'de ticari bir etkisi olmayıp, bu hesaplarda gerçekleştirilen kullanımların Türkiye'de tescilli bir marka hakkını ihlal etmesinin söz konusu olmadığını, davalının davaya kullanımlarının Türkiye'de ticari bir etkisi olmaması nedeni ile Türkiye'de tescilli bir markayı, dolayısı ile davacı markasını veya markalarını ihlal etmesi durumunun söz konusu olmadığını, davaya konu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımların ... sınıfta yer alan kıyafet mallarına ilişkin olduğu; davacının ... Sınıfta tescilli markalarının 1. sınıftan ... sınıfta kadar tüm sınıflarda tescilli oldukları; bu şekilde esasen bir otomobil markası olan “...” markasının 1'den 45. sınıfların tümünde tescil edilmesinin söz konusu markanın 3. kişilerin kullanımı engellemek için “koruyucu/engelleyici marka” olarak tescil ettirilmesi olduğu, dolayısı ile kullanım amacı olmaksızın ve 3.kişilerin kullanımını engellemek için kötü niyetli bir şekilde tescil ettirilmiş olduğu ve bu suretle hükümsüzlük şartlarının oluşmuş olduğunu bu bakımdan, kötü niyetli bir şekilde tescil edilmiş bir markaya dayanılarak ihlal iddiasında bulunulamayacağı, kötü niyetli bir tescile dayanılarak ihlal iddiasında bulunulması iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, “...” markasının otomobil markası olarak Türkiye'de bilinen bir marka olduğunu bu markanın tanınmışlığının otomobilleri aşar bir tanınmışlıkta olduğuna dair dosyaya sunulu bir belge bulunmadığını, otomobil ürünleri için bilinen ve tanınan “...” markasını kıyafet ürünlerinde gören bir tüketicinin, davacı tanınmış markası ile bağlantı kurması ihtimalinin SMK m.7/2-'nin uygulanması için yeterli olmadığını, kıyafet ürünlerinde kullanılan bir ibarenin otomobil markasından haksız faydalanmasının mümkün olmadığıını, bunun gibi, davalı kullanımlarının gerçekleştiği kıyafet ürünleri davacı tanınmış markasının imajını zedeleyecek, itibarını küçültecek nitelikte ürünler olmadığından tanınmış markanın itibarına zarar verme şartının da gerçekleşmemiş olduğu; aynı şekilde, markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin de söz konusu olmadığı yönünde görüşlerini bildirmiştir.
...' tarafından sunulan 14/11/2023 tarihli uzman görüşünde özetle ; Türkiye'de “...” ibaresi üzerinde davacıya ait marka tescillerinin mevcut olduğu, davalı tarafından ise Türkiye'de “...” markasına ilişkin herhangi bir tescil yahut gerçek hak sahipliği iddiasının öne sürülmediği, dolayısıyla Türkiye'de korunacak “...” markasının davacıya ait bulunduğu, ülkesellik ilkesi çerçevesinde aynı işaretin birden: fazla ülkede tescil edilmesi ve kullanılmasının mümkün bulunduğu, fakat bir ülkede yapılan marka tescilinin hak sahibine başka ülkelerde o işareti serbestçe kullanıma yetkisi bahşetmeyeceği, somut olayda da her ne kadar davalılar kendilerine ait ...'da tescilli “...” markası bulunduğunu ileri sürse de, davalıların davacıya ait Türkiye'deki marka hakkını ihlâl etmelerine bu durumu gerekçe gösteremeyecekleri , davalıların “...” markasını doğrudan kelime unsuru ile farklı bir ayırt edici işaret eklemeksizin kullandıkları ve bu kullanımın davacıya ait “...” markası ile ayniyet arz ettiği hususunda şüphe bulunmadığı, davalıların “...” adlı internet sitesinde tekstil / giyim ürünlerinin satışını gerçekleştirdiği bu kullanımım nice sınıflandırmasında .... sınıfa tekabül ettiği, davacı tarafa ait “...” markalarının ... sınıfta da tescilli olduğu, dolayısıyla ihlâle konu markanın kullanıldığı mallar ile koruma altındaki markanın kapsamına giren mallar arasında da ayniyet bulunduğu, bu çerçevede davalının “...” markasını kullanmasının, kullanıldığı ülkeden bağımsız olarak, davacı markasını ihlâl eder bir nitelik taşıdığı, davalılar tarafından söz konusu kullanımın yurt dışında gerçekleştirildiği ve Türkiye'ye yönelik ticari etki yaratmasının mümkün bulunmadığı ileri sürülmüş ve ... Mütalâasında da bu yönde değerlendirme yapılmış ise de, somut olayda davalının faaliyetinin Türkiye'de ticari etki yarattığının açık bir şekilde tespit edildiği, davalıların faaliyetinin ilk başta SMK m. 7/3-a ve c bentleri uyarınca, davacının markasına birebir koruma kapsamındaki ürün üzerinde yer vermek, bu ürünleri pazarlamak ve yurt dışından Türkiye'ye satışını gerçekleştirmek suretiyle davacı markasının ihlâli ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalıların ayrıca davacıya ait “...” markasını internet alan adı olarak kullanmalarının da SMK m. 7/3-d uyarınca marka ihlâli ve marka hakkına tecavüz fiili teşkil ettiği, her iki ihlâl türü bakımından da dava dosyasında sunulu olan ... 34. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı tutanağının önem arz ettiğini, davalıların marka hakkına tecavüz vakıasını açıkça gösterdiğini, ilgili tutanak çerçevesinde davalıların “...” internet sitesi aracılığıyla üzerinde “...” markası bulunan ürünlerin Türkiye'ye satış ve teslimatını yaptığının, teslim edilen ürünlerin Türk Lirası para cinsi ile satın alındığının, internet sitesinde Türkçe arayüz kullanılarak Türkiye'den ürün satın almanın mümkün olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda davalıların “...” alan adı üzerinden “...” markasını Türkiye'de ticari etki yaratacak biçimde kullandığının ve ayrıca davacı markasının kapsamına giren ürünler üzerinde “...” markasına yer verdiklerinin sabit olduğu, dolayısıyla somut olayda SMK m. 7/3-a ilâ d bentlerindeki koşulların oluştuğu, Yasaman Mütalâasında davacı tarafın markasını kullanmadığı ve kullanma amacı da taşımadığı kanaatine ulaşılmışsa da bu yönde herhangi somut bir verinin mevcut bulunmadığı, anılan mütalâada otomobil şirketlerinin giyim sektöründe marka kullanımının bulunmadığı ileri sürülmüşse de bizzat mütalâada örnek gösterilen tüm otomobil markalarının giyim ürünlerinde de kullanıldığının tespit edildiğini, bu çerçevede davacının “...” markasını ... sınıfta kullanma amacı olmaksızın tescil ettirdiği kanaatinin hatalı olduğunu, nihayet davacı tarafın markasını kötüniyetli bir şekilde tescil ettirdiğinden de söz edilemeyeceği, zira davacının bu markayı başkaca bir markanın ününden yararlanmak, başka markanın tescilini önlemek vb. sebeplerle tescil ettirdiğine yönelik hiçbir gösterge bulunmadığını, tam aksine “...” kelimesinin davacı tarafın ticaret unvanının kısaltmasından oluşan yeni bir işaret olduğunu ,söz konusu kelime markasına dair davalı tarafın daha önceki tarihli bir kullanımı mevcut bulunmadığı, davacı tarafın markasını tesis etmesi ve kullanmaya başlamasından sonra davalıların bu markayı ...'da tescile konu ettiği, dolayısıyla somut olayda kötüniyetli marka tescili bulunmakta ise bu tescilin davalıların ...'daki marka tescilinden ibaret olacağı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Toplanan deliller, davacı markası(tüm sınıflarda tescilli olan ... tarih ve... sayılı ... ibareli , .... sınıflarda tescilli ... tarih ve ... sayılı ... ibareli , tüm sınıflarda tescilli ... tarih ve ... sayılı ... ibareli markalar) ticari sicil kayıtları, taraflara ait alan adı kayıtları, taraflarca sunulu uzman görüşleri, ... 34. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı noter tespit tutanağı, ... 2.FSHHM’nin ... diş ve 16.8.2023 tarihli tedbir kararı ve değişik iş dosyasında 15.8.2023 tarihli rapor sunan bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 19 sayfalık rapor içeriği bir bütün olarak incelendiğinde;
Uyuşmazlığa konu olayda davalı yanca kullanılan marka “...” kelimesinden ibarettir. Bilindiği üzere “...” kelimesi, Türkiye'nin yerli otomobil üretimi ile ilgili çalışmalara başlaması neticesinde seçilen ve kullanılan bir markadır. “...” kelimesinin Türkçe dilinde başkaca bir anlamı bulunmamaktadır. “...” ibaresi, yerli otomobil üretimi için faaliyete başlayan “...”nun isminin kısaltmasından oluşmuştur. Dolayısıyla “...” kelimesi ... tarafından 2018 yılından itibaren marka olarak kullanılmaya ve tescil ettirilmeye başlandığı hususu sunulu deliller kapsamı ile sabittir. Davaların kullanımında olan “...” ibaresinin ise Türkiye'deki bu gelişmelerden önce de kullanıldığına dair herhangi bir iddia yahut delil sunulmamıştır. davalılarca Türkiye'de “...”ibaresi tescil edilmeye başlandıktan sonra ...'da 2019 sonunda başvuruya konu edilmiş ve 2021 tarihinde tescil edilmiştir. Dolayısıyla bu vakıalar çerçevesinde, davalıların Türkiye'de davacı tarafından oluşturulan “...” markasından esinlendikleri, bu markayı ...'da tescil ettirerek tekstil ürünlerinde kullanmaya başladıkları anlaşılmaktır. Ayrıca davalıların kullandıkları internet sitesi alan adında da “...”ibaresi ana unsur olarak yer almaktadır. “...” alan adında, “...” uzantısı ...'dan alınan bir alan adına işaret etmekte, “...” ibaresi ise “...” markasına ait bir sanal mağaza izlenimi uyandırmaktadır. “...” markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık TPMK nezdinde yapılan... tarihli ve ...sayılı tanınmış marka tescili ile teyit edilmiş bulunmaktadır. Nitekim “...” markasının Türkiye'de yerli otomobil üretim faaliyeti kapsamında sayısız habere konu olduğu, ciddi şekilde reklam faaliyetinin yürütüldüğü, otomobil üretiminin hemen her aşamasının kamuoyunda yakından takip edildiği de sunulu deliler ile sabittir. Sunulu delillere göre , davalıların “...” uzantılı internet sitesinde gerçekleştirdiği faaliyetin, davacı adına tescilli “...” markası ile ilişkilendirilmesi, Türkiye'de yaşayan tüketicilerin bu internet sitesine ulaştıklarında davacı adına tescilli “...” markası ile davalıların marka kullanımı arasında irtibat kurmaları, üstelik bu internet sitesinde Türk Lirası ile Türkiye'ye teslimat gerçekleştirilecek şekilde satış yapılması, “...” markasının tanınmış marka olması karşısında, davalıların faaliyetlerinin Türkiye'de ticari etki yarattığı ,dolayısıyla davalıların kullanımında olan “...”alan adında da 6769 sayılı SMK m. 7 maddesi içerdiği gözetildiğinde davacının marka hakkının ihlâl edildiği anlaşılmıştır.
Davacının markasını tekstil alanında kullanmadığı yönündeki uzman görüşü ve davalının bu yöndeki savunması da yerinde görülmemiştir. Zira davacının marka tescili üzerinden dava tarihi itibarıyla beş yıl geçmediğinden davalıların bu argümana dayanarak markaya tecavüz edilmediği yönündeki savunması sonuca etkili görülmemiştir.
Keza davacı tarafa ait “....” markası davacı tarafın unvanının kısaltmasından olan, yeni üretilmiş ve özgün bir markadır. Dolayısıyla davacı tarafın başkalarına ait markanın ününden faydalanma, başkasına ait bir markanın tescilini engelleme gibi bir amacı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davalının da vacının tüm sınıflarda tescil almasının davacının kötüniyetli olduğu yönündeki savunması de yerinde görülmemiştir.
Davacıya ait “...” markasının Türkiye'de tanınırlığı, yerli otomobil üretimi ve bu otomobil markasından davalıların haberdar olmalarının beklenmesi, davalıların davacıya ait “...” markası ortaya çıktıktan sonra ...'da marka tescilini alarak üretime başlamaları hususları gözetildiğinde, somut olayda kötüniyetli bir tescilden bahsedilecekse, bu davalılara ait ...'da tescilli “...” markası yönünden değerlendirilmelidir. Zira davalı üstün hak sahibi olduğunu ispat edemediği gibi, sunulu delillere göre davacının marka hakkının ihlal edildiği ve eylemin haksız rekabete neden olduğu hususu anlaşılmıştır.
Sunulu deliller ile uyumlu ...’nın uzman görüşü mahkememizce bilimsel olması ve marka hukuku ilkelelerine göre ve sunulu delillere göre hazırlandığından hükme de esas alınmıştır.
Bu kapsamda; “...” ibaresi üzerinde davacıya ait marka tescillerinin TPMK nezdinde mevcut olduğu, davalı tarafından ise Türkiye'de “...” markasına ilişkin herhangi bir tescil yahut gerçek /üstün hak sahipliği iddiasının öne sürülmediği, ülkesellik ilkesi çerçevesinde aynı işaretin birden: fazla ülkede tescil edilmesi ve kullanılmasının mümkün bulunduğu, fakat bir ülkede yapılan marka tescilinin hak sahibine başka ülkelerde o işareti serbestçe kullanıma yetkisi bahşetmeyeceği, somut olayda da her ne kadar davalılar kendilerine ait ...'da tescilli “...” markası bulunduğunu ileri sürse de, davalıların davacıya ait Türkiye'deki marka hakkını ihlâl etmelerine bu durumu gerekçe gösteremeyecekleri , davalıların “...” markasını doğrudan kelime unsuru ile farklı bir ayırt edici işaret eklemeksizin kullandıkları ve bu kullanımın davacıya ait “...” markası ile ayniyet arz ettiği ,bu hususun marka ihlaline neden olduğu, davalıların “...” adlı internet sitesinde tekstil / giyim ürünlerinin satışını gerçekleştirdiği bu kullanımım nice sınıflandırmasının ... Sınıfına tekabül ettiği, davacı tarafa ait “...” markalarının ise .... sınıfta da tescilli olduğu, dolayısıyla ihlâle konu markanın kullanıldığı mallar ile koruma altındaki markanın kapsamına giren mallar arasında da ayniyet bulunduğu, bu çerçevede davalının “...” markasını kullanmasının, kullanıldığı ülkeden bağımsız olarak, davacı markasını ihlâl eder bir nitelik taşıdığı, somut olayda davalının faaliyetinin Türkiye'de de ticari etki yarattığının açık bir şekilde tespit edildiği, davalıların faaliyetinin ilk başta SMK m. 7/3-a ve c bentleri uyarınca, davacının markasına birebir koruma kapsamındaki ürün üzerinde yer vermek, bu ürünleri pazarlamak ve yurt dışından Türkiye'ye satışını gerçekleştirmek suretiyle davacı markasının ihlâli ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davalıların ayrıca davacıya ait “...” markasını internet alan adı olarak kullanmalarının da SMK m. 7/3-d uyarınca marka ihlâli ve marka hakkına tecavüz fiili teşkil ettiği, her iki ihlâl türü bakımından da dava dosyasında sunulu olan ... 34. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı noter tespit tutanağı kapsamına göre eylemin marka hakkına ihlal yarattığı hususunun tespit edildiği, keza davalıların “...” internet sitesi aracılığıyla üzerinde “...” markası bulunan ürünlerin Türkiye'ye satış ve teslimatını yaptığı, teslim edilen ürünlerin Türk Lirası para cinsi ile satın alındığı, internet sitesinde Türkçe arayüz kullanılarak Türkiye'den ürün satın almanın mümkün olduğunun anlaşılması ve internet vasıtasıyla e ticaretin yaygın alarak gerçekleşmesi nedeniyle ihlalin sonuçlarının ülkemizde de doğduğu, davalıların “...” alan adı üzerinden “...” markasını Türkiye'de ticari etki yaratacak biçimde kullandığının ve ayrıca davacı markasının kapsamına giren ürünler üzerinde “...” markasına yer verdiklerinin sabit olduğu, “...” kelimesinin davacı tarafın ticaret unvanının kısaltmasından oluşan ülke çapında bilenen tanınan bir marka olduğu, söz konusu kelime markası üzerinde davalı tarafın daha önceki tarihli bir kullanımının bulunduğu yani gerçek hak sahibi olduğu yönünde delil de bulunmadığı , davacı tarafın markasını tesis etmesi ve kullanmaya başlamasından sonra davalıların bu markayı ...'da tescile konu ettikleri anlaşıldığından : davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, eylemlerin durdurulmasına , önlenmesine ,... Markaları ile karıştırılacak derecede benzer işaret, logo ve markaların davalılarca kullanımların engellenmesine( ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının, reklam ve tanıtımının, ... internet sitesi başta olmak üzere internet üzerinden tüm satış ve tanıtımlarının önlenmesine ve engellenmesine, davacının tescilli ... Markalarının birebir aynı şekilde kullanımları ve davacının markalarını izinsiz bir biçimde içeren ürünlerin satışının bu siteler aracılığıyla yapılması sebebiyle ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle; ..., ... internet siteleri ile ..., ..., ...ve ... internet sayfalarına erişimin engellenmesine, davacıya ait ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin gerek tek başına gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü tanıtım evrakının kullanılmasının önlenmesine ,bu kapsamda ... Markalarını taşıyan taklit ürünlerin ithalat ve ihracatının ve türlü gümrük işlemlerinin durdurulmasını, davacının ... Markalarına iltibas yaratan ürün, ilan, tabela, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü tanıtım malzemesi ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplatılarak muhafaza altına alınmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, Davalıların davacının ... Markası ile iltibas yaratacak her türlü kullanımının engellenmesine, ticari evrak ve faturaların ticari hayatta 3. Kişilerin işlem güvenliği gözetilerek el koyma ve imha işlemi dışında tutulmasına,... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2023 tarihinde vermiş olduğu ... D. İş -...K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına , Mahkeme kararının gümrüklere tebliğine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KABULÜ ile; davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, eylemlerin durdurulmasına , önlenmesine ,
2-... Markaları ile karıştırılacak derecede benzer işaret, logo ve markaların davalılarca kullanımların engellenmesine( ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının, reklam ve tanıtımının, ... internet sitesi başta olmak üzere internet üzerinden tüm satış ve tanıtımlarının önlenmesine ve engellenmesine, davacının tescilli ... Markalarının birebir aynı şekilde kullanımları ve davacının markalarını izinsiz bir biçimde içeren ürünlerin satışının bu siteler aracılığıyla yapılması sebebiyle ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle; ...,...,... internet siteleri ile..., ..., ... ve ... internet sayfalarına erişimin engellenmesine, davacıya ait ... Markaları veya benzerini taşıyan ürünlerin gerek tek başına gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü tanıtım evrakının kullanılmasının önlenmesine ,bu kapsamda ... Markalarını taşıyan taklit ürünlerin ithalat ve ihracatının ve türlü gümrük işlemlerinin durdurulmasını, davacının ... Markalarına iltibas yaratan ürün, ilan, tabela, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü tanıtım malzemesi ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplatılarak muhafaza altına alınmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, Davalıların davacının ... Markası ile iltibas yaratacak her türlü kullanımının engellenmesine, ticari evrak ve faturaların ticari hayatta 3. Kişilerin işlem güvenliği gözetilerek el koyma ve imha işlemi dışında tutulmasına,
3-... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2023 tarihinde vermiş olduğu ...D. İş - ... K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına ,
4- Mahkeme kararının gümrüklere tebliğine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline
6-427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davalılardan tahsiline,
7-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 peşin harç, 1.123,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.662,7 TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 26/09/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸