T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/2 Esas
KARAR NO : 2025/203
DAVA : FSEK kapsamında maddi ve manevi haklara tecavüz nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 09/12/2014
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
HSK’nun ... tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca İstanbul 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1.FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verildiği, ... 3.FSHHM’nin ...esas sırasına kayıtlanan davanın kapatma kararı sonrasında Mahkememizin ... esas numarasına kayıtlandığı, yargılamaya Mahkememizde devam edildiği, Mahkememizin... esas...karar ve 17.1.2019 tarihli ilamı huzurdaki davalı yönünden davanın red edildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 44.HD'nin 15.12.2022 tarih ve ... esas ve...Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının KALDIRILMASINA karar verilmiş olup, kaldırma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan kaldırma kararı sonrası Mahkememizin 2023/2 esas numarasına kayıtlanan davada yapılan açık yargılama sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...'ın yöresel bir kemençe sanatçısı olduğunu, birçok eseri bulunduğunu, ...'ın "..." isimli albümde yer alan "..." adlı eserin sözleri ve müziğinin kendisine ait olduğunu, davalılardan ...'nin müvekkillerinin murisi ...'ın ...isimli kasetinde yer alan "..." adındaki eserini izinsiz olarak kullandığını ve eseri izinsiz olarak ismini ve sözlerini değiştirdiğini, davalıların albümde yer alan ... adlı eserin müvekkilinin murisi ...'a ait olduğunu ikrar ettiğini, iddia ile müvekkilleri adına ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığını, müvekkiline ait ... isimli albümde kullanılan ... isimli eser ile dava konusu ''...'' isimli eserin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının müzik eser işletme belgesinin eser sahipliğini kanıtlayan bir belge olmadığını, müvekkillerine ait ... adlı eserin sözlerinin anonim müziğinin ise ...'a ait olduğunu, müvekkiline ait ... isimli albümde yer alan ... isimli esere ilişkin kartonnette yer alan "Söz- Müzik: ..." şeklindeki ifadenin hatalı baskı ürünü olduğunu, ... isimli eserin söz ve müziğinin ...'a ait olduğunun taraflarınca ikrar edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68.maddesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacılar murisinin söz yazarı ve bestecisi olduğu iddia edilen "..." isimli eserin davalı ... tarafından diğer davalı ... Şirketince yapımı sağlanmak suretiyle ''...'' isimli albüm içerisinde ismi değiştirilip ''...'' isimli eser olarak davacının eserinden izinsiz ve işlemek suretiyle intihalde bulunulduğu iddiası kapsamında FSEK 68. maddesi gereğince, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 40.000,00TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA:
Mahkememizin ... esas-... karar ve 17.1.2019 tarihli ilamındaki gerekçe kapsamına göre "soruşturma aşamasında alınan bilirkişi Bilal Kavçaklar'ın 17.2.2015 tarihli raporlarında ..., Söz ... yönünden yapılan karşılaştırmada birbirinden tamamen farklı iki eser bulunduğunun belirtildiği, mahkemece alınan raporda ise, dava konusu ... adlı eserin davacılara alt olup olmadığı ya da anonim bir eser olup olmadığı konusunda dosyada herhangi bir delil olmadığı, dolayısıyla bu konuda bir değerlendirme yapmanın doğru olmadığı, taraflarca yeterli delil sunulması halinde konunun yerel halk müzikleri konusunda uzman bir kişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu sebeple 20.2.2018 tarihli oturumun 2 nolu ara kararı gereğince raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için aralarında müzikolog, söz yazarı ve sektör bilirkişisinin bulunduğu bir heyetten rapor alınması için ara karar oluşturulduğu ve davacıya bilirkişi ücreti olan 2.292. TL yi yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin hukuki sonuçlarının ihtar edildiği, ancak davacının kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı, ayrıca davacının davalı ... hakkındaki davayı geri aldığını bildirdiği gerekçeleriyle, Davalı ....Ltd.şti. yönünden açılan davada HMK 123. madde gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ... hakkındaki davanın reddine," karar verilmiştir.
Karar istinaf edilmiş olup.
KALDIRMA KARARI VE SONRASINDAKİ YARGILAMA:
İstanbul BAM 44.HD'nin 15.12.2022 tarih ve ... esas ve ...karar sayılı ilamında ÖZETLE: “…Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...'nin ''...'' adlı eseri ile davacıların murisi ...'ın ''...'' Adlı eserinin farklı olduğu iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, Davalının, ''...'' isimli albümünde ''...'' adlı parçanın söz ve müzik kısmına ''...'' yazmak suretiyle iddialarının ikrar edildiğini, davalının cevap dilekçesinde bu durumun hatalı baskı ürünü olduğuna ilişkin savunmasının gerçeklikten uzak, haksız ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, ayrıca, davalının 07.03.2014 tarihinde twitterda kendisine sorulan ''... şarkısı için izin aldınız mı?'' sorusu üzerine, dava konusu eser ile ilgili olarak müvekkillerinin murisi ...'ın ağabeyi ...'dan gerekli izinlerin alındığına ilişkin açıklama yaptığını, davalı ...'nin, eser üzerinde hak sahibi olmayan ...'ın ağabeyi ...'dan izin alındığını iddia ederek bu eser üzerindeki hak sahibinin ... olduğunu zaten ikrar ettiğini, Bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin, gider avansı içinde değerlendirilmemesi gerektiğini, bunların delil avansı olduğunu, yatırılmaması halinde davanın usûlden reddi yerine ''delile dayanılmaktan vazgeçilmiş'' sayılmasına karar verilmesi gerektiği, Yerel Mahkemenin HMK mad.114/g gereğince davanın reddine karar vermesinin açık kanun hükümlerine aykırı olduğunu, Davalının çelişki olduğunu iddia ettiği ve mahkemenin de yanılgıya düştüğü bilirkişi raporunun .... Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasından alınmış yanlış parça üzerinden yapılan inceleme sonucu düzenlendiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68.maddesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu uyuşmazlık; davacılar murisinin söz yazarı ve bestecisi olduğu iddia edilen "..." isimli eserin davalı ... tarafından diğer davalı ... Şirketince yapımı sağlanmak suretiyle ''...'' isimli albüm içerisinde ismi değiştirilip ''...'' isimli eser olarak davacının eserinden izinsiz ve işlemek suretiyle intihalde bulunulup bulunulmadığı noktasında toplanmaktadır.
İstinafa gelen uyuşmazlık ise; Mahkemece, bilirkişi ücretinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmamış olması sebebiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar Mahkemece; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile eldeki dava dosyasına sunulan rapor arasında çelişki bulunduğu, eldeki dava dosyasına sunulan raporda ''... adlı eserin davacılara alt olup olmadığı ya da anonim bir eser olup olmadığı konusunda dosyada herhangi bir delil olmadığı, dolayısıyla bu konuda bir değerlendirme yapmanın doğru olmadığı, taraflarca yeterli delil sunulması halinde konunun yerel halk müzikleri konusunda uzman bir kişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği'' gerekçesiyle dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve davacı yanın, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporunun, üniversite müzik bölümü öğretim üyeleri ile müzik editöründen oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiği, bağlantılı soruşturma dosyasında aldırılan rapora göre, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, eldeki dosyaya sunulan ek raporda sonuç olarak, her iki eserin aynı eser olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, diğer yandan davalı ...'nin dava konusu eseri icra ettiği albümün kapağında, ''...'' adlı eserin söz ve müziğinin davacıların murisi olan ...'a ait olduğunun belirtildiği, taraflar arasında geçen sosyal medya yazışmalarının da davalı yanca inkâr edilmediği anlaşılmıştır.Açıklanan sebeplerle, dosyaya sunulan kök ve ek raporun bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olması, ancak davalı yanca, davacının eser sahipliğini ispatlayamadığının iddia edilmiş olmasına göre, Mahkemece yapılacak iş; davacılar murisinin dava konusu eserin sahibi olup olmadığı hususunda dosyaya sunulan ve yukarıdaki paragrafta belirtilen delillerin, 5846 sayılı kanunun 11. maddesindeki yasal karine çerçevesinde tartışılması suretiyle varılacak kanaate göre bir karar verilmesi iken, hatalı değerlendirme ile, bilirkişi ücretinin kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KALDIRMA SONRASINDA MAHKEMEMİZ GEREKÇESİ
Kaldırma kararı öncesindeki çelişkili raporlara göre teknik bir konuda mahkemenin bilirkişi incelemesi olmadan karar veremeyeceği gözetilerek HMK 266 madde kapsamında kaldırma kararı sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişiler Adnan Koç, Selin Pehlivan ve Kubilay Sezerel tarafından düzenlenen 24/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Eserlerin tüm müzikal inceleme ve değerlendirme neticesinde ezcümle; ...’ ve ‘...’ isimli eserlerin müziklerinin (küçük farklar dışında) aynı olduğu ve her iki eserin nakarat kısımlarındaki sözlerinin haricinde, eser sözlerinin (küçük farklar dışında) aynı olduğu; ancak bununla birlikte ...’ın ‘Yeşimim’ albümünde icra ettiği ‘...’ isimli eserin, ana temasının (kök ezgi) bakımından, ...’ın ... isimli albümde icra ettiği ‘...’ isimli eseri ile aynı müzik olduğu; bu sebeple beste yönünden bir ihlalin söz konusu olmadığı, Eser sözlerinin anonim olup olmadığına dair ise; dava dosyasında ve... arşivinde, aynı veya çok benzer müziklere veya sözlere, herhangi bir eserde rastlanılmamasından dolayı, tüm eserlerin geleneksel tarzda olmasıyla birlikte, aksi ispatlanmadıkça kişisel yaratı ürünleri olduğu; bu kapsamda sözler yönünden FSEK mad.35 iktibas/esinlenme serbestisinin sınırlarını aşar şekilde nakarat kısımları haricinde intihal olduğu, mali haklardan çoğaltma ve umuma iletim haklarının ihlal edildiği kanaatini" bildirmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 20/12/2023 tarihli EK bilirkişi raporlarında "Eserlerin tüm müzikal inceleme ve değerlendirme neticesinde ezcümle; ...’ın eser sözleri bakımından FSEK mad.11 hukuki karinesi kapsamında eser sahibi olduğu ve bunun aksinin ispat olunamadığı, Mevcut uygulama ve şartlar göz önüne alındığında, ‘...’ isimli eserin sözü için rayiç bedelin 5000 (beş bin) TL–10000 (on bin) TL arasında olabileceği, Bununla birlikte dava konusu eserin yer aldığı albümün, halka arz edildiği tarihten itibaren günümüze kadar olan süreçteki meslek birlikleri tarafından toplanan telif haklarının da geriye dönük olarak göz önüne alınması gerektiği" bildirilmiştir.
Bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından düzenlenen 19/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...” “isimli şarkının gerek güfte gerekse beste açısından birlikte şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu, Dosyada yer alan davacıların murisinin çıkarttığı kasete ilişkin 3.7.1997 tarihli Müzik Eseri İşletme Belgesi eklerinde şarkının söz ve müziğinin davacıların murisine ait olduğunun belirtilmesi, davalı ... tarafından çıkartılan ... Albümünde yer alan ... ismi ile belirtilen şarkının söz ve müziğinin davacıların murisine ait olduğunun belirtilmesi ve dosyada mübrez 09.07.2015 tarihli gazete çıktısında ...’nun köşe yazısında davalı ...’nin ... isimli eserin söz ve müziğinin ...’a ait olduğunun belirtilmesi karşısında davaya konu ... isimli müzik eserinin söz ve müziğinin eser sahibinin FSEK 11’deki karine çerçevesinde davacıların murisi ... olduğu, Davacıların murisinin müzik eserinin hem söz hem de bestesinin izin alınmaksızın ... albümünde kullanılmasının eser sahibinin mali haklarından FSEK 22 ve 23’te düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihlali olduğu, eserin sözlerinin ve isminin değiştirilmesinin ise manevi haklardan FSEK 16’da düzenlenen eserde izinsiz değişikliği önleme hakkının ihlali sayılacağı, Somut uyuşmazlıkta hem söz hem de bestenin kullanımı söz konusu olmakla davacıların murisinden izin alınarak albümde söz konusu eserin icrası için emsal bedelin eserin türü, hem söz hem de bestenin kullanılması, eserin beğeni ölçüsü, kullanımın albüm şeklinde olması dikkate alındığında sektörel uygulama da gözetilerek davalı albümünün çıktığı dönemdeki rayiçler de gözetilerek söz için 7.500 TL beste için 7.500 TL olmak üzere 15.000 TL olabileceği, bu bedelin FSEK 68 kapsamında 3 katına hükmedilip edilemeyeceği hususundaki Takdirin Mahkemeye ait olacağı, davacıların murisinin eserinin ismi ve sözlerinin bir kısmının değiştirilmesinin FSEK 16’da düzenlenen manevi haklardan eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkının ihlali sayılacağı" bildirilmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve... tarafından düzenlenen 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Her türlü takdir ve değerlendirme Mahkemeye ait olmakla dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, ...’ın eser/hak sahibi olduğu, ...’nin icra ettiği “...” isimli eserin, ...’ın seslendirdiği “...” isimli esere bir esinlenmenin çok ötesinde benzediği, tüm diğer noktaların ötesinde özellikle melodik yapının neredeyse bire bir aynı olması sebebiyle aradaki benzerliği basit bir esinlenme olarak değerlendirilemeyeceği, Davacıların ‘...’ isimli eserin murisinden izin alınarak albümde söz konusu eserin icrası için emsal bedelin hesaplanmasında, eserin türü hem söz hem de bestenin kullanılması, eserin beğeni ölçüsü, kullanımın müzik albümü şeklinde olması, dikkate alındığında sektörel uygulamalar gözetilerek davalı albümünün çıktığı dönemdeki rayiç bedellere göre yaklaşık olarak şarkı sözü için 3.000 TL beste için 3.000 TL olmak üzere toplam 6.000 TL olabileceği" bildirilmiştir.
Toplanan deliller, sunulan CD ,Kaset, eser işletme belgeleri, hükme dayanak olarak alınan alanında uzman bilirkişilerce düzenlenmiş HMK 266 madde kapsamına göre düzenlenen son rapor dikkate alındığında;
ESER SAHİPLİĞİNİN İNCELENMESİ
Bilindiği üzere Eser sahibinin kullanabileceği mali haklar, FSEK 21 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre, mali haklar, FSEK’nun, 21. maddesindeki işleme hakkı, 22. maddesinde düzenlemesini bulan eserin aslı veya kopyalarının herhangi bir şekil veya yöntemle tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli çoğaltma hakkı; 23. maddede belirlenen eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralama, ödünç verme, satışa çıkarma veya diğer yollarla yayma hakkı; 24. maddede doğrudan veya dolaylı olarak bir eserden ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynatmak, göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı; 25. maddedeki işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
FSEK'nun 48.maddesi uyarınca mali haklar süre, yer ve içerik itibariyle sınırlı veya sınırsız; karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredilebilir. Mali hakların sadece kullanma yetkisi de bir başkasına bırakılabilir. Davalı yan mali hakları izinle kullandığına dair belge sunamamıştır.
Manevi haklar ise Yasa'nın 14-17.maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi, eserinin umuma arz ve yayımlanma zamanı ve tarzını belirleme (FSEK md.14); adın belirtilmesi (FSEK md 15); eserde değişiklik yapılmasını men (FSEK md. 16) ve bir kısım eserler yönünden geçerli bulunan zilyed ve malike karşı ileri sürülebilecek eserin aslına ulaşma haklarına sahiptir. Manevi haklar mali hakların aksine, bir başkasına devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. Ancak bu hakların kullanılması yetkisi bir başkasına bırakılabilir.
Son bilirkişi raporunda davacının kasedine ait renkli görsel rapora işlenmiş olup, ...'ın seslendirdiği ...” isimli eser 01.07.1997 tarihinde ... ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Eser İşletme kayıtlarında işlem yapıldığı, davalı ...'nin (...) icra ettiği “...” isimli eserin albümün ise 2014 yılında çıkardığı daha eski bir belgeye rastlanılmadığı ,davacı tarafın ... ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarından daha eski olduğu. Ayrıca dava konusu müzik eseri olan “...”eserinin davalı ...'nin “...” albümünde söz müzik davacıların eser sahibinin adının yani ...'ın yazdığının görüldüğü anlaşılmıştır. Telif Hakları Genel Müdürlüğünün ... tarihli yazısı ekinde yer alan ... tarih ...sayılı eser işletme belgesine göre dava konusu “...” isimli eser “Kadırganın Kralı 2” isimli albümde yer almaktadır. Dosyada bulunan ses kasetinin ve davalı tarafından seslendirilen CD kartonetinde eser sahibi olarak ...'ın ismi yer almaktadır. Dolayısıyla FSEK m. 11 hükmünde düzenlenen karineden davacıların murisinin hak sahibi olduğu anlaşılmış bunun aksinin sunulu deliller çerçevesinde aksi ispat edilmemiştir.
Dava dosyasında yer alan ... ait “...” isimli esere sunulu kayıtlar ile bilirkişilerce ... ve ... gibi dijital platformlar üzerinden de denetlenen eserlere ait kayıtlar, ...'nin ... isimli albümü ve ... isimli eser dinlenmiş, bilirkişilerce Eserler; ton merkezi , dizi , melodik formasyon , ritim , düzenleme ve sözler dikkate alınarak incelenmiş, Mahkememizce de FSEK 11.madde kapsamındaki karine çerçevesinde davacıların murisi ... olduğu, Davacıların murisinin müzik eserinin hem söz hem de bestesinin izin alınmaksızın ... albümünde kullanılmasının eser sahibinin mali haklarından FSEK 22 ve 23’te düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihlali olduğu, öte yandan eserin sözlerinin ve isminin değiştirilmesinin keza ...'nin icra ettiği “...” isimli eserin, ...'ın seslendirdiği “...” isimli esere bir esinlenmenin çok ötesinde benzemesi, tüm diğer noktaların ötesinde özellikle melodik yapının neredeyse bire bir aynı olması sebebiyle aradaki benzerliği basit bir esinlenme olarak değerlendirilemeyeceği, eserin sözlerinin ve isminin değiştirilmesinin ise manevi haklardan FSEK 16’da düzenlenen eserde izinsiz değişikliği önleme hakkının ihlali sayılacağı dolayısıyla somut uyuşmazlıkta hem söz hem de bestenin kullanımı söz konusu olmakla davacıların murisinden izin alınmaksızın davalının seslendirdiği albümde söz konusu eserin icrasının gerçekleştiği anlaşıldığından davacıların tazminat talep etme haklarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere müzik eserlerinin türlü alanlarda kullanımında nasıl fiyatlandırılacağı konusunda herhangi bir somut ölçü ve maktu bir bedel biçme yöntemi bulunmamaktadır. Bu durumda her eserin popülarite, kullanım alanı,besteci mi söz yazarı mı yoksa her ikisi yönünden mi hak sahibi olduğu konusunda bilirkişi heyetlerince incelenip rayiç belirlenmeye çalışılmıştır.
Fsek 66/son maddesinde "tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği" öngörülmüş, Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" , Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiş, Dolayısıyla taraflar arasında davalının kullanımlarına dayanak oluşturacak bir sözleşme yapılmış olsaydı, somut olaydaki kullanımlar karşılığı hangi miktarda bir bedel ödenecekti ise bunun belirlenmesi ve somut olayda, ihlalin niteliği, süresi ve kastın ağırlığına göre, FSEK m 66/4 hükmü koşulları da dikkate alınarak varsayımsal bedelin ne alabileceği yönünde mahkememizce son alınan bilirkişi raporu hükme dayanak olarak alınmıştır. Bu kapsamda; eserin türü hem söz hem de bestenin kullanılması, eserin beğeni ölçüsü, kullanımın müzik albümü şeklinde olması,ihlalin gerçekleştiği zaman dilimi ve süresi, keza gerek davacı gerekse davalının çok bilenen tanınan eser sahipleri olmadıkları , bu yönde tarafların somut bir delil de sunmadıkları dikkate alındığında sektörel uygulamalar gözetilerek söz için 3.000 TL beste için 3.000 TL belirlenmesi somut olaya uygun görüldüğünden; FSEK 68.MADDE kapsamında eser sözü için 3000 TL, beste için 3000 TL olmak üzere toplamda 6000 TL telif tazminatının 3 katı olan 18.000 TL nın davacılara ödenmesi gerektiği tespit edilmişse de; talep ile bağlı kalınarak 1000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara miras paylarına göre ödenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacılar her bir davacı için toplamda 40.000 TL manevi tazminat da talep etmişlerdir.
FSEK’in 19/1 maddesine göre, eser sahibi 14/1 ve 15/1 maddesi ile tanınan yetkilerinin kullanılış tarzlarını tespit etmemişse yahut bu hususu herhangi bir kimseye bırakmamışsa bu yetkilerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna, bu tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana - babasına, kardeşlerine aittir.
Aynı Yasa’nın 19/2 maddesine göre de eser sahibinin ölümünden sonra eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları hak sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl kendi namlarına kullanabileceğini hüküm altına almıştır.
Somut olayda mirasçının manevi tazminat talep edebilme koşullarının varlığı için öncelikle FSEK'in 19. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının mirasçısına sağladığı hak ve yetkilerin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
5846 sayılı FSEK’in 19. maddesinin düzenleme biçimi göz önüne alındığında, anılan maddenin birinci fıkrasında sayılan kişilere “sırasıyla” FSEK’in 14/1 ve 15/1 maddelerinde düzenlenen manevi hakların “kullanım tarzını tespit etme yetkisinin” verildiği, ikinci fıkrada ise aynı yasanın 14, 15 ve 16. maddelerinin üçüncü fıkrasında sayılan manevi hakları 70 yıl için “kendi namlarına kullanma hakkının” verildiği anlaşılmaktadır. Böylece, 19. maddede ayrı ayrı hak ve yetkilerin niteliği, bu hakları kullanabilecek kimseler ve sınırları belirtilerek eser sahibinin ölümünden sonra da bu maddede sayılan manevi haklar koruma altına alınmıştır.
Manevi hakların eser sahibine sıkı sıkıya bağlı olmaları ve mirasla intikal etmemeleri, bazı hallerde bizzat eser sahibinin zararına sonuçlar doğurabilir. Bu yetkilerin eser sahibinin talimat ve istekleri doğrultusunda bile, başkaları tarafından kullanılamaması, çözümü güç sorunlar ortaya çıkarabilir. Oysa, eserin korunması amacıyla, eser sahibinin yakınları ile bazı kurumlara ve mali hak sahiplerine bir kısım manevi hakları kullanma yetkileri tanınması gereklidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Uçüncü Bası, Shf.163). Bu amaçla, FSEK’ in 19. maddesindeki düzenleme ile eser sahibinin anılan maddede belirtilen manevi haklarını kullanabilecek kişi ve kurumlar ve yetkileri belirtilmek suretiyle, eserin ve eser sahibinin ölümünden sonra da korunması amaçlanmıştır.
FSEK m.70/1 hükmüne göre, “Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir". Davacıların Murisinin eserinin ismi ve sözlerinin bir kısmının değiştirmesinin FSEK 16'da düzenlenen manevi haklardan eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkının ihlali sayılacağından hareket ile manevi tazminat talep edebilecekleri, bu kapsamda hukuka aykırı eylemin niteliği, olayın gerçekleşme tarzı, günün ekonomik koşullarına göre toplamda 10.000 TL manevi tazminatın somut olaya uygun bir tazminat olduğu gözetilmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre,
I-Davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabul kısmın reddine,
1-FSEK 68.MADDE kapsamında eser sözü için 3000 TL, beste için 3000 TL olmak üzere toplamda 6000 TL telif tazminatının 3 katı olan 18.000 TL nın davacılara ödenmesi gerektiği tespit edilmişse de; talep ile bağlı kalınarak 1000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara miras paylarına göre ödenmesine,
2- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara miras paylarına göre ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
II- .... hakkında HMK 123. madde gereğince ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA DAİR VERİLEN KARAR KESİNLEŞTİĞİNDEN BU DAVALI HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,
-751,41-TL ilam harcının 700,20-TL peşin harç ve 257,12 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 957,32 TL harçtan mahsubu ile artan 205,91-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
-Kabul edilen FSEK 68. Madde kapsamındaki maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacılar tarafından yapılan; 25,40 TL başvurma harcı, 700,20 TL peşin harç, 257,12 TL ıslah harcı, 36.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 2927,20-TL tebliğat masrafı olmak üzere toplam 39.909,92-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 2/3 sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan giderin üzerinde bırakılmasına,
-Davalı ...'nin yapmış olduğu 6.178,00-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre 1/3 inin davacılardan alınarak işbu davalıya verilmesine, kalan giderin üzerinde bırakılmasına,
- Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı vekili ve davalı ... vekilinin YÜZLERİNE karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır