T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/58 Esas
KARAR NO: 2025/125
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 30/05/2022
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
İstanbul 19. Asliye Hukuk mah'nin 2022/314 e. 2025/12 k. Sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası mahkememizin 2025/58 esas sayılı numarasına kayıtlanarak, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin takı tasarımı yaptığını, müvekkilinin, davalı şirketin yetkilisi tarafından, satılacak takıların tanıtımı amacıyla demo çekimi (deneysel fotoğraf çekimi) teklifini kabul ettiğini, ancak bu çekimin sadece deneme amacıyla yapıldığını, Davalı şirketin, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında fotoğraflarını internet sitelerinde, fuarlarda ve mağazalarda afişlerde ve posterlerde kullandığını, bu durumun müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, müvekkilinin, takı tasarımcısı olarak mankenlik, modellik yapmadığını, fotoğraflarının bu şekilde kullanılmasını, mesleki itibarını zedeleyen bir durum olarak gördüğünü, ayrıca, müvekkilinin çekim sonrası fotoğrafların kullanımıyla ilgili bilgilendirilmemesi veya herhangi bir ödeme yapılmamasının, haksızlık yarattığını, müvekkilinin, fotoğraflarının haksız yere kullanıldığını öğrendiğinde büyük bir üzüntü ve stres yaşadığını, psikolojik olarak sağlığı bozulduğunu, çevresine açıklamalar yapmak zorunda kaldığını, iş hayatında da olumsuz etkiler yaşandığını, tanık ifadeleriyle bu manevi zararların ispatlanacağını, Davalının, müvekkilinin izni olmadan fotoğraflarının kullanılmasını sürdürdüğünü , şimdilik 1.000 TL maddi, 70.000 TL manevi tazminatın kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının onayıyla hareket ettiklerini, 2020 Temmuz ayında yeni kurulan internet sitesi için fotoğraf çekimi amacıyla davacıyla iletişime geçtiğini ve davacının fotoğraf çekimlerine katıldığını, çekimlerin ardından, davacıya ücret ödendiğini ve fotoğrafların müvekkili şirketin internet sitesinde kullanıldığını, davacının, fotoğraflarının kullanılmasına dair bilgi sahibi olarak çekimlere katıldığını ve ücret aldığını, davacının, fotoğraflarının izni dışında kullanıldığı iddiasının doğru olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait fotoğrafın davalı tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasına dayalı 1.000 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK 5/A maddesin uyarınca, Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31/ Yürürlük/m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
7445 sayılı kanununun 43/1-a maddesinde "bu kanunun 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde yürürlüğe girer" hükmü getirilmiştir.
6325 Sayılı Kanunun 18/A.2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır.
7445 sayılı kanununun yürürlüğe girmesi ile 6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen davalardan konusu bir miktar para olan tazminat davalarında da arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş, dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Zorunlu arabuluculuk şartına ilişkin anılan yasal düzenlemelerde fsek kapsamındaki tazminat istemleri bakımından bir istisna da getirilmemiştir.
Davacı tarafından tazminat istemli davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı, dilekçe kapsamında tazminat dışında başkaca dava sebebi de bulunmadığından 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesi gereğince, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Zira yasal düzenlemeye göre 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacı dava dilekçesi içeriğinde de arabulucuya başvurduklarına dair bir açıklamada bulunmamıştır. Davacının, arabuluculuğa tabi olan bu dava ile ilgili arabuluculuğa başvurduğuna dair dilekçe ve ekinde herhangi bir açıklama olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK m.114/f.2 hükmü ve 6325 sayılı HUAK m.18/A.2 hükmü dikkate alındığında HMK m.115/f.1 hükmü gereği ise bu eksikliğin taraf teşkili olmasa dahi "her aşamada" ele alınması yasal olarak gereklidir. Dolayısıyla görevsizlik kararı veren Mahkeme tarafından bu dava şartı yönünden bir değerlendirme yapılmadan esasa girilerek sonrasında görevsizlik kararı verilmişse de; arabuluculuk dava şartı mahkemece res’en gözetileceğinden; Mahkememiz 26/03/2025 tarihli tensip zaptının 2 nolu ara kararı gereğince ''Dava açılırken dava dilekçesi ekine Arabuluculuk Tutanağının sunulmadığı, UYAP sisteminde yapılan kontrolde; Uyap' sisteminde de Arabuluculuk Tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla; Davacı vekiline Arabuluculuk Tutanağını sunması için İKİ HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, bu süre içinde sunulmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği hususunun ihtarına, ilişkin ara karar kurulduğu ancak davacı yanın dava tarihinden öncesine ilişkin arabuluculuk tutanağı sunamadığı, mahkeme ihtarından sonra arabuluculuğa başvurduğu, dolayısıyla dava açılırken dava şartı olan arabuluculuk tutanağının dava dilekçesi ekinde bulunmadığı anlaşıldığından mahkememizce araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı anlaşıldığından 13.5.2025 tarihli oturumda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre davacının, arabulucuya başvurmamış olması karşısında dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-615,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 597,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi . 13/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸