T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/532 Esas
KARAR NO:2025/236
DAVA:Marka Hakkına tecavüz ve Haksız Rekabetin tespiti ve önlenmesi
DAVA TARİHİ:04/12/2018
KARAR TARİHİ:14/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Marka Hakkına tecavüz ve Haksız Rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013/... nolu ... markasını 11/03/2013 tarihinde TPMK nezdinde adına tescil ettirdiğini, markayı tüm ticari faliyetlerinde kullandığını, bilinen bir marka haline getirdiğini, davalının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerinden haberdar olmasına rağmen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, aynı markanın ... firması tarafından kullanıldığının öğrenilmesi üzerine ....Noterliğinin 28/11/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtar çektiğini, markanın davalılar tarafından aynı alanda kozmetik ve parfümeri alanında kullanıldığını, ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ise hükümsüzlük davasının açıldığını, davanın ....FSHH Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, davalıların kullandığı ürünlerin ihtiyati tedbir yoluyla toplatılmasını, hükmün ilanını, davalıların karının belirlenerek elde ettiği karın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı asil 28.6.2021 tarihli beyan dilekçesiyle tazminat istemini SMK 151/1-c kapsamında lisansa göre talep etmiş ve 30.5.2024 tarihli beyan dilekçesiyle 5 milyon TL tazminat talep ettiğini beyan etmiştir.
SAVUNMA:Davalı taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı tarafın yasal sürede cevap vermemenin sonucu olarak iddia olunan vakıaları tamamen inkar etmiş sayılması gerekmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; davacının tescilli ... markasına ilişkin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, markayı taşıyan ürünlerin her türlü dağıtım, ithal, ihraç, pazarlama ve ticari amaçla elde bulundurulmasının önlenmesi, ref'i ve zararın hesaplanarak tespiti, hükmün ilanı talepli olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, iddia olunan deliller toplanmıştır. Dava birleştirme talepli açılmışsa da, davalının farklı tüzel kişilik olması nedeniyle talep yerinde görülmemiş, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
Her ne kadar huzurdaki davacı tarafından aralarında bağlantı bulunmayan tüm kozmetik firmalarına tek bir dava dilekçesi ile dava açtığı anlaşılmışsa da; mahkememizin 7.12.2018 tarihli tensip zaptının 9 ve 10 nolu ara kararı ile huzurdaki dava dilekçesindeki 2,3,4, nolu davalılar hakkındaki dava huzurdaki davadan tefrik edilmiş, mahkememizin 2018/532 esas nolu dosyasının 1 nolu davalı TASFİYE HALİNDE ... ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ yönünden devamına karar verilmiştir.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 09/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 2012/... tescil no.lu “...” markasının 03, 05, 30. sınıflarda ve 2013 ... tescil no.lu “...” markasının 03, 35. sınıflarda davacı ... adına tescil edilmiş olduğunu, Davacı tarafın, davalının markasal kullanımını gösterir herhangi bir delil sunmamış olduğunu; ancak davalı şirketin “...” markasının ilgili sektördeki bilinirliğinden hareketle kamusal bir alan olan internette https://... alan adlı internet sitesinin heyetlerince çevirimiçi olarak incelendiğinde, internet sitesinde “...” ibareli parfüm ürünü görsellerine ticari amaçla yer verilmiş olduğu ve bu hususun markasal kullanım kapsamında olduğunun tespit edildiğini, ancak ilgili internet sitesinin davalı şirket tarafından kullanıldığına dair kesin bir delilin dosya kapsamında tespit edilemediğini, Mahkemece, https://... alan adlı internet sitesinin davalı tarafından kullanıldığı tespit edilecek olursa, ilgili internet sitesinde “...” ibareli parfüm ürünü görsellerine ticari amaçla yer verilmiş olmasının davacının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 09/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının iflas ettiğini, bu nedenle ... İFLAS dosyasında mali kayıtlara ilişkin yer alan Flash Disk incelendiğinde, içerisinde davacıya ait ... markası ile ilgili ürün satışı yapıldığına ilişkin herhangi bir bulgu tespit edilmediğinden davaya ilişkin maddi tazminat olarak lisans bedeli hesaplanamadığı bildirilmiştir.
....İflas Dairesinin ... iflas sayılı dosyasında 16.11.2023 tarihinde ve 3.3.2025 tarihli Mahkememize hitaben verilen cevabi yazıda; davalının ....ATM nin ... esas sayı ve 26.12.2019 tarihli ilamı ile iflas ettiğini, İİK 177 uyarınca tasfiye işlemlerinin müdürlüklerince yürütüldüğünü, İİK 219 gereğince adi usulün uygulandığını, ikinci alacaklılar toplantısında iflas idaresine aday gösterilmediğinden iflas tasfiyesinin müdürlüklerince res’en yürütüldüğünü , İİK 218 gereği basit tasfiyenin uygulandığını, davacının iflas idaresinden bir alacak kaydı talebinde bulunmadığı , defteri tutulan malların bedellerinin tasfiye giderlerini koruyamayacağını bildirdikleri anlaşılmıştır.
Türk Patent ve marka kurumundan davacıya ait marka tescil belgesi celp edilmiştir.
Davacı ... adına TPMK nezdinde 2013/... numaralı "..." ibareli markası 03 ve 35.sınıflarda 11.03.2013 Tarihli başvuruya istinaden 28.09.2014 tarihinde markanın sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Yine davacı adına TPMK nezdinde 2012/... numaralı "..." görselini ihtiya eden markanın 03. - 05. - 30. Sınıflarında 20.12.2012 Tarihli başvuruya istinaden 01.04.2014 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ..." ibareli markanın T/... numara ile ... ... .... adına TPMK nezdinde 17.07.2017 tarihinde tanınmış marka olarak başvurusunun yapıldığı , 2011/... numaralı "..." ibaresi ve "..." görselini ihtiva eden 03.- 08.- 11. -12.- 35.- 42. sınıflarında ve ... numaralı "..." ibaresini ve "..." görselini ihtiva eden 03. sınıfında ... ... .... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davalı adına ... ... ibareli markaya ilişkin başvuru evrakları ile yayına itiraz belgeleri TPMK ‘dan celp edilmiştir.
....FSHHM’nin ... esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtları celp edilmiştir.
Davacı tarafından ....FSHHM’nin 2020/... esas-2021/... karar ve 29.4.2021 tarihli ilamı sunulmuştur. ... ... tarafından ... ve TPMK aleyhine kurum kararının iptali talep edilmiş, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ‘nin 19.12.2018 tarihli alınan ticari sicil kaydında davalının odaya kayıt tarihinin 25.3.2005 tarihi olduğu, web sayfasının ... olduğu, faaliyet alanında kozmetik ürünler ve ... olduğu, daha sonra alınan 17.3.2022 tarihli ticari sicil kaydında ise ... ibaresinin TTK’nun 529 ve 533 maddeleri kapsamında ticari sicil kayıtlarına işlendiği anlaşılmıştır.
... alan adları birimine müzekkere yazılmış ve ... alan adının sahiplik bilgileri celp edilmiştir.
Davacı yanca ....FSSHM’nin ... esas sayılı dosyasına sunulan rapor ve uyap kayıtları mahkememizce celp edilmiştir.
...C.Başsavcılığının 2016/... sor nolu dosyası uyap sisteminden celp edilmiştir.
MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET İDDİALARIN İNCELENMESİ
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde alıcıların karıştırılmasına sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Yine 6769 sayılı SMK'nın "Önceki tarihli hakların etkisi" başlıklı 155. Maddesine göre "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." hükümlerine amirdir.
Haksız rekabet iddiası yönünden;
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Somut olaya dönüldüğünde; 2012/... tescil no.lu “...” markasının 03, 05, 30. sınıflarda ve 2013 ... tescil no.lu “...” markasının 03, 35. sınıflarda davacı ... adına tescil edilmiş olduğu, Davalının ise ... ibaresi ile tescilli bir markasının bulunmadığı, ... ana markası adı altındaki marka başvurularının ise tescile bağlanmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari sicil kaydında resmi sitesi olarak kayıtlı olan “https://... alan adlı internet sitesince bilirkişilerce çevirimiçi olarak incelendiğinde, internet sitesinde “...” ibareli parfüm ürünü görsellerine ticari amaçla yer verilmiş olduğu ve bu hususun markasal kullanım kapsamında olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı yanca Prof Dr ...'ten alınan uzman görüşü sunulmuş olup; görüş kapsamına göre; ...'ın ... ve ... markalarında gerçek ve tescilli hak sahibi olduğunu,markanın davalı yanca kullanıldığını, ... markasının ... ... markası içinde eritilmesi gibi bir sonuca ulaşılamayacağını,marka hakkının ihlal edildiğini bildirmiştir.
....FSHHM ... esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; ... ve ... ... ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu bildirilmiştir.
Toplanan delillere göre; davalının açılan davaya cevap vermediği, bilirkişi raporunda 10.sayfada yer alan görsellerde davalıya ait internet sitesinde “...” ibareli parfüm ürünü görsellerine ticari amaçla yer verilmiş olmasının davacının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği hususunun bilirkişilerce bildirilmiş olması, davalı tacirin ticari oda kaydında yer alan alan adının bilirkişilerce incelenen alan adı olması ve alan adı içinde ... ... ... ibaresinin kullanıldığının görüldüğü, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya eyverişli bilirkişilerin kök ve ek raporları, davacı yanca sunulu uzman görüşü bir arada incelendiğinde; davalı eyleminin 6769 sayılı SMK 29. Madde kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu anlaşıldığından ,davalının eyleminin davacıya ait tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
TAZMİNATIN BELİRLENMESİ VE TAHSİLİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Davacı yan dava dilekçesinde belirli bir tazminat isteminde bulunmamış, tazminatın dayanağını açıklayan açıklamalara dilekçesinde yer vermemiş, karın belirlenmesini ve tarafına ödenmesini talep etmiştir.
Davacı asil 28.6.2021 tarihli beyan dilekçesiyle tazminat istemini SMK 151/1-c kapsamında lisansa göre talep etmiş yani davalının elde ettiği kar kapsamında dilekçesinde bildirdiği iddiasını değiştirmiş ve lisansı seçtiğini bildirmiş olup keza 30.5.2024 tarihli beyan dilekçesiyle 5 milyon TL tazminat talep ettiğini beyan etmiştir. Ancak belirlediği bedel üzerinden bir harç ikmal etmemiş, talep artırım yada ıslah isteminde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere harçsız dava görülmesi mümkün olmayıp, dava dilekçesinde usulüne uygun olarak talep konusu yapılmayan, miktarlandırılmayan, harçlandırılmayan bir hususta usulüne uygun açılmış dava bulunduğunu kabul etmek ve buna göre karar vermek de mümkün değildir.
Somut olayda davalı açılan davaya cevap vermemekle münkir addedilmiştir ancak bu durum yani davalının açılan davaya cevap vermemesi, davacının sınırsız şekilde iddiasını genişletebileceği, yargılamanın uzamasına neden olacak eylemlerde bulanacağı şeklinde yorumlanamaz. Davacı asil her celse yeni bir delil talebinde bulunmuş, davanın aydınlatılması kapsamında bildirdiği deliller toplanmış, davacı yan dava dilekçesinde adli yardım talep etmemiş ancak yargılamanın ilerleyen aşamalarında 31.1.2025 tarihinde fakirlik belgesi ekli 31.1.2025 tarihli dilekçesiyle adli yardım isteminde bulunmuştur. Yani davacı asil 30.5.2024 tarihli beyan dilekçesiyle 5 milyon TL tazminat talep ederken , belirlediği bedel üzerinden bir harç ikmal etmemiş, talep artırım yada ıslah isteminde bulunmamış ve 30.5.2024 tarihli beyan tarihinde de fakirlik belgesi sunmamış,. Daha sonraki aşamada 31.1.2025 tarihinde fakirlik belgesi sunarak adli yardım talebinde bulunmuş ve mahkememizce karar celsesinde adli yardım talebi kabul edilmiştir.
Mali yönden muhasip bilirkişi ... tarafından ... İFLAS dosyasında mali kayıtlara ilişkin yer alan Flash Disk incelenmiş, içerisinde davacıya ait ... markası ile ilgili davalının ürün satışı yapıldığına ilişkin herhangi bir bulgu tespit edilmediğinden davaya ilişkin maddi tazminat olarak lisans bedeli hesaplanamadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Taraflarca hazırlama ilkesine göre yürütülen yargılamada davacı asilin tazminat talebi yönünden dava dilekçesinde yeterli açıklamada bulunmadığı gibi, mali kayıtlar kapsamına göre davalının ... markası adı altında yaptığı satışa rastlanmadığının anlaşıldığı bildirilmiştir.
Davacının kar zarar durumlarına gösterir mali kayıtları celp edilmiş, ek raporda da mali bilirkişi tarafından incelenmiş olup, davacının kar marjının çok düşük bir işletme niteliğinde olduğu, en yüksek karın 2016 yılında 22.362. TL olduğu, 2017 yılında karının 6.076 TL olduğu , 2019 yılında zarar ettiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere mahkeme hakiminin taraflarca hazırlama ilkesine göre yürütülen bir yargılamada taraflardan birisine yargılamanın seyrini değiştirecek şekilde yön veremeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağının davacı asil tarafından bilinmesinin gerektiği, bundan dolayı taraflarca gösterilmeyen talep edilmeyen konularda tazminat yönünden mahkemenin davacıyı yönlendirecek şekilde hareket edemeyeceği, toplanan delillere göre ve mali inceleme rapor kapsamına göre davacının maddi yönden zarara uğradığını ispat edemediği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Kanunun‘‘İspat yükü’’ başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinin ilk fıkrası ise aynı yönde "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" düzenlemesini içerir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla mükelleftir.
Davacı yan kendisinin başka firmalara verdiği bir lisans sunmamıştır. Kendi tescilli Markası ... un tanınmış bilinen bir marka olmadığı da açıktır. Huzurdaki davacı davalının kendi tescilli markasından yararlanarak marka hakkının ihlal edildiğini bundan dolayı tazminata hak kazandığını ileri sürmektedir. Davalı ise ticari sicil kaydına göre ... faaliyeti gösteren bir firmayken iflas etmiş ve alan adında ... esas unsurlu tanınmış markanın birden çok parfüm çeşidini( ... ..., ... ...,... ... ... …gibi) alan adında sergilemiştir. Ancak bu sergilenen ürünler içinde ... yan ibaresini içeren parfüm emtiasının satılıp satılmadığı belli olmadığı gibi, Markada çatı unsurun ... olması keza içinde ... ibaresi geçen parfümün ticari satışa konu olup olmadığı, mali kayıtlar kapsamına göre ... ibaresi altında davalı mali kayıtlarında satış yapılmadığı da belirlenmiş olduğundan davacının maddi tazminatın belirlenmesi ve tarafına ödenmesi istemi yönünden yeterli delil sunmadığı gözetilerek maddi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalının eyleminin davacıya ait tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2- Maddi tazminat isteminin ispat edilemediği gözetilerek reddine,
3- Karar kesinleştiği takdirde HMK 389 vd maddelerine göre davalının ... markası içeren her türlü ürününün, bunlara ait her türlü etiket, kutu, ambalajın ticari amaçlı olarak bulundukları yerlerden toplatılmasına, ihlal teşkil eden ürünlere el konularak imhasına,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
5-Davacı yanın dava açarken belirli bir zarar bedeli bildirmediği, yargılamanın ilerleyen aşamalarında ise zararının 5.000,000-TL (beş milyon tl ) olduğunu bildirdiği, yargılama aşamasında adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle harçtan muaf olduğu gözetilerek karar kesinleştiği takdirde HMK 336 vd maddelerine göre eksik harcın haksız çıkan taraftan tahsiline,
6-615,40-TL ilam harcının 35,90-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 579,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç, 2000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.539,65-TL tebliğat masrafı olmak üzere toplam 3.611,45-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre ½ sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin üzerinde bırakılmasına,
Dair verilen karar davacı asilin yüzüne karşı, davalının ve tasfiye memurunun yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 14/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır