T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/362 Esas
KARAR NO :2025/289
DAVA:Markanın İptali
DAVA TARİHİ:18/11/2021
KARAR TARİHİ:23/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına tescillenmiş, ancak kullanılmayan, ... sayılı markaların 3. kişilerle hukuki işlemlere konu edilmesi, devir ve/veya lisanslanmasını önlemek üzere kayıtlarına tedbir şerhi konulmasına, ... sayılı markalar davalı tarafından dava tarihi ile tescil tarihleri arasında kalan dönemde, 5 yıldan fazla süreyle kullanılmadıklarından, kullanıma ara verildiğinden iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin hukuki menfaatinin bulunmadığını ve kötü niyetle hareket ettiğini, davaya konu “...” ibareli ürünlerin Türkiye genelinde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup, bu kullanıma ilişkin delillere ilişkin ayrıntılı açıklamaların sunulduğunu, müvekkili şirket ile ... Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş. arasında bir iş anlaşması yapılmış olup, müvekkili şirketin “...” ibareli ürünlerinin satışı 25.02.2021 tarihinde kesilen fatura ile ilişikte belgelenmekte olduğunu, Söz konusu faturadan anlaşılacağı üzere toplam 5.489 koli ürünün satıldığını, kolilerin içerisinde 12 adet çay kutusu yer aldığını, her bir çay kutusu içerisinde ise 20 adet markayı taşıyan çay poşeti yer aldığını, Faturada yer alan “...”, “...” ve “...” ürünleri üzerinde ... ibaresi kullanılmakta olup, faturaya konu ürünler üzerinde ... ibaresinin kullanıldığını, yapılan satışa ilişkin Türkiye’ye ihraç belgelerinin sunulduğunu, söz konusu ürünlerin ihracatı için kesilen fatura tarihi 25.02.2021 olsa dahi takdir edileceği üzere, bu ürünlerin satışı hazırlıkları ve müvekkil şirket ile ... arasındaki irtibatın çok daha önceki bir tarihte başladığını, bu görüşmeye ilişkin müvekkil şirket ile ... arasında yapılan yazışmalar ve bu toplantıda çekilen fotoğrafların sunulduğunu, ... ibareli ürünler ithal edildikten sonra ... ve yine aynı gruba dahil olan ... marketlerde satışa arz edildiğini, söz konusu satışa ilişkin ürünler ... ve ... marketlerde raflarda yerini alırken bu ürünlerin fotoğrafları (22 adet fotoğraf) yine fotoğraf tarihlerinin tespit edilebilmesi amacıyla USB diskte ve ilişikte döküm olarak sunulduğunu, ürünler ... ve ... marketlerde satışa sunulmuş olup ilişikte Kasım 2021’de bu ürünlerin satışa arz edildiğini belgeleyen katalogdan bir suretin sunulduğunu, söz konusu kullanımların Covid sebebiyle oluşan pandemi koşullarının en üst seviyesinde gerçekleştirildiğini, salt bu husus dahi, söz konusu kullanımların SMK’da hüküm altına alınmış ciddi kullanım olarak kabul edilmesini sağlayacak nitelik arz ettiğini, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Rejimi itibariyle, ülkemize ithal edilen siyah çay miktarına getirilen kotanın da söz konusu olduğunu, belirlenen kota dolduğunda ithalat işleminin gerçekleştirilmediğini, sunulan deliller ışığında, davaya konu ... markalarının Türkiye'de çok yoğun bir kullanıma konu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına ... sayılı markaların kullanmama nedeniyle iptali kapsamında açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... 21/08/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalının Dava konusu “...” markası ile 2021 yılında Türkiye’ de ... A.Ş.’ ye 3679 koli olarak satış yaptığı, Dava dışı ... A.Ş. Türkiye’de mağazalar zinciri bulunan ... ve Migroslarda satılmak üzere ... A.Ş.’ ye Dava konusu marka ile 87 koli satış yaptığı, davalıya ait ... tescil numaralı ibareli markanın “İngiliz harman çayı, çay ikame maddeleri, çay tabletleri, poşet çaylar, çözülebilir toz çaylar.” Emtialarında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, davalıya ait 2002 ... tescil numaralı ibareli markanın, süresi içerisinde yenilenmemesinden kaynaklı MÜDDET (İptal) olduğuna, davalıya ait 2012 ... tescil numaralı ibareli markanın, “....” .” Emtialarında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, davalıya ait 2012 ... tescil numaralı ibareli markanın, “....” .” Emtialarında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, davalının ilk tarihli faturalarında “...”, “...” ve “...” ibareleri kullanıldığı, ... ibaresinin yer almadığı, davalı vekilince her ne kadar bu ürünlerin ... çatı markası altında alt ürünleri temsil ettiğini beyan etmiş ise de bu hususta herhangi bir fatura açıklamasına rastlanmadığına, davalı tarafın 2020 yılına dayanan yazışmaları kontrol edildiğinde, ürünün ithal edildiği ve satışa başlandığına dair herhangi bir yazışmanın bulunmadığı, ürünün sipariş detayları, fiyatlama vb. şeklinde satın almaya dönük işlemlerle ilgili olduğuna, bu hususun markasal kullanım sayılamayacağına, ... ... dergisinde çıkan ... ibareli reklama bakıldığında, yayınlanma tarihinin Kasım 2021 olduğu, dava tarihinin 18.11.2021 olduğu göz önüne alındığında, son 3 aylık kullanımlarının ciddi kulanım sayılamayacağı ancak bu hususta takdirin Mahkemede olduğuna, ... A.Ş. yazılan müzekkereye cevapta ... ibareli ürünlerin ilk defa 30.08.2021 tarihinde satışa sunulduğu, dava tarihinin 18.11.2021 olduğu göz önüne alındığında, son 3 aylık kullanımlarının ciddi kullanım sayılamayacağı ancak bu hususta takdirin Mahkemede olduğu" bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 03/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan delillerin, hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasları sağlamadığı, marka sahibinin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek veya bu konumu sürdürebilmek için ciddi çabada bulunduğunu göstermediğini, kullanmama nedeniyle iptali talep edilen markalardan 2002/... tescil no.lu markanın ayrıca dava tarihi itibari ile müddet olduğu hususu da göz önüne alınarak, 1991/... tescil no.lu, 2012/... tescil no.lu, 2012/... tescil no.lu markaların iptali hususundaki takdirin mahkememeye ait olduğu" bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 5.8.2025 tarihli raporda; davalıya ait 1991/..., 2012/... ve 2012/... tescil numaralı “...” markalarının; Dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürede, Türkiye’de ciddi, sürekli ve ekonomik faaliyet kapsamında kullanılmadığı, bu nedenle iptal koşullarının oluştuğu, kanaatine varıldığı" bildirilmiştir.
Markanın kullanılması kanundan doğan bir yükümlülüktür. Bu sayede sicile kaydedildiği halde, haklı bir nedeni olmaksızın markanın kullanılmaması keyfiyetinin önüne geçilerek, sicilin gereksiz yere işgalinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Zira aksi bir kabul, kullanılmadığı halde bir markanın salt tescilli olması nedeniyle yenilendiği sürece ve sonsuza kadar, bu markanın başkaları tarafından alınmasını engelleme hakkının marka sahibine verilmesi anlamını taşıyacaktır ki bu durum marka koruması ile sağlanması amaçlanan hukuki korumanın özünü yansıtmamaktadır. Nitekim tescilli markayı kullanmama, markayı işgal etme suretiyle başkasının hakkını kısıtlama anlamına gelecektir. Bu nedenle markanın kullanmama sebebi ile hükümsüzlüğünde kamusal menfaatler de şüphesiz ki vardır.
Dolayısıyla markanın kullanılması, tescil kapsamındaki her bir emtia yönünden, mutlak bir yükümlülük olup, bu kullanımın da markanın tescil edildiği şekline uygun olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu durum tüm markalar için geçerlidir. Zira markanın sahibine tanınan tekel niteliğinde kullanım hakkı, markanın sahip olduğu toplumsal işlevleri nedeniyle sınırsız olmayıp kanun koyucu bir taraftan tekel hakkı verirken diğer taraftan kullanım yükümlülüğü getirerek marka sahibinin tekel hakkı ile toplumun ve rakip firmaların yararları arasında bir denge gözetmiştir.
Bunun yanı sıra gerçekleştirilen kullanımların da ciddi olması gerektiğine açık bir şekilde kanunda yer verildiği gibi uygulamada da bu hususta görüş birliği bulunmaktadır.
Nitekim “ciddi kullanım”dan ne anlaşılması gerektiği konusunda, AB Adalet Divanı’nın ... kararı da benzer ilkelere sahiptir. Kararda, ciddi kullanım kavramı aşağıdaki şekilde değerlendirilmektedir:
• Markanın ciddi kullanımı, markanın fiilen kullanılmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla, tek amacı markadan kaynaklanan hakları sürdürmek olan simgesel kullanım ciddi kullanım olarak kabul edilemez.
• Ciddi kullanım, kullanımı gerçekleştiren işletmenin kendi içindeki kullanımı değil, markanın kapsamında yer alan mal veya hizmetlerin piyasadaki kullanımını gerektirir.
• Ciddi kullanım halihazırda piyasaya sürülmüş veya piyasaya sürülmek üzere olan ve bunun için reklam kampanyaları hazırlanarak müşterilere ulaştırılmış mal veya hizmetlere ilişkin olmalıdır.
• Kullanımın ciddi olup olmadığı değerlendirilirken, markanın ticari kullanımını oluşturan tüm faktörler ve durumlar dikkate alınmalıdır. (Markanın ticari kıymetinin gerçek olup olmadığı, özellikle bu kullanımın ilgili ticari sektörde mallar ve hizmetler için pazar oluşturma veya pazar payı yaratma etkileri yaratabilecek kullanım olarak görülüp görülemeyeceği, vb.)
• Kullanımın ciddi kabul edilebilmesi için her zaman miktar olarak çok büyük olması gerekmez, bu husus ilgili piyasada, inceleme konusu mal ve hizmetlerin özelliklerine bağlıdır.
Bu noktada tekrar vurgulamak gerekir ki markanın kullanılması yükümlülüğü tescil kapsamındaki her bir sınıf ve alt sınıf mal ve hizmet için söz konusudur. Dolayısı ile benzer mahiyetteki emtiaların bir kısmı yönünden kullanımın bulunuyor olması tek başına yeterli görülmeyecek ve her bir emtia açısından kullanımın somut olarak ispatlanmış olması gerekecektir.
Markanın kullanımına ilişkin bu genel ilkeler çerçevesinde uyuşmazlık konusu olaya döndüğümüzde; Alınan her üç heyet raporu, davalıya ait marka tescil belgesi, 2002/... tescil no.lu markanın müddet olduğuna dair TPMK yazısı, mali inceleme raporları, mail yazışmaları, ticari kayıtlar, faturalar e-posta yazışmaları ,“@....com.tr” ile “@....com.tr” uzantılı kurumsal adresler, davalı tarafından dosyaya sunulan “...” isimli katalog, Kataloğun 9. sayfasında “...” ibareli bir ürünün yer aldığı ve bu ürünle ilgili görsel ve metinsel bilgi, kopsamında tüm deliller incelendiğinde; 2012/..., 2012/... ve 1991/... Tescil Numaralı Markalar yönünden dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde “ciddi kullanım” şartlarınn sağlanmadığı, Türkiye’de ciddi, sürekli ve ekonomik faaliyet kapsamında kullanılmadığı, bu nedenle iptal koşullarının oluştuğu anlaşıldığından ; Davalı adına 1991/... tescil no.lu, 2012/... tescil no.lu, 2012/... tescil no.lu markaların kullanmama nedeniyle İPTALİNE, Karar kesinleştiğinde kararın ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,Kullanmama nedeniyle iptali talep edilen markalardan 2002/... tescil no.lu markanın da ciddi olarak kullanılmadığı anlaşılmışsa da; yargılama sırasında dava konusu markanın müddet olduğu gözetilerek dava konusuz kaldığından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalı adına 1991/... tescil no.lu, 2012/... tescil no.lu, 2012/... tescil no.lu markaların kullanmama nedeniyle ayrı aynı İPTALİNE, Karar kesinleştiğinde kararın ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine
2-Kullanmama nedeniyle iptali talep edilen markalardan 2002/... tescil no.lu markanın da ciddi olarak kullanılmadığı anlaşılmışsa da; yargılama sırasında dava konusu markanın müddet olduğu gözetilerek dava konusuz kaldığından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-615,40-TL ilam harcının yatırılan 59,30-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince; 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı, tebligat ve müzekkere masrafı 665,35 TL ve 37.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 37.783,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine,
Dair karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 23/12/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır