T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/168 Esas
KARAR NO:2025/243
BİRLEŞEN .... FSHHM ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli)
ASIL DAVA TARİHİ:14/05/2019
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:08/10/2024
KARAR TARİHİ:15/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA DOSYASINDA
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Markası ile tanınmış öncü bir firma olduğunu, müvekkilinin ... markasını verdiği tam yağlı ... peyniri bulmuş ve yeni bir ... türü olarak ilk kez 2011 yılında piyasaya sürmüş olduğunu, müvekkiline ait ... ... ..., ... ..., ... ... ... ..., ... markalarının tescilli olduğunu, davalının müvekkili markası, ambalajı, sloganı ve sunuşu ile aynı renkleri, tasarımı kullanarak iltibas yarattığını, müvekkili ambalajının aynen kullanılmış olduğunu, davalı kullanımı için tecavüzün tespiti ve meni için ... ... ... E. Sayılı davasından tecavüz ve haksız rekabetin tespit edilmiş olduğunu, açılan bu davada istenilmemiş tazminat için işbu davanın açılmış olduğunu beyan edilmiş ve müvekkilinin yoksun kaldığı kazanç ve tecavüz sebebi ile maruz kaldığı maddi zararlara karşılık 50.000,00 TL, 30.000,00 TL Manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000 TL (belirsiz alacak davası olarak) tecavüz tarihinden itibaren tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... markasının sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirketin markalarının hiçbir surette benzer olmayıp davacı tarafın markasının esas unsurunun ... iken müvekkili markasının esas unsurunun ... olduğunu, davacı şirketin iddialarının aksine ambalaj tasarımı konusunda da hiçbir benzerlik bulunmadığını, ... ... ... E. Sayılı davasından tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığı yönünden karar verilmiş olduğunu, davacı markalarından 2016/... sayılı ... ... Tam Yağlı ... ibareli markanın cins, çeşit, vasıf bildirdiğinden marka olarak tescilinin mümkün olmadığı, markanın hükümsüzlüğü için dava açılmış olduğunu, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği, müvekkili şirketin “... ...” adı altında herhangi bir üretimi, satışı, imalatı, ihracatı ya da ithalatı bulunmamakta olduğunu beyanla davanın reddi talep edilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA
Davacı vekili, davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde adına tescilli olup da cins, çeşit, vasıf bildiren ve bu sebeple de tescil edilebilirlik şartlarını haiz olmayan 2011/... sayılı ve “... ...” ibareli, 2011/... sayılı ve “... ... ...” ibareli ve 2012/... sayılı ve “... ... ... ...” ibareli markalarının 556 sayılı KHK’nın 7.maddesi (f.1/c-bendi) uyarınca hükümsüz sayılmasına, Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ... ...'nin ... esas sayılı ilamında ... kelimesinin cins, vasıf ve çeşit bildirmediğini ve hükümsüz olamayacağını tespit ettiğini, böylelikle ... kelimesinin marka olmasında hiçbir engelin olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiş olduğunu, bu nedenle bu hükmün kesin delil teşkil ettiğini, davacının davasını açma nedeninin kendilerinin İstanbul 1. FSHHM huzurunda açmış oldukları tazminat davası olduğunu, sırf o davayı geciktirmek için iş bu davayı kötü niyetle açıldığının, ayrıca davacının hükümsüzlük davasının 13 yıl sonra açtığını ve bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişiler ... 13.09.2022 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Tüm dosya kapsamı, ... ... ... E. Sayılı davası mahkeme kararı ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/154 Esas, 2020/544 Karar sayılı 16.07.2020 Tarihli İlamı incelendiğinde, ... ... ... E. Sayılı davası mahkeme ilamında yer alan “asıl dava yönünden davalı taraf eyleminin davacının 2016/... sayılı markasına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, menine ve refine” ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/154 Esas, 2020/544 Karar sayılı 16.07.2020 Tarihli İlamında yer alan “ ... ibaresinin süt ürünleri emtiası için tür, cins, vasıf bildiren, tasvir edici veya tanımlayıcı bir ibare olmadığının ve davacının 2011/... sayılı “... ... ...” ibareli, 2011/... sayılı “... ...” ibareli ve 2012/... sayılı “... ... ... ...” ibareli markalarında yer alan “...” ibaresi, davacının çatı markası olup, yukarıda açıklandığı üzere tanımlayıcı nitelik de taşımadığından “...” ibaresi bu üç markanın da asli unsurunu oluşturduğunu, davalı tarafça piyasaya sunulan ürünler üzerinde “...' ibaresi markasal olarak kullanıldığından, bu üç marka yönünden de markaya tecavüz ve haksız rekabet gerçekleştiğini gerekçe ve sonuçlarına iştirak etti maddi tazminat hesapları ayrıntılarına raporda yer verildiği, beyanla kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alınarak Davalı tarafın savunma ve itirazları dikkate alınarak tasarım yönünden inceleme yapıldığında, davacı tarafa ait 20013/... - 6 numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, SMK 151/2-b kapsamında yapılan mali inceleme ve hesaplama sonucu davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının 28.283,85 TL olduğu sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... bilirkişi 1. ek raporlarında özetle; Davacı tarafça dava dilekçesinde tasarım yönünden inceleme talebinde bulunulmadığı, Davaya konu ... ibaresi ... ... ... E. Sayılı davası mahkeme kararında ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/154 Esas, 2020/544 Karar sayılı 16.07.2020 tarihli ilamında yer verilmiş olduğu üzere süt ürünleri emtiası için tür, cins, vasıf bildiren, tasvir edici veya tanımlayıcı bir ibare olmadığından ve davacının 2011/... sayılı "... ... ..." ibareli, 2011/... sayılı "... ..." ibareli ve 2012/... sayılı "... ... ... ..." ibareli markalarında yer alan "..." ibaresi, davacının çatı markası olması sebebi ile ... ibaresinin davacı markalarında asli unsur olduğu, davalı markasında da "..." ibaresi, ... ibaresi çatı markası olduğundan asli unsur olarak yer aldığı, taraf markalarında ... ibaresi asli unsur olup davalı tarafça, davacı markasında yer alan ... ibaresi aynen kullanılmış olduğundan ... ... ... E. Sayılı davası mahkeme kararında ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/154 Esas, 2020/544 Karar sayılı 16.07.2020 tarihli kesinleşmiş mahkeme ilamında yer aldığı üzere davalı markası kullanımlarının, davacıya ait 2016/... sayılı “... markası, 2011/... sayılı "... ... ..." ibareli markası, 2011/... sayılı "... ..." ibareli markası ve 2012/... sayılı "... ... ... ..." ibareli markaları ile ... ibaresinin aynılığı sebebi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, mali incelemeye yönelik itiraz edilen hususlar maddeler halinde cevaplanmış olup, kök raporda düzeltilecek veya ilave edilecek bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... bilirkişi 2. ek raporlarında özetle; Mahkememizin müzekkere ile bildirilen adetlerin dikkate alınarak ... ve ... mağazalarından gelen alım adetlerine göre hesaplama yapılmasını talep etmesi durumunda; (...) 216.205,15 TL + (...) 1.927.160,90 TL = Toplam 2.143.366,05 TL kazanç hesap edildiği Mahkeme davalının kayıtlarını muteber kabul etmesi durumunda hesaplamanın kök raporlarında arz edildiği, ancak, gelen müzekkere cevaplarında aşağıdaki hususlarda bilgi bulunmadığından;
-14.05.2019 tarihinden geriye doğru;
-Hangi Tedarikçiden , Kaç Adet, tarih aralıkları da belirtilmek suretiyle ilk ve son alım
tarihlerini içerir “... ...” alımları ve “... ...” alımları şeklinde sorulması gerektiği,
-... müzekkere cevabında yazan 3 ayrı ürün kodunun neler olduğu,
-Müzekkerenin numune ürün görselleri de eklenerek yazılmasının alım akıbetini ortaya koymak adına faydalı olabileceği, Davalı tarafça 30.01.2023 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporuna itiraz ve bayanları, ek raporda değerlendirilmiş olmakla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin olarak kök ve ek raporda yer alan kanaatlerine yeniden varmışlardır.
Bilirkişiler ... bilirkişi 3. ek raporlarında özetle; ... nezdinde yapılan incelemede dava konusu ürün tedariki bulunmadığı, 06.08.2024 tarihinde ... A.Ş. den bildirilen alım miktarı ile davalının yerinde incelenmesi neticesinde tespit edilen satış miktarının uyumlu olduğu, kök raporda arz edilen hususların ve hesaplamaların aynen geçerli olduğu ve kanaatlerinin korunduğunu arz etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Asıl Dava konusu uyuşmalığın; Davalının davacıya ait markaya tecavüz eylemi nedeniyle şimdilik 6769 sayılı SMK 151/2-b kapsamında 50.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili kapsamında açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen dava konusu uyuşmazlığın; birleşen davada davalının 2011/..., 2011/... ve 2012/... sayılı markalarının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği incelendiğinde; ikame edilen davanın, davacının dayandığı markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabet eylemleri sebebi ile maddi ve manevi tazminat kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosya kapsamına alınan 13/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının tescilli tasarımı olan 20013/... - 6 numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürüne ilişkin olarak inceleme yapılmış ise de, davanın açıkça marka hakkına tecavüz sebebi ile maddi tazminata ilişkin olması, davacının tasarım hakkı tecavüzüne dayalı maddi ve manevi tazminat isteminin olmaması sebebi ile iş bu incelemenin gerekli olmadığı, nitekim alınan rapora yönelik itiraz dilekçesinde de davacı vekili tasarım tecavüzü sebebi ile tazminat talebinin bulunmadığını açıkça beyan etmiştir.
İş bu dava dosyası, ... ... ... E. Sayılı davası mahkeme kararı ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/154 Esas, 2020/544 Karar sayılı 16.07.2020 Tarihli İlamı kapsamında, bahsi geçen dava dosyasındaki davacının dayandığı markalara yönelik açıldığı,
... ... ... E. Sayılı davası mahkeme ilamında yer alan “asıl dava yönünden davalı taraf eyleminin davacının 2016/... sayılı markasına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, menine ve refine” ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2019/154 Esas, 2020/544 Karar sayılı 16.07.2020 Tarihli İlamında yer alan “ ... ibaresinin süt ürünleri emtiası için tür, cins, vasıf bildiren, tasvir edici veya tanımlayıcı bir ibare olmadığının ve davacının 2011/... sayılı “... ... ...” ibareli, 2011/... sayılı “... ...” ibareli ve 2012/... sayılı “... ... ... ...” ibareli markalarında yer alan “...” ibaresi, davacının çatı markası olup, yukarıda açıklandığı üzere tanımlayıcı nitelik de taşımadığından “...” ibaresi bu üç markanın da asli unsurunu oluşturduğunu, davalı tarafça piyasaya sunulan ürünler üzerinde “...' ibaresi markasal olarak kullanıldığından, bu üç marka yönünden de markaya tecavüz ve haksız rekabet gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Yukarıda bahsi geçen kesinleşmiş mahkeme kararı nazara alındığında, davacının dayandığı markalar olan 2016/..., 2011/..., 2011/... sayılı ve 2012/... sayılı markalar yönünden, davalının ... ... şeklindeki kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabet kapsamında olduğu açıkça tespit edilmiştir.
Bu durumda kesinleşmiş mahkeme kararı nazara alındığında, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kapsamında olması hasebiyle davacı yanın maddi ve manevi tazminata hak kazandığı tartışmasız olup, anılı sebeplerle tazminat hesabı yapılması yönünde mahkememizce gerekli araştırma ve inceleme yapılmıştır.
Davacı yanın maddi tazminat isteminin dayanağı SMK 151/2-b maddesi olup, bu kapsamda mahkememizce gerekli incelemelerin yapıldığı, dosya kapsamına alınan 13/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile ayrıntılı olarak davalı yanın ticari defter kayıtları üzerinden incelemelerin yapıldığı ve rapora dercinin sağlandığı, alınan rapor kapsamında davalı yanın 07/04/2017 ile 24/05/2017 tarihine kadar " ... ..." markalı ürünlerin satışını yaptığı, 24/05/2017 tarihinden sonra ise markanın "... ..." olarak revize edildiği, revize edilmiş hali ile olan kullanımların iş bu davanın konusu teşkil etmediği, zarar hesabının ise ancak dava tarihine kadar yapılabileceği, dava tarihi öncesinde de davanın konusunu teşkil eden " ... ..." satış işlemlerinin son bulduğu, bu durumda tazminat hesabında esas alınacak tarih aralığının 07/04/2017 ile 24/05/2017 tarihleri olduğu, dosya kapsamına alınan 13/09/2022 tarihli raporun 18. Sayfasında da belirtildiği üzere davalı yanın belirli dönemlerde dava konusu ürünleri sadece ... mağazalarına sattığı, bilahare yapılan araştırmalar neticesinde ... mağazalarına dava konusu markalı ürün satışının olmadığının da ayrıca tespit edildiği, dosya kapsamına alınan 13/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile örnek faturalar da rapora dercedilerek hesaplamanın usul ve yasaya uygun yapıldığı, yapılan hesaplamalar neticesinde davacının SMK 151/2-b maddesi kapsamında talep edeceği tazminat miktarının 28.283,85 TL olduğu, dosya kapsamına alınan bilirkişi 3. Ek raporu ile dava dışı ... kayıtları üzerinden de ayrıntılı araştırmalar yapılmış ve yapılan araştırmalar neticesinde, 06.08.2024 tarihinde ... A.Ş. den bildirilen alım miktarı ile davalının yerinde incelenmesi neticesinde tespit edilen satış miktarının uyumlu olduğu, kök raporda arz edilen hususların ve hesaplamaların aynen geçerli olduğu sonucuna ulaşıldığı anlaşılmakla davacı yanın hak sahibi olduğu tazminatın 28.283,85 TL olarak belirlenmiş, belirlenen tazminat miktarına yapılan incelemeler neticesinde ilk olarak satış yapıldığı tespit edilen 07/04/2017 tarihinden ticari avans faizi işletilmek suretiyle aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
En son icra edilen duruşmada davalı vekili her ne kadar "asıl davaya mesnet gösterilen fatura sahtedir, sahte fatura iddiası ... ... dosyasında da ileri sunulmuştur, ... ... dosyasında verilen karar hatalı olduğundan yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduk, ayrıca belgede sahtecilik hususunda suç duyurusunda da bulunduk, şikayet ve yargılamanın yenilenmesi başvurularımız neticesinde verilecek kararlar işbu davayı doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuş ise de, iş bu maddi ve manevi tazminat istemli davanın dayanağı kesinleşmiş mahkeme kararına dayanması ve yine tespit edilen maddi tazminat miktarının ise birbirlerini doğrulayan davalı ticari defter kayıtları ile dava dışı ... kayıtlarına dayanması sebebi ile bekletici mesele yapılması talebi uygun bulunmamıştır.
Davacı vekili her ne kadar "...Müvekkil maddi tazminat alacağı ; Davalı yanın marka tecavüzü ve haksız rekabeti sebebi ile müvekkilin yoksun kaldığı kazancı olduğu gibi ayrıca ... ... ... D.İŞ dosyası üzerinden delil tespiti yaptırılmış, ihtarlar çekmiş, mahkeme tedbir kararını icra marifeti ile uygulayarak icra masrafları yediemin depo harcamaları yapmış bu yolla da maddi zarar görmüştür. Müvekkil maddi zararlarının ve yoksun kaldığı kazancının tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden dava HMK 102 gereğince belirsiz alacak davasıdır. Yine uzun yıllar emek ve uğraş ile piyasaya taklit ürün veren davalı müvekkil itibarına zarar vermiş , tecavüz konusundaki ısrarı ile manevi zarara da sebep olmuştur." iddiası ile bahsi geçen zarar kalemlerinin de hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de;
Davacının bahsini geçtiği delil tespiti ve sonrasında yapılan icra masrafları tecavüz ve haksız rekabet davası kapsamında yapılan yargılama giderleri olup, iş bu davanın tazminat davası olduğu, davacının esasen ... ... ... Esas sayılı dava dosyasından önce yapmış olduğu masrafları ancak tamamlayıcı merasimi mahiyetinde olan ... ... ... Esas sayılı dava dosyasından yargılama gideri olarak isteyebileceği, iş bu dava kapsamında talep edebilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı yanın bu yöndeki isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan manevi tazminat isteminde bulunmuş olup, manevi tazminatın güncel tarihe göre değil haksız fiilin husule geldiği tarihe göre yapılması gerektiği, dava konusu kullanımların 07/04/2017 ile 24/05/2017 tarihlerine ilişkin olduğu, haksız fiilin olduğu tarihteki asgari ücret verileri, satış miktarları, mali hesaplamalar neticesinde elde edilen veriler ve sosyal ekonomik durumlar nazara alındığında 15.000,00 TL manevi tazminat miktarı makul olup, anılı sebeplerle asıl dava yönünden ikame edilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 28.283,85 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 43.283,85 TL tazminatın 07.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin REDDİNE dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Birleşen dava yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde "..." kelimesinin cins vasıf çeşit bildirmediği iddiası ile 2011/... sayılı, 2011/... sayılı, 2012/... sayılı markaların hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de;
... 4.FSHHM ... esas sayılı dava dosyasında;
Yapılan yargılama sonunda veriler kararın mahkeme gerekçesi aşağıda ki gibidir;
"....Davacı/karşı davalı ... Gıda San. ve Tic. A. Ş. adına 2016 ... sayı ile tescilli "..." markasının 6769 sayılı SMK'nın 5/1-a, 5/1-b, 5/1-c, 5/1-d, 5/1-f, 6/9 ve 25/1 maddelerine göre 29. Sınıfa ait tüm mallar bakımından hükümsüz kılınması koşullarının somut olayda mevcut olmadığı" şeklindeki görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalı markasının SMK kapsamında ayırt ediciliği bulunduğu, tanımlayıcı, cins, tür , vasıf bildirici bir yönü olmadığı, ticaret alanında herkesçe kullanılan bir ibare de olmadığı, yine halkı yanıltıcı bir ibare de içermediği gibi başvurunun kötüniyetli yapıldığı da kanıtlanmadığından tüm bu gerekçelerle karşı davanın reddi gerekmiştir....
... kelimesinin ... emtiası yönünden cins- vasıf-tür bildirmediği marka olmasında hiç bir engel olmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile -kesin delil ile- ihtilafsızdır.
... ... dosyasında huzurdaki davacının tek bir markası için kabul edilmiş olduğu ... 20. BAM davacı/birleşen davalının tüm markaları yönünden tecavüzü tespit ve kabul etmiştir. Yargıtay tarafından onanan istinaf karar ilamı aşağıda ki gibidir;
".... Davacı tarafça adına tescilli 2011/... sayılı, 2011/... sayılı, 2012/... sayılı ve 2016/... sayılı markalarına davalı tarafından tecavüzde bulunduğu ileri sürülerek işbu dava açılmış, mahkemece ise yukarıda açıklanan gerekçe ile yalnızca davacı adına tescilli 2016/... sayılı markaya tecavüzün gerçekleştiği, davacının diğer markalarına ise tecavüzün bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının 2011/... sayılı "... ... ..." ibareli, 2011/... sayılı "... ..." ibareli ve 2012/... sayılı "... ... ... ..." ibareli markalarında yer alan "..." ibaresi, davacının çatı markası olup, yukarıda açıklandığı üzere tanımlayıcı nitelik de taşımadığından "..." ibaresi bu üç markanın da asli unsurunu oluşturmaktadır. Davalı tarafça piyasaya sunulan ürünler üzerinde "..." ibaresi markasal olarak kullanıldığından, bu üç marka yönünden de markaya tecavüz ve haksız rekabet gerçekleşmiştir...."
Kesinleşen ... ... kararının tarafları aynı olup, Kesinleşen mahkeme dosyasında davacı "... "asli unsur içerir kelime markasına dava açmıştır. Tarafları ve konusu aynı olan kesinleşmiş mahkeme ilamı ile birleşen davada davacının dayandığı iddianın yerinde olmadığı kesin delil ile sabit hale geldiğinden birleşen davanın kesin delil gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN
-İkame edilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 28.283,85 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 43.283,85 TL tazminatın 07.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin REDDİNE,
2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
-İkame edilen davanın reddine,
3-Asıl dava yönünden davalı yandan alınması gereken 2.956,71 TL karar ve ilam harcından 1.366,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.590,51 TL karar ve ilam harcının asıl dava dosyası davalısından tahsili ile hazineye irat kaydına, asıl dava dosyası davalısından tahsili gereken karar ve ilam harcına mahsubu yapılan davacının peşin harç olarak yatırdığı tutar olan 1.366,20 TL'nin asıl dava dosyası davalısından alınarak asıl dava dosyası davacısına ödenmesine,
4-Asıl dava dosyası davacısı tarafından yapılan başvurma harcı, posta, müzekkere, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 14.689,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 7.947,67 TL olan kısmının asıl dava dosyası davalısından alınarak asıl dava dosyası davacısına ödenmesine, bakiye kalan kısmın asıl dava dosyası davacısı üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl dava dosyası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; kabule konu maddi tazminat istemi yönünden 28.283,85 TL, kabule konu manevi tazminat istemi yönünden 15.000,00 TL olmak üzere toplam 43.283,85 TL vekalet ücretinin asıl dava dosyası davalısından alınarak asıl dava dosyası davacısına ödenmesine,
6-Asıl dava dosyası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; redde konu maddi tazminat istemi yönünden 21.716,15 TL, redde konu manevi tazminat istemi yönünden 15.000,00 TL olmak üzere toplam 36.716,15 TL vekalet ücretinin asıl dava dosyası davacısından alınarak asıl dava dosyası davalısına ödenmesine,
7-Birleşen dava dosyası yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından iş bu dava için peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL karar ve ilam harcının birleşen dava dosyası davacısından alınarak hazineye irat kaydına,
8-Birleşen dava dosyasında davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava dosyası davacısından alınarak birleşen dava dosyası davalısına ödenmesine,
9-Birleşen dava dosyası davacısı tarafından birleşen dosya kapsamında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10- Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13.11.2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır